Kur`an-ı Kerim`de Resûlullah(S.A.V.) Efendimizin yüksek bir ahlâka sahip bulunduğu ve O`nun insanlar için güzel bir örnek ve model olduğu beyan ediliyor. ALLAH Teâlâ şöyle buyuruyor: `Şüphesiz sen, yüce bir ahlâk üzeresin.` (Kalem sûresi:4) `Ândolsun ki ALLAH Teâl`nın Resûlünde, sizin için, ALLAH`a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve ALLAH`ı çokça zikredenler için güzel bir numune vardır.` (Ahzab sûresi:21)
Âyet-i kerimede, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin, ALLAH Teâl`nın rızasını kazandıracak davranışlarda bulunmak isteyenler için mükemmel ve canlı bir örnek, en büyük fazilet numunesi olduğu anlatılmaktadır. Bugün İslâm dünyası başta olmak üzere insanlık âlemi dehşetli krizler içindedir. Bunlardan kurtulmanın tek çaresi ALLAH Teâl`ya itaat etmek, O`nun emir ve yasaklarını hayata uygulamaktır. ALLAH Teâl`ya itaat etmek, Son Peygamber Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimize itaat ile olur.
Said b. Hişam diyor ki: Hz. Aişe(R.Anha)ya:
- Ey Mü`minlerin annesi! Bana, Resûlullah (S.A.V.) Efendimizin ahlâkını anlat! dedim. Hz. Aişe (R.Anha):
- Sen, Kur`an-ı Kerim okuyorsun değil mi? dedi.
- Evet okuyorum! dedim.
- İşte Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin ahlâkı, Kur`an-ı Kerim idi, dedi.
Sevgili Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz yaşayan bir Kur`an-ı Kerîm idi. İslâm`ın nasıl yaşanacağını gösteren canlı bir örnekti. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin hayatı canlı bir Kur`an`dır. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, davranışları ve üstün kişiliği ile en güzel örnektir. Esasen Kur`an-ı Kerim tek örnek kişi kabul etmektedir ki, o da Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizdir. Kur`an-ı Kerim`de anlatılan bütün ahlâkî değerlerin hepsi O`nda vardı. Bugünkü İslâm dünyası Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimize gereği gibi uymakta mıdır? Bu soruya evet cevabını vermek mümkün değildir. Çünkü Müslümanlar O`na gereği gibi uymuş, dinini ve Sünnetini hakkıyla anlamış ve hayata tatbik etmiş olsalardı şu perişan, zelil, feci durumda bulunmazlardı.
İslâm Dini; ahlâka pek büyük bir kıymet, bir ehemmiyet vermiştir. Zaten İslâm Dini; bir ahlâk, bir fazilet, bir hikmet dinidir. Ebû Hureyre(R.A.)`den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz: `Ben ancak güzel ahlâkı, ahlâkî faziletleri tamamlamak için gönderildim` (Beyhakî, es-Sünenü`l-Kübrâ, 15/252 No:21379; Malik, Muvatta, Husnul-Huluk:8, No:1723, 2/404buyurmuştur.
İslâm dininde insanların manevî kıymetleri, sahip oldukları ahlâk ile ölçülüdür. Ebû Hüreyre(R.A.)`den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz: `Mü`minlerin imanca en mükemmel olanı, ahlâkça en güzel olanıdır.` (Tirmizî, Radâ:11, No:1162, 3/457; Ebu Dâvud, Sünnet:16, No:4682) buyurmuştur.
İnsan, kendisini batıl inançlardan temizlemeye çalışmalı, ahlâkını da düzeltmeye gayret göstermelidir. Kimi insanlar derler ki: Ahlâk denilen ruhi melekeler, yaratılıştan gelmektedir; bunları değiştirmek mümkün değildir. Fakat bu fikir doğru değildir. Ahlâk; ister yaratılıştan gelsin ve ister kimilerin dediği gibi insandaki gelişimin neticesi veya kabiliyetinin bir eseri olsun herhalde düzeltilmesi mümkündür. Bilindiği üzere, bir meyve çekirdeğinin büyük bir kabiliyeti vardır. Bu çekirdek, nice ağaç ve meyve verme gücüne sahiptir. Bu çekirdek yetiştirildiği takdirde nice ağaçlar elde edilir, o ağaçlar yeşil yapraklar, rengârenk çiçeklerle bezenir ve çeşit çeşit meyveler verir. İşte insanda da tohum halinde ahlâk kabiliyeti vardır. İnsan çalışır, nefisle mücadelede bulunursa kendisindeki bu kabiliyet açığa çıkar, güzel ahlâklar meydana gelir ve kötü ahlâklar yok olup gider veya pasif halde kalıp aktif hale geçmez.
Kaynak
Hoşuma gittiği için paylaşmak istedim. Keşke tam anlamıyla hayatımıza yansıtabilsek.


LinkBack URL
About LinkBacks
buyurmuştur.
Alıntı Yaparak Cevapla

İddia ediyorum dünyada inançlı kesimin en az yarısı bu kitaplardan bir tanesini bile okumamıştır. Okuyanlarında birçoğu okuduğundan hiçbirşey anlamamıştır. 

