• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    deniz006 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-03-2008
    Mesajlar
    2,271
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5

    Unuttun mu Sinan Çetin - Ahmet Hakan Coşkun

    “SEVGİLİ” Sinan...

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Hindistan’a giderken uçağına seni de almış...


    Allah devamına erdirsin...


    Tez zamanda Tayyip Erdoğan Bey’in uçağına da binersin inşallah...


    Vatan Gazetesi’ndeki fotoğrafı gördüm:


    “Devlet uçağı”nda yanında eşin Rebecca olduğu halde Reisicumhur Abdullah Gül Beyefendi ile pek mutlu görünüyordun...


    O mutluluk için de şöyle diyorsun:


    “İlk kez bir devlet uçağına biniyorum... Ve ilk kez vatandaşını kontrol eden değil de vatandaşıyla sohbet eden bir devlet adamıyla bir yere gidiyorum.”

    * * *


    “Sevgili” Sinan...


    Eğer hafızam, nisyan ile malul olsa idi...


    Yani unutma hastalığına yakalansaydım...


    Senin bu cümleni “yiyebilirdim” kardeşim...


    “Vay be” derdim, “İşte devlet katlarına hep uzak durmuş müdanasız bir liberalin, eyvallahsız bir aydının haklı gururu.”


    Fakat gel gör ki...


    Bende adamı kıl edecek denli gelişmiş bir hafıza var...


    Unutmuyorum, unutamıyorum...


    Hadi gel birlikte anımsayalım:


    Sene 1993...


    Sinan Çetin bir devlet uçağındadır...


    Dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in Güneydoğu seferine gidenler arasında Sinan Çetin ve eşi Rebecca Çetin de vardır...


    Anımsamaya devam:


    Bu yolculuk Sinan Çetin açısından çok verimli geçmiştir...


    Çetin, bir “devlet işi” bağlamıştır o yolculukta...


    Başbakan’ın “Ulusa Sesleniş” konuşmalarının çekimlerini yapacaktır...


    Yine anımsamaya devam:


    O gezi, Sinan Çetin’e bir de “unvan” kazandırmıştır:


    O artık “Başbakan’ın Sanat Danışmanı”dır...

    * * *


    Yani “sevgili” Sinan, “İlk kez bir devlet uçağına biniyorum” diyorsun ya...


    Bu doğru değil...


    “İlk kez vatandaşını kontrol eden değil de vatandaşıyla sohbet eden bir devlet adamıyla bir yere gidiyorum” demişsin ya...


    Eğer Tansu Çiller, “devlet uçağı”nda sana tek ayak üstünde durma cezası vermemişse...


    Bunun da biraz abartılı bir yaklaşım olduğunu söyleyebilirim.


    İmza: Sadakati sadece yazıya olan sadakatsiz bir dost...


    Ahmet Hakan Coşkun
    9 Şubat 2010
    Hürriyet Gazetesi
    Kaynak


    ---
    “İlk kez bir devlet uçağına biniyorum... Ve ilk kez vatandaşını kontrol eden değil de vatandaşıyla sohbet eden bir devlet adamıyla bir yere gidiyorum.”


    Tüh be, palavraymış ha.

    Yalakalık da kolay meslek değilmiş vallahi. Böyle madara olmak da var.

  2. #2
    AOG
    AOG çevrimdışı
    AOG adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-04-2009
    Mesajlar
    5,183
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Sinan Çetin türiyenin en iyi yönetmenlerden birisi olmasına rahmen....
    adamı hazm edemiyorum....
    ukala pintinin teki.... ama adam çok zengin...

    televizyonlarda onu gördüğümde cümlesine bitirmeden diğer kanala hemen geçerim.... öyleki sevmem kendisini....

    kibirli konuşmalarıyla, tavrıyla beni adeta çıldırtıyor, varlığına dayanamıyorum. dünkü fakir solcu bozuntusu şimdiki multimiliyoner dönek liboşu....

    sanki tek doğruyu bilen o.... ağzına mikrofonu tıkan "...konuş abi be konuş..." gazetecileri suçluyorum. görüntü kirliliği yaratıkları için.....

    hiçmi berber yok etrafında kardeşim. pis saklayıla dolaşır... kardeşim kendine çekim düzen ver, demez mi kimse.... gür saçlarıyla yürür o tarafa bu tarafa diğer kellere hava atacasına.... bilir ki bütün gözler onu izler.... bazende arkadan bağlar kendini 20'li yaşlarda sanar.....

    elinde şarap kadeh iki parmak arasında tutar. fırsat kolluyorum bir dirsek atim bardağı ellinden düşürim.... pardon demeden çekim gidim....

    fırsat gelir ama cesaret beni terk eder..... sırt sırtayız. benden habersiz küçük grupla derin sohbette.... napacağım, içim kemiriyor. bu fırsatı kaçırmamalıyım... yahu bir dirsek... sadece bir dirsek yarrabi yardımcı ol.... ama yarabbi herzamansı gibi başka işlerle meşkul..... terledim ve kızardım, yok bunu yapamayacağım.... eşimde bende ki renk değişimi fark etti.... dışarıya temiz hava çıkalım diye konuştuk ama ayaklarım samkla yere yapışmış gibiyim.... bunalım geçiriyorum ama yerimi terk etmek istemiyorum.....

    karnımda gurultu sesler çıkmaya başladı.... barsaklar da ciddi gaz yoğunluğu hisetmeye başladım.... basınç mükemel, biraz ayarlim.... yüzümde bir gülümseme oluştu..... hanım kolumdan çekiştiriyo, neden yürümediğimi anlam veremiyor....

    kendi kendime "...peki, let's go. it's show time..." gaz boşaltma zamanı....
    onca gazlar boşlatmışımıdır bu yaşıma kadar ama inanın bana en harikasıdı, en gürültüsü ve en uzunudu.... ivedik bile kıskanırdır....

    arkama bakmadan usulca uzaklaştım.... sadece şunu söylediğini duydum ".... bu neydi ya sizde duydunuzmu...."

    hanım şokta, kocası naptığına bi şekilde inanamıyor.... yol dönüş boyunca biliyorum yiyeceğim fırçayı ama hiç ilgilenmiyorum... sadece gülümsüyorum bir çocuk gibi mutluyum....

    .

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Ahmet Hakan kimlik bunalımında
    2005 Konuları bölümünde murathan tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 16.08.05, 13:44
  2. Yönetmen Sinan Çetin: Türkiye hala sosyalist bir ülke
    2005 Konuları bölümünde İzmirin_Kartalı tarafından açılmış
    Yanıt: 16
    Son Mesaj: 05.03.05, 01:02

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •