Mehmet Şevket Eygi kırk yıllık dostumuzdur, her ne kadar yüz yüze gelmemişsek de dostluğumuz sürer gider. Sayın Eygi ile dostluğumuz “yazar-okur” ilişkisidir, o yazar, biz okuruz, bizim yazılarımızı muhterem okur mu, okumaz mı, bilemeyiz.
“O tarafta ne var, ne yok?” sorusunun cevabını biz hep üstadın yazılarında bulmuşuzdur.
Geçenlerde “Milli Gazete”de öyle bir yazı yazdı ki! (1 Şubat 2010)
Kim ki bu yazıdan payına düşeni anlarsa, hissederse tırıl tırıl titrer.
Üstat, “Konumuz Müslümanlar değil, İslamcılardır” diyerek lafa başlamış…
Hangi İslamcılar?
“İslamcıların hepsi değildir, aşağıda zikrettiklerimdir” diye altını çizmiş, “Varan 1” diye başlayıp “Varan 17”ye kadar sıralamış…
Dilerseniz “Varan 1”den başlayıp, atlaya atlaya gidelim…
“Haram rant yiyen İslâmcılar size yazıklar olsun, iki yakanız bir araya gelmesin, tepe üstü düşün, beter olun, berbat olun! Müslümanlara leke sürdünüz…
Bozuk düzenlerde bozuk işler yapılır nice b…. yenilir diyen İslâmcılar!.. Bu sapık fetvaya uymaktan dönmezseniz biz sizden, siz bizden beri olunuz, sizi gözümüz görmesin, yıkılın gidin!
* * *
İhalelere fesat karıştıran sahte İslâmcılar. Başlarınıza o ihaleler kadar taş düşsün!
Vaktiyle bu düzen bozuk diyen, ellerine fırsat ve imkân geçince bozuk ve çarpık dedikleri düzenin veya sistemin haram nimetlerine aç köpekler gibi saldıran sahtekâr İslâmcılar!.. Bu yolda giderseniz akıbetiniz hayr olmaz.
Kur’ân’da Rabbimiz “Allah müsrifleri sevmez… İsraf edenler Şeytanın kardeşleridir…” buyurmuşken, kendileri Nemrud gibi, Fir’avn gibi, Neron gibi, Şeddat gibi israf, debdebe, tantana, şaşaa, ihtişam, gurur, kibir içinde yaşayan, ne oldum delisi, küçük dağları kendisi yarattı sanan türedi İslâmcılar, başınıza haram servetleriniz kadar taş yağsın!..”
* * *
Tövbe estağfirullah, tövbe, bu nasıl beddua?!
Lakin bunu sormadan önce Sayın Eygi’nin tepesini attıran, bu bedduanın muhatabı kimler?
Hani deyim vardır, “Adamı dinden, imandan çıkarır” derler ya!
* * *
Tesettürlü hanımlar da bu bedduadan nasiplerini almışlar, üstat onları da uyarıyor.
“Saçlarına yün yumakları ilave edip sözde tesettüre giren dar ve rengârenk elbiseler içinde gezip tozan; erkeklerin şehvetli dikkatlerini açık hafifmeşrep karılardan fazla çeken İslâmcı sayın bayanlar!.. Ya tevbe edip dosdoğru tesettüre girin, yahut bu numaraları, bu tiyatroları bırakın.”
* * *
Sırada kimler yok ki!
Arazilere daha fazla yapı, daha fazla kat izni çıkaran komisyoncular, emanetleri layık olanlara değil, akrabalarına, yakınlarına dağıtan, nepotizm yapanlar sizin yatacak yeriniz yok!
Haklı ve doğru uyarılardan tenkitlerden nefret edip, yalan da olsa övgülere bayılanlar, tarihteki benzerlerinden hiç mi ibret almayacaklar?
Siyaset yalakalarını, yağcılarını, meddahlarını pohpohlayıcılarını mükâfatlandıran, övgülere doymayan İslamcılar…
* * *
Aman üstat! Orada biraz dur, biraz dur ki onların ne olduğunu biz de bilenlerdeniz.
Ve bildiğimiz bir şey daha var, “Önlerine yağlı kemikler atılanların kuru kemiğe muhtaç oldukları zaman ne hale geldiklerini de görenlerdeniz” desek sakın inanmayın, onlara bir halt olmaz.
* * *
Üstadın bedduanamesi uzayıp gidiyor.
İslamın ve ümmetin önündeki en büyük engeli oluşturan bu İslamcılara sonunda noktayı koyuyor:
“Veyl size!
Eyvah size!
Vah size!
Efsus ki efsus size!”
Ne demekse!


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla