TÜRKİYE gündemini üç gündür esir alan ve adına “Balyoz Planı” denilen,
5 bin sayfadan oluştuğu ileri sürülen belge, Genelkurmay Başkanlığı
tarafından üç yıl önce imha edilmiş.

Dolayısıyla 1. Ordu Komutanlığı’nda 2003 yılında düzenlenen Plan Semineri’
ne ait hiçbir belge Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterinde bulunmuyor.
Çünkü Plan Semineri’ne ilişkin Genelkurmay Başkanlığı’na yollanan “Sonuç Raporu” da askeri yönergeler uyarınca 4 yıl sonra, yani 2007’de imha edilmiş.
Özetle, Taraf Gazetesi’nde üç gündür yer alan Plan Semineri’ne ilişkin belge, doküman, görüntü veya ses kaydı TSK’nın elinde yok.
Ancak Genelkurmay, “Cami bombalama, kendi uçağını düşürme gibi Plan Semineri’nde konuşulduğu iddia edilen konuların da orada olmaması gerektiğine” inanıyor.
Birilerinin talimatlar dışında hareket etme ihtimaline de “Olması gereken ile olmaması gerekenlerin kalın çizgiyle birbirinden ayrılması gerekir” vurgusunu yapıyor.
Yine de seminere katılan general ve subay
129 kişinin arasında böyle bir konunun geçmiş olabileceğine ihtimal vermiyor.
Tartışma yaratan Plan Semineri’ne gelince.
Seminer kararı 2002 yılında alınmış, 5-7 Mart 2003’te de gerçekleştirilmiş.
Planın amacı, bir savaş halinde cephede ve gerisinde olabileceklere
yönelik önlemler geliştirmek.
Aktarıldığına göre Plan Semineri’nin adı da kesinlikle “Balyoz” değil. Seminerin alt gruplarında bulunan konu başlıkları da “Sakal, Oraj” gibi
isimleri taşımıyor.
Plan Semineri içinde görüşülen ve cephe gerisinde olabileceklere karşı
önlemleri içeren “Geri Bölge Emniyet Planı” içinde de “cami bombalama,
gazeteci tutuklama gibi konuların yer almaması gerektiğine” vurgu yapılıyor.
Tatbikat Planları Kitabı (TATPOK) ve Harekât Planlaması içinde böyle konuların yer almadığına dikkat çekiliyor. Eğer bu yönde bir davranış gösteren
olduysa da hakkında her türlü yasal işlemin anında bizzat Genelkurmay
tarafından başlatılacağının altı çiziliyor.
Bu arada Genelkurmay, bu yöndeki belgeler çıkmaya başlayınca ciddi
bir soruşturma da başlatmış.

HAPSE KONULANLAR VAR
Bazı askerler tutuklanmış, bazıları hakkında inceleme başlatılmış. Genel
Yayın Yönetmenimiz Fatih Altaylı’nın, HABERTÜRK’ün dünkü manşetinde
yer alan “1. Ordu Karargâhı’ndan harekât planlarının çalınması” olayı örnek gösteriliyor.
Peki Genelkurmay, seminere katılan general ve subaylardan oluşan 129 kişiyle konuşmayı planlıyor mu?
Hemen yanıtlayayım:
“Hayır; onların çıkıp kamuoyuna açıklama yapmasını bekliyor...”

MAHKEMELER BEKLENECEK
Anayasa Mahkemesi’nin askere sivil yargı yolunu açan CMK 250 değişikliğinin iptali konusuna gelirsek. Genelkurmay, iptal çerçevesinde
sivil mahkemelere dönüp, “Açtığınız davaları bize gönderin” yönünde
bir çağrıda bulunmayacak.
Sivil mahkemelerin kendilerinin karar vermesini bekleyecek.
Eğer göndermezlerse Yargıtay aşamasını tercih edecek.

KOZMİK SORUŞTURMA
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile ilgili gelişmelere gelince. Hâkim,
kozmik oda ile ilgili incelemesini tamamlamış ve suç sayılabilecek herhangi bir unsura rastlamamış.
Bütün bu gelişmeler sonrası üzerinde tartışılan EMASYA (Emniyet Asayiş
Yardımlaşma) protokolü ne olacak?
Asker bu konuda, “Bu protokol, toplumsal olaylara yetişemeyen polis istediği için imzalandı” anımsatmasını yapmakla yetiniyor.

Habertürk