Kendini futbolun esiri haline getirmiş insanlara baktığımızda kendilerine bazı kutsalları icad ettiklerini görürüz. Kendi taktıkları isimler ile adına “Futbol ilahları” dedikleri futbolculara ve onların oyunlarını icra ettikleri statlara olan saygılarına baktığımızda, bunların kutsal değerler olarak telakki edildiği ortaya çıkar. “Futbolun ilahı(!) ” olan insanlarla birkaç dakika veya saat bir arada geçirmek için saatler öncesinden ve hatta gece yanlarında statların kapılarına koşan insanlann, Allah (cc) ’ın emirlerine karşı duyarsız olmalarını anlamlandırmanın zorluğu bellidir.
Dinin sosyal hayat üzerine ne tür tesirinin olup olmadığını göz önüne getirerek meseleye baktığımızda, futbolun seküler bir din yerine konmak istendiğini söylemek mümkündür. Zira dergilere bile yansıyan ve sık sık maç aralarında duyulan, “Mutluluk iki kale ve bir toptur, Bundan başka cennet yoktur”, “Haftada bir sana tapmaya geliyoruz”, “Sen bizim ilahımızsın”, gibi sloganlar bu iddianın yersiz olmadığını herhalde bütün çıplaklığı ile ortaya koyar.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla