• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
11 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    İmam hatiplerdeki sorun Orgeneral Çetin Doğan'la başladı

    http://www.zaman.com.tr/haber.do?hab...oganla-basladi


    Eski İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ömer Balıbey, imam hatip liselerindeki (İHL) başörtüsü probleminin Çetin Doğan'ın 1. Ordu Komutanlığı'na atanmasından sonra başladığını belirtiyor.

    Ordunun milli güvenlik dersleri için görevlendirdiği subayların, okullardaki durumu Batı Çalışma Grubu'na rapor ettiğini belirten Balıbey, karşılaştığı ilginç olayları şöyle anlatıyor: "İmam hatip liselerinde 2002 yıllarına kadar başörtüsü sorunu yoktu. Orgeneral Çetin Doğan 1. Ordu komutanı olduktan sonra problem oldu. Bir gün Kadıköy İHL'ye gitmiştim. Çocukların başı kapalıydı. Milli güvenlik öğretmeni 'Balıbey ziyarete geldi, başörtüsüne bir şey demedi, göz yumdu.' diye rapor etmiş. Bunun üzerine sorgulandım." Balıbey, Doğan'ın kendileriyle doğrudan muhatap olmadığını, talimatları vali kanalıyla verdiğini ifade ediyor.

    İstanbul'daki 1. Ordu komutanlarını önemli gün ve bayramlarda öğretmen ve öğrencilerle birlikte ziyaret ettiğini ifade eden Ömer Balıbey, komutanlarla aralarında ilginç konuşmalar geçtiğini vurguluyor. Balıbey, Doğan'dan önce 1. Ordu komutanlığı yapan Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından Emekli Orgeneral Hurşit Tolon'la ilgili şu anekdotu anlatıyor:

    "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutluyorduk. Törenler yapılıyordu. O dönem Ukrayna'dan İstanbul'a kardeş okul ilan ettiğimiz okulların çocuklarını da davet etmiştik. Hurşit Tolon 1. Ordu komutanıydı. Bana 'Bunları niye getirdin Balıbey, bunlar Fethullah'ın çocukları' dedi. Ben de 'Hayır efendim, ne alakası var paşam, bunların hepsi Rus çocuklar' dedim."

    "FİŞLEMELERİ YAPANLAR HALK DÜŞMANI"

    Balyoz Harekât Planı'nda kamu kurumlarında görev alan imam-hatip lisesi müdürlerinin tek tek fişlenmiş. Taraf Gazetesi'nde yayınlanan belgelere göre Ümraniye İmam-Hatip Lisesi (İHL), Üsküdar İHL müdürü, Esatpaşa İHL müdürü ve müdür yardımcısı ile Samandıra İlköğretim Okulu müdürünün değiştirilerek yerlerine yeni isimlerin getirilmesi planlanmış. O dönemde Esatpaşa İHL'de görev yapan Doç. Dr. Hür Mahmut Yücel, fişlemeyi yapanların halk düşmanı olarak görüyor. Hür Mahmut Yücel, "Bu olay sadece bana karşı yapılmış, benim kişisel meselem değil. Bu insanlar vatan millet düşmanlığı yapıyor. Halkın yararına kim ne iş yapıyor ve çalışıyorsa, onun düşmanlığını yapıyorlar." ifadelerini kullanıyor.

    Halen devlet memurlukları devam eden diğer İHL yöneticileri, Balyoz Harekât Planı'nda isimlerinin yer almasına şaşırmadıklarını söylüyor. İsimlerinin açıklanmasını istemeyen müdürler, imam hatip liselerine başörtüsü yasağının getirilmesiyle birlikte baskıya maruz kaldıklarını aktarıyor ve ekliyor: "Başörtüsü konusundan dolayı görevden alınmamız planlanmışsa şeref duyarız."

    "Öğrencilerimizi vatanı, orduyu seven insanlar olarak yetiştiriyoruz. Onlara askerliğin kutsal ve şerefli bir meslek olduğunu öğretiyoruz." diyen imam hatip lisesi eski müdürleri, Türkiye üzerinde oynanan oyunlardan rahatsız olduklarını dile getiriyor. Planı yapanların fikri yapılarına uygun görülmedikleri için çeşitli soruşturmalar geçirdiklerini ve okullarından ayrıldıklarını belirten imam hatip lisesi eski müdürleri, gerektiği takdirde yasal haklarını kullanacaklarını da ifade ediyor. Söz konusu eski yöneticilerden biri, şunları kaydediyor: "Neden ismimin yer aldığını bilmiyorum. Okula yakın camilerde görev yapıyordum. Belki bu yüzden dikkatlerini çekmişizdir. Onların tutumuna göre biz uygun değiliz. Başörtüsü döneminde çok sıkıntı yaşadık. Ben soruşturmayla oraya gelmiştim. Soruşturmaya binaen de o okuldan ayrıldım. (Kartal'da öğretmen) Diğer arkadaşlarla görüşüp yasal bir sürece girmeyi düşünebiliriz. Biz bu vatanın evlatları olarak bütünlük içerisinde yaşamayı esas aldık. Olumsuz grafik çizen bir topluluk olmadık, üstelik eğitim öğretim faaliyetlerimizde oldukça başarılıydık."

    Ümraniye İmam-Hatip Lisesi'nin eski müdürü ise duygularını şöyle dile getiriyor: "Ben bir imam hatip müdürünün yapması gerekenleri yaptım. 28 Şubat süreci sonrasından almayı düşündükleri kişilerden biri ben olabilirim. Adımın planda yer almasına şaşırmadım. Başörtüsünden dolayı soruşturma geçirdik. Belki cuma vaazları verdiğim için göze batmışımdır. 2006'da emekli oldum. Görevden alınmam söz konusu değildi. 2002'den önce okul kapılarında polis bekliyordu, milli güvenlik dersine kapalı kızlarımız alınmıyordu. Başörtüsü konusuysa mesele, adımın geçmesinden şeref duyarım. Bizler namaz kıldırırız, çocuklara dini bilgi veririz, askerliğin de kutsal olduğunu, şehit olduğunu, şeref bilincini vermişiz. Oranın bir peygamber ocağı olduğu bilinciyle hareket ettik. Askerlerle ilişkilerimiz de iyiydi. Biz çocuklarımızı bu vatanı, bu orduyu seven insanlar olarak yetiştiriyoruz. Hükümetler gelip geçicidir ama devlet bakidir. Bu devletin kurucuları Kur'an'ın olduğu yerde ayaklarını uzatıp yatmadı."


    Rusların bile Gülen cemaati üyesi olarak lanse edilmesi oldukça ilginç.

  2. #2
    sahildeki adam adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-09-2009
    Mesajlar
    351
    Karizma Gücü
    3
    Orgeneral Çetin Doğan 1. Ordu komutanı olduktan sonra problem oldu. Bir gün Kadıköy İHL'ye gitmiştim. Çocukların başı kapalıydı. Milli güvenlik öğretmeni 'Balıbey ziyarete geldi, başörtüsüne bir şey demedi, göz yumdu.' diye rapor etmiş. Bunun üzerine sorgulandım." Balıbey, Doğan'ın kendileriyle doğrudan muhatap olmadığını, talimatları vali kanalıyla verdiğini ifade ediyor.

    İstanbul'daki 1. Ordu komutanlarını önemli gün ve bayramlarda öğretmen ve öğrencilerle birlikte ziyaret ettiğini ifade eden Ömer Balıbey, komutanlarla aralarında ilginç konuşmalar geçtiğini vurguluyor. Balıbey, Doğan'dan önce 1. Ordu komutanlığı yapan Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından Emekli Orgeneral Hurşit Tolon'la ilgili şu anekdotu anlatıyor:

    "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutluyorduk. Törenler yapılıyordu. O dönem Ukrayna'dan İstanbul'a kardeş okul ilan ettiğimiz okulların çocuklarını da davet etmiştik. Hurşit Tolon 1. Ordu komutanıydı. Bana 'Bunları niye getirdin Balıbey, bunlar Fethullah'ın çocukları' dedi. Ben de 'Hayır efendim, ne alakası var paşam, bunların hepsi Rus çocuklar' dedim."

    Alıntı kafkaslar tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Rusların bile Gülen cemaati üyesi olarak lanse edilmesi oldukça ilginç.
    'Bunları niye getirdin Balıbey, bunlar Fethullah'ın çocukları'
    fetullah evli değil ki çocuğu olsun

    Söylenip söylenmediğinin bir kanıtı olmayan cümleyi bile askeriyeye karşı karalama kampanyasında malzeme yapıyorlar. Zaman gazetesi almayanın tehdit edildiği, öğretmenler odasına bedava geldiği bir ülkede kimin ne çocugu olduğunu tartışmak mantıksız.

    Çocukların başı kapalıyken (yasal değilken) o kurumun en üst düzeyde amiri geliyor ve ses çıkarmıyor. ??

    Bu taraflı gazetinin kaynak olarak gösterilmesine izin verilirken bazı arkadaşların şikayet ettiği kadar var. Onlarında kaynak gösterilmesi gayet normal. Çünkü zaman gazetesi bütün enerjisini askeriye ve yargı mensuplarını baskı altında tutup , sindirmekle harcıyor... Taraf gazetesi daha okunabilir. Hükümeti mecliste o gazetenin köşe yazarları kadar savunan vekiller olsaydı hükümette tekrar oyunu katlayarak gelirdi heralde. eee siyaset yapmanın temeli destekli sallamaktır nede olsa.
    gidişlerim olurdu arasıra... say

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    25-01-2010
    Mesajlar
    20
    Karizma Gücü
    0
    İmam hatip liselerinin zaten kendisi sorun.

  4. #4
    kaiser adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    8,571
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    İmam Hatip liseleri Kemalist'in dediği gibi zaten bir sorun. Bir nevi cizvitlerin okullarından farkı yok.

    Üstelik eğer bir kural varsa herkes için uygulanır. Dincilerin en büyük sorunu bu. Her zaman kendilerini toplumun ayrıcalıklısı görmek istiyorlar.
    Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.

  5. #5
    <span style='color: #8B0000'>Tek Adam</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-09-2007
    Mesajlar
    8,692
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Bu sorunu kökünden çözmek lazım. Atatürk'ün yaptığı gibi imamhatiplerin kapısına kilidi vuracaksın o zaman ülke hiç değilse biraz kalkınır.
    “Dünyaca bilinmektedir ki, bizim devlet yönetimimizdeki ana programımız, Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, yönetimde ve politikada bizi aydınlatıcı ana çizgilerdir. Fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.”

    Ülke ne zaman darda kalsa bir KEMAL çıkıyor!

  6. #6
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Bu sorunu kökünden çözmek lazım. Atatürk'ün yaptığı gibi imamhatiplerin kapısına kilidi vuracaksın o zaman ülke hiç değilse biraz kalkınır.

    Mustafa Kemal Atatürk

    Türkiye Cumhuriyetinin İlk Cumhurbaşkanı


    Görev Süresi
    29 Ekim 1923 – 1 Kasım 1927
    Görev Süresi
    1 Kasım 1927 – 4 Mayıs 1931
    Görev Süresi
    4 Mayıs 1931 – 1 Mart 1935
    Görev Süresi
    1 Mart 1935 – 10 Kasım 1938


    İmam hatip lisesi, Türkiye'de Sünni mezhebine göre Din görevlisi yetiştirmek amacı ile kurulmuş, orta öğretim düzeyinde dini eğitim veren okul türüdür.

    Medresetü-l Eimmeti vel Hutaba

    Bugünkü İmam Hatip Liseleri’nin kökü olarak 1913 yılında İmam Hatip yetiştirmek üzere açılan ve daha sonra Medresetü-l Vaazin ile birleştirilerek Medresetü-l İrşad adını alan Medresetü-l Eimmeti vel Hutaba, kabul edilebilir. Bu okullar ömürlerini 3 Mart 1924 tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu’na kadar sürdürmüştür.


    İmam Hatip Mektepleri

    Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun din görevlisi eğitimini düzenleyen 4. maddesii medreselerin kapatılmasına karşılık, imamlık ve hatiplik gibi dini hizmetlerin görülebilmesi için ayrı okullar açılmasını öngörüyordu. Kanunda öngörülen bu okullar, 1924 yılında İmam Hatip Mektepleri adı altında 29 merkezde açıldı. Okullar, 4 yıllık ortaöğrenim seviyesinde idi. Bu okulların müdürleri özel bir din eğitimi görmemişlerdi. Daha çok deneyimli eğitimcilerdi ve amaçları Cumhuriyet'e bağlı, aydın din adamları yetiştirmekti. Ders saatlerinin çoğu bilim ve yabancı dil dersleriydi ve dinle ilgili dersler ikinci plandaydı. İmam Hatip Mektepleri 1930’da öğrenci azlığı nedeniyle kapatılmıştır.

  7. #7
    <span style='color: #8B0000'>Tek Adam</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-09-2007
    Mesajlar
    8,692
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Son cümleyide kalınlaştır ve altını çiz. Cumhuriyetin ilk yıllarında dinciler isyan etmesin diye bazı medeni kanunlar çıkartılmamıştır daha sonra zamanla hepsi çıktı, imamhatiplerde kapatıldı. Ögrenci azlığına inanıyorum demede..
    “Dünyaca bilinmektedir ki, bizim devlet yönetimimizdeki ana programımız, Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, yönetimde ve politikada bizi aydınlatıcı ana çizgilerdir. Fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.”

    Ülke ne zaman darda kalsa bir KEMAL çıkıyor!

  8. #8
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Son cümleyide kalınlaştır ve altını çiz. Cumhuriyetin ilk yıllarında dinciler isyan etmesin diye bazı medeni kanunlar çıkartılmamıştır daha sonra zamanla hepsi çıktı, imamhatiplerde kapatıldı. Ögrenci azlığına inanıyorum demede..

    Okulların herhangi bir dini tehlike karşısında önlem olarak kapatıldığına veya bizzat Atatürk tarafından bu amaçla kapatıldığına dair hiçbir kanıt yoktur.


    Ayrıca tarihsel süreçte de ilginç bilgiler var.


    İmam-Hatiplerin kurulması ve gelişmesi


    İmam Hatip okullarının serüveni 1924 yılında başladı. Laikliği yeni benimseme aşamasında olan bir toplumda din eğitiminin gerekliliğine inanan Mustafa Kemal Atatürk, medreselerin yerine dört sınıflı 29 adet İmam Hatip okulu açtı. Bir yıl sonra İmam Hatip sayısı 26'ya, iki yıl sonra 20'ye, üç yıl sonra da ikiye düştü. 1929-30 öğretim yılında ise son kalan İmam Hatip okulları da kapatıldı. Bu İmam-Hatip okulları program bakımından içinde Müzik (Gına), Fizik, Kimya, Edebiyat, Nebatat, Psikoloji vs. gibi dersleriyle ıslah edilmiş medrese programı görünümünde idi.

    Çok partili rejime geçilmesinin ardından partilerde başlayan oy kaygısıyla birlikte, dönemin politikacıları İslami kesime yakın durmak adına bu okulları açmaktan çekinmedi. 1946’de çok partili hayata geçilmesiyle birlikte partilerde oy kaygısı başladı. İslami kesime yakın durmak isteyen liderler, İmam Hatip Liseleri konusunda yumuşamaya başladılar. 1948’de CHP, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından imam, hatip, vaiz ve yüksek din okulları açılması için Meclis'e kanun teklifi verdiler. Teklif sonucu İmam Hatip okulları açılmadı ancak 10 ay süreli İmam Hatip kursları açıldı. 1949 yılı başında dönemin iktidar partisi CHP Ankara ve İstanbul'da iki tane İmam Hatip kursu açtı. Bir süre sonra kurs sayısı sekize çıkartıldı. Din derslerinin eğitim-öğretim müfredatına konulması da bu döneme rastlar. Okulların dördüncü ve beşinci sınıflarında seçmeli olarak okutulmak üzere din eğitimi başladı. CHP'nin önerisi ile Ankara Üniversitesi bünyesinde ilk ilahiyat fakültesi açıldı.


    http://209.85.229.132/search?q=cache...&ct=clnk&gl=tr

  9. #9
    <span style='color: #8B0000'>Tek Adam</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-09-2007
    Mesajlar
    8,692
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    1946lara neden atlıyorsun? Gerçekleri bal gibi biliyorsunda kabullenemiyorsun en azından forum ortamında kabullenemiyorsun. Atatürk zamanında sadece imamhatipler kapatılmadı, arapça kuran kurslarıda kapatıldı. Okullarda seçmeli bile din dersi yoktu hepsi yasaklandı. İslam anayadan çıkarıldı. Kılık kıyafet kanunuyla dini kıyafetlere yasak getirildi. Anlatıyım mı daha? İstiklal mahkemelerinde dincilerin durumunu anlatıyım mı?

    Korkunu yende gerçekleri gör. Ama sizin için gerçekler her zaman acıdır. Bu yüzden görmek istemiyorsunuz.. Öğrenci azlığı nedeniyle kapatılmışmış tam tersi o dönemde dinci kesim daha fazlaydı ve Atatürk bu tehlikeyi sezip gerekli müdahaleyi yaptı. Ne yazık ki karşı devrimci zihniyet tekrar açtı.
    “Dünyaca bilinmektedir ki, bizim devlet yönetimimizdeki ana programımız, Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, yönetimde ve politikada bizi aydınlatıcı ana çizgilerdir. Fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.”

    Ülke ne zaman darda kalsa bir KEMAL çıkıyor!

  10. #10
    Srebrenica <s>hakdin</s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2005
    Mesajlar
    11,059
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Alıntı Tek Adam tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    1946lara neden atlıyorsun? Gerçekleri bal gibi biliyorsunda kabullenemiyorsun en azından forum ortamında kabullenemiyorsun. Atatürk zamanında sadece imamhatipler kapatılmadı, arapça kuran kurslarıda kapatıldı. Okullarda seçmeli bile din dersi yoktu hepsi yasaklandı. İslam anayadan çıkarıldı. Kılık kıyafet kanunuyla dini kıyafetlere yasak getirildi. Anlatıyım mı daha? İstiklal mahkemelerinde dincilerin durumunu anlatıyım mı?

    Korkunu yende gerçekleri gör. Ama sizin için gerçekler her zaman acıdır. Bu yüzden görmek istemiyorsunuz.. Öğrenci azlığı nedeniyle kapatılmışmış tam tersi o dönemde dinci kesim daha fazlaydı ve Atatürk bu tehlikeyi sezip gerekli müdahaleyi yaptı. Ne yazık ki karşı devrimci zihniyet tekrar açtı.
    Anadolu İnsanın gözünü boyamak için Anayasa ya Dini İslam yazısı yazıldı.Sonrada sessiz sedasız kaldırıldı.Halka soruldumu hayır. Sorulsaydı Halk tepki verecekti bunu kimse istemezdi açık ve net
    Faşist değilim.Lakin dün Van da PKK cenazelerinde Kürdistan diye nara atanlar.Bugün "İş makinelerini buraya gönderin,doktorları buraya gönderin,polis gelsin,mehmetçik bize yardım etsin.." diyenlere : İŞ MAKİNALARINI YAKTINIZ, DOKTORLARI ÖLDÜRDÜNÜZ,POLİSİ TAŞLADINIZ,MEHMETÇİĞİ ŞEHİT ETTİNİZ, EDENLERE YARDIM ETTİNİZ... Demekten kendimi alamıyorum..!

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Orgeneral Yaşar Büyükanıt: "Şemdinli'nin Ardından Gelişen Olaylar İyi İzlenmeli?"
    2005 Konuları bölümünde ostabah tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 26.11.05, 13:56
  2. Orgeneral Kılınç, müteahhit Özmen’i cezaevinde ziyaret etmek istemiş
    2005 Konuları bölümünde espriler tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 20.01.05, 08:58
  3. ‘Nerede, bölücü terör yok diyenler’...Orgeneral Hurşit Tolon
    2003 - 2004 Konuları bölümünde genius-xl tarafından açılmış
    Yanıt: 27
    Son Mesaj: 28.10.04, 18:49

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •