• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
17 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Srebrenica <s>hakdin</s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2005
    Mesajlar
    11,059
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10

    Askeri Savcı ‘tutuklayın’ dedi, mahkeme reddetti

    Askeri Savcılık, İrticayla Mücadele Eylem Planı belgesinde ıslak imzası bulunduğu iddiasıyla sorguladığı Albay Dursun Çiçek’i tutuklanması istemiyle Askeri mahkemeye sevk etti. Mahkeme talebi reddetti

    Genelkurmay Askeri Savcılığı; Jandarma Kriminal Laboratuvarı’nın raporu üzerine, İrticayla Mücadele Eylem Planı belgesinde ıslak imzası bulunduğu iddia edilen Deniz Piyade Kurmay Albay Dursun Çiçek’le ilgili kuvvetli suç şüphesinin varlığını gerekçe gösterip takipsizlik kararını kaldırdı. Savcılık, sorguladığı Çiçek’i görevini kötüye kullandığı ve yetkisiz biçimde belge hazırladığı iddiasıyla, tutuklanması istemiyle Genelkurmay Askeri Mahkemesi’ne sevketti. Mahkeme ise sabit ikametgah sahibi olduğu, hakkındaki delillerin toplandığı için delil karartma olasılığı bulunmadığı gerekçesiyle Çiçek’i serbest bıraktı.
    İrticayla Mücadele Eylem Planı belgesi Taraf gazetesinde yayımlandıktan sonra Genelkurmay Askeri Savcılığı, Çiçek hakkında soruşturma başlatmıştı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, askeri savcılığın soruşturmasından sonra düzenlediği basın toplantısında, belgeyi “kağıt parçası” olarak nitelendirmişti. Ancak Başbuğ, yeni delillerin ortaya çıkması durumunda yeniden soruşturma açılabileceğini belirtmişti.
    Genelkurmay Askeri Savcılığı’nın, İstanbul Cumhuriyet başsavcılığı’ndan 4 kez istediği belgenin ıslak imzalı halinin gelmesi üzerine, Jandarma Kriminal Laboratuvarı devreye girdi. Yapılan incelemede, belgedeki ıslak imzanın Çiçek’e ait olduğuna yönelik deliller elde edildi. Konunun basına yansıması üzerine Genelkurmay Başkanlığı dün akşam 20.50’de bir açıklama yaparak, askeri savcılığın dün Çiçek’i tutuklama istemiyle askeri mahkemeye sevkettiğini, mahkemenin tutuklama yönünde karar vermediğini bildirdi. Çiçek’le ilgili soruşturmanın sürdüğü belirtilen açıklamada şunlar kaydedildi: “Soruşturma sırasında, ifadesi Askeri Savcılık tarafından yeniden tespit edildikten sonra, Albay Dursun Çiçek tutuklama talebiyle AskerÓ Mahkemeye sevk edilmiş ve 1 Mart 2010 tarihinde Genelkurmay Askeri Mahkemesi tarafından tutuklama talebinin reddine karar verilmiştir.”





    İşte Dursun Çiçek’in suçlandığı maddeler
    Çiçek’in Askeri savcılıkta dün saat 14.00’te başladığı sorgusu akşam saatlerine kadar sürdü. Savcılık, sorgunun ardından TCK’nın “görevi kötüye kullanma” başlıklı 257 ve Askeri Ceza Kanunu’nun “Hakkı ve görevi bulunmadığı, kendisine özel bir mezuniyet verilmediği halde askeri muamelat, teşkilat, harekat, tesisat veya tertibata müteallik işler hakkında, beyanet veren, yazı yazan veya sair surette açıklamada bulunanlar 6 aydan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılır” şeklindeki 95. maddesi uyarınca, Çiçek’i tutuklanması istemiyle mahkemeye sevk etti. Sevk yazısında, Çiçek hakkında kuvvetli suç şüphesi bulunduğu bildirildi. Askeri mahkemenin ise Çiçek’i, delil yetersizliğinden değil, sabit ikametgah sahibi olduğu ve hakkındaki kanıtların toplanmış olması nedeniyle delil karartma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle serbest bıraktığı bildirildi.

    http://www.milliyet.com.tr/askeri-sa...ult.htm?ver=63


    İlginç bir durum
    Faşist değilim.Lakin dün Van da PKK cenazelerinde Kürdistan diye nara atanlar.Bugün "İş makinelerini buraya gönderin,doktorları buraya gönderin,polis gelsin,mehmetçik bize yardım etsin.." diyenlere : İŞ MAKİNALARINI YAKTINIZ, DOKTORLARI ÖLDÜRDÜNÜZ,POLİSİ TAŞLADINIZ,MEHMETÇİĞİ ŞEHİT ETTİNİZ, EDENLERE YARDIM ETTİNİZ... Demekten kendimi alamıyorum..!

  2. #2
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    şimdi aniden bu kadar baskı kurum üzerinde oldukça ağır yük oluşturuyor.yıllardır alışmışlar egemen olmaya o yüzden yavaş yavaş düzenleme yapıyorlar.normal karşılamak lazım.
    http://www.turkforum.net/1108707044-...ma-kanunu.html

    http://www.turkforum.net/1108706906-...brikalari.html

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum: "Koca bir askeri yıktılar, meğer kağıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş"

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    02-03-2010
    Mesajlar
    1
    Karizma Gücü
    0
    ))

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    24-10-2005
    Mesajlar
    14,350
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Eeee hani bu "kağıt parçası" idi???

    Savcı tutuklansın diyor ama mahkeme hakimi yok olmaz diyor.

    Mahkemenin hakiminin komutanı kim?

    "kağıt parçası" diyen değil mi?

    İşi çok zor hakimin!
    Armut Deyip Geçmeyin, Onun İlk Hecesi Çoğu Kişide Yoktur !

    (Necip Fazıl Kısakürek)

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    24-10-2005
    Mesajlar
    14,350
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    TARİH : 01 Mart 2010

    SAAT : 20:50

    NO : BN - 21 / 10
    1. Yürütülen bir soruşturma kapsamında, bir şüphelinin bürosunda yapılan aramada ele geçirilen ve bilahare 12 Haziran 2009 tarihinde bir gazetedeki habere konu olan fotokopi belgeye ilişkin yapılan inceleme sonucunda, Genelkurmay Askerî Savcılığı tarafından 24 Haziran 2009 tarihinde “Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı” verilmişti.

    2. Sayın Genelkurmay Başkanı tarafından, 26 Haziran 2009 tarihinde yapılan Basın Toplantısında; “Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı kesin değildir. Biz hukuk devletiyiz. Hukuk devleti ilkelerine de sadığız. Bu belgenin doğru olduğuna ilişkin yeni delil, bilgi, emare vs. çıkarsa elbette bu soruşturma tekrar açılabilir.” şeklinde açıklamalarda bulunulmuştu.

    3. 26 Ekim 2009 tarihinde bazı gazetelerde söz konusu belgenin ıslak imzalı aslının bulunduğuna ilişkin haber ve iddiaların yer alması üzerine, Genelkurmay Başkanlığı Askerî Savcılığı tarafından yeniden soruşturma başlatılmıştı.

    4. 16 Şubat 2010 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Belge”nin Genelkurmay Askerî Savcılığına gönderilmesini müteakip, söz konusu belgenin ıslak imzalı aslının mevcudiyeti iddialarını doğrulayabilecek bazı delillerin elde edilmesi nedeniyle, 24 Haziran 2009 tarihli karara esas teşkil eden gerekçelerin yapılmakta olan soruşturmada geçerliliğini yitirmiş olduğu dikkate alınmış ve Genelkurmay Askerî Savcılığınca verilen “Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı” kaldırılmıştır.

    5. Bu kapsamda devam olunan soruşturma sırasında, ifadesi Askerî Savcılık tarafından yeniden tespit edildikten sonra, Dz.P.Kur.Alb. Dursun ÇİÇEK tutuklama talebiyle Askerî Mahkemeye sevk edilmiş ve 01 Mart 2010 tarihinde Genelkurmay Askerî Mahkemesi tarafından tutuklama talebinin reddine karar verilmiştir.

    6. Soruşturmaya Askerî Savcılık tarafından devam edilmektedir. Herkesin; soruşturmanın gizliliği ve masumiyet ilkelerine saygılı olmasını, bu bağlamda sorumlu hareket etmesini ve yargı sürecinin sonucunu sabırla beklemesini bir kez daha hatırlatmakta yarar görülmektedir.

    Kamuoyuna saygı ile duyurulur.


    http://www.tsk.tr/10_ARSIV/10_1_Basi...010/BN_21.html

    Genel Kurmay hatasından dönmüş, bazılarını da bekleriz
    Armut Deyip Geçmeyin, Onun İlk Hecesi Çoğu Kişide Yoktur !

    (Necip Fazıl Kısakürek)

  6. #6
    kaiser adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    8,571
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Eeeee hala aynı saçmalamalar... Genelkurmay Askeri Hakimin işine karışırsa orada HUKUK olmaz Ne yani Genelkurmay bu davaya karışıyorsa orada soun var demektir.

    Yahu bir türlü anlamıyorsunuz bizden veya onlardan diye değil, hakim ve savcılar TARAFSIZ VE BAĞIMSIZ olmadıkları için eleştirilmeli.
    Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.

  7. #7
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Kurum içinde alt ve üstler arasında çatışma devam ediyor.27 Mayısta kendi Genelkurmay Başkanını görevden alan zihniyet,12 Eylülde kendi Genelkurmay Başkanının emrine sadık kaldı.Şimdi de iki taraftan birisi tasfiye edilecek ve doğal olarak bu askeri kurumlara da yansıyor.
    http://www.turkforum.net/1108707044-...ma-kanunu.html

    http://www.turkforum.net/1108706906-...brikalari.html

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum: "Koca bir askeri yıktılar, meğer kağıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş"

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    24-10-2005
    Mesajlar
    14,350
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    "Kendimi kandırılmış gibi hissediyorum"

    Gazeteci Mehmet Tezkan Balyoz soruşturması ve İrticayla Mücadele Eylem Planı'yla ilgili gelişmeleri Habertürk'te yorumladı.


    Milliyet gazetesi yazarı Mehmet Tezkan, Balyoz Eylem Planı soruşturması ve Dursun Çiçek imzalı İrticayla Mücadele Eylem Planı'yla ilgili son gelişmeleri Habertürk'te yorumladı. Tezkan şu yorumlarda bulundu:

    "Şimdi Balyoz’dan başlayalım. Balyoz’a baktığımız zaman bence o binbaşının falan söylediği, şimdi diyor ki bu “Bu gerçekse darbedir. Yani burada bir darbe yapılacaktır.” Bu ilk günden beri Taraf Gazetesi’nde yayınlandığında hepimiz okuduğumuzda ne dedik? Bu gerçekse hakikaten bir darbe planıdır. Ne dedi bunun muhatapları? Bu gerçek değil bunun içine bir şeyler katılmış. Şimdi bütün mesele bu yargıdaki olay nedir? Savcı diyor ki iddianamede bu böyledir, gerçektir, doğrudur siz bunları yaptınız. Savunma ne diyecek şimdi. Ben onları yapmadım diyecek veya kabul edecek. O yüzden bu binbaşının daha tutarlı davranması, daha kapsamlı bir araştırma yapmaları gerekirdi. Sadece bununla yetinmemesi gerekirdi. Bu belgeler, elimize verdikleriniz doğruysa bu darbe planıdır gibi hiçbir anlam ifade etmeyen bir rapor yazılmamalıydı bence. O raporun içinde bir şeyler olmalıydı.

    Balyoz’u Genelkurmay araştırmıyor mu? Bu çıkan raporun daha ciddi, tutarlı ve anlaşılır olması gerekirdi. Sonunda çıkan rapor bize ne diyor? Bunlar gerçekse bu bir darbe planıdır. Ben de diyorum ki bu rapor Taraf Gazetesi’nde çıktığı ilk gün ilk okuyan herkes bunlar gerçekse bu hakikaten darbedir dedi. Ben Genelkurmay’ın da daha kapsamlı bir araştırma yapıp rapor yazması gerektiğini söylüyorum. Bu beni tatmin etmedi. Zaten bu mahkemenin sonunda o gerçek mi değil mi ortaya çıkacaktır.

    Şimdi gelelim Islak imza meselesi, Dursun Çiçek hikayesine. Şimdi ilk gün Genelkurmay Başkanı çıkıp bu kağıt parçası dememeliydi. Gerçi yeni belgeler olursa bu devam eder diye soruşturmanın devam edeceğini söyledi ama yine de çıkıp bir albayın yaptığı bir şeye Genelkurmay Başkanı cevap vermez. O bir albaydır. Ama sadece tabiî ki ol albay değilse. Şimdi elimizde ne var Dursun Çiçek buna imza atmış. O rapor falan doğru mu? Şimdi Dursun Çiçek evinde oturup heralde bunu yazıpta 'ben böyle şeyler düşünüyorum, böyle yapayım, bunu bildiklerime, arkadaşlarıma, diğer albaylara yollayalım biz bunu uygulayalım' demedi heralde. Demek ki Dursun Çiçek’le birlikte çalışan bir ekip var. Dursun Çiçek’in altında olanlar var. Dursun Çiçek’in üstünde olanlar var. Dursun Çiçek kendi başına mı hareket etmiş yoksa bir üstteki başka general 'sen ekibi topla bize bir plan hazırla yolla' demişte bu hazırlayıp imzayı atıp yollamış. Dursun Çiçek’in tutuklanıp tutuklanmaması önemli bir mesele değil. Zaten Genelkurmay da diyor, lojman da diyor bu kaçmayacak. Benim demek istediğim bu olay sadece Dursun Çiçek’le mi bitecek? Bitmemesi lazım. Muhtemelen bu albaya bir general emir verdi. Dedi ki böyle bir şey hazırla. TSK’nın bunun üzerine gitmesi gerekir. Dursun Çiçek bu imzayı attı, bu albayı tutukladık veya tutuklamadık, yargıladık, 3 yıl hapse attık, 5 sene attıkla mı iş bitecek? Yoksa Dursun Çiçek’in çevresinde bir üstündeki general buydu, onun üstündeki buydu onlar gitti söyledi, toplantı yaptılar diye, Genelkurmay bunu genişletip sonra bize bakın böyle bir şey olmuş bunlar da bunların içinde var diyecek. Bence ikincisini yapması lazım. Çünkü burada tamam bir cemaate, bir partiye yönelik bir eylem planı ortaya çıkıyor ama büyük bir kitle de burada kandırılmış oluyor.

    Ben kendimi kandırılmış hissediyorum. Ben Genelkurmay’ın, ordunun başka işlerle uğraştığını zannederken meğer onlar beni kandırarak veya birilerinden destek alarak başka işlerle uğraşıyor. Şimdi Balyoz’a da baktığımız zaman aynı şey ortada. Gerçekse darbedir, bunlar hepsi yargılansın etsin ama ortaya bir başka kandırılmışlık çıkıyor.

    2002-2003-2004 yıllarında, Türkiye’nin bence son 20 yılında geçirdiği ekonomisiyle en düzgün yıllarda ordu da, 1. ordu buradayken deyip de onlar da seminer adı altında bir grubu alıpta gel biz burada bunu yapalım, sen git şuraya bomba at diyorlarsa bu ne demektir? Bu sadece bir partiye iktidarı devirmeye yönelik değildir. Benim bütün bu değer yargılarımı tahrip etmiştir. Danıştay saldırısı deniyorki yapıldı. Sonra işte bunlar Ergenekoncu. Hayır ben diyorum o sıkılan kurşun benim duygularıma yönelik. Çünkü birileri bu laik olan kesimden cesaret alıp onları kandırıyor. Onların değer yargılarını yok ediyor. Balyoz’da da böyledir, Islak imzada da böyledir. Yani Genelkurmay düşünebiliyor musunuz birileri bu kanıtlandı, birileri çıkıyor ya gidelim de şuraya bir silah bırakalım diyor. Ondan sonra ona komplo çevirelim diyor. O adam da içeri atıldı. Bunları diyen kim? Senin ordun diyor bunu düşünebiliyor musunuz felaketi. Yani Ergenekon’daki mesele böyle değil. Ergenekon oradaki sivil, oradaki çapulcu, orada iki tane silahlı. Suçsuz demiyorum. Bunlar plan yapabilirler. Şuna bir komplo yapalım. İki tane çatapata yapalım. Bir tane yere el bombası atalım ortalık karışsın diyebilirler. Onlar da yakalanır. Sonra bunlar çete muamelesi görür. Bu ordunun içinde generaller, tuğgeneraller, albaylar düşünebiliyor musunuz dehşetin büyüklüğünü."


    http://www.haberturk.com/haber.asp?i...&dt=2010/03/02


    Kandırılan başka yok mu? dolu dolu!
    Armut Deyip Geçmeyin, Onun İlk Hecesi Çoğu Kişide Yoktur !

    (Necip Fazıl Kısakürek)

  9. #9
    mavisayfa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-03-2005
    Mesajlar
    1,865
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı redyellow tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Alıntı kaiser tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Yahu hukuk nedir en ufak haberiniz yok Fakat atıp tutma serbest. Mesleksiz insanların klasik KÜSTAHLIĞIDIR bu.
    Hakdin mesele işi nedir bilmem ama büyük bir hukukcudur, keza kafkaslarda öyle Sonra bir anda uluslararası ilişkiler uzmanı olurlar

    Savcı iddia makamıdır. Sizin anlayacağınız dilde söyleyeyim ( gerçi öyle bir şey olmaz ama) Savcı suçlar. Avukat savunur. Hakim karar verir

    Savcının her tutukla dediğini hakim tutuklayacaksa o zaman Hakim'e ne gerek var. Kafanızdaki hukuk anlayışı sakat bir kere.
    Hatta kafanızda hukuk nedir en ufak bir fikir yok

    Dediğim gibi CAHİL KÜSTAHLIĞI...

    Aaaa hukukcuya bak!

    Acaba bu hukuki bilginizi HSYK tarafından görevlerinden alınan erzurum savcıları için de yazmışmıydınız?

    Savcılar iddia makamıdır, kararları hakim verir, erzincan başsavcısının tutuklanmasında bir yanlışlık varsa bu hakimin suçudur demişmiydiniz?

    Yoksa bu büyük hukukculuğunuz şimdi mi aklınaza geldi?

    Tabiki savcının her tutukla dediğini hakim tutuklamaz, burda illaki tutuklansın diyen de yok ne diye bu kuru sıkı yazıyı yazdınız? Burda çelişkiye dikkat çekiliyoruz, genel kurmay belgenin doğruluğu hakkında yeni kanıtlar var diyor, savcı değil iyi okuyun genel kurmay... ama hakim tutuklamayı kabul etmiyor.

    Ve yine bu büyük hukukçuluğunuzu!!! komutanı "kağıt parçası" diyen bir askeri hakimin rahat karar vermesi beklenemez diye yazarak gösterebilir misiniz?

    Yok bence yazamazsınız, sizin hukukçuluğunuz bir yere kadardır!!!! işinize gelene kadar yani

    Hahahah güzel bir cevap olmuş kaiser e, hani derler ya tam kapaklık... Kaiser in yaptığı "her şeyi ben bilirim, her şeyi ben yarattım" tavırlarının bir getirisi diyebiliriz... Kaiserin bu karmaşık tavırlar döngüsü içerisinde sanırım anlayamadığı şey askeri hiyerarşi içerisinde, üstelik bu hiyerarşinin en tepe noktasının daha en başından verdiği karar ve buna ilişkin açıklamasının (kağıt parçası) hala daha akıllardaki yeri sıcaklığını korurken mahkeme heyetinin vereceği kararın ne kadar hukukla bağdaşabileceği, askeri mahkemenin ne kadar gözü kara olabileceğidir... Körü körüne bir fikre veya ideolojiye bağlanmış insanların anlamakta güçlük çekeceği bir durum olduğundan kaiserin hoş görülmesi uygun düşer... :-)
    EVET

  10. #10
    kaiser adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    8,571
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Askeri Savcı işinize(!) gelen bir iddiada bulunca Genelkurmaydan özgür olmuş olabiliyor.
    Fakat Hakim işinize(!) gelmeyen bir karar verince "Genelkurmaydan bağımsız olamaz ki" oluyor
    Askeri Savcı hiyerarşiden bağımsız ama Askeri Hakim bağımlı İlginçmiş gerçekten.
    Kendi kendinizi aynı cümlede nasıl çürütüyorsunuz yahu

    Tutarsızlık konusunda durmak yok yola devam
    Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Mahkeme Sezer'in talebini reddetti...Fakülteliye polis müjdesi !
    2006 Konuları bölümünde ÖnDeR tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 23.02.06, 16:03
  2. Bilirkişi raporu... Mahkeme, babanın tazminat talebini reddetti 18.05.2005
    2005 Konuları bölümünde hakdin tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 18.05.05, 18:24

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •