bu konunun farklı konularda tartışıldıgını biliyorum ancak bunu bir başlık altında açmak istedim üstelik burada kölelik konusunda oldugu ateistlerce iddaa edilen bir ayetin ne demek istedigini de açıklmak yerinde olacaktır.şimdi
İslam dininin gönderildiği dönemde Araplar arasında da kölelik ve cariyelik müessesesi vardı. Hz. Peygamber'e de küçüklüğünden beri dadılık eden Ümmü Eymen'in önemli bir yeri vardır. Erkekler arasından da Zeyd İbn Harise'nin ismi öne çıkmaktadır. dir. Peygamberimizin hizmetinde bulunan kadın ve erkeklerin sayısı bir hayli fazla olmakla birlikte bunlardan bir kısmı kendi rızasıyla bir kısmı da harp esiri olarak gelip Hz. Peygamber'in hizmetinde bulunmuşlardır. Daha önce köle olduğu halde müslüman olup Hz. Peygamberin yanında kalmaya ve hizmet etmeye devam edenler de olmuştur. Hz. Peygamber bunlara köle muamelesi değil de bir insan ve mümin kardeş muamelesi yaptığı için Hz. Peygamber'in yanında bulunmak ve ona hizmeti gönüllü olarak yerine getirmişlerdir. Hz. Peygamber'in yanında bulunan bu türden köle ve cariyelerin sayısını belirlemek ve tasnifini yapmak önemli ve hayli zaman alacak bir konudur.o yüzden peygamberimizin kölelerinin sayısının ne oldugunu ögrenmek isteyenlere yalnızca kaynak ismi verebilirim.
diger bir mevzuya gelince ateist arkadaslar islamın köleligi besledigi gibi kendi bakış açılarıyla yorumlar yaparlar ve yalan yanlış bir kaç sonuca ulaşabilirler bunda da kendilerine en önemli delil olarak nahl suresinin 75.ayetini örnek gösterirler şimdi kurandaki ayetlerin nasıl yorumlanması gerektigini ve bu ayetin ne demek istedigine bakalım
NAHL SURESİ 75.AYET
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayan kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Allah’a mahsustur, fakat onların çoğu bilmezler.
Nahl suresinin söz konusu âyetinde ne demek istendiği âyet bağlamı içerisinde ve bu konuda sahabe ve tabiinden gelen rivayetler dikkate alındığında daha rahat anlaşılmaktadır. Her şeyden önce ayette bir misal verilmekte yani bir benzetmeyle bir şey anlatılmak istenmektedir. Bu Kur'an'ın anlatım yöntemlerinden biridir. Yani bir şeyi misallerle ve kıssalarla anlatma yöntemi. Bu itibarla Kur'an'ın anlaşılmasında yöntem konusunda geliştirilen usul-i tefsir ilminin bir konusu da "Kur'an'daki misaller/emslü'l Kur'an"dır. Bu bağlamda âyet değerlendirildiğinde aynı surenin 73 ve 74. âyetlerini ve yine 76. âyetini dikkate almak gerekir. Bütün bunlar bir misal ve benzetmeden söz etmektedir. Bu benzetme de o günün toplumu göz önüne alındığında fakir ve iradesi sınırlı bir köle ile hür zengin ve eli açık bir kimse arasında yapılmaktadır. İbn Abbas ve Katade bu misaldan kastın kafir ve mümin arasındaki farkın ortaya konulması olduğu yorumunu yapmışlar ve meşhur müfessirlerden İbn Cerir et-Taberi de bunu tercih etmiştir. Bu bakımdan âyette tevhid inancının güzelliği ile şirk/Allah'a ortak koşmanın kötülüğüne işaret edilmiş
saygılarımla


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla



