Son açıklamalarına dikkat ettiniz mi?
Cicim ayları çoktan geride kaldı. Savunma dönemine girdiler.
Saldırırken artık savunuyorlar: Çankaya’daki AKP’li de, Başbakanlık’taki AKP’li de.
Son birkaç olaydan söz ederek giderek yerleşen bu görüşü kanıtlamak olanaklı.
Danıştay YÖK katsayısını iki kez iptal etti.Çankaya’dakinin birçok aday arasından cımbızla seçip YÖK’ün başına getirdiği AKP emrindeki Bay Yusuf Ziya Özcan’ın; Danıştay bozarsa uygulamanın bir yenisi her zaman hazır diye afra tafrasından geçilmiyordu.
Son iptal kararı üzerine katsayı sorununu çözecek yeni bir formül yok elinde.
Görünen köy kılavuz istemiyor; AKP Meclis grubundan sorgusuz sualsiz geçmesini beklediği ve katsayı sorununa çare olacağını umduğunu YÖK Yasası’nda olası değişikliği bekliyor.
RTE ile Milli Eğitim Bakanı Bayan Nimet Çubukçu’nun Danıştay’a ateş püsküren demeçleri başarısızlıktan bunalan YÖK Başkanı’nın teselli kaynağı.
***
RTE’nin bağımsız yargı istemediğini sağır sultanlar duydu. RTE, bağımsız yargı değil, yargıyı ele geçirmek istiyor.
Tıpkı Batı medyası önüne çıktı mı, bağımsız medya özlemini dile getirdiği.. ne ki medyayı ele geçirmek istediği gibi.
Üniversitelere Batılı anlamda özgürlük ister görünür, oysa asıl amacı YÖK aracılığıyla üniversiteleri ele geçirmek.
AKP’li kardeşini Çankaya’ya çıkardıktan sonra birlikte kolları sıvadılar.
Türbanı savunan profesörleri rektörlüklere getirmeye giriştiler, YÖK Yönetim Kurulu’na bu kafada olanları atadılar ve hayli mesafe de aldılar bu konularda.
***
Fakat başka bir dert vardı, günleri karartan. Eşi sıkmabaşlı diye üniversite kapısından çevrilen AKP’li Çankaya’daki, türban sorununda rahat nefes aldı.
Fakat RTE’nin ezeli derdine de çare bulmak! Meslek okullarından (aslında imam hatiplerden) mezun olanlara üniversite kapılarını açmak!
Çankaya’daki ile RTE baş başa verdi; meslek okullarına üniversiteye girmeyi sağlayacak katsayı hamlesine giriştiler. YÖK Başkanı’nı bu girişime azmettirdiler.
Evdeki hesap Danıştay’dan geri döndü. Yargı kararı: Meslek okullarıyla düz lise mezunlarına aynı katsayı uygulanamaz!
Zira meslek okullarındaki eğitimle düz liselerdeki eğitim farklı mı farklı!
İmam hatip okullarında eğitim din adamı yetiştirmeye odaklanmış ve bu okullarda eğitimin altyapısı herhalde mimar, mühendis gibi dallarda üniversitelere girecek düzeyde değil!
Herhalde Kuran’da örneğin kanserin, gribin nasıl tedavi edileceği yazılı değil.
***
İmam hatipleri düz liselerden ayrı tutarak üniversitelere kabulünü engelleyen Danıştay kararını RTE nasıl yorumladı biliyor musunuz:
“…İmam hatipli olduğum için mi bu karar alındı?..” dedi.
İmam hatipli siyasete girer, başbakan olabilir ama.. o kadar!
Ya Milli Eğitim Bakanı Bayan Nimet Çubukçu’nun saldırgan yorumuna ne dersiniz:
“YÖK” diyor, “Anayasal bir kurumdur. Yetkisini anayasadan alır..”
Peki ama Danıştay anayasal bir kurum, bir yargı kurumu değil mi?.. Danıştay da yetkilerini anayasadan almıyor mu?..
***
Medyanın RTE’yi koruyan manşetlerine bakarak AKP’ye uygunluk sağlayabilmek için ne yapmalı?
İşte çare:
Star’da Uğur Dündar, sahnelerin iki mizah ustası, Levent Kırca ve Müjdat Gezen ile Arena programında söyleşti.
Müjdat Gezen’in bir irdelemesi laf arasında geldi, geçti.
RTE (AKP) ile iyi geçinmenin formülünü söyledi Gezen:
“…Diyor ki Başbakan” dedi: “…Benim gibi düşünüyorsanız ben de öyle düşünüyorum!..”
***
Ama RTE’nin “Putları yıkıyoruz” sözü üzerinde duran yok!
Putlar dediği Atatürk Cumhuriyetinin çağdaş ilke ve kuralları…


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla