• Reklam
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    atrus adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-10-2009
    Mesajlar
    377
    Karizma Gücü
    3

    müslümanlık ve iman

    konuyu açma sebebim bi arkadaşla uzayan bir konudur...Bu konunun burada tartışılması daha güzel olur...

    Öncelikle tartışılan konu "Müslüman birey Kurana harfi harfine iman etmelimi" yoksa "etmesede" olurmu

    örneğin Müslümanın inandığı Kitapda Gayrimüslümleri arkadaş edinmeyiniz gibi bir ifade varken, tatlısu müslümanı arkadaşımız bunu yumuşatabilirmi yani "Allah bence yanlış düşünüyor, bu düşünce hiç dostça değil" gibi bişey söyleyebilirmi...Hem bunu söleyip hem ben müslümanım diyebilirmi?..

    bakınız iman etmek ve bunu uygulamak farklıdır...

    Örneğin Kuranda devlet yönetimiyle alakalı ayetler varsa ve bunada şeriat kuralları deniyorsa, Müslüman kişi "Şeriat 21. yy yakışmayan düşüncedir ben buna karşıyım diyebilirmi?"

    Kısacası müslüman birey tatlısu müslümanlığını savunabilirmi?..Olabilirmi demiyorum savunabilirmi diyorum

    bu konudaki benim düşüncem sabittir....İslamın anayasasası sayılabilecek Kuran ne derse o, yani iman edersin yada etmezsin...Ya olduğu gibi kabul edersin yada yok arkadaş ben buna inanmıyorum dersin...İki arada bir derede kalamazsın...

    düşünceleriniz bekliyorum...
    Bırakınız yapsınlar...Bırakınız geçsinler...

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    24-10-2005
    Mesajlar
    14,350
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9

    Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.
    (NİSA suresi 136. ayet)

    Artık siz Allah’a, peygamberine ve indirdiğimiz nûra (Kur’an’a) iman edin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
    (TEĞÂBÜN suresi 8. ayet)


    Müslüman kuranın noktasına dahi inanmak zorundadır, kabul etmek zorundadır.

    İnanır ama çeşitli sebeplerden bazı kuralları uygulamayabilir, uygulamamak ayrıdır reddetmek, kabul etmemek ayrıdır.

    Kuranın bir harfini dahi kabul etmemek imani açıdan mahzurludur.

    pilav üstü az kuru gibi az müslümanlık çok müslümanlık olmaz, kuranın şu şu söylediklerini kabul ediyorum ama şunu kabul etmiyorum vs. demek yoktur, müslüman müslümandır.
    Armut Deyip Geçmeyin, Onun İlk Hecesi Çoğu Kişide Yoktur !

    (Necip Fazıl Kısakürek)

  3. #3
    PasakLi_Kont adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-03-2008
    Mesajlar
    1,802
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı atrus tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    konuyu açma sebebim bi arkadaşla uzayan bir konudur...Bu konunun burada tartışılması daha güzel olur...

    Öncelikle tartışılan konu "Müslüman birey Kurana harfi harfine iman etmelimi" yoksa "etmesede" olurmu

    örneğin Müslümanın inandığı Kitapda Gayrimüslümleri arkadaş edinmeyiniz gibi bir ifade varken, tatlısu müslümanı arkadaşımız bunu yumuşatabilirmi yani "Allah bence yanlış düşünüyor, bu düşünce hiç dostça değil" gibi bişey söyleyebilirmi...Hem bunu söleyip hem ben müslümanım diyebilirmi?..

    bakınız iman etmek ve bunu uygulamak farklıdır...

    Örneğin Kuranda devlet yönetimiyle alakalı ayetler varsa ve bunada şeriat kuralları deniyorsa, Müslüman kişi "Şeriat 21. yy yakışmayan düşüncedir ben buna karşıyım diyebilirmi?"

    Kısacası müslüman birey tatlısu müslümanlığını savunabilirmi?..Olabilirmi demiyorum savunabilirmi diyorum

    bu konudaki benim düşüncem sabittir....İslamın anayasasası sayılabilecek Kuran ne derse o, yani iman edersin yada etmezsin...Ya olduğu gibi kabul edersin yada yok arkadaş ben buna inanmıyorum dersin...İki arada bir derede kalamazsın...

    düşünceleriniz bekliyorum...
    islam toplumlarının tarihteki tartışması akıl vahiy ilişkileri ile başlamıştır. gelenekselliği savunanlar imanın gönül işi olduğu ve kesin bir teslimiyet gerektirdiğini söylerken; bunların karşısında imanın ve yaratıcının varlığının ancak akılla keşfedebileceğini söylemiştir.

    ama siyasi, coğrafik ve sosyal hareketler birinci ekole şans tanımıştır. yani: bir tek ayeti baz alarak yaşayann bir gelenekçi alim-hoca-şeyh kalkıp ta sizin o yazdığınız ayeti uygulatabilir ama o sadece ayrıntıdır. oysa biz biliyoruzki; bu ayetin aksini söyleyen bir çok ayetlerde vardır. ayetler siyak-sibak yani konum, durum ve evreye göre indirilmiştir.

    örneğin:

    bakara suresi
    213. ayet
    insanlar tek bir ümmet idi. ayrılmaları üzerine allah, nimetinin müjdecileri ve azabın habercileri olarak peygamberleri gönderdi ve onlarla birlikte insanlar arasındaki anlaşmazlıklarda hakem olması için hak ile kitap indirdi. bunda da yalnızca kendilerine kitap verilenler, kendilerine bunca apaçık ayetler geldikten sonra tutup aralarındaki ihtiras yüzünden anlaşmazlığa düştüler. bunun üzerine allah kendi izniyle inananları anlaşmazlığa düştükleri hakka doğrudan ulaştırdı. allah dilediğini doğru yola çıkarır

    ali imran suresi
    64. ayet
    de ki: "ey kendilerine kitap verilenler, gelin aramızda ortak bir kelimede birleşelim, allah'tan başkasına tapmayalım, o'na hiçbir ortak koşmayalım ve allah'tan başka kimimiz kimimizi rab edinmesin!" eğer bundan yüz çevirirlerse: "bizim gerçekten müslüman olduğumuza şahit olun!" deyin.

    ali imran suresi
    65. ayet
    ey kendilerine kitap verilenler, niçin ibrahim hakkında tartışıyorsunuz? oysa tevrat ve incil ancak ondan sonra indirildi. bunu da mı kavraya mıyorsunuz?


    ali imran suresi
    75. ayet
    kitap verilenlerden öylesi vardır ki, ona yüklerle emanet bıraksan onu sana geri verir. yine onlardan öylesi vardır ki, ona bir dinar emanet etsen, tepesine binmedikçe onu sana vermez. çünkü onlar: "bizim aleyhimizde okur yazar olmayanlarda bir yol yok" derler ve allah'a karşı bile bile yalan söylerler.

    ali imran suresi
    110. ayet
    siz insanlar için çıkarılmış ümmetlerin en hayırlısı olmak üzere yaratıldınız. iyiliğin yapılmasını emreder, kötülüğün yapılmasını yasaklarsınız ve allah'a inanır iman getirirsiniz. kitap verilenler de inansalardı, haklarında hayırlı olurdu. içlerinde inananlar varsa da pek çoğu dinden çıkmış fasıklardır.

    ali imran suresi
    113. ayet
    hepsi bir değildir. kitap verilenler içinde gece vakitlerinde allah'ın ayetlerini okuyup secdeye kapanan doğru bir topluluk vardır.

    ali imran suresi
    199. ayet
    kitap verilenlerden de allah'a, size ve kendilerine indirilene, allah'a boyun eğerek inananlar ve allah'ın ayetlerini birkaç paraya satmayanlar vardır. işte onların, rablerinin katında mükafatları vardır. şüphe yok ki, allah hesabını çabuk yapar

    nisa suresi
    171. ayet
    ey kitap verilenler, dininizde aşırılığa gitmeyin ve allah hakkında yalnızca gerçeği söyleyin! meryem oğlu mesih isa, yalnızca allah'ın peygamberi, meryem'in ulaştırdığı kelime'si ve ondan bir ruhtur; başka birşey değil. gelin allah'a ve o'nun peygamberlerine iman getirin ve "üçtür" demeyin. bundan vazgeçin; hakkınızda hayırlı olur! allah, ancak bir tek ilah'tır, haşa o'nun bir oğlu olması asla düşünülemez. göklerde ve yerde ne varsa hepsi o'nundur. vekil olarak da allah yeter.

    maide suresi
    5. ayet
    bugün temiz nimetler size helal edildi. kendilerine kitap verilenlerin yemekleri size, sizin yemekleriniz de onlara helaldır. hür mü'min kadınlarla, sizden önce kendilerine kitap verilenlerin hür kadınları, namusunuzu muhafaza etmek, zina etmemek, gizli dost tutmamak, kendilerine mehirlerini verip nikahlamak şartıyla size helaldır. her kim şeriatın hükümlerini tanımazsa, bütün yaptıkları boşa gitmiştir ve o ahirette zarara uğrayacaklardandır.

    maide suresi
    57. ayet
    ey iman edenler, ne sizden önce kitap verilenlerden dininizi eğlenceye alıp oyuncak yerine koyanları ne de kafirleri dost tutmayın! allah'tan korkun, eğer inananlar iseniz.

    şura suresi
    14. ayet
    onlar kendilerine ilim geldikten sonra, sadece aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. eğer belli bir süreye kadar rabbinden bir (erteleme) sözü geçmiş olmasaydı, aralarında hemen hüküm verilirdi. onlardan sonra kitaba vâris kılınanlar da onun hakkında derin bir şüphe içindedirler.

    şura suresi
    15. ayet
    işte onun için sen (tevhide) dâvet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. onların heveslerine uyma ve de ki: ben allah'ın indirdiği kitab'a inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. allah bizim de rabbimiz, sizin de rabbinizdir. bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz de sizedir. aramızda tartışılabilecek bir konu yoktur. allah hepimizi bir araya toplar, dönüş de o'nadır

    gibi tezinizi akemete uğratacak ayetlerde vardır.
    Bizi yok edecekler şunlardır dedi Gandhi, “İlkesiz siyaset, vicdanı sollayan eğlence, çalışmadan zenginlik, bilgili ama karaktersiz insanlar, ahlâktan yoksun bir iş dünyası, insan sevgisini alt plana itmiş bilim, özveriden yoksun bir din anlayışı.

    Bugün kendini ifade edemeyenler bir gün mutlaka sinelerindeki heyecan ve ızdırabı çevrelerine duyuracak, şimdilerde hafakanlarla yutkunmalarına karşılık gelince sükûtun o en müessir şiirlerini inşad edeceklerdir -MFG-

    Bir ördek dedi ki: Hızır divanından bir ferman çıktı, bundan sonra bütün sular serbesttir. Timsah ona cevap verdi: Unutma ki benim için de serbesttir.

  4. #4
    AOG
    AOG çevrimdışı
    AOG adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-04-2009
    Mesajlar
    5,183
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    yazılanları çok ciddiye alma.... kafana göre takıl...
    beynini uyuşturma...

    .

  5. #5
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı atrus tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    konuyu açma sebebim bi arkadaşla uzayan bir konudur...Bu konunun burada tartışılması daha güzel olur...

    Öncelikle tartışılan konu "Müslüman birey Kurana harfi harfine iman etmelimi" yoksa "etmesede" olurmu

    örneğin Müslümanın inandığı Kitapda Gayrimüslümleri arkadaş edinmeyiniz gibi bir ifade varken, tatlısu müslümanı arkadaşımız bunu yumuşatabilirmi yani "Allah bence yanlış düşünüyor, bu düşünce hiç dostça değil" gibi bişey söyleyebilirmi...Hem bunu söleyip hem ben müslümanım diyebilirmi?..

    bakınız iman etmek ve bunu uygulamak farklıdır...

    Örneğin Kuranda devlet yönetimiyle alakalı ayetler varsa ve bunada şeriat kuralları deniyorsa, Müslüman kişi "Şeriat 21. yy yakışmayan düşüncedir ben buna karşıyım diyebilirmi?"

    Kısacası müslüman birey tatlısu müslümanlığını savunabilirmi?..Olabilirmi demiyorum savunabilirmi diyorum

    bu konudaki benim düşüncem sabittir....İslamın anayasasası sayılabilecek Kuran ne derse o, yani iman edersin yada etmezsin...Ya olduğu gibi kabul edersin yada yok arkadaş ben buna inanmıyorum dersin...İki arada bir derede kalamazsın...

    düşünceleriniz bekliyorum...
    Ben Kuranı okuyunca böyle anlıyorum diyecegim, sende bana daha önceki rivayetleri din diye önüme kayacaksın.

    Kuranda şeriat yol demektir. Her devlette kendi yolunu oluşturmakta serbest bırakılmış ve bu oluşturulan istişare meclisi ile konunları koyar ve koyulan kanunlara uyulması şeriattır. Şeriata uyulması hukukun üstünlüğü prensibine uyulması gibidir.

    Yani bir bakıma Kuran hukukun üstünlüğü prensibini getirmiştir.

    Kuranda zorlama olmadığına göre insanlarda istişare meclisleri ile çogunluğun istediği yönde yaşarlar. İnanmayanların haklarını müslümanların çogunluk olduğu meclislerde Kurana inanan vekillerin alacagı kararlar ile saglanır bunun başka bir yoluda yoktur. Bunun yapılabilmesi için Kuranın iyi anlaşılması lazımdır. Anlaşılmasa insanlar dinde zorlamaya doğru istemeden kayabilirler.

    Bazen şakşakcıların teşvikiylede olur. Zaten bir sistem çogunluk tarafından benimsenmeye başladımı hemen şakşakcılarıda türer ve olması gereken yerden daha ileri itiverirler daha sonra bir bakarsın yanlış yerde dururyor düzeltmek istersin bu seferde tersi olur yiene şakşakcılar yerinin yanlış durmasını saglarlar.

    Bu şakşakcılar her zaman menfatlerini ön planda tutan üç kuruşa ALLAH'ın ayetlerini veya insanlık degerlerini satan şahsiyetsiz kimselerdir.

    Ya işte böyle düşünürsünüz diye yazdım yanlışmı?
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •