Sevgili Mehmet,

Ertesi gün yetişemedim,seni tekrar görmeye ,seninle tekrar söyleşmeye.Engel bir değildi ki ,denizdi,güldü,güceniklikti.İki kadeh arası sorulardan çıktım ,parantezlere girdim,son zamanlarda yüreğimden düşmeyen sevinci düşürdüm kırdım.Böyledir Reis, kıran kazanıyor sanki.Benim besinim gerçek sevgi.Ve ben topraktaki güneşim,ayakbileklerim üzerinde dururkenki…

Yarımca kirazdı,iyiydi.Sen her şeyden iyiydin.Ama biz İzmir’in eski rıhtımında konuşalım,rakıyı kovalarkenki,arada gizlenirkenki.Dizeler çocuk ,kadın gül olsun…

Yüreğim eskimiyor,yüreğimin eskittiği ne varsa onlardan utanıyorum.Bir de çok mu ağırlaştım nedir?Bunu kendime soramıyorum,ayıp olur diye.
İnsan şiirini sırtında taşımalı,bileklerinden tahtaya yayılan ,tahtanın şehvetle emdiği kanı kendi bilmeli.Bundan gerisi hoş bir sevimliliktir.

Sana biraz dert mi döktüm nedir? Olacak o kadar.Katlan buna, bir yaz günü güneşle su olduğun gibi.

“Yalan mı kaybettiğin işaret parmağını bir gülde”

Edip




Edip Cansever ‘den Mehmet Doğan ‘a