• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
12 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    misafir <s><span style='color: #FF0000'>alpi1907</span></s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-11-2005
    Mesajlar
    27,766
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12

    İslamda Ailenin Önemi

    Aile, anne baba ve çocuklardan oluşan en küçük toplum birimidir Bu bakımdan aile toplumun temel taşı sayılmıştır İlk toplumlardan günümüze kadar, bütün toplumlarda aile vardır İnsanları diğer canlılardan ayıran önemli özelliklerden biri, insanların aile düzeni içinde yaşamalarıdır Anne baba ve çocukların yanında nine, dede, amca, hala, dayı ve teyzeler de aileden sayılır
    Dinimize göre aile; anne, baba ve varsa çocuklardan oluşan kutsal bir yuvadır Birbirlerine sevgi ve saygı bağlarıyla bağlı olan; aynı inanç, aynı düşünce ve aynı duyguları paylaşan; kendilerine düşen görevleri yerine getiren bireylerden oluşan aileler, huzurlu olurlar Kur'an-ı Kerim'de "Allah sizlere kendinizden eşler, eşlerinizden de oğullar ve torunlar var eder"1 buyurulur
    İslâm dini aileye büyük önem vermiştir Çünkü aile hem kişinin huzur bulduğu bir ortam, hem neslin devamı için bir vesile, hem de kişiyi dince günah sayılan çeşitli kötülüklerden koruyan bir kurumdur Kur'an-ı Kerim'de "İçinizden kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda sevgi ve rahmet var etmesi Allah'ın varlığının belgelerindendir Bunda düşünen insanlar için dersler vardır"2 buyurulur
    Toplumun özü ve temeli ailedir Uygarlıkta ileri gitmiş ne kadar millet varsa, aile ocağında iyi eğitim görmüş bireylerden meydana gelmiştir Çünkü milletler birçok ailenin birleşmesinden meydana gelmektedir Dinimiz, ailelere, aile kurumuna ve aile bireyleri arasındaki ilişki ve bağlara büyük önem vermektedir Aile, evlilik ve nikah bağıyla kurulur Peygamberimiz bir hadisinde "Nikah benim sünnetimdir Evleniniz, ben diğer ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla öğünürüm"3 buyurmuştur
    Ailenin düzenli, huzurlu ve mutlu olması, aile bireylerinin birbirlerine karşı sevgi, saygı, yardımlaşma ve dayanışma bilinci içinde olmalarına bağlanmıştır Aslında milletin bütün bireyleri, birbirleriyle sevgi, saygı ve yardımlaşma ihtiyacındadırlar İnsan, yaradılışı gereği bir başkasına muhtaçtır Üzüldüğümüz veya sevindiğimiz zaman, bu duygularımızı paylaşacak dostlar ararız Bunların başında da aile üyeleri gelir
    Anne ve babalar, kendileri ve çocukları için çalışırlar Aile üyelerinin ihtiyaçlarını helâl yoldan çalışarak temin ederler; çocuklarının geleceği için çok büyük maddî ve manevî fedakârlıklar gösterirler Çocuklarına millî ve manevî değerleri tanıtırlar Onların güzel ahlâklı olmaları için çaba harcarlar
    Anne ve babasını seven çocuklar, içten gelen bir sevgi ve saygı duygusuyla onlara bağlanırlar Aile içinde düzen ve huzurun sağlanmasına yardımcı olurlar Kendilerinden yaş ve tecrübede daha büyük olan aile bireylerine saygıda, küçük olanlara ise sevgide kusur etmemeye çalışırlar
    Aile bireyleri kendi aralarında, yardımlaşma ve dayanışma içinde olurlar Herkes, ailenin sevinci ile sevinir, üzüntüsüyle üzülür Aile bireyleri kendilerine düşen görevleri aksatmadan yerine getirirler Anne ve babasına eziyet etmezler Akrabalarını, dostlarını ve komşularını sever, sayar ve yardımlarına koşarlar
    Aile, her insanın doğup büyüdüğü kutsal bir ortamdır Hepimizin kaldığı bir yer vardır İnsanların kaldıkları yerlere ev deriz Ancak aile bireylerinin yaşadıkları yerlere yuva denir Aile yuvalarına, aile ocağı da denilmektedir Aile yuvası ve aile ocağı gibi deyimler, içinde rahatlık ve güven duygusu veren, içinde sıcaklığını hissettiğimiz yerler anlamında kullanılmaktadır O hâlde, içinde yaşadığımız binaların maddî yapısına ev derken, içinde yaşadığımız manevî ortama da aile yuvası veya aile ocağı diyoruz
    Hepimiz aile yuvamızın şeref ve haysiyetini zedeleyecek söz ve davranışlardan kaçınmalıyız Büyüklerimize saygı göstermeli, küçüklerimize her konuda yardımcı olurken, şefkat ve merhametimizi onlardan esirgememeliyiz Elimizden geldiğince aile bütçesine katkıda bulunmalıyız Ev işlerinde ve dışarı işlerinde birbirimize yardımcı olmalıyız Bunların karşılığında hiçbir ücret beklememeliyiz Çünkü aile işlerinin ücreti sevgi ve ilgidir
    Aile bireyleri, ara sıra, birbirlerine hediye alarak sürpriz yapmalıdırlar Bu olay hepimizi çok heyecanlandırır Aile içindeki neşemiz bir kat daha artar Bu mutluluğu hep birlikte paylaşırız Bayram, kandil ve önemli günler hediye almak için en uygun zamanlardır Çünkü hediye sevgi sembolüdür Sevgili Peygamberimiz de bazen, aile bireylerine hediye vererek onları sevindirirdi Hediyeleşme konusunda da ümmetini teşvik ederdi O, aile içerisinde en büyük hediyenin sevgi olduğunu belirtmiştir



    1 Nahl suresi, ayet 72
    2 Rum suresi, ayet 21
    3 İbn Mâce, Nikah, 1


    İslamda Ailenin Önemi
    Prof Dr Mehmet Zeki AYDIN

    Herşey ailede başlıyor.Aile terbiyesi çok önemli


    Kor cehalet cirkeflestirir insanlari !
    Suskunlugum asaletimdendir...
    Her lafa verecek bir cevabim var...
    Lakin bir lafa bakarim laf mi diye,
    Bir de soyleyene bakarim adam mi diye...
    Mevlana Celaleddin-i Rumii

  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alpi ne guzelde demis :
    Aile, anne baba ve çocuklardan oluşan en küçük toplum birimidir
    Ayni guzellige burada da devam etmis
    Dinimize göre aile; anne, baba ve varsa çocuklardan oluşan kutsal bir yuvadır
    Bakalim bu AILE konusunda Kuran ne demis?

    Anneye, babaya, kardese ihanetin belgesi:
    Tevbe(*)/23:
    Ey iman edenler! Eger küfrü imana tercih ederlerse, babalarinizi ve kardeslerinizi bile dost edinmeyin. Içinizden kim onlari dost edinirse, iste onlar, zalimlerin ta kendileridir.
    Küfür dedigi de; Arap'in putuna iman etmemek. Baska ayetlerde "ana-babalariniza iyi davranin" der ama; onlar Arap'in putuna tapan ana-babalar için.

    Tevbe(*)/24:
    De ki: "Eger babalariniz, ogullariniz, kardesleriniz, esleriniz, (.....) size Allah?tan, peygamberinden ve onun yolunda cihattan daha sevgili ise, artik Allah?in emri gelinceye kadar bekleyin! Allah fasik toplulugu dogru yola erdirmez."
    "Anan, baban, oglun, kizin, kardesin, esin, dostun, sirdasin; sat hepsini sat, senin putun sana yeter" diyor.
    ...................................................................................................................





    .

  3. #3
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Sadece aile değil islamda herşey çok önemlidir. Bu nedenle iyilikler kat ve kat ödüllendirilecek kötülüklerde cezalandırılacaktır.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  4. #4
    misafir <s><span style='color: #FF0000'>alpi1907</span></s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-11-2005
    Mesajlar
    27,766
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12
    Alıntı barristor tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Alpi ne guzelde demis :


    Ayni guzellige burada da devam etmis


    Bakalim bu AILE konusunda Kuran ne demis?

    Anneye, babaya, kardese ihanetin belgesi:
    Küfür dedigi de; Arap'in putuna iman etmemek. Baska ayetlerde "ana-babalariniza iyi davranin" der ama; onlar Arap'in putuna tapan ana-babalar için.



    "Anan, baban, oglun, kizin, kardesin, esin, dostun, sirdasin; sat hepsini sat, senin putun sana yeter" diyor.
    ...................................................................................................................





    .
    Tevbe suresi 23. ayette baba ve kardeşlerinizi dost edinmeyin derken neyi anlatmak istiyor?
    Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa babalarınızı ve kardeşlerinizi bile veli edinmeyin! İçinizden onları dost edinenler, zalimlerin ta kendileridir. (Tevbe 23)

    Veli: hâmi, koruyucu, birinin işlerini deruhde eden kimse, yönetici, destek veren yardımcı, dost anlamlarına gelir.

    Ey müminler! Babalarınızı, kardeşlerinizi, imana karşı küfrü benimseyip sevdikleri takdirde kendinize dost edinmeyiniz. Yani başkaları ve yabancılar şöyle dursun, velileriniz olan öz babalarınızı, öz kardeşlerinizi bile kâfirliği müminliğe tercih edip de sevgi duydukları takdirde, hele hele küfürden vazgeçme ümidi kalmadığı takdirde onları kendinize dost edinmeyin, sırdaş tutmayın, onları veli tanımayın, sizin üzerinizdeki velayet haklarını kabul etmeyin, ve onu kullanmalarına izin vermeyin, onların emirlerine uyup da küfre hizmet etmeyin, küfre yardımcı olmayın.

    Hasılı yakınlık duygusunun etkisine kendinizi kaptırıp da onları kendinize dost ve yardımcı saymayın, yakın akrabalığı, ve yakınların gözetilmesi hakkındaki ilâhî emirleri, yukarıdan beri durumları gözler önüne serilen müşriklerden berâete engel zannetmeyin ve sizden her kim onlara dost olur dostluğu kabul eyleyip onların velayeti altına girerse, onların isteklerine uyup onlara yardım ederse, onlara bel bağlar, onlardan uzak durmazsa, işte onlar da (yani onların dostluğuna bel bağlayan ve velayetlerine sığınanlar da) o zalimlerden başkası değillerdir. Zira velayet hakkını ehlinin ve mevkiinin gayrine koymak da haksızlığı irtikâp etmektir. Allah böyle yapanlara da hidayet nasib etmez.

    Bu ve bundan sonraki âyetin Mekke fethinden önce, bu akrabalık bağlarını hicrete engel zannedenler hakkında veya dinden dönüp tekrar Mekke'ye dönen dokuz kişi hakkında nâzil olduğuna ilişkin iki rivayet varsa da bunlar nüzûl tarihi hakkındaki esas rivayetlere aykırı bulunduğundan delil olarak kabul edilmeye layık görülmemiştir. Bundan dolayı Cessas'ın "Ahkam-ı Kur'ân"da zikrettiği üzere, müminler münafıklardan ayırdedilmek için bununla emrolunmuşlardır. Çünkü münafıklar, kâfirlerle dostluk ilişkilerine giriyor ve buluştukları zaman onlara saygı gösteriyor ve ikram ediyorlardı, onlara velayet ve taraftarlık izhar ediyorlardı. Allah Teâlâ da bu âyetteki emrini mümin ile münafıkın farkına alâmet kılmış ve böyle yapmayanın nefsine zulmetmiş ve böylece cezaya hak kazanmış olduğunu haber vermiştir. Ancak şunu da unutmamak lazım gelir ki, Allah, kâfir olan anaya, babaya ihsanı ve belli ölçüler içinde yakınlığı dahi emreylemiştir. Nitekim Lokman Sûresi'nde beyan buyurulduğu gibi: "Biz insana, anasıyla babasına itaat etmesini emrettik... Bununla beraber ananla baban, bilmediğin bir şeyi Bana şirk koşman hususunda sana baskı yaparlarsa onlara itaat etme. Fakat onlarla dünyada iyi geçin..." (Lokman 31/14, 15). Aynı şekilde Nisâ Sûresi'nde "Allah'a ibadet edin, hiçbir şeyi ona ortak koşmayın, anaya babaya iyilik edin." (Nisa, 4/36) ve En'âm Sûresi'nde "De ki: "gelin size Rabb'inizin neleri haram kıldığını ben okuyayım: Ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyilik edin.". (En'âm, 6/151. âyetin tefsirine bkz.) Bu âyetin başı ile sonu göz önünde bulundurulduğu zaman anlaşılıyor ki, bu âyet biraz yukarıdaki "Siz kendi halinize bırakılacağınızı mı sanıyordunuz? " âyetindeki "Allah'dan, Resulünden ve müminlerden başkasına sığınmazlar..." ifadesinin daha geniş bir açıklaması şeklindedir. Bunun hikmeti de biraz ilerde gelecek olan âyetiyle gösterilecektir.

    Elmalılı Tefsiri

    bu konudaki bir alıntı


    Kor cehalet cirkeflestirir insanlari !
    Suskunlugum asaletimdendir...
    Her lafa verecek bir cevabim var...
    Lakin bir lafa bakarim laf mi diye,
    Bir de soyleyene bakarim adam mi diye...
    Mevlana Celaleddin-i Rumii

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Ne anlattin simdi burada sen ALPI ?

    Bu ayette ,Inanmayan ANANIZI/BABANIZI/KARDESINIZI bile dost edinmeyin demiyor mu?

    Bu mudur Islamin enfes AILE baglari?

    Ya hacim be ,ortalikta kimse kalmadi ,bari sana sorayim?

    Evlatligi Zeydden,bir cok neidugu belirsiz adamdan,Isanin anasi Meryemden bile bahseden Kuran...
    Hangi sebepten dolayi Muhammedin anasi AMINEden, 6666 ayet icinde bir satir bile bahsetmez???
    Acaba diyorum,bu kadinlarla ilgili problemler,kucuk yaslarda Muhammedi baskalarina veren anneye duyulan ofke ,kin ,nefretin bedelini tum kadinlara odetmek olabilir mi?

    Ben demiyorum,psikologlar soyluyor,ana sevgisinden yoksun buyuyen cocuklarin kadinlara bakisi cok antipatik oluyormus


    .

    .

  6. #6
    Searcher1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-05-2008
    Mesajlar
    1,465
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Muhammed'e göre, bütün güzel ve iyi şeyler sadece ona inananlar içindir, özellikle erkeklere. Ama inanmadın mı yandın, işte o zaman ölümlerden ölüm, işkencelerden işkence beğenmek zorundasın. İyi biriymişsin, doğru sözlü, dürüst, adil, cömert, yardımsevermişsin falan hiç farketmez.

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı barristor tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ne anlattin simdi burada sen ALPI ?

    Bu ayette ,Inanmayan ANANIZI/BABANIZI/KARDESINIZI bile dost edinmeyin demiyor mu?

    Bu mudur Islamin enfes AILE baglari?

    Ya hacim be ,ortalikta kimse kalmadi ,bari sana sorayim?

    Evlatligi Zeydden,bir cok neidugu belirsiz adamdan,Isanin anasi Meryemden bile bahseden Kuran...
    Hangi sebepten dolayi Muhammedin anasi AMINEden, 6666 ayet icinde bir satir bile bahsetmez???
    Acaba diyorum,bu kadinlarla ilgili problemler,kucuk yaslarda Muhammedi baskalarina veren anneye duyulan ofke ,kin ,nefretin bedelini tum kadinlara odetmek olabilir mi?

    Ben demiyorum,psikologlar soyluyor,ana sevgisinden yoksun buyuyen cocuklarin kadinlara bakisi cok antipatik oluyormus


    .

    .

    Onun içindirki Hz Muhammedin aşırı bir süt hakkı anlayışı, hassasiyeti vardır..Bunun üzerinde (bence gereksiz ) çok önemle durur..

  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı EL-TURUK tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Onun içindirki Hz Muhammedin aşırı bir süt hakkı anlayışı, hassasiyeti vardır..Bunun üzerinde (bence gereksiz ) çok önemle durur..
    Ana sevgisinden/sicakligindan yoksun buyuyen cocuklar,diger cocuklara oranla cok daha icine kapanik ve hayalperest oluyor!!

    .

  9. #9

    Kayıt Tarihi
    09-07-2009
    Mesajlar
    1,402
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    Insan anatomisi ve psikoloji bugun elbette daha iyi analiz edilmektir, annesinden hic bahsetmemesi cok onemli bir nokta bu hic aklima gelmemisti, insanin gozu kulagi acik olunca boyle kucuk ama hayati onemli noktalari da yakalayabiliyor. Harikasiniz arkadaslar.
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ


    Bir insanı zorla susturmak ona bahşedebileceğiniz en büyük onurdur. Onun size karşı olan mükemmelliğini kabul ettiğiniz anlamına gelir. - Joseph Sobran

    Bir kimsenin dusuncesini aciklayamamasi koleliktir. -Euripides

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Sacred Women tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Insan anatomisi ve psikoloji bugun elbette daha iyi analiz edilmektir, annesinden hic bahsetmemesi cok onemli bir nokta bu hic aklima gelmemisti, insanin gozu kulagi acik olunca boyle kucuk ama hayati onemli noktalari da yakalayabiliyor. Harikasiniz arkadaslar.
    Babası Abdullah kendisi hamileyken ölünce annesi Muhammedi uğursuz bir çocuk olarak adletmiş ve doğar doğmaz süt bile vermemiştir.Hatta Halime emanet edilen çocuğu belli bir yaşa getirpte emaneti teslim etmeye gittiğinde Muhammed Mekkede kaybolmuş,Halime perişan olmuştur.Tüm bu olaylar yaşanırken Halime var ama Amine hiç yoktur ortalıkta.

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •