Hükümet ile Türk-İş arasındaki toplantılardan uzlaşma çıkmaması, bu soruyu gündeme getirdi. Cevabı da, daha geniş kapsamlı açlık grevi ve genel grev oldu.

İdil GÜNGÖR
NTV
Güncelleme: 22:12 TSİ 01 Şubat. 2010 Pazartesi
ANKARA - Özlük haklarıyla birlikte başka kamu kuruluşlarına geçmek için direnen TEKEL işçileri için, Türk-İş ile hükümet arasındaki pazarlıktan sonuç çıkmadı.

Hükümet ile Türk-İş bugün iki kez biraraya gelirken, açıklamayı akşam saatlerinde Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu yaptı: Uzlaşma yok..

Türk-İş'in önünde bekleyen işçilerin, Kumlu'nun açıklamasıyla birlikte sloganları sertleşti. 4-C'yi kırmızı çizgi olarak değerlendiren işçiler, hükümetin 11 ay 22 günlük düzeltme talebine de tepki gösterdi. İşçiler, sadece maaşların düşüklüğüne değil 4-C'nin içeriğine ilişkin ciddi sorunlar olduğunu dile getirirken, bunlar arasında izin hakkı, hastalık izni, çalışma saatleri, iş güvencesi, sendikalı olamamayı gösterdiler.


GENİŞ KAPSAMLI AÇLIK GREVİ
'4-C'ye hayır' diyen ve genel grev sloganları atan işçiler, "4-C'ye köle olmayacağız" derken, Tekgıda-İş'ten çeşitli talimatlar geldi.

Yarından itribaren açlık grevinin başlatılacağı, greve katılımların öncekiler gibi değil daha kapsamlı olacağı; ilk ayarlamalara göre 1500 kişi, bu eylemin sadece Türk-İş'in önünde değil her çadırda yapılacağı belirtildi.

Daha önce, uzlaşma sağlanamaması durumunda tarih olarak 3 Şubat'ın belirlendiği genel grev için de çalışmaların başlatıldığı ifade edildi.

AÇLIK GREVİ 13.00'TE BAŞLIYOR
''Umuyorum ki gece uzundur Başbakan şevkat elini uzatır ve yarın güle oynaya memleketlerimize, işimize gideriz. Aksi takdirde yarın saat 13.00 itibariyle açlık grevine başlayacağız.''

Bu açıklama da, Türk-İş önündeki işçilere seslenen Türkgıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel'den geldi.

3 Şubat sabahı Tekgıda-İş Sendikası'nın örgütlü olduğu tüm iş yerlerinde 1 gün boyunca üretimden gelen güçlerini kullanacaklarını bildiren Türkel, açlık grevine başladıklarında Türkiye'nin dört bir yanındaki işçi ailelerinin de başlarında bantla eyleme destek olacaklarını söyledi.

İŞÇİLERE 1 AY SÜRE
Öte yandan, Türk-İş'le yapılan görüşme sonrası kameraların karşısına geçen bakanlar Hayati Yazıcı, Mehmet Şimşek ve Ömer Dinçer gazetecilerin sorularını yanıtladılar.

Yazıcı, ''...Biz 4-C şartlarını onların eleştirdiği, talep ettiği gibi Başbakanımızın da özellikle talimatları doğrultusunda iyileştirdik. Bu iyileştirmeler kabul görmedi. Biz bu iyileştirmelere ilişkin Bakanlar Kurulu'nun görüşlerini bir kararnameye dönüştürüyoruz. Sanırım yarın ya da ertesi gün Resmi Gazete'de yayımlanacak.

Özellikle TEKEL işçilerine ve onların ailelerine sesleniyorum. 1 ay başvuru süreleri var. Havuza başvurmaları için kendilerine verilen 1 ay süre var. O süreyi kaçırmasınlar. Çünkü gerçekten önemli ölçüde bir iyileştirme var. Hatta 4-B'ye yaklaştırılmış bir uygulama'' dedi.

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/id/25051828/


Tekel işçileri için uzlaşma yok
Tekel işçilerinin 49 gündür süren eyleminde yürütülen görüşmelerden sonuç alınamadı.

Mustafa Kumlu, Başbakanlık'tan çıkışında 'uzlaşma yok' dedi.

ntvmsnbc
Güncelleme: 21:03 TSİ 01 Şubat. 2010 Pazartesi
ANKARA - Özlük hakları için 49 gündür eylemde olan Tekel işçilerinin umudu boşa çıktı.

Geçen hafta Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Türk-İş'le yaptığı görüşmeden sonra Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Devlet Bakanı Hayati Yazıcı'ya Tekel işçilerinin durumu ile ilgili çalışma yapması talimatı verilmişti.

Bu kapsamda bugün yürütülen görüşme trafiğinden de sonuç alınamadı. Türk-İş heyeti gün içinde iki kez Başbakanlık'a gelerek görüşmeler yaptı.

Akşam saatlerindeki ikinci görüşme sonrasında açıklama yapan Türk-İş Başkanı Kumlu, 4-C'nin iyileştirilmesi konusunda bir öneriyle gelindiğini beilrterek şunları söyledi:

Bakanların, ''4/C'nin iyileştirilmesi yönünde bir öneriyle'' kendilerine geldiklerini bildiren Kumlu, ''Biz başından beri bu arkadaşlarımızın bu iş yerinin kapatılmasından dolayı daha önceki uygulamaların benzerinin bunlara da yapılması gerektiğini, özlük hakları ile birlikte başka kamu kurum ve kuruluşlarına geçirilmesi anlamında her görüşmemizde bunu dile getirdik.

Ancak şu anda gelinen son noktada, özellikle 4/C'de kıdem tazminatı yok. Kıdem tazminatını ödeyelim. İzinleri yok, izinlerini 22 güne çıkaralım. Ancak bizim taleplerimizle bunun örtüşmediğinden dolayı bunu kabul etmemizin mümkün olmadığını ifade ettik ve ayrıldık.''

Kumlu, ''Gazetecilerin bundan sonra ne olacağına'' ilişkin sorusu üzerine, ''Taleplerimiz karşılanmadığına göre uzlaşma yok demektir'' dedi.

FARKLILIĞI AÇIKLADI
Maaş ve çalışma süresi anlamında yeni bir öneri olmadığını dile getiren Kumlu, ''Farklılık şu: Biz 4857 sayılı yasaya tabi olarak arkadaşlarımızın başka kurumlara geçirilmesini talep ediyoruz. Hükümet, 4/C statüsünde çalıştırılması anlamında yaklaşım gösteriyor. Bu nedenle bir uzlaşma temin edemedik'' şeklinde konuştu.

Kumlu, 6 konfederasyon ile birlikte 3 Şubat'ta uygulanmak üzere aldıkları bir eylem kararı olduğunu, ayrıca Tekgıda-İş Sendikası'nın da açlık grevi yönünde bir kararı bulunduğunu anımsatarak, bunları değerlendirecekleri bildirdi.

TÜRK-İŞ Genel Başkanı Kumlu, gazetecilerin soruları üzerine, 4/C'nin devlet memurları ile ilgili bir statü olduğunu, kendilerinin ise TEKEL işçilerinin işçi statüsünde değerlendirilmesini talep ettiklerini belirtti.

Hükümetten 4-C'ye ilişkin bir öneri geldiği öğrenildi. Hükümet görüşmede işçilere 11 ay 22 günlük çalışma olanağı sundu. 4-C'deki çalışma süresi daha önce 10 aydan 11 aya çıkarılmıştı. Ancak 11 ay 22 gün de tatmin edici bir öneri değil, çünkü işçilerin maaşları yine düşecek.

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/id/25051613/


Hükümet: Adil ve doğru yöntem 4-C

Hükümet ile Türk-İş arasında TEKEL işçilerinin durumuyla ilgili yapılan ve uzlaşma çıkmayan toplantının ardından, iktidar kadanından da açıklama geldi.

AA
Güncelleme: 21:39 TSİ 01 Şubat. 2010 Pazartesi
ANKARA - Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, TÜRK-İŞ yönetim kurulu üyeleri ile TEKEL işçilerinin sorununu görüşmek üzere Başbakanlık Yeni Bina'da yaptıkları toplantının ardından, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer ile birlikte açıklamalarda bulundu.

TEKEL işçilerinin bundan sonraki süreçte nasıl istihdam edileceklerini enine boyuna uzmanlarla birlikte ele aldıklarını ve detaylı bir çalışma yaptıklarını ifade eden Yazıcı, konuyu hukuksal açıdan ve mali imkanlar çerçevesinde değerlendirdiklerini bildirdi.

Bakan Yazıcı, ''Sonuçta özelleştirme ve iş yerlerinin kapatılması sonucu açıkta kalmış olan çalışanların 4/C kapsamında istihdam edilmelerinin en adil, en doğru yöntem olduğu konusunda karar vardık'' diye konuştu.

Perşembe gününden bu yana yaptıkları çalışmalar sonucu soruna çözüm konusunda, TÜRK-İŞ yöneticilerinin, 4/C uygulamasında 4/B prosedürüne uygun iyileştirme önerilerini önemli ölçüde dikkate aldıklarını bildiren Yazıcı, 4/C'ye ilişkin en yoğun eleştirinin bu kapsamdakilere çalışmış olmalarına rağmen ikramiye alamayacaklarına ilişkin düzenleme olduğunu belirtti.

Bakan Yazıcı, şunları kaydetti:

''Yaptığımız çalışma neticesinde bugün TÜRK-İŞ Genel Başkanı Mustafa Kumlu ve arkadaşlarına 4/C statüsünde çalışanların çalıştıkları süreler dikkate alınmak suretiyle her bir yıl karşılığı 4/B'de çalışmakta olanlara yapılan iş sonu ödemesi ismi altında emekli oldukları takdirde bir ödeme yapılacağını, buna ilişkin düzenleme yapacağımızı kararnameye bunu derç edeceğimizi söyledik. Buna ilave olarak yine geçenlerde Sayın Çalışma Bakanımız tarafından açıklanmıştı. 4/C statüsündekilerin ücretlerini yüzde 25-30 dolayında artırdık. Ayrıca çalıştıkları yıllık izinlerini çalıştıkları her ay için 2 güne ve yıllık çalışma süresini de 10 aydan 11 aya çıkardık. Böylece yıllık izin hakları 22 güne çıkmış oldu.

Ayrıca bir şey daha önerdik; TEKEL'deki işçiler 17 ilde kümelenmiş bulunmaktadır. Bu arkadaşlarımızı 4/C statüsünde istihdam ederken imkanlar ölçüsünde halen çalıştıkları illerde kamu kuruluşlarına ve civar illerde istihdam edeceğimizi söyledik. Ama maalesef arkadaşlarımız kabul etmediler. Israrla, TEKEL işçilerinin kadrolu işçi olarak kamu kuruluşlarında istihdam edilmeleri şeklindeki önerilerini tekrarladılar. Hatta '1500 TL önerseniz dahi 4/C statüsünün kabul edilemeyeceği' şeklinde ifadeleri oldu.''

Devlet Bakanı Yazıcı, bu sorunun sadece TEKEL işçilerinin sorunu olmadığını vurgulayarak halen 4/C statüsünde çalışan 17 bin 500 işçi bulunduğunu bildirdi.

10 bin civarında TEKEL işçisi ayrıca özelleştirmesi yapılan ŞEKER fabrikalarından gelecek işçilerle bu sene bu şekilde 4/C ile istihdam edilmesi gereken 15 bin işçi bulunduğunu anlatan Yazıcı, geleceğe yönelik özelleştirmelerle 25 bin kişilik bir grubun da bu sayılara ilave olacağını söyledi.

Yazıcı, ''Tüm bunları birlikte değerlendirdiğimizde imkanlarımız ölçüsünde çok iyi bir pozisyon sağladığımız inancındayım'' dedi.

Okuduğu bir mülakatta mesai mevhumuna bağlı olmadan çalıştırıldıklarına yönelik ifadeler kullanıldığını anlatan Yazıcı, böyle bir şeyin kesinlikle söz konusu olmadığını belirtti.

Yazıcı, 4/C statüsündekilerin günlük ve haftalık çalışma sürelerinin belli olduğunu, insan hakları ve çalışma hukuka aykırı bir durumun söz olmadığını vurguladı.

TEKEL işçilerinin sorununun bugünün sorunu olmadığını, özelleştirmelerin yıllardır yapıldığını dile getiren Yazıcı, özellikle 2004 yılına kadar özelleştirme sonucu işsiz kalanların istihdamının söz konusu olmadığına dikkati çekti.

Yazıcı, 4/C'nin emekliliğini hak eden işçilerin bu hakka kavuşabilmesi için üretilmiş bir formül olduğunu kaydetti.

Devlet Bakanı Yazıcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bugün 'aç açık hakkımızı arıyoruz, sokaktayız' diyen arkadaşlarımız orada bulundukları zaman bile maaşlarını aldılar ve iki yıl boyunca ücretleri ödenmiştir. Bugün 4/C statüsünü kabul edemeyeceklerini beyan ediyorlar. Bugün itibariyle TEKEL'de çalıştıkları süre içerisinde hak ettikleri kıdem ve ihbar tazminatlarının tamamı hesaplarına yatırılmıştır. Bunun toplamı 350 milyon lira ve ortalama olarak TEKEL işçisinin eline geçen para 41 bin liradır. Konu ile ilgili detaylı açıklamayı büyük bir ihtimalle Sayın Başbakanımız yarınki grup toplantısında yapacaklardır. Biz hiç bir vatandaşımızı aç açık bırakmayız, sokağa terk etmeyiz. Türkiye'nin sorunlarını çözerek yolumuza devam ediyoruz. Nemaları ödedik. KEY ödentilerini ödüyoruz. Özelleştirmeler sonucu açığa düşmüş işçilerimizin sorununa da çözüm çabası içindeyiz.''

"İŞLERİNİ KAYBETMİYORLAR"
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de, ''Bugün saat 15.00 itibariyle bütün TEKEL çalışanlarının hesaplarına kıdem tazminatları aktarıldı. Bana gelen bilgiye göre bir blokaj söz konusu değildir'' dedi.

''TEKEL işçileri isterlerse işlerini kaybetmiyorlar'' diyen Maliye Bakanı Şimşek, şöyle devam etti:

''Tekrar kamuya alınıyorlar. Yani hepsini tekrar kamuda yerleştiriyoruz. Kendi ücretlerini Ocak ayında yaptığımız düzenlemeyle yüzde 26-29 oranlarında arttırdık. Bugün TEKEL işçileri isterlerse 770 lira ile 940 lira arasında bir maaşla kamuya alınabilirler. Ücretsiz izinleri yılda 22 güne çıkartılıyor. Bu çok önemli. Kendilerine kıdem tazminatını da önerdik. Aslında 4-C'nin mahiyetini çok köklü bir şekilde iyileştirdik. Bundan birkaç ay önce 4-C ile ilgili gündeme gelen bütün hususları aslında biz hükümet olarak iyileştirdik ve kendilerine sunduk. Olaya bu çerçevede bakılmasında büyük fayda görüyorum.

Türkiye'de daha önce de söyledim en az 3-3,5 milyon vatandaşımız bugün itibariyle işsiz. En az 3 milyon vatandaşımız asgari ücretle çalışıyor. Bugün bu verdiğimiz paralarda 72,5 milyonun hakkı var. Devlet olarak olaya tabii ki işçilerin perspektifinden bakıyoruz. Ama aynı zamanda vergi mükellefleri açısından da bakıyoruz. Vatandaşın parasının doğru bir şekilde kullanılması perspektifiyle de bakıyoruz. Yaptığımız iyileştirmeler ortada. Gerçekten bugünün Türkiye şartlarında çok önemli kazanımlar sunuyoruz. Bütün 4-C kapsamındaki çalışanlarımıza tabii ki buna TEKEL de dahil olmak üzere.''

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer de 4-C'nin hukuki statüsüyle ilgili bilgiler verdi.

Dinçer, ''4-C konusunda sanki çalışanların haklarını korumayan bir düzenleymiş gibi bir intiba ortaya çıkıyor. Son verilen kararla birlikte aslında 4-C'nin şartlarında oldukça iyileştirmeler yapıldı ve böylece neredeyse 4-B'ye yakın sözleşmeli personel imkanları kendilerine sunuldu'' diye konuştu.

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/id/25051840/


Sayın Başbakan boşu boşuna sinirli sinirli konuşmamış, problem gerçeten daha da dalgalanaraktan büyümeye devam edecek gibi görünüyor...

Sayın Başbakan, herzamanki sert üslubu ile bunu durdurabileceğini zannetti ama olaylar daha da büyüyecek, bu kesin...