Vatan Gazetesi İnternet Sitesi Yayın Yönetmeni Aylin Duruoğlu, "Benliğim, onurum paramparça edildi. 10 aydır tutukluyum serbest kalmak istiyorum. Kendimi sanık olarak değil terör mağduru olarak görüyorum. Terör örgütü üyesi olarak suçlanmak çok ağırıma gidiyor" dedi. Mahkeme Duruoğlu ile birlikte 10 kişinin tahliyesine karar verdi



Mustafa KÜÇÜK/Haluk ATALAY

DEVRİMCİ Karargah'a üye olduğu gerekçesi ile 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan Vatan Gazetesi İnternet Sitesi Genel Yayın Yönetmesi Aylin Duruoğlu, 10 ay sonra hakim karşısına çıktı. İfadesi sırasında yakınları ile göz göze geldiğinde zaman zaman ağlamaklı olan Aylin Duruoğlu, "Benliğim, onurum paramparça edildi. 10 aydır tutukluyum serbest kalmak istiyorum. Kendimi sanık olarak değil terör mağduru olarak görüyorum. Terör örgütü üyesi olarak suçlanmak çok ağırıma gidiyor" dedi. Mahkeme Duruoğlu ile birlikte 10 kişiyi tahliye etti.
İstanbul 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya aralarında Aylin Duruoğlu’nun da bulunduğu 16’sı tutuklu 17 sanık katıldı. Aylin Duruoğlu’nu meslektaşları ve yakınları yalnız bırakmadı. Duruoğlu’nun ilk kez hakim karşısına çıktığı duruşmaya, Vatan Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Mutlu, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Güngör Mengi, Genel Yayın Müdürü İsmail Yuvacan, Genel Yayın Müdür Yardımcısı Atilla Güner, Yazı işleri Müdürü Tayfun Hopalı, yazarlar Ruhat Mengi, Necati Doğru, Zülfü Livaneli, Reha Muhtar, davanın görüldüğü Beşiktaş adliyesine gelerek destek verdi.
Suçlamaları kabul etmeyen Aylin Duruoğlu, "Sokakta serbest dolaşan biri iken 27 Nisan'da evimden alınarak tutuklandım. Orhan Yılmazkaya ile aynı üniversitede okuduk. Çalıştığım gazeteyi telefon ile arayarak müsaitsem uğramak istediğini belirtti. Ben de hergün gittiğim alışveriş merkezine çağırdım. Kendisi de oraya geldi. Size soruyorum hukuk fakültesinden arkadaşlarınızla buluşmuş olmanız suç işlediğiniz anlamına mı gelir? O bir suç işlemiş 15-20 yıl hiç görmedim. ‘Hamam’ diye bir kitap yazmış. ‘Belki gazetende yayınlarsın’ dedi. Eğer gazeteci iseniz bunlar başınıza gelebilir. 250 bin trajı olan bir gazetede çalışıyorsanız tanıdık birilerinin birşeyler istemesi normal. Kaldı ki gazeteci arkadaşım Cüneyt Özdemir de bu şahısla kendi programında kitabı üzerine program yaptı" dedi.
İddianamede üzerine atılı suçlamaları eleştiren Aylin Duruoğlu, Ergenekon Ana Davası'nın tutuklu sanığı İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek'in tahliyesiyle ilgili kampanyaya destek verilmesini istediği yönündeki iddialara değindi. Doğu Perinçek'i tanımadığını belirten Aylin Duruoğlu, "İsmini medyadan duydum. Ergenekon'da adı geçenlerle dolaylı olarak telefon irtibatı olduğu söyleniyor. Bu suçlamanın nesine karşı savunma yapayım? Telefonumda üç yüz kişi kayıtlı. Böyle bir hesapla 90 bin kişi ile irtibat kurulabilir. Bırakın gazetecileri Türkiye'de hapse girmeyen kimse kalmaz" diye konuştu.
Hayatı boyunca silahtan terörden nefret ettiğini sözlerine ekleyen Aylin Duruoğlu, ifadesinin devamında şunları söyledi:
“15 yıldır basın sektöründe çalışıyorum. Terörü lanetleyen haberler, sayfalar yaptım. Türkiye ortalaması üzerinde gelirim var. Güvenlikli nezih bir sitede kendime ait bir evde oturuyorum. Tatillerini yurt dışında geçiren, hayattan keyif alan biriyim. Hayatımın tümü gözler önünde. Kendimi sanık olarak değil terör mağduru olarak görüyorum. Hayatımda hiç tanımadığım insanlarla terör örgütü üyesi olarak suçlanmak çok ağrıma gidiyor. Yasalara saygılı düzgün bir vatandaş olarak bu terörist (Orhan Yılmazkaya) hakkında emniyet yetkililerince uyarılmayı beklerdim. Benliğim, onurum paramparça edildi. Emniyette polisler ‘Aylin hanım siz serbest kalırsınız, bazen kurunun yanında yaş da yanıyor’ demişlerdi. Ancak 10 aydır tutukluyum.” Duruoğlu, “Ama bu yaş on aydır yanıyor. Artık bu hukuksuzluk sona erdirilsin. Serbest bırakılmak istiyorum” dedi.




BOMBAYI VERENİ TEŞHİS ETTİ

İstanbul 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde 16'sı tutuklu 17 kişinin yarğılandığı duruşmada, AKP İl Binasına bombalı paketi götürerek polis memurunun öldürülmesinden sorumlu tutulan sanıklardan İbrahim Şimşek ifade verdi. Kuryelik yaptığını söyleyen Şimşek, kendisine verilen paketi içinde kitap olduğunu sanarak AKP İstanbul İl Binasına teslim ettiğini söyledi. Pakette bomba olduğunu bilmediğini söyleyen Şimşek, paketi kendisine ‘kitapçı Ali’ diye tanıdığı kişinin verdiğini söyledi. Şimşek bu şahsı duruşmada teşhis etti. Şimşek, mahkeme yargıcının sorusu üzerine tutuklu sanıklardan Cemal Bozkurt’u gösterdi.



SAVUNMA YAPMADILAR

‘1. Ordu Karargahı’na havan saldırısı, AKP İl Binasına bombalı paket gönderilmesi, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak’ gibi suçlardan yargılanan tutuklu sanıklar Fatih Akın, Cemal Bozkurt ve Özgür Dinçer, dosyanın tamamını incelemedikleri için savunma yapmayacaklarını söylediler.
Tutuklu sanık reklam yazarı olduğunu söyleyen Metin Akdemir, tutuklu sanıklardan Melek Seven ile gözaltına alındığını, Orhan Yılmazkaya’yı hiç tanımadığını, onunla ilgili olarak teknik takibe de takılmadığını belirtti. Adını ilk kez gözaltında öğrendiği bir örgüte üye olmakla suçlandığını ifade eden Akdemir, ‘Üniversiteden arkadaşım Melek ile işe gitmek için Kuzguncuk’ta buluştum. Melek’le buluşmasam burada olmayacaktım’ dedi. Ruhsal olaraka büyük bir yıkım yaşadığını daha önce karakola bile gitmediğini söyleyen Akdemir, savunması sırasında göz yaşlarına hakim olamadı. Savunmasını bitirdiğinde de ağlayan Akdemir’i diğer sanıklar teselli etti.



DELİL TARTIŞMASI

Tutuklu sanık Cemal Bozkurt’un avukatı Ercan Kanar, savunmanın ortak talebini dile getirdiğini belirterek, dürüst ve adil yargılamanın yapılabilmesi için hukuka aykırı elde edilen ve davayla ilgisi olmayan delillerin dosyadan çıkarılmasını istedi. Dava dosyasında sosyalist dergi yazarlarının bile suç şaibesi altında konumlandırıldıklarını belirten Kanar, yıllar öncesine ait Dev Sol dosyasındaki belgelerin bile dosyada yer aldığını belirtti. Kanar’ın talebi mahkemece kabul edilmedi.

11 SAAT SÜREN DURUŞMA

DEVRİMCİ Karargah örgütüne üye olduğu gerekçesi ile 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan Vatan Gazetesi İnternet Sitesi Genel Yayın Yönetmesi Aylin Duruoğlu'n da arasında bulunduğu 10 kişi tahliye edildi. İstanbul 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde, saat 11.30’da başlayan ve yaklaşık 11 saat süren duruşmanın sonunda tutuklu kaldıkları süre göz önünde tutulan Aylin Duruoğlu, Muhammet Çetin, İbrahim Şimşek, Mahmut Yeşiltepe, Abdülselam Sultan, Süleyman Gürkan Anıl, Nail Arıkan, Sevim Öztürk , Ceren Sütlaş ve Metin Akdemir serbest bırakıldı.
Mahkeme heyeti, Cemal Bozkurt, Özgür Dinçer, Ergin Öncü, Fatih Aydın, Melek Seven ve Necdet Öztürk’ün tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 29 Haziran 2010'a erteledi.
Tahliye kararlarını sanıkların yakınları sevinçle karşıladı.

kaynak

Sayın Duruoğlu'nun ve diğerlerinin sebepsiz asılsız yere hayatlarından çalan, iftiracı ve çamura batmış çamur atanların hakettikleri yerlere düşmeleri dileğiyle.