• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
17 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Srebrenica <s>hakdin</s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2005
    Mesajlar
    11,059
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10

    Başbuğ: "Keşke yaşanmasaydı..."

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşinin Gülhane Askeri Tıp Akademesi'ne başörtüsü yüzünden alınmamasıyla ilgili Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ ilk kez konuştu, "Keşke bu olay yaşanmasaydı. İnsani boyuttan bakarsak bugün savunmamız mümkün değil" dedi.



    Başbuğ sürekli gündemde olmaktan rahatsız olduklarını, Silahlı Kuvvetler'in bundan etkilendiğiini belirtti.

    İşte Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu imzalı haberin ayrıntıları...

    Özel çalışma odasında Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu, Yazı İşleri Müdürü Tufan Türenç ve Metehan Demir’i ağırlayan Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, “Ekim ayından beri sürekli gündemdeyiz ve gündemin tepesinde olmaktan rahatsızız” dedi.

    Başbuğ, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Arslan Güner’in de hazır bulunduğu söyleşide, sorulara özetle şu yanıtları verdi:

    TSK bir şekilde sürekli gündemde. Dağlıca baskınından bu yana hatta. Kurumun hedefte olmasından rahatsızlığını ifade ettiniz ama bu rahatsızlık neden kaynaklanıyor? Sorun nerede?

    Evet, sürekli Türkiye’nin gündemindeyiz. Ama şu nedenle, ama bu nedenle. Ama haklı, ama haksız. Ben hiçbir zaman TSK’nın sürekli gündemde olması hep haksız nedenlere dayanıyor diyecek de değilim. Tabii ki biz gerçekten Silahlı Kuvvetler’in sürekli Türkiye’nin gündeminde olmasından gündemin hep tepe noktasında olmasından rahatsızız. Çünkü bunun TSK üzerine etkisi oluyor. Bu etkiyi yadsıyamam. O zaman olaya nasıl bakacağız? Bir kere önce şunu soracağım: Silahlı Kuvvetler olarak benim hatam var mı? O halde bize düşen TSK’nde hata yapılmasını asgariye indirmek.

    "Halkımız TSK’da hata yapanı kabullenemiyor"

    Kimseye yargı sonuçlanmadan da, ‘şu suçludur, şu suçsuzdur’ demememiz lazım. Ama bazen öyle oluyor ki, benim bir subayım akaryakıt kaçakçılığı yaptığı iddiasıyla tutuklanıyor. TSK deniliyor. Büyük bir ordu, bu ordunun içinde de bazen hata yapanlar olabiliyor. Ama bunu mümkün olduğunca asgariye çekmemiz lazım. Sorun burada zaten. Bir tarafta deniliyor ki TSK büyük bir kurumdur hata yapanlar olabilir. Önemli olan hatayı en aza indirmek. Güzel ama bu olayı çözmüyor.

    Sorun içinizde hata yapanların temizlenmesi değil mi sadece?

    Buradaki önemli nokta şu: Silahlı Kuvvetler’de kişilerin yaptığı hatalar kişiler sınırında kalmıyor maalesef. Kişilerin yaptığı hatalar kuruma mal ediliyor. Bu algı oluşuyor, bunu engelleyemiyorsunuz. Bizim halkımız TSK’dan hata yapan insanların çıkmasını kabul edemiyor. Silahlı Kuvvetler’de kişisel hatalar da olsa bu kişisel boyutta kalmıyor, kurumsallaşıyor. Bazen bu normal oluyor, çoğu zaman da bu şekle getiriliyor kasıtlı olarak.

    "Araştırmada o soru öyle mi sorulmalıydı"

    Kim kasıtlı bir şekilde bu hale getiriyor?

    Kimi medya tarafından, medyanın bir kısmı tarafından. Bazı kişiler tarafından. ‘Kurumları yıpratayalım, kişisel hatalar olabilir’ demek güzel de, bazen o noktaya getiriliyor. Bu bizi rahatsız ediyor, etkiliyor hakikaten. Mesela size bir kamuoyu araştırmasından bahsedeceğim. Medyada yer aldığı için kamuoyu araştırması yapıldı dikkate almayalım diyemeyiz. Araştırmayı yapan kurum ciddi bir kurum. Kamuoyu araştırmasında o soru öyle mi sorulmalıydı, bilmiyorum. Yanılmıyorsam araştırma Ocak başında yapılmış. Soru şu: ‘Başbakan Yardımcısı Arınç’a suikast iddiaları orduya olan güveninizi azalttı mı?’ Böyle mi sorulmalıydı bilmiyorum. Tabii, bu soru böyle sorulduğu takdirde tabii ki negatif bir sonuç çıkar. Olay ne zaman olmuştu? 19 Aralık’ta oldu. Ama o kadar çok konuşuldu ki. Biz Silahlı Kuvvetler olarak her gün konuşamayız ki. Neticede yargıda olan bir konu. O kadar süreçte kalıyor ki, gerçeklerle algılar birbirine karışıyor. Böyle de bir sual sorarsanız tabi ki olumlu yanıt çıkmaz. ‘Sizin orduya olan güveninizi azalttı mı?’ diyor. Sorun burada zaten. Soru kuruma yöneltiliyor. Bizim sıkıntımız bu. TSK sürekli gündemde tutulabilir. Tabii haklı nedenlerle bir şey varsa. Ama hep haklı nedenlere mi dayanıyor, haksız nedenlere de mi dayanıyor. Süresi acaba ne kadar doğru?

    TSK üzerinden siyaset yapılması doğru değil

    Sizi gerçekten rahatsız eden nokta ne?

    Biz gereksiz olarak medyanın gündeminde yer almaktan rahatsızız. Burada biraz daha herkesin dikkatli olmasının uygun olacağını düşünüyorum. TSK hiç yer almayacak gibi bir şeyimiz de yok. Son günlerde hakikaten çok gündemdeyiz. Ekim ayından beri devamlı gündemdeyiz.

    Sivil asker ilişkileri konusunda TSK’nın görüşü nedir? Bu konuda, siyasetin içindeler diye eleştirenler var.

    Ben özellikle sivil-asker ilişkileriyle ilgili Silahlı Kuvvetler’in görüşünü Harp Akademileri’nde geçen sene yaptığım konuşmamda örneklerle biraz açmaya çalıştım. Onun için o kapsamda orada söylediklerimin arkasında durarak şunu da açıkça söylemek istiyorum.
    Bu çok önemli: TSK’nın siyaset içinde olması ne kadar doğru değilse, TSK üzerinden siyaset yapılması da o kadar doğru değil.

    Özel bir durum keşke yaşanmamış olsaydı

    Başbakan Erdoğan, eşi Emine Erdoğan’ın 2007 Kasım’da GATA’da yatan Nejat Uygur ve eşini ziyaret etmesine türbanı nedeni ile izin verilmemesi ile ilgili çok kırgın. Hatta, bu konudaki hassasiyetini zamanında askeri makamlara da iletmiş. Bu konu gündemde çok yoğun tartışılıyor. Herkes TSK’nın başındaki isim olarak bu konuda ne söyleyeceğinizi merak ediyor.

    Evet. Bu konu çok gündemde. Sayın Başbakan’ın eşinin GATA’yı ziyareti konusunda bir şeyler söylenmesi kanaatindeyim. Tabii bu olayda aslında ben baktığım zaman Sayın Başbakan’ın eşi var olayda. Çok sevdiğimiz saydığımız bir sanatkar Nejat Uygur var. Ki o da bir asker çocuğuymuş. Bir de tabii ki Sayın Nejat Uygur’un eşi var. Şimdi üçü olayın odağında. Açıkça söyleyeyim, bu özel bir durum. Altını çizmemiz lazım. Bu nedenle de, bu özel durumlarda olaylara insani boyuttan bakmak doğru olur diye düşünüyorum. Dolayısıyla bu olay, tabii bu kapsamda özel de olduğu için gerçekten insani boyut içeriyor.

    Peki, insanı boyuttan bakınca bunu savunmak kolay mı?

    Değil? Bunu da açıkça ifade etmek istiyorum. Keşke o şekilde bu olay yaşanmasaydı. Keşke o olay yaşanmasaydı. Bu çok özel bir olay genellenecek bir olay değil. Kimseyi de suçlamak istemiyorum. Bazen olaylara karar verirken o andaki şekli de bilmek lazım. Olayda Sayın Başbakan’ın eşi de üzülmüştür. Belki de en çok üzülen Uygur’un eşidir.

    Savunmak mümkün değil

    Peki, tamamen konuyu netleştirmek için soruyoruz. Yani, keşke girebilse miydi, diyorsunuz?

    Keşke olmasaydı. Keşke bu olay yaşanmasaydı. İnsani boyuttan bakarsak bu olayı bugün savunmamız mümkün değil.

    Askeri savcılar tamamen bağımsız

    Balyoz darbe planı günlerdir Türkiye’nin gündeminde. Orgeneral Çetin Doğan’ın yönettiği bir seminerde korkunç senaryoların konuşulduğu iddiaları ortada dolaşıyor. Bu iş nereye gidecek?

    Bahsi geçen plan semineri konusunda basında çok şey yazıldı, çizildi. 1. Ordu Askeri Savcılığı tarafından da konuyla ilgili soruşturma başlatıldı. 25 Ocak’ta soruşturma sürecine başlandı. Altını çizmekte yarar görüyorum. Silahlı Kuvvetler’i ilgilendiren boyutuyla ilgili, askeri savcılar tamamen bağımsızdır. Tabii, askeri savcılığın yaptığı soruşturma kapsamında plan semineri çerçevesinde basında yer aldığı iddia edilen bir plan var malum. Askeri Savcılık haklı olarak basına yansıyan bütün dökümanları da istemiş.

    Soruşturma sonucu ne zaman belli olur?

    Savcılığın dökümanları incelemesi doğal olarak biraz bizim tahminlerimizden fazla zaman alacak gibi gözüküyor. Çünkü binlerce sayfa. Sabırlı olmak gerekiyor. Bekleyeceğiz, soruşturma bitsin. O zaman her şey anlaşılır.

    O ifadeyi kullanmadan birkaç şey söyleyeyim

    Sayın Başbakan Erdoğan’ın, sizinle işbirliğini kastederek, ‘paslaşıyoruz’ ifadesi oldu. Hükümet ile yani sivil otorite ile ilişkileriniz nasıl?

    Ben tabii o ifadeyi kullanmadan bu konuda birkaç şey söylemek istiyorum. Sayın Başbakan’ın geçen Pazar günü yaptığı konuşmada geçen bir cümle bu. Benim ilişkilere bakış şeklim şudur: Genelkurmay Başkanı olarak yetki ve sorumluluklarım neyi gerektiriyorsa artı bir devlet adamlığı nasıl davranmamı gerektiriyorsa ben o şekilde hareket ediyorum. Çünkü ben aynı zamanda bir devlet adamıyım. İlişkilerin yürümesinde bugüne kadar hep böyle baktım. Bundan sonra da bu şekilde devam edeceğim.

    Girmediği 2 konu

    35. Madde

    TSK’nın İç Hizmet Kanunu’nda darbelere dayanak teşkil etmesi iddiasıyla TSK’ya koruma kollama görevi veren 35. Madde’nin değişmesi tartışılıyor. Bu konuda görüşünüz?
    Bu konuda siyasi tartışmaların içine girmem.

    Siyaset belgesi

    Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nde irticanın, iç tehdit kavramı olmaktan çıkarılması tartışmalarına ne diyorsunuz?
    Bunun üzerinde de açıklama yapmak istemiyorum.

    k

    Kabulleniyor buda bir gelişme
    Faşist değilim.Lakin dün Van da PKK cenazelerinde Kürdistan diye nara atanlar.Bugün "İş makinelerini buraya gönderin,doktorları buraya gönderin,polis gelsin,mehmetçik bize yardım etsin.." diyenlere : İŞ MAKİNALARINI YAKTINIZ, DOKTORLARI ÖLDÜRDÜNÜZ,POLİSİ TAŞLADINIZ,MEHMETÇİĞİ ŞEHİT ETTİNİZ, EDENLERE YARDIM ETTİNİZ... Demekten kendimi alamıyorum..!

  2. #2
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Büyük bir gelişme.
    http://www.turkforum.net/1108707044-...ma-kanunu.html

    http://www.turkforum.net/1108706906-...brikalari.html

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum: "Koca bir askeri yıktılar, meğer kağıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş"

  3. #3
    cikshack adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-10-2006
    Mesajlar
    2,000
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Gelişen büyüyen nedir.Bir beklentinizmi var?neyi bekliyorsunuz.İrtica tehlikesi varsa, ordu her zaman tepesine biner.Yok demekle yok olmuyor..........

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    17-10-2009
    Mesajlar
    368
    Karizma Gücü
    3
    TSK ya güvenin cumhuriyet tarihinin en dip seviyesinde olduğu bir dönemde
    GATA da ki skandalı savunabilmesi zaten mümkün değildi
    Olumlu bir açıklama
    Demek ki devrin yobazlıkları da eleştirilmeye bizzat içeriden başlanmış

  5. #5
    PasakLi_Kont adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-03-2008
    Mesajlar
    1,802
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı cikshack tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Gelişen büyüyen nedir.Bir beklentinizmi var?neyi bekliyorsunuz.İrtica tehlikesi varsa, ordu her zaman tepesine biner.Yok demekle yok olmuyor..........

    ne yani şimdi koskocaaaa genel kurmay başkanının bu açıklamasını tasvip etmiyormusun..

    haşaaa...

    töbee.. günaha girersin.. çarpılırsın alimallah...
    Bizi yok edecekler şunlardır dedi Gandhi, “İlkesiz siyaset, vicdanı sollayan eğlence, çalışmadan zenginlik, bilgili ama karaktersiz insanlar, ahlâktan yoksun bir iş dünyası, insan sevgisini alt plana itmiş bilim, özveriden yoksun bir din anlayışı.

    Bugün kendini ifade edemeyenler bir gün mutlaka sinelerindeki heyecan ve ızdırabı çevrelerine duyuracak, şimdilerde hafakanlarla yutkunmalarına karşılık gelince sükûtun o en müessir şiirlerini inşad edeceklerdir -MFG-

    Bir ördek dedi ki: Hızır divanından bir ferman çıktı, bundan sonra bütün sular serbesttir. Timsah ona cevap verdi: Unutma ki benim için de serbesttir.

  6. #6
    kaiser adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    8,571
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Herkesi kendin mi sandın?

    Buradaki herkes özgür iradesiyle herkesi eleştirebilir. Burada çoğu kişi senin gibi Amerikanın kucağında oturan adamı her koşulda savunacak kadar küçülmez
    Sen sıkıyorsa herhangi bir konuda eleştir bakalım iktidarı veya amerikadaki küçük enişteyi Yapamazsın ne de olsa peygamberler değil mi?

    Yapamazsın. Yetmez
    Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.

  7. #7
    beyazsayfa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-12-2007
    Mesajlar
    6,757
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    İnsani boyuttan bakarsak bugün savunmamız mümkün değil" dedi.
    evet bugün herşey değişti çünkü.

    baykal boşuna görevden aldırmak istemiyor sizi paşam

    özkök
    büyükanıt
    başbuğ

    son 3 genelkurmay başkanı

    ve darbelre karşı nasıl hükümetle ortak çalışmaları

    değişim bu işte

  8. #8
    kaiser adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    8,571
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Konunun Baykal'a gelmesi de ilginç

    Başbuğ da bir gün darbeci oluyor bir gün değişimci Tutarlılık denen bir şey vardı hiç duymuş muydunuz
    Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.

  9. #9

    Kayıt Tarihi
    18-08-2009
    Mesajlar
    240
    Karizma Gücü
    3
    başbuğ ne diye böyle her şeye yorum getirmek zorunda hissediyorki kendini.darbe olacak cami bombalanacak dediler onu bile kaale alıp cevap verdi. şimdide tayyipin "gözyaşlarına mahrum kaldık" " "eşimi almadılar" mazlum edebiyatlarına destek çıkıyor. sussa en iyisini yapacak.

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    05-02-2010
    Mesajlar
    16
    Karizma Gücü
    0
    Adamlar 8 yıldır tek başına iktidar hala mağduru oynuyorlar.

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •