• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
37 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Evrim teorisi ile kurandaki yaratılış nasıldır.

    Benim bu konudaki görüşüm belli sizlerinde bu konudaki düşüncelerinizi merak ediyorum. Kaynak:http://www.turkforum.net/1108646218-var-olan-seyi-nicin-boyle-yaratti.html

    Bu konu ile ilğili bilgisi olan varsa burda paylaşırsa memnun olurum.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  2. #2
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Evrim Teorisi birçok akadamisyen ve bilimadamı tarafından kabul edilmesine rağmen, diğer yandan birçok ademisyen ve bilimadamı tarafından reddedilir. Bunların yanına dinbilimciler de eklenince tartışma alıp başını en uzağa gidiyor. Evrim Teorisi, hem ilmî hem felsefî hem de dinî(teolojik) tartışmalarda kendine yer bulduğu için hakkında azımsanamayacak sayıda eserler mevcut. Bu konuda Doç. Dr. Sosyolog - Felsefeci Caner Taslaman, bir makalesinde şunları söylemektedir:

    "Evrim Teorisi ile Tanrı inancı ilişkisinde yaygın yanılgıların en önemlilerinden biri, Evrim Teorisi'ni ortaya koyanların veya ona inanların ateizm(tanrıyı reddeden görüş) ile, Evrim Teorisi'ne inanmayanların ise teizm(tanrıya olan inanç) ile bütünleştirilmeleridir. Oysa gerçek hiç de böyle değildir; Evrim Teorisi'ne inanan binlerce dindar teist(Tanrı'ya inanan) mevcuttur. Evrime inanan bir ateist canlıların rastlantısal bir şekilde meydana geldiğini kabul ettiği için Tanrı'yı doğrudan reddeder ama Evrim Teorisi'ne inanan ve içinde Tanrı inancı bulunan biri bunun aksini söyler. Bazı teistler “Tanrı canlıları neden evrim ile yaratsın ki” diye sorabilir ama kanaatimce hiçbir teist “Tanrı, istese de canlıları evrim yoluyla yaratamaz” diyemez ve ‘Tanrı canlıları neden evrimle yaratmasın ki’ sorusunu da aynı şekilde sormak pekâlâ mümkündür. Sonuçta eğer Tanrı’nın yarattığı bir evrim mümkün ise, o zaman “Tanrı vardır” ve “Evrim Teorisi doğrudur” önermeleri birbirlerinin değillemesi olamazlar. Evrim Teorisi’nin yanlışlanması, Tanrı’nın varlığını ispat ediyor olsa bile; bu, Tanrı’nın varlığı ispat edildiğinde Evrim Teorisi’nin reddedilebileceğini göstermez. Fakat “Tanrı vardır” önermesinin eğer değillemesi yapılabilirse, o zaman Evrim Teorisi anlayışı alternatifsiz kalmış olur. Çünkü Tanrı’nın yer almadığı bir ontolojide Evrim Teorisi’ne bir alternatif üretmek mümkün gözükmemektedir. Sonuç olarak bir teistin, Evrim Teorisi’ne hem inanması hem inanmaması hem de bu teoriye karşı bilinemezci bir tavır içinde kalması mümkündür; Evrim Teorisi’ne inanan birinin ise teist veya ateist veya bilinemezci olması mümkündür. Yani Evrim'in Tanrı tarafından meydana getirilebilmiş olasılığı üzerinde durur ve irdeler. Öyle ki biraz da zorlama yorumlarla bu konuya ilişkin Kur'an-ı Kerim'de ve diğer kutsal kitaplarda(Tevrat, Zebur, İncil) geçen ayetleri işaret olarak gösterenler dahi var. İşte o ayetlerden bazıları şunlardır:

    Oysa O, sizleri aşama aşama yaratmıştır.
    Kur’an-ı Kerim, Nuh Suresi, 71/14


    Allah sizi yerden bir bitki gibi bitirdi.
    Kur’an-ı Kerim, Nuh Suresi, 71/17


    O inkâr edenler görmüyorlar mı ki göklerle yer, birbirleriyle bitişikken onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı?
    Kur’an-ı Kerim, Enbiya Suresi, 21/30


    Gerçekten de insanın üzerinden anılan bir şey olmadığı bir süre geçmedi mi zamandan?
    Kur’an-ı Kerim, Insan Suresi, 76/1


    Nuh Suresi’nde geçen 14. ayet, insanın aşamalarla yaratıldığını söylemektedir; ‘aşama aşama’ ifadesini ‘evrim’ olarak anlasak bile Evrim ile Evrim Teorisi arasında önemli farklar vardır. Kur’an burada insanların anne rahminde geçirdikleri aşamaları ayrıntılı bir şekilde anlatıyor.
    Bu aşamaları da bir ‘evrim’ olarak niteleyebiliriz ama bu ‘evrim’in, Evrim Teorisi ile bir ilgisi yoktur. Bu yüzden Kur’an’da ‘evrim’ anlamına gelecek bir ifade bulmak ile bütün türlerin birbirlerinden evrimleştiklerini ve ortak bir atadan geldiklerini söyleyen Evrim Teorisi anlamına gelecek bir ifade bulmak çok farklıdır.
    İnsanın ‘yerden bitki gibi bitmesi’ (Nuh Suresi 17. ayet) ifadesiyle de Evrim Teorisi’ne Kur’an’dan bir delil bulmanın mümkün olmadığı kanaatindeyim. Kur’an insanların toprak ve sudan yaratıldığını söyler, aynı hammaddeden yaratılan bitki ile analoji kurulmasını, bu hammadde ortaklığına bağlamak da mümkündür; sonuçta ‘yer’ toprak ve suyu ihtiva eder. Kur’an yağmurların getirdiği su sayesinde topraktan bitkilerin çıkmasıyla insanın ölümünden sonra diriltilmesi arasında da analoji kurar. Evrim Teorisi, ‘soy ağacı’nda insana; sürüngenleri veya balıkları, bitkilerden daha yakın görür. Bu yüzden, Evrim Teorisi’ne göre insanla ‘soy ağacı’ndaki mesafesi çok daha uzak olan bitkilerle olan bir benzetmeyi Evrim Teorisi’ne delil olarak görmek, aşırı bir zorlamadır.
    Enbiya Suresi 30. ayette geçen canlıların sudan yaratıldığı şeklindeki ifadeyle Evrim Teorisi arasında bir bağlantı kurmak da tutarlı değildir. Çünkü Kur’an gerek suya gerek toprağa gerek ise çamur ifadesi ile bu iki unsurun karışımına atıflar yaparak insanın yaratıldığı hammaddeye dikkat çeker. Türlerin birbirlerinden bağımsız yaratılışını kabul edenler de bu hammaddelerden insanın oluştuğunu kabul ederler. İnsan vücudunun mikroskop altında incelenmesi, insanın maddî bedeninin, toprağın ihtiva ettiği maddeler ve sudan oluştuğunu göstermektedir. Bu yüzden, insanın sudan yaratıldığını söyleyen ayetleri ‘işaret’ kabul ederek Evrim Teorisi’ne Kur’an’dan destek aramak; Kur’an’a, Evrim Teorisi’ne bir destek bulma koşullanmasıyla yaklaşmanın bir ürünü gibi gözükmektedir.
    İnsan Suresi 1. ayette geçen ifadeden; ‘insanın anılan bir şey olmadığı’ dönem olarak tek hücreli ilk canlıyı, geçen ‘süre’ olarak da dünyadaki ilk tek hücreliden bu yana geçen birkaç milyar yıllık süreyi anlayanlar olmuştur. Oysa ‘insanın anılan bir şey olmadığı’ dönemden bu yana geçen ‘süre’yi, Evren’in yaratılışının başından veya Dünya’nın yaratılışının başından insanın yaratılışına kadar geçen süre olarak anlamamak için hiçbir sebep yoktur; hatta böylesi daha mantıklı gözükmektedir. Evren’in 15 milyar yıl ve Dünya’nın 5 milyar civarındaki ömrüne karşılık insanın ortaya çıkışı gerçekten de çok kısa bir dönemdir ve ‘insanın anılan bir şey olmadığı’ dönem uzun olan dönemdir. Bu ayetle insanın, varlık alanına çıkmadan önceki hiçliği hatırlatılarak bundan ibret alması ve ders çıkarması istenir.
    Ayrıca Kur’an’ın şu ayetlerinin de Evrim Teorisi’ne işaret ettiğini düşünenler olmuştur:

    65- Sizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri elbette biliyorsunuzdur. Onlara “Aşağılık maymunlar olun” dedik.

    66- Bunu hem çağdaşlarına hem de sonra gelecek olanlara ibret verici bir ceza ve sakınanlara bir öğüt kıldık.
    Kur’an-ı Kerim, Bakara Suresi, 2/65-66

    De ki ‘Allah katında ceza olarak bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah’ın lanetlediği, gazaplandığı ve onlardan maymunlar, domuzlar ve tağuta tapanlar kıldığıdır onlar. İşte bunlardır yer bakımından daha kötü ve dosdoğru yoldan daha çok sapmış olanlar.’
    Kur’an-ı Kerim, Maide Suresi, 5/60


    Eğer Hz. Adem'in topraktan yaratıldığı konusu Evrim Teorisi ile incelenirse birbirleriyle çelişmediği de görülebilir. Zira islam inancında Allah'ın 99 ismi var ve bu isimlerden biri Kadir'dir. Kadir 'her şeye güç yettirebilen, her şeye gücü yeten' anlamlarına gelir. İnançlı bir insan her şeye gücü olan Allah'ın tüm canlıları bir evrim yoluyla yaratabileceğine inanır. Çünkü Evrim Teorisi ne kadar rastlantısal bir olgu olarak kabul edilse de bu rastlantıyı her şeye gücü yeten Allah çok çok rahat bir şekilde Evrim'i de gerçekleştirebilir.
    Kur'an'ın ifadeleriyle Evrim Teorisi'nin çeliştiğini savunanların bir kısmı Hz. Adem'in "OL" emriyle yaratıldığını, bunun ise Tanrı'nın Âdem'i doğrudan yarattığına işaret ettiğini söylerler. İlgili ayet şöyledir:

    Şüphesiz Allah katında İsa’nın durumu, Âdem’in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı, sonra ona “Ol” demesiyle o da hemen oluverdi.
    Kur’an-ı Kerim, Âli Imran Suresi, 3/59

    Kur’an’dan Allah’ın “Ol” emriyle dilediğinin oluşacağını anlıyoruz. Fakat bu, bahsedilen oluşumun, dünyevi zaman olarak bir anda gerçekleştiği anlamına gelmez. Allah’ın “Ol” emrinin yeterli olduğu anlamına gelir."

    Ayrıca Kuran- Kerim'in Nur suresi'nin 45. ayetinde şöyle ifadeler geçer:

    "Allah her hayvanı bir sudan yarattı. öyle iken kimi karnı üzerinde yürür, kimi iki ayak üstünde yürür, kimi de dört ayak üstünde yürür. Allah, dilediğini yaratır. Şüphesiz ki Allah, her şeye gücü yetendir. "

    Ne enteresandır ki Evrim Teorisi, canlıları açıklarken iki ayaklılar, sürüngenler, dört ayaklılar diye sınıflandırdığı da oluyor. İlgili ayetin bunları vurguluyor gibi durması bir o kadar da ilginç. Üstelik Evrim Teorisi'nde "canlıların sudan karaya çıkması ve sürüngen olarak hayata devam etmesi, daha sonra iki ayaklı ve dört ayaklı formlarda bulunması sık sık vurgulanan önemli konulardan biri. Sonuç olarak söylemek gerekirse; Evrim Teorisi kesin ve kesin olarak kanıtlansa bile, Evrim'in Tanrı tarafından da yaratılabileceği olasılığı da düşünülebilir. Belki de Tanrı, canlıları Evrim ile yaratmak istedi ve evrimi bir vesile kılarak bunu bu şekilde devam ettirdi. Ancak bu sadece bir olasılıktır, kesin değildir. İşte bu yüzden Evrim Teorisi, Tanrı'nın varlığı ve yokluğu hakkında yorum yapacak düzeye ve birikime sahip değildir. Daha geniş bir bilgi için tıklayabilirsiniz

    KAYNAK: http://jimithekewl.blogspot.com/2009...anr-inanc.html
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Ne o Ramazan,şimdide evrimci mi oldun?Bak demedi deme,sana maymun soyu diyecekler,alış şimdiden.

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    09-07-2009
    Mesajlar
    1,402
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    Allah Adem ve Havva'yi yaratiyor sonra cocuklari ensest iliski ile cogaliyorlar sonra sanirim Allah baktiki boyle cok uzun zaman alicak insanligin cogalmasi , karar degistirip milyonlarca yil surecek evrimi baslatti.. Bu evrim surerken Adem ve Havva ve cocuklari neredeydi ne yapiyorlardi, Adem ve Havva cogalirken evrim de o arada suruyor ve iki grup birbirlerine destek mi veriyorlardi ?
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ


    Bir insanı zorla susturmak ona bahşedebileceğiniz en büyük onurdur. Onun size karşı olan mükemmelliğini kabul ettiğiniz anlamına gelir. - Joseph Sobran

    Bir kimsenin dusuncesini aciklayamamasi koleliktir. -Euripides

  5. #5
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı Sacred Women tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Allah Adem ve Havva'yi yaratiyor sonra cocuklari ensest iliski ile cogaliyorlar sonra sanirim Allah baktiki boyle cok uzun zaman alicak insanligin cogalmasi , karar degistirip milyonlarca yil surecek evrimi baslatti.. Bu evrim surerken Adem ve Havva ve cocuklari neredeydi ne yapiyorlardi, Adem ve Havva cogalirken evrim de o arada suruyor ve iki grup birbirlerine destek mi veriyorlardi ?
    İyi karıştırmışsın hiç bir şey anlamadım. Eski dönemlerdeki din alimlerinin yaptıkları gibi benimde yorumum var bu konudaana göre insanlar yani benim hayalime ve tahminime veya zanıma göre şöyle yaratılmışlardır.

    Allah ilk önce maddeyi yarattı bu maddeye fizik kanunları verdi. Değişik değişik oluşumların arka arkaya gelebilmesi için zamanı yarattı. Daha sonrada büyük patlama ile uzayı açmaya başladı. Bu sürecin başlamasıyla uzayda sayısını bilemeyeceğimiz kadar yıldızlar galaksiler doğmaya, yaşamaya ve ölmeye başladılar. Yani yaşam başladı. İşte bu gibi galaksilerden bir tanesi de bizim galaksimiz Samanyolu galaksisidir. Bu galaksi içinde bizim yaşadığımız güneş sistemi oluşmuştur. Güneş sistemi içinde Dünyamız meydana getirilmiştir. Bizim galaksimize, güneş sistemimize ve dünyamıza benzer birçok sistemler meydana gelmiştir. Bunların bizim sistemimize benzeme oranları %99 dan %1 e kadar olmak üzere değişik değişik oranlardadır.
    İnsan uzaya açıldığında görecektir ki kendisine düşünce olarak yakın ileride ve geride kalmış toplumlarla da karşılaşabilecektir. Hatta düşünce olarak kendisinden çok ileride fakat hayvan olarak kalmış olan canlılarla karşılaşacak ve hatta kendisinden düşünce olarak geri kalmış melek gibi canlılarla bile karşılaşacaktır. Diyeceksiniz ki hayalin çok geniş bende diyeceğim ki belgeselleri seyredin dünyamız da da böyle varlıklar irili ufaklı var. Yaşadığım sürece nereye gittimse oranın bir sakini olduğunu boş olmadığını bir yaşamın olduğunu gördüm bunun uzayda da olduğuna inancım tamdır.

    Dünya üzerinde yaşamın oluşması için sıcaklık ve soğukluk kullanılarak toprak oluşturulmuştur. Toprak su içinde ilk basit hücrelerin oluşmasını sağlamış ve bu süreç basit bitkilerin, denizde yaşayan bakterilerin ve virüs gibi basit canlıların oluşmasına neden olmuştur.
    Denizde, karada ve havada oluşan birbirine bağımlı asalak canlılar zamanla birbirini tamamlayan özellikleri nedeniyle birleşmişler ve daha gelişmiş canlılara dönüşmüşlerdir. İşte bu değişim ve gelişimlerin sonucunda deniz, kara ve hava hayvanları oluşmuştur. Bu deniz, kara ve havada yaşayan hayvanlar zamanla değişerek kara, deniz ve havada yaşama özelliği kazanmış ve kara, deniz ve havalarda yaşayan canlılar meydana gelmiştir. Bu gelişim ve değişim karalarda ve denizlerde de devam ederek gelişme devam etmiştir. İşte bu sürecin sonunda insan altı varlık soyu oluşmuş ve Allah’ın bu varlıklardan bir tanesine ruh vermesi ile insan dünyada yaşamaya başlamıştır. İlk Yaşayan insan Adem Peygamberimizdir. Adem ATAMIZIN ANNESİ İNSAN ALTI VARLIKTIR. Hava anamızda aynı şekilde ruhu bir insan altı varlığa verilmesi ile ilk insanlar cennetten çıkarılarak dünyaya indirilmiştir. Burada dikkat edilmesi gereken husus ruhlarının bu dünyada değil de öbür dünyada yaratılmış olmasıdır.
    Biyolojik bağın o kadar önemli olmadığına ayetlerde değinilmiştir. Asıl önemli olanın fikir ve düşünceler itibari ile kendinden sonra gelen insanların kendisine inanması ile neslin devam ettiğine vurgu yapılmıştır.
    HUD SURESİ
    42 – Gemi onları dağlar gibi dalgalar arasından geçirirken, Nuh biraz ötede olan oğluna: “Evladım, gel sen de bizimle gemiye bin de kâfirlerle beraber kalma!” diye seslendi. [69,11-12; 54,13-15]
    43 – O: “Beni sudan koruyacak bir dağa sığınırım!” dedi. Nuh ise: “Bugün Allah’ın helâk emrinden koruyacak hiçbir kuvvet yoktur. Ancak O’nun merhamet ettiği kurtulur!” der demez, birden aralarına dalga girdi, ve oğlu boğulanlardan oldu.
    44 – Kâfirler boğulduktan sonra yerle göğe: “Ey yer suyunu yut ve sen ey gök suyunu tut!” diye emir buyuruldu. Su çekildi, iş bitirildi ve gemi Cudi üzerinde yerleşti ve “Kahrolsun o zalimler!” denildi. {KM, Tekvin 8,4**
    45 – Nuh Rabbine hitâb edip: “Ya Rabbî, dedi, elbette boğulan oğlum da ailemdendi, öz evladımdı. (Halbuki ben onları gemiye alırken Sen bana kurtulacaklarını, müjdelemiştin). Senin vaadin elbette haktır ve Sen hâkimlerin hâkimisin!”
    46 – “Ey Nuh!” buyurdu Allah, “O senin ailenden değil. Çünkü o, dürüst iş yapan, temiz bir insan değildi. O halde, hakkında kesin bilgin olmayan bir şeyi Benden isteme. Cahilce bir davranışta bulunmayasın diye sana öğüt veriyorum.”
    MÜMTEHİNE SURESİ
    1 – Ey iman edenler! Benim de sizin de düşmanlarınızı dost edinmeyin. Onlar size gelen gerçeği reddettikleri halde, siz onlara sevgi sunuyorsunuz. Resulullahı ve sizi, sırf Rabbiniz olan Allah’a inandığınız için, vatanınızdan kovuyorlar. Siz Benim yolumda cihad etmek ve Benim rızamı kazanmak için yurdunuzdan çıkarılmayı göze aldıysanız, nasıl olur da onlara sevgi gösterip sır verirsiniz? Halbuki Ben sizin gizlediğiniz ve açıkladığınız her şeyi bilmekteyim. Doğrusu içinizden kim bunu yaparsa, artık doğru yoldan sapmış olur. [5,51-57; 3,28; 4,144]
    2 – Eğer size karşı ellerine bir fırsat geçerse, size düşman kesilirler. Ellerini de, dillerini de size fenalık etmek için uzatırlar ve sizin de kâfir olmanızı cân-u gönülden isterler.
    3 – Ne hısımlarınızın, ne de evlatlarınızın kıyamet günü size faydası olmaz. Allah kıyamet günü aranızda hükmeder, itaat edenleri cennete, kâfir ve âsileri cehenneme gönderir. Allah yaptığınız her şeyi görür.
    4 – İbrâhim’de ve onunla beraber olanlarda size güzel bir örnek vardır: Hani onlar hemşehrilerine şöyle demişlerdi: Bizim, ne sizinle, ne de Allah’tan başka ibadet ettiğiniz şeriklerinizle hiç bir ilişiğimiz kalmamıştır. Siz Allah’ın tek İlah olduğuna inanmadıkça, biz sizi reddediyor, bizimle sizin aranızda ebedi olarak düşmanlık ve nefret meydana geldiğini ilan ediyoruz. Ne var ki İbrâhim’in babasına: “Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Bununla beraber, Allah’ın senin hakkında dilediği hiç bir şeyi önlemem mümkün değildir.” demesi başka. Onun ve beraberinde olanların duası şudur: “Ey Yüce Rabbimiz! Yalnız sana güvenip dayandık, Sana yöneldik ve sonunda da Senin huzuruna varacağız. [19,47; 26,86-87; 9,113-114]

    Zamanla insanlar geliştikçe ve değiştikçe insan altı varlık sayıları azalmış ve insanların sayıları çoğalmıştır. İnsan altı varlıklar zamanla insanın gelişimi ile ortadan kaybolmuştur. Bunun nedeni ise insanların aklını kullanarak vahşi ortamlarda yaşama becerisi ve yeni buluşlar yapmalarıdır. İnsanlar arasında hayvanlardaki gibi bariz farklılıklar yoktur. Bunun nedeni ise farklı coğrafyalardaki insanların zekâları sayesinde birbirleri ile devamlı temas halinde olmalarından ileri gelmektedir.
    Adem atamız ve Hava anamızın çocukları birbirleri ile evlenmemişlerdir. İnsan altı biyolojik akrabaları ile evlenmişlerdir. Bunlardan olan çocuklarının bazıları insan olmuş bazıları olmamıştır. İnsan olanlarla insanlığın soyu devam etmiş ve günümüze kadar gelmiştir. İnsan düşündüğü zaman günümüzde yaşayan insanlardan da; bunlar insan olamaz dediği insanlar vardır.

    ARAF SURESİ
    179 – Biz cehennem için cinlerden ve insanlardan öyle kimseler yarattık ki onların kalpleri vardır ama bu kalplerle idrâk etmezler, gözleri vardır onlarla görmezler, kulakları vardır onlarla işitmezler. Hasılı onlar hayvanlar gibi, hatta onlardan da şaşkındırlar. İşte asıl gafil olanlar onlardır. [46,26; 2,18; 8,23; 22,46; 2,171] {KM, İşaya 6,9-10; Matta 13,13-14**

    Yani insan bedeni içerisine cennetten çıkarılarak gönderilmiş iki varlık vardır. Birincisi insan, ikicisi şeytandır. Bu iki varlık insan vücuduna aynı anda hükmetmektedir. İnsan galip gelirse cennete girecek şeytan galip gelirse cehenneme girecektir.

    BAKARA SURESİ
    75 – Nasıl olur onların size güvenmelerini beklersiniz ki onlardan bir zümre vardı ki Allah’ın kelamını işitip akılları aldıktan sonra, bile bile onu tahrif eder, değiştirirlerdi.
    76 – Onlar iman edenlerle karşılaştıklarında «Biz de iman ettik» derler. Kendi aralarında kaldıklarında ise: «Ne yapıyorsunuz? derler, Rabbinizin huzurunda aleyhinize hüccet edinsinler diye mi tutup Allah’ın size açtığı gerçeği onlara söylüyorsunuz? Hiç aklınızı kullanmıyor musunuz?»
    77 – Bilmiyorlar mı ki Allah onların gizlediklerini de bilir, açıkladıklarını da?

    İnsanda kendi arasında cinler gibi ikiye ayrılır. Şeytan ve İnsan olarak ayrışmıştır. İnsan nerede ise şeytanı da yanındadır. Yani Allah dünya ya insanları ve şeytanları indirirken birlikte indirmiş ve bir beyin içerisine koymuştur. Kim şeytanının yolundan gitmez ise İlkin cennetine koyduğu gibi insanı tekrar cennetine koyacaktır. Zaten bu dünya bu ayrımı yapmak için yaratılmıştır.

    NAS
    1 – De ki: İnsanların Rabbine,
    2 – İnsanların yegane Hükümdarına,
    3 – İnsanların İlahına sığınırım:
    4 – O sinsi şeytanın şerrinden
    5 – O ki insanların kalplerine vesvese verir,
    6 – O şeytan, cinlerden de olur, insanlardan da olur. [6,112]


    Dar vim teorisine inandığımı ve bir teori olarak kabul ettiğimi beyan ediyorum. Bunun dinimiz açısından hiçbir sakıncasının olmadığını ve yüce yaratıcının ki o noksan sıfatlardan münezzehtir, bu şekilde yaratabileceğini kabul ediyorum. Eğer geçmişte de bu şekilde tek yaratıcıya ALLAH’a inan insanlar tarafından Dar vim teorisini de ve darvin’ide ALLAH yaratı bu şekilde de yüce yaratıcı yaratabilir denilmiş olsaydı benim yukarıda kurmuş olduğum çıkarımlar yapılır ve kominizim tehlikesi ortaya çıkmazdı. İnsanlar birbirlerine bunca zulmü yapmazlardı.
    Bu hata tek yaratıcıya inanan yani ALLAH’a inanan din adamlarının ALLAH’ a noksan sıfat yakıştırmalarından ve Darvin teorisine göre insanları yaratılmamıştır, demelerinden kaynaklanmıştır. Hâlbuki ALLAH’ın indirmiş olduğu hiçbir din bilimle çelişmez aksine bilimin açıklanmasında anlam ve mana taşımasında olmasa olmazlarındandır.
    Birde bizler şu konuda yanılmaktayız ol dedi oluverdi. Darwim teorisine göre olunca bu ayet olmuyor mu? Dar wim teorisi karşıtlarına göre olmuyor. Ama bana göre oluyor. Neden derseniz Darvici karşıtları kendi algıladıkları zaman kavramına göre ol derken bile bir zaman geçiyor. Demek ki mutlaka bir zaman geçiyor. Bunu ALLAH katında düşünürsek yani KAMER49 – Muhakkak ki Biz her şeyi bir kaderle, bir ölçü ile yarattık. [25,2; 87,1-3] ayeti ile birlikte düşünürsek bizim algıladığımız zaman ALLAH’ın yaratığı zamandır. Allah için bir zaman söz konusu değildir. Yani biz yaratılmışların algılamaları ve değerleri ile ALLAH için zaman kavramı diye bir şey yoktur. Bize göre ise Sonsuz geçmiş zaman ve sonsuz gelecek zaman vardır. İşte bu çerçeveden bakıldığında 1 saniye ile 1 milyar yıl arasında ne fark vardır. Sonsuz zaman içerisinde ikisi de bana göre aynıdır, yani sonsuzlukla karşılaştırıldığı 1 saniye ile 1 milyar yıl arasında bir fark yoktur. Fark olabilmesi için sonlu zaman kavramı olması gerekir. Sonlu zaman kavramı bu dünya için geçerlidir. Onun zamanını da ALLAH bilmektedir. Yani Kıyametin zamanını, görülüyor ki her iki durumda da ol dedi hemen oluverdi cümlesinin ne kadar zaman ihtiva ettiğini ALLAH bilmektedir. Bizler ALLAH’ın var ettiği zaman içerisinde bunun bilincinde olamayız. Bu ayete ters düşmeyelim derken diğer ayetlere ters düşemeyiz. Çünkü Kuran-ı Kerimde hiçbir ayet diğeri ile çelişmez. Sadece bu ayeti dikkate aldığımızda diğer ayetlerde belirtilen süreler niçin verilmiştir. Eğer ol dedi hemen oluverdi kelimesi bir zaman ihtiva etmeseydi dünya ve kainatın oluşum sürelerinin verilmemiş olması gerekirdi.

    Ben ayrıca şuna da inanmaktayım her insan bir yaratıcıya inanır. Bunu nereden çıkardı diyeceksin ben hiçbir yaratıcıya inanmıyorum diyor ve bunun gereklerini yerine getirmiyor.

    Gerçekten ateist olan insan benim mantığıma göre her şeyden zevk alacak şekilde mutluluğu ön plana çıkaracak şekilde yaşaması gerekir. Bu nedenle mutlu yaşantısına engel olacak bütün savaşların karşısında ve kargaşaların yanında olmaması gerekir. Ateistlere baktığımızda ateizmi yaymak için dağa çıkıp terörist olup hayatını riske atıyor. Olmayan bir şey için olmadığını yaymak kendi haklılığını ispat etmek için insan bir defa var olduğu dünya hayatını riske atar mı? Mantıklı düşünüldüğü zaman atmaz.
    Ama neden böyle oluyor diyeceksiniz, çünkü o da ALLAH’A inanıyor fakat ben diyor ateşten yaratıldım o ise topraktan diyerek üstünlük taslayarak kibirleniyor ve yaratıcısına isyan ediyor. Ateistlerin düşündükleri gibi ben haklıyım diyerek mücadele etmektedir. Ateistler bu bakımdan inanmadıklarını iddia ettikleri ALLAH’a karşı mücadele etmektedirler de farkında değiller, kendi kendilerini kandırmaktadırlar.
    İşte ateistlerin kendi inançlarına göre mutlu yaşayabilmeleri için özgür olmaları gerekir. Özgür olabilmeleri için de iyiliği güzeliği ön plana çıkarmaları ve bu dünyanın zevklerinden vakit geçirmeden ve kendinden sonrakileri düşünmeden bunları hemen istemesi gerekmektedir. Zira bu dünyaya bir defa geliyor ve ölünce her şey geride kalarak kendisinin ölümüyle beraber her şey yok olup gidecektir. Bu mantıkla düşünülmeye devam edince kendinden sonra gelenlerin onu anmalarının kime ne yararı var bunu da anlamak mümkün değil.
    Müminlerinde Müslüman olmaları için iradelerini hiçbir baskı altında kalmadan özgürce kullanmaları gerekmektedir. Mantıklı düşünüldüğünde inananlar ve inanmayanların barış ve mutluluk içerisinde yaşamaları gerekirken neden savaştıklarını anlamak mümkün değildir. İşte bunun nedeni de ALLAH şöyle açıklamıştır.

    BAKARA
    36 – Derken Şeytan onların ayaklarını kaydırarak içinde bulundukları nimet yurdundan çıkardı. Biz de: “Haydi, dedik, birbirinize düşman olarak yeryüzüne inin! Siz orada belirli bir süre ikamet edip yararlanacaksınız.”
    Bu mesaj en son " 18.03.10 " tarihinde saat 17:25 itibariyle RAMAZAN TOPTAŞ tarafından düzenlenmiştir...
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Ramazan Ahmet Hulusi'yi tanırmısın?Senin kelimelerin aynı onun kelimelerine benziyor.Üstteki yazını iki gün arayla başka yerlerde de yayınlamıştın.

    İmza: Fadıl Takipde...


    http://www.turkforum.net/746620-fikri-mucadele-teroru-bitirir.html


    http://www.derindusunce.org/2007/07/...rimin-dini-mi/

  7. #7
    XLEONX adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-10-2005
    Mesajlar
    1,513
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Ramazan güzel bir noktaya değinmişsin, Evrim ve Evrim Teorisini önce bi ayırmak gerek

    Evrim teorisi tartışmaya açık bir şey ve hiçbirzaman kesin bir sonuca varmayacak, taki zaman yolculuğunu bulup milyon yıllar öncesine gidip inceleyene kadar
    iskeletlerle falan olmucak bu iş, gerçek kalıntılar varsa bile arada sahte olanlarda mevcut, buda kafaları karıştırıyor

    kuranda bu konuya dair sadece insanın ve diğer tüm yaratılanların belirli bir zamanda aşama aşama yaratıldığını söylüyor ancak dünya üzerindeki canlıların ortak bir atadan geldiğine dair bir bilgi yok, zaten lüzumu olan bir konu olsaydı Allah bizlere bildirirdi bu konuyu
    biz bu bilimsel gelişmelerin faydalarına bakalım, evrim diye birşey bulunmuş ve muhtemelen bilime çok katkı sağlamıştır bu, ama primattan gelip gelmediğimizi bilmemizinde bu konuyu tartışmanında bir faydası yok, lüzumsuz bilgi bana göre vakit kaybından başka birşey değil

  8. #8
    tenere adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-05-2008
    Mesajlar
    3,231
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı XLEONX tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ramazan güzel bir noktaya değinmişsin, Evrim ve Evrim Teorisini önce bi ayırmak gerek

    Evrim teorisi tartışmaya açık bir şey ve hiçbirzaman kesin bir sonuca varmayacak, taki zaman yolculuğunu bulup milyon yıllar öncesine gidip inceleyene kadar
    iskeletlerle falan olmucak bu iş, gerçek kalıntılar varsa bile arada sahte olanlarda mevcut, buda kafaları karıştırıyor

    kuranda bu konuya dair sadece insanın ve diğer tüm yaratılanların belirli bir zamanda aşama aşama yaratıldığını söylüyor ancak dünya üzerindeki canlıların ortak bir atadan geldiğine dair bir bilgi yok, zaten lüzumu olan bir konu olsaydı Allah bizlere bildirirdi bu konuyu
    biz bu bilimsel gelişmelerin faydalarına bakalım, evrim diye birşey bulunmuş ve muhtemelen bilime çok katkı sağlamıştır bu, ama primattan gelip gelmediğimizi bilmemizinde bu konuyu tartışmanında bir faydası yok, lüzumsuz bilgi bana göre vakit kaybından başka birşey değil
    Yavaş da olsa bir gelişme görüyorum sende.
    "güneş herkes içindir, plaj ise sadece hak edenler için.''
    cidade de deus

    ''İki Mustafa Kemal vardır. Biri ben, ölümlü Mustafa Kemal; diğeri milletin içinde yaşattığı Mustafa Kemal'ler ülküsüdür. Ben onu temsil ediyorum.Herhangi bir tehlike anında ben ortaya çıktımsa, beni bir Türk anası doğurmadı mı, Türk anaları daha Mustafa Kemal'ler doğurmayacaklar mı? Mutluluk Milletindir, benim değildir''

  9. #9
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı XLEONX tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ramazan güzel bir noktaya değinmişsin, Evrim ve Evrim Teorisini önce bi ayırmak gerek

    Evrim teorisi tartışmaya açık bir şey ve hiçbirzaman kesin bir sonuca varmayacak, taki zaman yolculuğunu bulup milyon yıllar öncesine gidip inceleyene kadar
    iskeletlerle falan olmucak bu iş, gerçek kalıntılar varsa bile arada sahte olanlarda mevcut, buda kafaları karıştırıyor

    kuranda bu konuya dair sadece insanın ve diğer tüm yaratılanların belirli bir zamanda aşama aşama yaratıldığını söylüyor ancak dünya üzerindeki canlıların ortak bir atadan geldiğine dair bir bilgi yok, zaten lüzumu olan bir konu olsaydı Allah bizlere bildirirdi bu konuyu
    biz bu bilimsel gelişmelerin faydalarına bakalım, evrim diye birşey bulunmuş ve muhtemelen bilime çok katkı sağlamıştır bu, ama primattan gelip gelmediğimizi bilmemizinde bu konuyu tartışmanında bir faydası yok, lüzumsuz bilgi bana göre vakit kaybından başka birşey değil
    Blakis çok önemli insanların bir birlerinden neden farklı olduklarını ortaya koyuyor. Evrim teorisi olmadımı ALLAH inancıda bana göre topal kalır ve bunun cezasınıda inanlar papazlar sayesinde fazlasıyla çekmiştir. Bir girip mikrobu degişim gösteriyorsa bunun sayesindedir. Bu aynı zamanda ALLAH'ın sürekli yaratma halinde olduğunuda gösterir, bir çok ayeti manalı kılar.

    Birçoklarının ALLAH'ı inkarına neden olmuş olan bu teori benim ALLAH inancımın ana omurgasını oluşturuyor. Bence elimizde yeterli bilgi darvin teorisi ile ilgili olarak var. Sadece buna bakmasını bilmek lazım. Bir insanın ilk emriyosu bile oluşturulurken milyarlarca seçenek arasından bir tanesi gerçekleşiyor. Bu ne demek tesadüflerin bir birine eklenmesi demek bu da Kuran ayettinde rahimlerde neyi eksiltip neyi fazlalaştırdığımızı biz biliriz diyerek Kuran ve ALLAH buna işaret etmektedir. EGER EVRİM TEORİSİ GERÇEK OLMASA İDİ HİÇ BİR ÖZÜRLÜ İNSAN OLMAZ BÜTÜN İNSANLAR AYNI OLURDU, ZEKALARI TİPLERİ REKLERİ BOYLARI YAŞAMLARI NEREYE KADAR GİDEYİMKİ İNSAN DÜŞÜNEMİYOR BİLE,
    Bu mesaj en son " 19.03.10 " tarihinde saat 09:14 itibariyle RAMAZAN TOPTAŞ tarafından düzenlenmiştir...
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    09-07-2009
    Mesajlar
    1,402
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    Alıntı DÜZEN tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ramazan Ahmet Hulusi'yi tanırmısın?Senin kelimelerin aynı onun kelimelerine benziyor.Üstteki yazını iki gün arayla başka yerlerde de yayınlamıştın.

    İmza: Fadıl Takipde...


    http://www.turkforum.net/showthread.php?t=746620


    http://www.derindusunce.org/2007/07/...rimin-dini-mi/

    Senden de bisey kacmiyor , dedektif Duzen..
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ


    Bir insanı zorla susturmak ona bahşedebileceğiniz en büyük onurdur. Onun size karşı olan mükemmelliğini kabul ettiğiniz anlamına gelir. - Joseph Sobran

    Bir kimsenin dusuncesini aciklayamamasi koleliktir. -Euripides

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Evrim teorisi mahkemeye çıkıyor
    2005 Konuları bölümünde siyahgandalf tarafından açılmış
    Yanıt: 155
    Son Mesaj: 09.02.06, 15:28

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •