• Reklam
10 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    ) KODUM MU OTURTURUM ( reDokito adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-03-2008
    Mesajlar
    439
    Karizma Gücü
    5

    Neşeli ABD iNSAN HAKLARI RAPORU 2009

    ABD 2009 İnsan Hakları Raporu'nu açıkladı

    ABD Dışişleri Bakanlığının 2009 yılı İnsan Hakları Raporu, Dışişleri Bakanı Hillary Clinton tarafından kamuoyuna duyuruldu. Raporun Türkiye ile ilgili bölümünde “Türkiye’de genel olarak insan haklarına saygı duyulduğu, ancak bazı sorunların giderilmediği” belirtildi.

    Raporda, Türkiye'de sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmasını yasaklayan düzenleme, ifade özürlüğü ve Kürtçe ile Türkçe dışındaki diğer dillerin kullanımı gibi konularda yıl içinde olumlu gelişmeler yaşandığı, ancak hükümet ve devlet bürokrasisinin bazı yetkililerinin açıklamalarının, bazı gözlemcilerce, yargının bağımsızlığını etkileme amaçlı olduğuna inanıldığı belirtildi. Raporun Türkiye bölümünde, ülkede bazı insan hakları sorunları ve suistimallerin olduğu yönünde haberlere işaret edildi. Güvenlik güçlerinin bazı yasa dışı infazlara karıştığı iddialarının yer aldığı raporda, bu konularda tutuklama ve sorgulamaların vaka sayısıyla karşılaştırıldığında düşük kaldığı ve mahkumiyet kararlarının da nadir olduğu görüşü savunuldu. Hapishane koşullarının geliştiği, ancak yetersiz olduğu ifade edilen raporda, hapishanelerdeki mahkum sayısının kapasiteleri aştığı ve personelin yetersiz eğitime sahip olduğu belirtildi. Raporda, güvenlik güçlerinin yasaların öngördüğü şekilde tutukluların avukatlarına anında erişim imkanını her zaman sağlamadığı iddia edildi.

    "YARGI BAĞIMSIZLIĞINI ETKİLEME..." Raporda, bazı gözlemcilerce, seçilmiş hükümet ve devlet bürokrasisinin bazı yetkililerinin açıklamalarının, yargının bağımsızlığını etkileme amaçlı olduğuna inanıldığı kaydedildi. Hakimler ve savcılar arasındaki yakın ilişkinin adil yargılama hakkına engel oluşturmaya devam ettiği savunulan raporda, davaların aşırı uzun sürmesinin sorun yarattığı ifade edildi. ABD Dışişleri Bakanlığının raporunda, hükümetin anayasal kısıtlamalar, bazı yasalar ve medya şirketlerine karşı vergi cezaları uygulama yoluyla ifade özgürlüğünü kısıtladığı savunuldu. İnternet özgürlüğünde de bazı kısıtlamaların bulunduğuna dikkat çekilen raporda, mahkemelerin çeşitli meselelerde internet sitelerine erişimi engelleme talimatı verdiği kaydedildi.

    DİNİ ÖZGÜRLÜKLER Raporda, bazı dini grupların ibadetlerinde, mülk edinmede ve dini liderlerini yetiştirmede kısıtlamalarla karşılaştığı ifade edildi. Namus cinayeti ve tecavüz dahil olmak üzere kadına karşı şiddetin yaygın bir sorun olmaya devam ettiği belirtilen raporda, çocuk yaşta evliliğin kanunlarca yasaklanmasına rağmen sürdüğüne işaret edildi. Raporda, bazı "resmi" yolsuzluk vakalarının, iş gücü ve cinsel sömürü için insan kaçakçılığına katkıda bulunduğu kaydedildi.

    OLUMLU GELİŞMELER Hükümetin, 26 Haziran 2009'da sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmasını yasaklayan düzenlemeye gittiği, ifade özürlüğü ve Kürtçe ile Türkçe dışındaki diğer dillerin kullanımı konularında yıl içinde olumlu gelişmelerin olduğu belirterek, bunlar şöyle sıralandı: "-301. maddeden soruşturma ve mahkumiyetlerin sayısında önemli düşüş yaşandı, -1 Ocakta devlet televizyonunda resmi olarak 24 saat Kürtçe yayın başladı, -2 Nisanda günde iki kez yarım saat süreyle Ermenice yayınlar başladı, -13 Kasımda özel televizyon kanallarının Türkçe dışında yayın yapmalarına izin veren yeni düzenlemeler getirildi, -Aynı ay, mahkumların ziyaretçileriyle Türkçe dışındaki dillerde de konuşabilmelerine izin veren yeni cezaevi düzenlemeleri yapıldı, -Eylül ayında bir üniversite bölümünün diğer 'yaşayan' diller arasında Kürtçenin de öğretilmesi onaylandı." "KANUNLARIN KEYFİ GÖZALTI VE TUTUKLAMALARI YASAKLAMASINA RAĞMEN HÜKÜMETİN BAZI ZAMANLARDA BU YASAKLARA UYMADIĞI" İLERİ SÜRÜLDÜ Raporda, "Kanunlar, yargı erkinin tatbik edilmesine ilişkin talimatlar ve tavsiyeler yayımlamasını yasaklıyor, ancak bazı zamanlarda hükümet kendisini eleştiren hakimlere karşı resmi incelemeler başlattı" iddiasına yer verildi. "Yargının ara sıra dış etkiye maruz kaldığı" görüşünün dile getirildiği raporda, "Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yargının bağımsızlığını zayıflattığı gerekçesiyle eleştirildiği" belirtildi. Raporda, Türk Ceza Kanunu'nun 301'inci maddesindeki düzenlemelere rağmen, savcıların "ideolojik nedenle soruşturmalar yürütmeye devam ettiği" iddiasına da yer verildi. Gözlemcilerin, 301. madde çerçevesinde açılan davaların geçen yıllara göre azaldığına işaret ettiğine değinilen raporda, kamu savcıları ile yargıçların birlikte çalışması ve yakın ilişkisinin davalarda adaletsiz bir görünüm yarattığı kaydedildi. "Üst yargı ve siyasetçiler de dahil olmak üzere birey ve kamu şahsiyetlerinin telefonlarının yası dışı dinlendiği şikayetlerinde bulunulduğunun" da belirtildiği raporda, bazı gözlemcilerin, "telefonları dinlenen birçok yargıç ve savcının AK Parti karşıtı olmaları nedeniyle dinlenildiğine" dair açıklamalarına yer verildi.

    "ERGENEKON"...

    Raporda, "kanunların keyfi gözaltıları yasakladığı, ancak hükümetin bu yasaklara bazı zamanlarda uymadığı" öne sürüldü. Mahkeme öncesi gözaltıların çok uzun sürdüğü, yıl boyunca savcıların önde gelen askeri şahsiyetler, iş adamı ve basın mensuplarını "Ergenekon diye bilinen şebekenin elemanları" olarak "seçilmiş hükümeti devirme ve huzursuzluğu yayma planları" yaptıkları gerekçesiyle tutukladığı ifade edilen raporda, bazı muhalif politikacılar, basın mensupları ve hükümeti eleştiren kesimlerin "Ergenekon" iddianamelerinin siyasi olduğunu söylediği, diğerlerinin ise bunun gazeteci ile insan hakları örgütleri üzerindeki baskıları azalttığını söylediği belirtildi. Hükümet üyeleri ve hükümeti destekleyen basın organlarının davaya yönelik eleştirilerin mahkemeleri baskı altına alma ve hükümet politikalarını değiştirme amacını taşıdığını ifade ettiği, hükümeti eleştirenlerin ise hiçbir suçlama yöneltilmeden insanların uzun süre cezaevinde tutulmasından şikayetçi olduğu kaydedildi. Raporda, Aralık ayında "Ergenekon" soruşturması kapsamında kanıt için ilk kez askeri tesislerin aranmasına izin verildiği, aralarında emekli generallerin de bulunduğu üst düzey ordu mensuplarının ifade verdiği, Genelkurmay Başkanlığının genel anlamda "Ergenekon" soruşturmasında işbirliği yaptığı, ancak bazı ordu üyelerinin süreçlerle ilgili bireysel eleştirilerde bulunduğu belirtildi. "Güvenlik güçlerinde yolsuzluk ve dokunulmazlığın sorun oluşturmaya devam ettiği" savunulan raporda, hükümetin köy korucularıyla ilgili reform yaptığı ve sayısının 63 binden 48 bine indiği belirtildi. Jandarmaya geçen yıl 155 personeli için şikayet geldiği, bunlardan birine idari işlem uygulandığı ve 118 jandarma personelinin yıl içinde çeşitli nedenlerle ihraç edildiği kaydedilen raporda, geçen yıl polise yönelik 63 adli veya idari dava açıldığı, bunların 38'ine yönelik soruşturmaların düştüğü belirtildi. Polisin, bazı göstericileri gözaltına alma uygulamasının sürdüğü, kapatılan DTP ile BDP'nin "yüzlerce üyesinin gözaltına alındığı" ileri sürülen raporda, insan hakları örgütleri, medya mensupları ve insan hakları gözlemcilerine yönelik gözaltı ve tacizlerin devam ettiği görüşüne yer verildi. Adalet Bakanlığı verilerine göre, 31 Ekim tarihi itibariyle cezaevlerinde 2 bin 622 çocuk mahkumun bulunduğu ifade edilen raporda, derneklere göre de bunların 177'sinin terör örgütü PKK yanlısı gösterilerde polise taş atmaktan dolayı terörle mücadele yasaları kapsamında tutuklanan çocuklar olduğu belirtildi.

    SİYASİ GÜDÜMLÜ CİNAYET OLMADI Raporun birinci bölümündeki ayrıntılarına bakıldığında, Türkiye'de 2008 yılından farklı olarak, bu yıl "siyasi güdümlü adam öldürme"nin olmadığı, ancak yıl içinde güvenlik güçlerince bazı kişilerin öldürülme vakalarına rastlandığı yazıldı. Raporda, geçen yıl, 46 kişinin güvenlik güçleri tarafından dur ihtarına uymadığı için öldürüldüğü, bunun bir önceki yıla göre artışa işaret ettiği savunuldu. Engin Çeber davasının da anlatıldığı raporda, şüphelilerin 6'sının tutuklandığı ve davanın halen devam ettiği belirtildi. 1 Aralık 2009 tarihine kadar 33 mahkumun cezaevinde, 5 kişinin de gözaltında öldüğü belirtilen raporda, Adalet Bakanlığının verilerine göre de 116 mahkumun hastalıktan öldüğü ve 34 intihar vakasının görüldüğü ifade edildi. Askeri cezaevinde ölüm vakalarına rastlanmadığı kaydedilen raporda, güvenlik güçlerine göre, terör örgütü PKK ile mücadelede 36 sivil ve 77 güvenlik görevlisinin öldüğü, 115 sivil ile 385 güvenlik mensubunun yaralandığı, bunun yanında 105 teröristin öldürüldüğü ve 5 teröristin yaralı ele geçildiği belirtildi. Güvenlik güçleri mensuplarının işkence, dayak ve kötü muamele vakalarının sürdüğü iddia edilen raporda, bu konuların mahkemelerde ele alındığı, ancak "nadir olarak mahkumiyet kararı verildiği", bu görevlilerin mahkeme sırasında çalışmaya devam ettiği belirtildi. Raporda, Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığının raporuna göre, yılın ilk 6 ayında 3 işkence ve 54 kötü muamele vakasının olduğu, İnsan Hakları Derneğine göre ise yılın ilk 9 ayında 655 işkence vakasının bulunduğu kaydedildi. Raporda, bazı insan hakları gözlemcilerinin iddialarına dayanarak, tutukluların çok azının işkence ve kötü muameleyi haber verdiği, çünkü çoğunun misillemeye uğramaktan korktuğu ya da çabalarının bir işe yaramayacağını düşündüğü savunuldu.

    CEZAEVLERİNİN DURUMU...

    Raporda, Adalet Bakanlığı verilerine göre, ülkede yaklaşık 106 bin kapasiteli 367 cezaevinde 114 bin 500 mahkumun bulunduğu, bunların da 60 bine yakınının duruşmaya çıkmaya beklediği kaydedildi. Genelkurmay Başkanlığının da 5 bin kapasiteli 25 askeri cezaevinde bin civarında mahkumun bulunduğu ve bunların 678'inin duruşmasının devam ettiğini bildirdiği ifade edildi. Hapishanelerde yeterli doktor ve psikologun bulunmadığı, bazı mahkumların tedavi olanaklarına erişemediği belirtilen raporda, İnsan Hakları Derneğinin de 672 tutuklunun tedavilerinin çeşitli nedenlerle düzgün yapılmadığı görüşünde olduğu ifade edildi. Hükümete göre, 21 Ekim itibariyle terörizm suçlarından 2 bin 869 mahkum ve 2 bin 699 tutuklu olduğu belirtilen raporda, 17 Kasımda terör örgütü ele başı Abdullah Öcalan'ın kaldığı İmralı'daki cezaevine yeni mahkumların transfer edildiği, Öcalan'ın eskisinden daha küçük, ancak tuvaleti ve ekstra penceresi olan yeni bir hücreye taşındığı ifade edildi.

    ABD Dışişleri Bakanlığı’nın 2009 İnsan Hakleri Raporu Disileri Bakani Hillary Clinton tarafindan kamuoyuna duyuruldu. Raporun Turkiye ile ilgili bolumunde “Türkiye’de genel olarak insan haklarına saygı duyulduğu, ancak bazı sorunların giderilmediği” belirtiliyor.

    2009 yilinda guvenlik guclerinin yasadisi olarak adam oldurdugu, iskence ve taciz olaylarinin devam ettigi belirtilen raporda, cezaevi koşullarının kötü olduğu, gözaltındaki kişilere hemen avukat sağlanmadığı da bildiriliyor.

    Özellikle Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesine işaret eden Amerika Dışişleri Bakanlığı Türkiye’de ifade özgürlüğünün kısıtlandığını vurguluyor. Hukumet yetkilileri ve burokratlarin zaman zaman bagimsiz yargiyi etkileyebilecek aciklamalarda bulunuldugu, ifade ozgurlugunun, anayasal sinirlamalar ve hukumetin verdigi yuksek vergi cezalariyla sinirlandigi, internette bazi sitelere erisimin hala yasak oldugu beliRtiliyor.

    İnsan Hakları Raporunda, Türkiye'de kadına karşı şiddet – özellikle namus cinayeti ve tecavüz – olaylarının ciddi bir sorun oluşturduğu vurgulanıyor.

    Raporda Türkiye’nin insan haklari karnesinde bazi olumlu degisimler de yasandigi belirtiliyor. Türkçe disindaki diger dillerin kullanim ozgurlugune yonelik ilerlemeler, Kurtce televizyonun açılması, cezaevlerinde dil ozgurlugu konularinda gelisme kaydedildigi ve 301. maddeden yargilanamalarin azaldigi ifade ediliyor.

    BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ Basın ve ifade özgürlüğü başlığı altında hükümetin bazı durumlarda bu özgürlükleri kısıtladığına dikkat çekiliyor. Doğan Medya Grubuna verilen büyük vergi cezasının, medya grubunun gazete ve televizyonlarında hükümeti ve Başbakan Erdoğan’ı eleştiren haberler yayınlamasından kaynaklandığı yorumları yapıldığı belirtiliyor. Avrupa Komisyonu’nun Ekim ayında açıkladığı ilerleme raporunda bu cezanın ülkedeki basın özgürlüğünü etkilediğinin belirtildiği hatırlatılıyor.

    Raporda bireylerin hükümeti kamu önünde rahatça eleştirmesine, bazı dini ve siyasi grupların sempatizanlarının düşünlerini, yargılanma riskiyle karşı karşıya kalmadan, özgürce dile getirmesine izin verilmediğine dikkat çekiliyor.

    Dini ozgurlukler Amerika Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan 2009 İnsan Hakları Raporunda, Türkiye’de, dini azınlıkların ibadet etmesinin, mülkiyet sahibi olmasının ve lider yetiştirmesinin sınırlandırıldığı da öne sürülüyor.

    Türkiye’de 15-20 milyon arası Alevi’nin yaşadığı belirtilen raporda, hükümetin Alevilerin sorunlarıyla ilgili bazı adımlar attığı ancak bu adımların Aleviler tarafından yeterli görülmediği ifade ediliyor.

    Ekümeniklik tartışmasına da değinen rapor, Türk hükümetinin Türkiye’deki Rum Ortodoks Kilise’sinin Ekümeniklik statüsünü tanımadığı ve Heybeliada Ruhban Okulu’nun hala kapalı olduğu ifade ediliyor.

    Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/abd-2009-...49/default.htm

    YA DA

    Kaynak: http://www.zaman.com.tr/haber.do?hab...oru-yayimlandi

    Amerika bile görmüs bazi seylerin yamuk gittigini Türkiye'de ama, bazi insanlarimizin gözleri ya hala kör, ya da gözleri bagli...

    Iki kaynak verdim, biraz farkliliklar var ama olsun o kadar, diiii mi!
    Arkadaslar, sakin "KARiZMA"mi YESiLLEMEYiN de KIRMIZILATIP birilerini sevindirmeyelim!
    Mesajlarimin sayisina bakarak karar veremezsin, okuduklarima bak diyecegim ama göremezsin

  2. #2
    sakar.çocuk adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-08-2008
    Mesajlar
    735
    Karizma Gücü
    4
    Evet ******** amerikadan insan hakları raporu. afganistan ve ırakta durumlar nasılmış acaba?
    Uyutuluyoruz ve hiç şikayetçi değiliz...

  3. #3
    Koyu Siyah adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-12-2007
    Mesajlar
    3,067
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    ABD insan hakları raporu yayınlamış

  4. #4
    TF Bölüm Sorumlusu <span style='color: #006400'><span class='glow_FFA500'>_WOLF_</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-12-2007
    Mesajlar
    22,258
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Irak afganistan filistin de durum neymis aceba Yesinler abd nin raporunu




    Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili..?..Biz, yaradanı görmeden sevmedik mi..?((MEVLANA))

  5. #5
    ATATÜRK yazamayangafiller NİMa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2007
    Mesajlar
    7,981
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    abd ve insan hakları kelimeleri yan yana tuhaf duruyor...
    Bu ampul pat-la-ya-cak.
    İçeride gerici, dışarıda verici, YAKINDA
    GİDİCİ

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    24-10-2005
    Mesajlar
    14,350
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Amerikanın türkiye ile ilgili değil de amerika ile ilgili raporu yok mu?

    Amerika denen yeryüzünün en büyük teröristinin afganistanda yaptıkları mesela, ırakta yaptığı alçaklıklar mesela???

    Bunları bir rapor haline getirmemiş mi bu ameriKANlar?
    Armut Deyip Geçmeyin, Onun İlk Hecesi Çoğu Kişide Yoktur !

    (Necip Fazıl Kısakürek)

  7. #7
    ATATÜRK yazamayangafiller NİMa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2007
    Mesajlar
    7,981
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    yahu bütün yerli ırkı soykırıma uğratıp oturduğu yere yerleşen bir ülke bozuntusundan beklediğinize bakın.
    Afganistan, Irak devede kulak kalır bu soykırımın yanında...
    Bu ampul pat-la-ya-cak.
    İçeride gerici, dışarıda verici, YAKINDA
    GİDİCİ

  8. #8
    balauz adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-11-2009
    Mesajlar
    2,602
    Karizma Gücü
    3
    Amerika İnsan Hakları raporundan önce Kızılderililere yaptığı soykırımı , Irak'ta ,Filistin 'de ve Afganistan 'da insanlara yaptıkları zulümü rapor haline getirse kağıtlar kalemler tükenir.Türkiye ile ilgili kısmı ABD nin menfaatlerini ilerilere taşıması için ortam hazırlar gibi sanki.
    Kaç defa çıkıp gittim buralardan yeminle…
    Ama her defasında geri döndüm seninle…
    Hangi düğüm çözülür… Nazla… Sitemle… Kinle...

    Yeryüzünde yolculuk edenin ayağı; gökte yolculuk yapanın ise kalbi su toplar. huper-kallos

  9. #9
    igneci42 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-03-2009
    Mesajlar
    733
    Karizma Gücü
    4
    Amerika Birleşik Devletleri, Kızılderililere yaptıkları soykırımdan başlayarak, en son Afganistan ve Irak'ta öldürülen binlerce sivilin hesabını vereceği bir rapor hazırlayarak işe başlayabilir.

    Ya bir de idam cezasına ne demeli..

    Ele verir talkını kendisi yutar salkımı.
    EBU CEHIL KAZDIGI KUYUYA DÜSECEK;
    BU IKTIDARI %70 MUHALEFET DEGIL; DTP+PKK BITIRECEK: .


    BUNLAR GÖTÜRÜCÜ AMPULLERI PAT-LA-YA-CAK;
    ICERIDE GERICI, DISARIDA VERICI, YAKINDA DA GIDICI.


    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ

  10. #10
    Alperence46 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-01-2010
    Mesajlar
    495
    Karizma Gücü
    3
    Ben buna gülerim işte

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Yanıt: 0
    Son Mesaj: 27.02.06, 12:36
  2. Din dersi istemeyen Turk öğrenciler Avrupa insan Haklari Mahkemesinde !
    2005 Konuları bölümünde Atilla tarafından açılmış
    Yanıt: 39
    Son Mesaj: 08.02.05, 15:44

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •