• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
7 sonuçtan 1 --- 7 arası gösteriliyor
  1. #1
    ^^EgEmEn^^ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-10-2005
    Mesajlar
    972
    Karizma Gücü
    7

    Bebeği kundaklamak sakıncalı !

    Yeni doğan bebeklere yapılan yanlış uygulamalar kalça çıkığına, hatta sakatlığa neden oluyor. Kundak yapmak ve bebeği ayaklarından tutup baş aşağı sallamak ilk sırada yer alıyor.



    Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emre Çullu, doğuştan kalça çıkığının, hayatın ilk haftalarında görülen bir sorun olduğunu belirterek, doğum sırasında bebeğin kalçalarının çıkığa eğilimli olduğunu, doktorların yaptığı yanlış uygulamaların, kalça çıkıklarına yol açtığını öne sürdü.

    Bu sorunu artık doğumsal değil, gelişimsel kalça çıkığı olarak adlandırdıklarını ifade eden Çullu, kundak yapmanın ve çocuğu ayaklarından tutup baş aşağı sallamanın kalçayı çıkık hale getiren yanlış uygulamaların başında geldiğini söyledi. Çocukların kundağa sarıldığı toplumlarda, kalça çıkığı görülme sıklığının fazla olduğunu ifade eden Çullu, şöyle konuştu:

    ''Anne karnında kolları ve bacakları kıvrık duran bebeğin bir süre daha bu pozisyonu koruması, doğanın gereğidir. Bunun aksine, kalça ve dizleri zorla düzeltilerek sıkıca kundağa sarılmış bebeklerde kalçalar çıkığa eğilimli hale getirilmektedir. Çukuru henüz tam gelişmemiş yeni doğan bebeğin, bu zorlamalar nedeniyle kalçası çıkabilmektedir. Çünkü her ne kadar doğuştan desek de bebeklerimizin kalçaları doğuştan çıkık değildir. İlk haftalarda yapılan yanlışlar sonucu çıkmaktadır. Bu hastalığın görülme sıklığı binde 1-2 civarındadır. Bu hiç de azımsanmayacak bir orandır. Doğuma hazırlanan annenin gevşeyen bağ dokuları anne karnındaki bebeğin bağ dokularının da gevşemesine neden olmaktadır. Bu durum bebeği doğumdan sonraki ilk haftalarda kalça çıkığına eğilimli hale getirmektedir. Bu aşamada bebeğe yapılan yanlış uygulamalar kalça çıkığı riskini artırır.''

    NASIL FARK EDİLİR?
    Anne ve babaların yeni doğan bebeği çok iyi gözlemlemesi gerektiğini belirten Prof. Çullu, ailelere bebeğin kalça ve uyluklarındaki kıvrımlara dikkat etmelerini önerdi.


    ''Sağ ve soldaki kıvrımlar eşit yerde ve sayıda olmalıdır. Eğer bir eşitsizlik varsa kalça çıkığı olma olasılığı yüksektir. Bu kıvrımlardaki eşitsizlik mutlaka kalçanın çıkık olduğu anlamına gelmez. Fakat çok önemli bir uyarıdır. Kalçaların birinin veya ikisinin bebeğin altını değiştirirken yeterince açılmaması da çok önemli bir belirtidir. Bu belirtiler aileleri uyarmalı ve bir doktora başvurmaları gerektiğini hatırlatmalıdır.''

    Kalçası çıkık bebeklerin normal bebeklere oranla daha geç yürüdüğünü, yürümede gecikme veya daha kötüsü topallayarak yürümenin kalça çıkığı belirtisi olabileceğini ifade eden Çullu, ''Çıkık kalçayla topallayarak yürüyen bebeklerin tanısını koymak çok kolaydır. Fakat çok geç kalınmıştır. Günümüzde ultrason, kalça çıkığının erken saptanmasında çok önemli araçtır'' dedi.

    ERKEN TANIDA TEDAVİ KOLAY
    ADÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emre Çullu, gerek muayene, gerekse ultrason sayesinde ilk 3-4 ay içerisinde erken tanı konmuş bebeklerde kalça çıkığının basitçe halledilebildiğini ve bebeğin ömrünü sağlıklı olarak sürdürebileceğini dile getirerek, şöyle konuştu:

    ''Ultrason, henüz kalça topuzu ve çukuru kıkırdak iken kalçada olası bir çıkık veya gevşekliğin erkenden saptanmasını sağlıyor ve erken tedaviye olanak tanıyor. Çünkü bu yaşlarda basit sargılar ve cihazlar, kalça çıkığının yerine konmasında ve normal gelişmesinde yeterli olmaktadır. Altı aydan sonra çıkmış kalçanın kendiliğinden yerine girmesi mümkün olmadığından, ameliyat ile tedavi gerekmektedir. Tanı konma yaşı geciktikçe ameliyat ağırlaşmakta, ameliyat sonrası normal bir kalçanın gelişme olasılığı azalmaktadır. On sekiz aylığı geçtikten sonra bebeğin kalçasını yerine yerleştirmek yetmemekte, çukuru oluşturma amacıyla ağır kemik ameliyatları da gerekmektedir.''

    ULTRASONLA KALÇA KONTROLÜ YAPILMALI
    ADÜ'de 9 yıl önce başlattıkları bir uygulamayla hastanelerinde doğan her bebeğin kalçasına 4 ve 6. haftasında ultrason kontrolü yapılmak üzere gün verdiklerini ve bu protokole uyan hiç bir bebeğin kalça çıkığı sorunu yaşamadığını vurgulayan Prof. Dr. Çullu, bunun her ilde ve her bebeğe yapılması gerektiğini ifade etti.

    kaynak
    :hz45-SALİHLİ:hz





  2. #2
    sahildeki adam adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-09-2009
    Mesajlar
    351
    Karizma Gücü
    3
    kalça çıkıklığı yanında sanırım birde bacakların eğik görünümüne sebebiyet veriyor sanırım.
    gidişlerim olurdu arasıra... say

  3. #3
    moonlight Kajoll adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-01-2010
    Mesajlar
    1,539
    Karizma Gücü
    3
    Alıntı sahildeki adam tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    kalça çıkıklığı yanında sanırım birde bacakların eğik görünümüne sebebiyet veriyor sanırım.
    kundak olayına bende sıcak bakmıyorum bebekler beyzbol sopası gibi oluyor kuzenim doğarken kalçasını çıkarmışlar doktorlarda anlamamış bu dediğim 1972 de oluyor bebek sürekli ağlayınca ne çıkmaz gazmış bu diye nihayetinde doktora gitmişler ve kalça çıkıklığı ortaya çıkmış ama yengem kızına bilmeyerek kudak yaparak kalçasını yerine getirmiş buda olayın başka yönü doktorlar bile hayret etmişler
    ‎'' Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili ?? Biz YARADAN'ı görmeden sevmedik mi. . .? ''Hz. MevLâna




    Türkyaşam Kadinlar Kulübü Üyesidir

  4. #4
    cevabı rüzgarda saklı devinizm adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-07-2005
    Mesajlar
    4,427
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Hele hele bir çocuk, bu sıkışıklığa hiç gelemez. Bedensel sorunların yanında, bu nedenle kalıcı, ağır psikolojik sorunlar ortaya çıkarlar.

    Beden yüzeydedir nasıl olsa... Ama kişinin karakterini doğrudan etkileyen, bu sıkışmışlık duygusu, mutsuzluğa mahkum nesiller yaratır. Karakteri değiştirmek ise ancak çok güç deneyimler sonucu mümkün olduğu için geri dönüşü olmaz.

    Anlaşılmaz bulduğum şey, ebeveynlerin çocukla kendileri arasında empati kuramamalarıdır. Bir çocuğa oranla, çok daha durgun ve hareketsiz davranan, orta yaşlı bir insan, nasıl ki kundakta birkaç dakika bile kalamazsa, çocuğun tepkisi de kat kat daha şiddetli olur.

    Ama konuşamaz, kaçamaz, itiraz edemez... En büyük şanssızlığı da budur.
    "diyelim ki, sadece gerçekliğin sınırlarını deniyordum.neler olacağını merak ettim.hepsi bu."(jim morrison)

    türkforum'da sosyal bir deney başlıyor...
    mesajları rapor etme özelliğinin önemi
    şikayet merkezinin kullanımı




  5. #5
    <span style='color: #8B0000'>CiNNaMoN</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-05-2007
    Mesajlar
    6,172
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    eski insanlar ne diyorlar biliyormusunuz
    eskiden çoçuklar kundak yapılırdı daha uysal usluydu
    simdiki cocuklar kundaklanmıyor yaramaz oluyorlar

    sanırım günümüzde kundak olayı kalktı gibi
    <div style=text-align: right;><a href=http://www.turkforum.net/signaturepics/sigpic282514_13.gif target=_blank>http://www.turkforum.net/signaturepi...c282514_13.gif</a></div>

  6. #6
    cevabı rüzgarda saklı devinizm adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-07-2005
    Mesajlar
    4,427
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı CiNNaMoN tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    eski insanlar ne diyorlar biliyormusunuz
    eskiden çoçuklar kundak yapılırdı daha uysal usluydu
    simdiki cocuklar kundaklanmıyor yaramaz oluyorlar

    Bunu duymamıştım hiç. Evet, böyle bir dürtü olmasa, çocuklara böyle bir eziyeti reva görmezler zaten. Şimdi düşünüyorum da, bir kundağın içinde birkaç dakika kalmak bile en büyük işkencelerden biri olurdu. Beden doğası gereği, çevreyle sürekli bir etkileşim içinde. Ses duyuyor, sıçrıyor. Heyecanlanınca, hareketleniyor. Korkunca, titriyor...

    Bütün bunlar gerekli olan, yaşanması gereken evreler. Şimdi sen çocuğun elinden bu özgürlüğü alırsan çocuk da zamanla her şeye karşı kayıtsız olmaya başlar. Toplumumuzun da en büyük sorunu, dışarıdaki olaylara karşı çok tepkisiz oluşudur zaten.

    Bunda kundağın da etki oranı olmuştur kuşkusuz.
    "diyelim ki, sadece gerçekliğin sınırlarını deniyordum.neler olacağını merak ettim.hepsi bu."(jim morrison)

    türkforum'da sosyal bir deney başlıyor...
    mesajları rapor etme özelliğinin önemi
    şikayet merkezinin kullanımı




  7. #7
    <span style='color: #8B0000'>CiNNaMoN</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-05-2007
    Mesajlar
    6,172
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    eskiden çoçukları besiğe bağlardılar tarlaya bağa bahceye giderken
    bu durumda kim olmak isterdi acaba



    <div style=text-align: right;><a href=http://www.turkforum.net/signaturepics/sigpic282514_13.gif target=_blank>http://www.turkforum.net/signaturepi...c282514_13.gif</a></div>

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Sakıncalı Kitap
    2005 Konuları bölümünde *I*lin* tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 27.12.05, 10:45

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •