Önce SÖZ vardı,hayat sonradan geldi
Önce çile vardı,ihsan arkadan geldi
SÖZün yaradılışı Züleyha'nın yaradılışından evveldi
Yusuf'un kaderi Züleyha'ya tecelli
Züleyha'nın kaderi Yusuf'a tecelli...

Yusuf, dedi Züleyha,sen benim,
evvel düşen şehrimsin,
ahir düşen şehrimsin,
ebed düşen şehrimsin.

Yusuf, dedi Züleyha; kalbim sen,
benimsin yalnız benimsin,kalbin ben,
seninim yalnızca seninim.

Yusuf,dedi Züleyha,sen masumsun,
sen de bilirsin,ben de bilirim.
Şu dört duvar ,şu sıkı sıkı
kapalı kapı,döşemenin üzerinde ezilen sarı gülün yaprakları tanık ki
suçun yok senin

FAKAT GÜZELSİN

Güzelliğin yoruyor beni,çünkü
mümkünü var,
suret kasrında bir suret değilsin.

Suçlu değilsen de bana ,beni
suçlu kılacak kadar güzelsin
Mümkünü olan bir güzelliğin
sahibiysen Yusuf,
ve bu güzellik yoruyorsa beni,
sen dünyanın en masum mucrimisin.

yaratılmışların en güzeli karşısında,ruhum
kadar bedenim,kalbim kadar
kalbimden çıkıp da bütün bedenimi
deveran eden kanım

ve damarlarım,ve bütün zerrelerim
akıyorsa sana ,ben de dünyanın en mucrim masumu
değil miyim?

Çünkü,dedi Züleyha,güzelliğin bir
derin kuyu senin
Bir düşenin kurtuluşu kolay olamaz
Ne mutlu kalbine sen düşene,
ve ne mutlu senin kalbine düşene.

Tufandan kurtulmak için
kendi derinliğine akan bir
ırmak gibi,akmasam sana
Ölürdüm Yusuf
Aktım, yine öldüm

Kendi ölümümün şeklini seçmem
özgürlüğümse susarak ölmeyi değil,
söyleyerek ölmeyi seçtim
Tortulanarak ve bulanarak değil,
taşarak ve coşarak ölmeyi istedim

Hükmümün Yusuf olduğu yerde
ölümlü olduğumu bildim.Ve yine
dirilecek olmamanın emniyetiyle
Ölümlü oluşumu çok sevdim.

Yusuf,dedi Züleyha,bütün bir
hayat,kınama,horlanma,yitirme,her şey
kalbimin,üzerinden geçecek ve ben kalbimin altında kalacağım

Bana dair ve bana rağmen var olan
bir dünyada büyüklüğü,
yitirdiklerinin çokluğuyla ölçülen bir Züleyha
kalbi olacağım

Senin zindan karanlığın
benim özgür aydınlığıma
denk düşecek, o kadar ki
karanlık olacağım.

Sancıyla elimi attığım fundalıklar
mavi çiçeklere dönüşmedi henüz,
ama aslolan kalp olacak ve hayatı
sonradan bulacağım

Yusuf,dedi Züleyha , aşk zorlu bir
sınav,ben bu sınavı en baştan
ve gömülü mü kaybettim? hayır işte!

Yitirmiş görünsem de kazancımsın, sen benim
Ve şer gibi görünsem de göreceksin,
yitirdiğin ne varsa
benim sana açtığım kuyuda;
hayrın olacağım sonunda.

Yusuf,dedi Züleyha ,sana gel,
kaderim ol, demem.O kadar ki,
güldeki sevda,çöldeki ateş,denizdeki su kadar
kadersin bana.

Bak alnına , iki kaşının ortasına.
Orada benim mührüm var.
Alnımın yazısı olduğun kadar,
alnına da yazıyım.

Züleyha!
Bu gece ay görmelisin.
Yoksa ışımaz yüreğin...

Alıntı