• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 5 12345 SonSon
46 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Srebrenica <s>hakdin</s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2005
    Mesajlar
    11,059
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10

    28 Şubat süreci bitmiştir. İSMAİL KÜÇÜKKAYA

    Her günümüz 'gerçek mi film mi' ayırt edemeyeceğimiz kadar çarpıcı ve şaşırtıcı olaylarla geçiyor.
    Yaşanan büyük çalkantının devlet krizine dönüşmesine ramak kala Cumhurbaşkanı Gül devreye girdi. Bu defaki, yargı başkanlarıyla yaptığı veya muhalefetle düşünüp denediği 'iyi niyetli ama nafile' turlardan farklıydı. Gül, aynı anda 'Başbakan Erdoğan'ı ve Genelkurmay Başkanı Başbuğ'u Köşk'te kabul etti.
    'Başkomutanı' sıfatını taşıdığı Türk Silahlı Kuvvetleri'nın 'ciddi durum' değerlendirmesini önemsediğini gösterdi.
    O fotoğraf başka hiçbir sonuç üretmese bile önemlidir, faydalıdır, dışarıya 'mesaj' verecek niteliktedir.
    Belli ki; Erdoğan ve Başbuğ 'açıkça konuşmaya, tartışmaya' gelmişlerdi, ikisinin de çantası 'hazırlıklıyım' işaretiydi.
    Zirve açıklaması ise 'benzerine hiç rastlamadığımız' türdendi, 'darbe olmayacak' vurgusuyla tarihe geçti.
    Hemen hemen aynı anlarda İstanbul Beşiktaş Adliyesi'nde üç eski kuvvet komutanı sorguya alınmıştı. Eşzamanlı yürüyen iki süreç işliyordu: Aynı takvimde birbirine paralel yürüyen iki gündem...
    Açıklamaların ve yüzey görüntüsünün aksine, gerçekçi analiz için ikisinin de sonuçlarının birbirini etkileyeceği kesindi.
    Sadece bugün değil, biraz dünün yansıması, çokça yarının muhtemel senaryolarını belirlemesi açısından...
    Belki bir de Saldıray Berk'le ilgili gelişmeleri bu akışa üçüncü bir kol olarak ilave etmek zorunlu...

    DEMOKRATİKLEŞME Mİ RÖVANŞ MI?
    Büyük resmi görebilmek, 'nedenleri' anlayabilmek ve bundan sonra olacakları sezebilmek adına biraz geriye dönelim:
    28 Şubat 1997 Türkiye'sine...
    Sonradan, eski Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu '28 Şubat bin yıl sürecek' demişti. İki gün sonra 28 Şubat'ın on üçüncü yıldönümü ve bugünün anlamı şudur: 28 Şubat artık bitmiştir.
    Yorumunuz, bulunduğunuz noktaya, kendinizi pozisyonladığınız yere göre değişebilir.
    Kimine göre 'Türkiye demokratikleşiyor', kimine göre
    '28 Şubat'ın rövanşı alınıyor.'
    Bence her ikisi de bir ölçüde gerçek. Böylesi toplumsal sonuçlar doğuran tarihi bir olayın 'diyalektik karşıtlığını üretmemesi' beklenemezdi, işte o yaşanıyor bugün.
    28 Şubat'ın iklimi, duygusu sona erdi, toplumsal zihin o psikolojiyi geride bıraktı.
    O travma tedavi edildi. Fakat bu kez yeni travmalar kapıda... Sadece tarafları ve onların rolleri değişti. Sonuçta, AKP kendisini doğuran süreci nihayete erdirdi, tüm olumlu-olumsuz yan etkileriyle...
    Şimdi 1997 Türkiye'si ile günümüz arasındaki en önemli 'ara istasyona' bakalım: 27 Nisan e-bildirisine...

    İKİ CEMİL ÇİÇEK ARASINDAKİ FARK
    Bugüne gelmek kolay olmadı, köprünün altından akan sular içinde 'en taşkını' 27 Nisan'dı.
    HSYK'nın Erzurum savcılarının yetkilerini aldığı günün akşamında Başbakanlık'ta bir zirve vardı. O toplantının bittiği dakikalarda NTV'den arayıp görüşümü sordular, 'Başbakanlık'ta 27 Nisan duygusu hakim' demiştim.
    O yorumumda, zirveye katılan iki isimden aldığım havayı yansıtmıştım. Sonrasında gelişmeler o yönde aktı, Sadullah Ergin'in ve Bülent Arınç'ın açıklamaları yine çok sertti. 27 Nisan'da Cemil Çiçek 'hazırlanan çok sağlam içerikteki meydan okuyucu metni duyurmuştu' ama sesi titriyordu. Derken seçime gittik, hükümet 27 Nisan'ın hediye ettiği rüzgar sayesinde fazladan on puanlık kazançla sandıktan çıktı. Bugün o görüntüden tek bir fark var, önemli bir fark. Cemil Çiçek'in üzerine ihale edilen yeni manevra...

    GENELKURMAY ZİYARETİ...
    Hükümet bu kez değişik bir strateji yürütüyor. Başbakan Vekili Çiçek Genelkurmay'a gitti, ayrıca 'seçim' kararı çıkmadı, bunu Arınç gibi, çok etkili düzeyde savunanlar olsa da...
    Tarihsel olarak farklı bir konjonktürdeyiz. Uluslararası dengelerin ürettiği, desteklediği bu konjonktür
    28 Şubat'ı ve 27 Nisan'ı olduğu gibi, bugün krizin eşiğindeki daha büyük kavgaları 'dışarıda' bıraktı. Köşk açıklamasındaki gibi, 'Çözüm bulunacak ama anayasal düzen içinde.' Nitekim dün akşam üç paşanın bırakılması da normalleşmenin kolay sağlanmasına zemin olarak görülebilir.
    Artık, iş o noktaya geldi ki; sandıktan ne çıkarsa çıksın çok fazla anlamı kalmayabilir ve AKP bir daha mağdur ve mazlum olmayacak. Sistem de bu tuzağa düşmüyor. Bugünün mağduru konumuna TSK yerleşti.
    Yarın değil, öbür gün 28 Şubat. Yıldönümüne kudretli komutanların sorgulandığı, yargılandığı sahneler eşlik ediyor. Arka planda, 8 yıllık iktidara 'irtica tehdidi' olarak bakan kimi rejim unsurları ve bazı askerlerle, Cumhuriyeti kuran ordunun kimi üst rütbeli isimlerini 'Ergenekoncu, darbeci, hatta terörist' gözüyle gören bir anlayışın mücadelesi var. Çetin Doğan'ın 28 Şubat sürecinde Batı Çalışma Grubu'nun başkanı olduğunu da not düşelim.
    Önümüzde iki kritik seçim duruyor, birisi 12'nci Cumhurbaşkanını belirleyecek... İrtica gündemde yok, milli güvenlik siyaset belgesi değişirse irtica iç tehdit olmaktan da çıkacak. Evet, 28 Şubat bitti. Kıvrıkoğlu'nun tam cümlesini hatırlamanın zamanı: 'İrtica tehdidi bin yıl sürse
    28 Şubat süreci de bin yıl devam edecektir. Bitmiş değildir.'
    Siz ne dersiniz, on üçüncü yıldönümünde bu öngörü tuttu mu, o sözlerin bugün geçerliliği var mı?

    http://www.aksam.com.tr/2010/02/26/h...bitmistir.html
    Faşist değilim.Lakin dün Van da PKK cenazelerinde Kürdistan diye nara atanlar.Bugün "İş makinelerini buraya gönderin,doktorları buraya gönderin,polis gelsin,mehmetçik bize yardım etsin.." diyenlere : İŞ MAKİNALARINI YAKTINIZ, DOKTORLARI ÖLDÜRDÜNÜZ,POLİSİ TAŞLADINIZ,MEHMETÇİĞİ ŞEHİT ETTİNİZ, EDENLERE YARDIM ETTİNİZ... Demekten kendimi alamıyorum..!

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    24-10-2005
    Mesajlar
    14,350
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    İrtica diye bir şey yoktu, 28 şubat rantçıların, faşistlerin dayatmasıydı.

    Beter olsun 28 şubat süreci!
    Armut Deyip Geçmeyin, Onun İlk Hecesi Çoğu Kişide Yoktur !

    (Necip Fazıl Kısakürek)

  3. #3
    charecter adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-02-2010
    Mesajlar
    475
    Karizma Gücü
    3
    Bugünün mağduru konumuna TSK yerleşti.
    Tsk nın mağdur olduğunu düşünmüyorum.
    Tsk hepimizin ordusu ve öyle de kalacaktır, lakin İçlerinde suç işleyen kişilerin cezalandırılması gözaltına alınması onları mağdur yapmaz.
    Tsk da artık içinde suçluluları barındırmasın onlara sahip çıkmasın ve bu ülkede imtiyazlı olmadıklarını anlasınlar. (darbe planları yapılırken bilerek ve ksaten suç işlemeyi düşündükleirni zannetmiyorum. askerler darbeyi suç olarak algılamıyorlar malum darbe yapanlar hala elini kolunu sallayarak geziyorlar.
    mağduriyet kısmı burada başlayabilir. darbeyi eyleme dönüştürenler dışarda darbe plancıları içerde bu mağduriyettir, haksızlıktır)

    Diğer bir konu da salınan kişiler suçsuz oldukları için değil delil karartma ve ülkeden kaçma olasılıkları olmadığı için salıveriliyorlar.

  4. #4
    inmyplace adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-12-2005
    Mesajlar
    3,414
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı redyellow tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    İrtica diye bir şey yoktu, 28 şubat rantçıların, faşistlerin dayatmasıydı.

    Beter olsun 28 şubat süreci!
    şevki yılmaz'ın o dönem mitinglerde söyledikleri bile yeterdi 28 şubat sürecine. google da bir arattır istersen.
    Camiler ibadet yerimidir, yoksa kışla mıdır?

  5. #5
    Ben Türk'üm ve Müslümanım Son_Of_Liberty adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-04-2005
    Mesajlar
    1,891
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı inmyplace tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    şevki yılmaz'ın o dönem mitinglerde söyledikleri bile yeterdi 28 şubat sürecine. google da bir arattır istersen.
    Camiler ibadet yerimidir, yoksa kışla mıdır?
    şevki yılmaz da 28 şubat ın kuklasıydı unutma.

    Binlerce yıllık Türk Milleti'nin şerefini iki paralık eden korkak (satılmış) monşerler yerlerini ve elini çektikçe, Türk Milleti layık olduğu yere gelecektir.

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    24-10-2005
    Mesajlar
    14,350
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Alıntı inmyplace tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    şevki yılmaz'ın o dönem mitinglerde söyledikleri bile yeterdi 28 şubat sürecine. google da bir arattır istersen.
    Camiler ibadet yerimidir, yoksa kışla mıdır?
    Şevki yılmaz hikaye kardeşim... Şevki yılmaz bi şey söylemişse ve suçsa gereği yapılır. Ne diye tümden bir topluluk, bir iktidar suçlanıyor?

    Googleleyi siz de bir aratın isterseniz suç kişisel midir yoksa ortak mıdır? demokrasilerde konuşma ve fikir beyan etme özgürlüğü var mıdır yok mudur? googleyi sadece parti kapatmak için kullanmayın!

    Camiler müslümanların kışlasıdır itirazınız mı var? gidin kurtuluş savaşına görün!
    Armut Deyip Geçmeyin, Onun İlk Hecesi Çoğu Kişide Yoktur !

    (Necip Fazıl Kısakürek)

  7. #7
    Atatürk EvRiMSeL adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2009
    Mesajlar
    7,653
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    ufak atın ufak.
    bu adamlarla aynı toplumda yasamasak inanacagız yalanalrınıza.
    ılımlı gozuken akp nin bile partilileri ne denli seriat yandası bılmesek SP nin cok demorkatik cok mazlum oldugunu sanacagız.
    SP lilerinde o kokenden gelenlerinde ne denli seriat ozlemli oldugunu bilmesek demokrasi yalanlarınıza kanacagız.

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    24-10-2005
    Mesajlar
    14,350
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Alıntı EvRiMSeL tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ufak atın ufak.
    bu adamlarla aynı toplumda yasamasak inanacagız yalanalrınıza.
    ılımlı gozuken akp nin bile partilileri ne denli seriat yandası bılmesek SP nin cok demorkatik cok mazlum oldugunu sanacagız.
    SP lilerinde o kokenden gelenlerinde ne denli seriat ozlemli oldugunu bilmesek demokrasi yalanlarınıza kanacagız.
    Hay hay biz ufak atalım, siz büyük atmaya devam edin!!!
    Armut Deyip Geçmeyin, Onun İlk Hecesi Çoğu Kişide Yoktur !

    (Necip Fazıl Kısakürek)

  9. #9
    Atatürk EvRiMSeL adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2009
    Mesajlar
    7,653
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Siz erbakana tapmaya devam edin siz aynı türküyü tutturmaya devam edin sizin gibiler yüzünden ne demokrasi olur bu ülkede ne huzur.
    aynı toplumda yasamıyor olsam mesela yurtdısından baksam yalanlarınıza goz boyamalarınıza kanardım ama malesef içiçe yasıyorum senin gibilerle ve malesef kabul etmesenizde ne denli kirli düşüncelerle yoğruldugunuzu biliyorum.

  10. #10
    inmyplace adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-12-2005
    Mesajlar
    3,414
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı Son_Of_Liberty tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    şevki yılmaz da 28 şubat ın kuklasıydı unutma.
    kimin kuklasıydı? Erbakan'ın mı, yoksa dış güçler denilen bilinmeyen güruhun mu?
    Böyle bir adamı yanında çanta diye mi taşımış Erbakan ve tayfası? Bu adam milletvekili oldu, tıpkı diğer anti-laik ve şeriat özlemiyle yanan bir topluluk ile beraber.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Kitap Ajandası (10 Şubat-24 Şubat)
    2006 Konuları bölümünde PaSTaFaRYaN tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 10.02.06, 12:55
  2. ...Ve KURTLAR VADİSİ operasyonu bitmiştir...
    2005 Konuları bölümünde marmarali1984 tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 30.12.05, 17:34

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •