Gündemde yine bir darbe senaryosu var... Bir de beraberinde fişleme: İçeri atılacaklar ve darbeye destek verilecek gazeteciler diye ikiye kategori oluşturuldu.
'İçeriye atılacaklar' listesinde Emre Aköz'ün de adı var... Aköz ne yapmış da 2003'teki darbe planında içeriye atılacaklar listesine girmiş olabilir diye merak ettim ve arşive daldım...
Beraber okuyalım, Aköz 2003 yılında nelerden bahsetmiş...
l İtiraz eden çıkabilir: 'Kebap kebaptır... Fantezisi de olur muymuş?' Olur! Şöyle: Kebap deyince aklımıza genellikle Adana, Urfa ya da patlıcanlı kebap filan gelir. Halbuki Kadıköy çarşısındaki Çiya Kebap 70 çeşide kadar çıkıyor.
l Pazar günü, müthiş bir pastırmalı yumurta isteğiyle uyandım. Ama nasıl; pastırma kokusu resmen burnumda. Hemen çıktım evden. Sinirsiz yerinden, yağsız, çok değil 8-10 ince dilim pastırma kestirdim. Dört tane de yumurta aldım. Ve elbette fırından taze ekmek! Dolapta kaşar vardı. Pastırmalı, kaşar eritmeli yumurta yaptım. Yanına da biraz domates kestik. Bayıldık. Mest olduk. Kışa merhaba dedik. Deneyin!
l Divan yönetimi sonunda doğru yolu buldu. Kafe, pastane ve suşi barın arkasında kalan geniş alanı değerlendirdi. Kocaman bir fırın kurdu. Ve burada Divan Pizza Marina'yı açtı. Geçenlerde gittik. Zeytinyağları Ayvalık'tan geliyormuş. Özel domates sosu ise İtalya'dan. Pizzalar gayet iyiydi. Tadı ve malzemesi yerinde. Benim bir iki küçük eleştirim oldu; herhalde dikkate alırlar. Makarnalara sıra gelmedi. Yediğimizde onu da yazarız.
l Beylerbeyi'nde, Kar-Pi adlı bir pideci var. Hoş kullandıkları un; tok, yoğun ve ağırdır, 'light' sevenlere uymaz ama lezzetlidir. Pazar günü tam 12.00'de gittik. O da ne! İçerisi ana baba günü. Belli ki 11.00 gibi gelmişler. Halkımız pide ve köfteye 'brunch' muamelesi yapmış. Çoluk çocuk lokantayı doldurmuş.
l Gusto, Ocak sayısında marketlerde satılan standart İskoç viskilerini değerlendirmiş. Para ve fırsat olduğunda aldığım Teacher's'ın notu 5 üzerinden 4.5... Severek içtiğim Famous Grouse (Ünlü Keklik!) ortalama 3 almış.
l Ben Hünkar'a bayılırım. Biterim! Sahibi Feridun Ügümü'yü de tanırım. Burada da yazmıştım, 'Ben sabahları buraya gelirken, sevgilimle buluşmuş gibi oluyorum' diyen bir usta aşçıdır. Tamam da Hünkar'ın nesi esnaf lokantası Allah aşkına! Ucuz değildir. Daha çok yönetici takımı gider. Özellikle yabancı konuklarını götürürler. Servisi lüks lokanta ayarındadır. İcabında rezervasyon yaptırmak gerekir.
l Bir 'Migros Club' kartım vardı. Bozuldu. Yenisini almak istedim. Kart yanınızdaysa bazı ürünlerde indirim oluyor. Bu aralar bir de kampanya var: Öğlene kadar alışveriş yaparsanız yüzde 10 daha az ödüyorsunuz. Yani öyle aman aman bir özelliği yok; ama hiç yoktan iyidir.
l Bazı arkadaşlar internet kafelerde çet yapanlardan şikayet etti. Ona şöyle dedim: 'Korkmayın! Bırakın çet yapsınlar. Hatta porno sitelerinde dolaşsınlar. Böylece bilgisayarın girdisini çıktısını öğreniyorlar. Zamanla aleti daha olumlu, üretici, yararlı işler için kullanacaklardır.'
l Pınar Altuğ ya da başka bir oyuncu bir dizide ya da bir filmde niye oynatılır? Hani bir laf vardır: 'Kara kaşı, kara gözü için mi...' Evet aynen öyle! Pınar Altuğ (ve diğer oyuncular) elbette bir kişiliğe, belli bir eğitim seviyesine, bir aileye sahip. Ancak şov dünyası açısından bunların hiçbir önemi yok ki!
l Havalar hala kötü. Bir açıyor, bir kapıyor; rüzgar esiyor, yağmur yağıyor. Geçen gün fena değildi. İşler erken bitince Nevizade'ye uzandık. Bir akşamüstü rakısı içelim dedik. Meyhaneler henüz boş sayılırdı. Nevizade, meyhaneleriyle ünlüdür. Ama aralarda sürüyle biracı açılmış. Biracılarla meyhaneler arasında ciddi bir 'sınıf' farkı göze çarpıyor.
l Ebru Gündeş daha önce avukat Durak ile uzun süre birlikte olmuştu. Ayrıldılar. Derken Gündeş hastalandı. İyileştikten sonra müzik endüstrisinde yönetici olan Süha Yavuz ile ilişki kurdu. Ardından Yavuz'un çalıştığı firma ile sorunları oldu. Gündeş ile Yavuz ayrıldılar. Ve aniden Gündeş eski sevgilisi ile evlendi.
l Özellikle bu kış tombul göbekleri de görür olduk. Eskiden zayıf ve kaslı olmadığı için göbeklerini açmayan birçok genç kadın baş kaldırdı! Geniş, yağlı, hatta 'bıngıl bıngıl' göbeklerini açanlar oldu. Çekinmeden, utanmadan, umursamadan, zayıflama takıntısına girmeden...
Emre Aköz neredeyse tamamını taradığım 2003 yılı yazılarında bir, bilemediniz iki kere siyasete değinmiş. Bir tanesinde dönemin önemli komutanlarından Tuncer Kılınç'ı eleştirmiş. Onun dışında Irak Savaşı'nda medyanın rolü, Fenerbahçe, Türkçe ve F klavye üzerine bitmek bilmez yazıları var. Onlar dışında yazılarının tamamı neredeyse bu yukarıdaki alıntılar gibi, aşağı yukarı ya aynısı ya da benzeri...
İyi ki 2003'teki darbeyi atlatmışız. Yoksa baksanıza tek varlık sebebi 'Yedi Ölümcül Günah'tan 'oburluk' ve 'açgözlülük' kıskacında olan birini darbeciler içeri atacakmış...
Ya darbecilerin aklı başında değilmiş ve okuduklarını anlamıyorlarmış, ya bugün önümüze konan listede, senaryonun tamamında olduğu gibi ciddi bir 'çarpıklık' var.
Oray Eğin
22 Ocak 2010
AKŞAM Gazetesi
http://www.aksam.com.tr/2010/01/22/y...unlukleri.html
---
Emre Aköz henüz AKP yalakası olmadan ve "demokrasi" neferliğine soyunmadan önce de çok önemli konulara değiniyormuş. Türk Silahlı Kuvvetleri şaşmaz öngürüsüyle Emre Aköz'ü içeriye alınacaklar listesine eklemiş.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
