• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE HARBİKIZ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-09-2008
    Mesajlar
    3,420
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Neşeli Milletin Kasasını Koruyor!!! -Emin Çölaşan

    TEKEL işçilerinin şanlı direnişi AKP iktidarının kabusu oldu, rüyaların giriyor. İktidar oldukları 2002 yılından beri böyle bir olay görmediler. Tek parti iktidarı olmanın verdiği avantajla patronları korkuttular, toplumun bütün kesimlerini sindirdiler. Tayyip’in ağzından çıkan her şey iki gün sonra yasa olarak karşımıza geldi. Ne zaman ki Tekel işçilerinin direnişi başladı ve bir türlü bitmek bilmedi, işte o zaman bunlar paniklediler…

    Ve onlara açıktan posta koymaya başladılar. Tayyip önceki gün kürsülere çıkı ve esip gürledi :
    “Milletin bize emanet ettiği kasayı kusura bakmayın, soydurmayız”
    Doğrudur, milletin emanet ettiği kasa, Tayyip’in emrindeki örtülü ödenek harcamaları dahil, bunların elinde. Peki, şimdi Tayyip’e birkaç soru sorsak, acaba yanıt verebilir mi?
    -Kasayı soydurmak diyorsun. Telekom’u özelleştirme adı altında Araplara sattın, parasını iki yılda çıkardılar. Bütün özelleşitirme vurgun var.
    -Yine özelleştirme adı altında Türkiye’nin nice altın yumurtlayan tesisleri eşe dosta, yerli ve yabancı işbirlikçilere peşkeş çekildi. İşleyen fabrikalar kapatıldı. Tekel bunlardan sadece biridir.
    -TRT’ de ve TMSF’ye bağlı televizyon kanallarında iktidar yalakası gazeteciler yüksek maaşlara bağlandı. Onlara ödenen avanta paralar gizleniyor.
    - Sabah ve atv’yi adamları Ahmet Çalık satın alsın diye iki kamu bankasından, Halkbank ve Vakıfbank’tan trink 750 milyon dolar kredi sağlandı.
    Burada yüzlerce örnek verirdim de, yazı yeri kalmaz. Bu nedenle, irili ufaklı sadece dört örnekle yetiniyorum.
    Şimdi söyle bakalım ey Tayyip, bunlar olurken milletin kasası soyulmuyor da, iş Tekel işçilerinin haklarına gelince mi soyulmuş oluyor?
    Milletin kasasını soydurmazmış! Lafa bak hizaya gel. Türkiye’de tamamı kendi adamlarından, kadrolarından ve yakalarından oluşan binlerce yeni türedi asalaklara köşeyi kim döndürdü?
    Devletin ve milletin tesisleri, altın yumurtlayan tavukları, fabrikaları, arazileri kimlere, hangi yerli ve yabancı işbirlikçilere peşkeş çekildi?
    Milleti darbe masallarıyla, dandik suikast iddialarıyla uyuttular, korkuttular, sindirdiler, Medyayı ele geçirip goygoy kampanyaları yürüttüler. Türk Ordusu’na hakaret kampanyaları düzenlediler… Ve Türkiye’yi dikensiz gül bahçesi olarak yönetmeye alıştılar! Şimdi Tekel işçileri ortaya çıkınca korktular, hak arayan gariban emekçileri korkutup susturmak için ellerinden geleni yapıyorlar.
    Düşünceleri şu:
    Biz şimdi bunları susturmazsak, yakında karşımıza öteki kesimler çıkar. İşçi, memur, emekli, çiftçi, esnaf, her biri öfkeli , topluca eyleme geçerler. Tehlikeyi zamanında önlemek gerek.”
    Korkunun ecele faydası olmadığını belki henüz öğrenmediler ama öğrenme sürecine girdiler.
    Öğrenecekler…
    KOZMİK ODA
    BUNLARIN satılık medyasında özenle seçilmiş bir haber, dün yazışma belgeleriyle yer aldı. Birinci Ordu Komutanlığı’nda 2003 yılında yapılan seminer çalışması sonrasında ilgili birimlere komutanlık makamı tarafından gönderilen 13 Mart 2003 tarihli emir:
    “Plan semineri kapsamında yapılan hazırlıklar KOZMİK’te saklanacaktır. Bilgisayarlardaki tüm bilgiler silinecektir.”
    Ertesi gün, 14 Mart 2003 günü ast makam tarafından komutanlığa gönderilen yazı:
    “Plan seminere ait tüm yazılar toplanarak KOZMİK’e teslim edilmiştir. Bilgisayardaki dosyaların silindiğini arz ederim.”
    Şimdi karşımızda ilgiç bir durum çıkıyor. Biliyorsunuz. Ankara’da doğrudan Genelkurmay’a bağlı olan KOZMİK ODALARDA ilgili hakim tarafından tam 26 gün boyunca arama yapıldı.
    Devletin en gizli bilgi ve belgelerinin saklandığı o bölümleri kapı ve pencereleri akşam bitince hakim tarafından mühürlendi, sabah arama başlayınca mühürler yeniden söküldü. Yapılan aramalarda hakim tarafından hangi belgelerin incelendiğini, alındığını, hangilerinin aynen not edildiğini bilemiyoruz.
    Şimdi kritik soruyu sorma zamanı geldi. Bu soruyu, konuyu bilmediğim için soruyorum :
    Yukarıdaki yazışmalarda sözü edilen KOZMİK, acaba Ankara’da didik didik aranan KOZMİK mi? Yoksa başka yerlerde de var mı? Yani daha Türkçesi, acaba o belgeler Ankara’da bulunan ve aramaya tabi tutulan KOZMİK’e mi gönderilmişti?
    Eğer değilse, başka bir KOZMİK’ e gönderildi ve oradan Ankara’daki KOZMİK’e iletilmediyse, sorun yok.
    Ama öyleyse, yani Ankara’daki KOZMİK’e gönderildiyse, orada 26 gün boyunca arama yapan hakim zor durumda kalabilir… Çünkü aramalar bitti ve hemen ardından malum AKP-Fettullah gazetesinde bu “darbe planının (!)” haberi yayınlandı… Ve ortalık ayağa kalktı.
    O taktirde sorulacaktır :
    Hakim oradan çıkardığı belge ve bilgileri herhalde sağlam bir yere koymuştur. Başkalarına vermeyeceğine göre, acaba o bilgi ve belgeler hakimden mi çalındı ve hemen servis edildi? O taktirde ortaya çok ciddi, çok vahim bir tablo çıkar… Ve hakim zan altında kalır.
    Burası Türkiye, her an herşey olabilir!
    Bu konuda tek yetkili makam olan Genelkurmay bir açıklama yaparsa, gerçeği öğreniriz.




    HER LÄFA VERİLECEK CEVABIM VARDIR LÄKİN BEN ÖNCE LÄFA BAKARIM LÄF MI DİYE SONRA SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DİYE........



  2. #2
    sahildeki adam adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-09-2009
    Mesajlar
    351
    Karizma Gücü
    3
    Ama öyleyse, yani Ankara’daki KOZMİK’e gönderildiyse, orada 26 gün boyunca arama yapan hakim zor durumda kalabilir… Çünkü aramalar bitti ve hemen ardından malum AKP-Fettullah gazetesinde bu “darbe planının (!)” haberi yayınlandı… Ve ortalık ayağa kalktı.
    O taktirde sorulacaktır :
    Hakim oradan çıkardığı belge ve bilgileri herhalde sağlam bir yere koymuştur. Başkalarına vermeyeceğine göre, acaba o bilgi ve belgeler hakimden mi çalındı ve hemen servis edildi? O taktirde ortaya çok ciddi, çok vahim bir tablo çıkar… Ve hakim zan altında kalır.
    Çölaşan yine zan altında kalır derken zan altında bırakıyor. Evet, sanki ilk kez Çölaşanın aklına gelmiş gibi davranıyor. Hayır! Herkesin aklındaki artık şüpheden öte, kuşkudan beride bir düşüncedir bu. Servis edilen bir çok şey sümklünün adamları tarafından kullanılmaktadır. Hala Türkiyede kayıp (sanırım)9 tane dinleme aracı sokaklarda gezmektedir.

    Sümklüye zamanında destek veren bütün herkes bu olanlardan sorumlu ttulmalıdır, rahmetli başbakan Ecevit`te dahil.

    3 büyükler 100. yıllarını kutladılar. TBMM için ise bu çok daha zor bu gidişle. Devlet denen sistemler bütünü parça parça dökülüyor. Ne yargıya, ne güvenlik güçlerine güveni tam olan tek 1 tane bile vatandaş kaldıysa hala ne ala.
    gidişlerim olurdu arasıra... say

  3. #3
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE HARBİKIZ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-09-2008
    Mesajlar
    3,420
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    bravo çölaşan a akepeyi bitirecek bu adam........




    HER LÄFA VERİLECEK CEVABIM VARDIR LÄKİN BEN ÖNCE LÄFA BAKARIM LÄF MI DİYE SONRA SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DİYE........



 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. emin çölaşan
    2006 Konuları bölümünde kimyabozan tarafından açılmış
    Yanıt: 7
    Son Mesaj: 11.02.06, 15:38
  2. Emin ÇÖLAŞAN
    2005 Konuları bölümünde destruction tarafından açılmış
    Yanıt: 48
    Son Mesaj: 07.09.05, 02:27
  3. Emin Çölaşan-RTE
    2003 - 2004 Konuları bölümünde TKP tarafından açılmış
    Yanıt: 101
    Son Mesaj: 09.04.05, 13:09
  4. Emin Çölaşan, Roportaj...
    2005 Konuları bölümünde kenanx tarafından açılmış
    Yanıt: 12
    Son Mesaj: 16.02.05, 23:48

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •