BÖLÜM 1..
CENNET.
Cennete İlk Girecek Olan, Rasûlullah (s.a.v.)'dir:
O, bütün peygamberlerden ve ümmetlerden önce cennete girecektir.
Nitekim Sahih-i Müslim'de... Enes'ten rivayet olundu ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Cennetin kapısını ilk çalacak olan benim."
Yine aynı senedle rivayet olunduğuna göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Cennetin kapısına gelir, açmalarını söylerim. Bekçi: "Sen kimsin?" diye sorar. "Muhammed'im" derim. O da der ki: "Senden önce bu kapıyı hiç kimseye açmama emrini aldım." [248]
Buharı ve Müslim'in sahihlerinde... Ebû Hüreyre'den rivayet olundu ki; Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Biz sonda (gelen bir ümmetiz), kıyamet günündeyse önde olacağız ve biz, cennete ilk girenler olacağız."
Hafız Ziya... Ömer b. Hattab'dan rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Ben içine girmedikçe diğer peygamberlerin cennete girmeleri haram kılınmıştır. Ümmetim içine girmedikçe ve diğer ümmetlerin cennete girmeleri haram kılınmıştır." [249]
"Müminler cennetin kapısına vardıklarında kilitli olduğunu görürler.' [266] Kapının açılmasını sağlamak için Aziz ve Celil olan Allah'tan, aracılık yapmasını dilerler."
Sûr hadisinde ise şöyle denilmektedir:
"İnsanlar Âdem'e, sonra Nuh'a, sonra İbrahim'e, sonra Musa'ya, sonra İsa'ya gelirler. Hepsi onların şefaat isteminden yüz çevirir. Sonra o insanlar Rasûlullah (s.a.v.)'e gelirler. O, gidip cennetin kapısının halkasını şiddete vurur. Bekçi: "Kim O?" der. O da: "Ben Muhammed'im" der. Bunun üzerine bekçi: "Bu kapıyı senden önce kimseye açmama emrini adım." der. (Kapı açılır. Rasûlullah) cennete girer. Allah katında, müminlerin keramet yurduna girmeleri için şefatte bulunur. Allah onun şefaatini kabul eder. Böylece Rasûlullah (s.a.v.), cennete ilk giren peygamber olur. Onun ümmeti de cennete ilk giren ümmet olur."
Sahih'de rivayet olunduğuna göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:[267]
"Cennette ilk şefaat edecek olan ve cennetin kapısına şiddetle ilk vuracak olan benim."
Rasûlullah (S.A.V.)'in Ümmetinden Cennete Girecek İlk Kişi, Ebubekir Es-Sıddîk (R.A.)'Dır:
Sünen-i Ebû Davûd'da.., Ebû Hüreyre'den rivayet olundu ki; Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Cibril bana geldi ve ümmetimin gireceği Cennet kapısını bana gösterdi." Hz. Ebubekir dedi ki:
— Ey Allah'ın Rasûü! O kapıya bakmak için (o zaman) senin yanında olmayı isterdim.
— Ama sen ey Ebû Bekir, ümmetimden cennete girecek ilk kişisin!" Sahih-i Buharî'de sabit olduğuna göre Cenab-ı Allah, Rasûlullah'a şöyle buyuracaktır:
"Ümmetinden üzerinde hesap bulunmayanları sağ kapıdan cennete koy. Onlar diğer kapılarda da insanlara ortaktıklar."
Buharı ve Müslim'in sahihlerinde... Ebû Hüreyre'den rivayet olundu ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Her kim Allah yolunda malından bir çift şeyi infak ederse o kişi, cennetin kapılarından çağırılır. Cennetin sekiz kapısı vardır. Namaz ehlinden olan kişi, namaz kapıcından çağırılır. Sadaka ehlinden olan kişi, sadaka kapısın çağırılır. Cihâd ehlinden olan kişi, cihad kapısından çağırılır. Oruç ehlinden olan kişi, oruç kapısından çağırılır."
Ebubekir (r.a.) dedi ki: "Bir kimse bu kapılardan hangisinden çağırılacak olursa olsun, vallahi o kimseye zarar yoktur. Ey Allah'ın Rasûlü! Bir adamın bu kapıların tümünden çağırılması mümkün müdür?" [250] Rasûlullah buyurdu ki: "Evet. Senin de onlardan biri olacağını umuyorum." [251]
Sadece Oruç Tutanlar Reyyan Kapısından Cennete Girerler:
Buharı ve Müslim'in sahihlerinde... Sehl b. Sa'd'dan rivayet olundu ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Cennetin sekiz kapısı vardır. Onlardan birine Reyyan kapısı denir. Bu kapıdan, ancak oruç tutanlar cennete girerler. Girince de kapı kilitlenir. Onlardan başkası o kapıdan giremez." [252]
Cennet Kapılarının Adları:
Halimi dedi ki: "Cennetin kapılarından biri Muhammed (s.a.v.)'in kapı¬sıdır ki, bu, tevbe kapısıdır. Ondan başka şu kapılar da vardır: Namaz kapısı, oruç kapısı, zekât kapısı, sadaka kapısı, Hac kapısı, Umre kapısı, Cihâd kapısı ve sıla kapısı."
Başkaları şu ilâveyi yapmışlardır: "Öfkelerini yutanların kapısı, razı olanların kapısı ve eymen (sağ) kapısı ki, üzerinde hesap bulunmayan kimseler bu kapıdan cennete girerler."
Tirmizî tarafından da rivayet edildiği gibi Kurtubî, "İki kanadı arasındaki genişliğin, rahvan ata binmiş bir süvari tarafından üç günde katedilebilen yol kadar olduğu kapı1 ön üçüncü kapıdır" demiştir. [281] Doğrusunu Allah bilir. [282]
Fakirler, Zenginlerden Önce Cennete Girerler:
İmam Ahmed b. Hanbel... Ebû Hüreyre'den rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Müslümanların fakirleri, zenginlerinden yarım gün Önce -ki o da beşyüz senedir- cennete girerler." [253]
Bu hadisin bir varyantında,ise Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz, müminlerin fakirleri, zenginlerinden yarım gün önce -ki o da beş-yüz senedir- cennete girerler." [254]
imam Ahmed b. Hanbel... İbn Abbas'tan rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Dünyadayken biri zengin diğeri de fakir olan iki mümin, cennetin kapısında karşılaşırlar. Fakir olan cennete konulur. Zengin olansa, Allah'ın dilediği bir süre alıkonulur. Sonra cennete konulur. Fakir olan cennette onunla karşılaşır ve ona: "Ey kardeşim! Seni alıkoyan sebep neydi? Vallahi o kadar bekletildin ki, doğrusu senin adına korktum." der. O da şöyle cevap verir: "Ey kardeşim, senden sonra çok feci ve rahatsız edici bir yerde hapsedildim. Üzerimden su gibi ter aktıktan sonra ancak sana ulaşabildim. Üzerimden akan terleri bin deve içmeye gelseydi ve onların hepsi de hims yeyicisi [256] olsaydı yine de kanıp giderlerdi." [257]
Cennetliklerin Çoğu Düşkünler Ve Fakirlerdir. Cehennemliklerin Çoğu İse Zenginler Ve Kadınlardır:
İmam Ahmed b. Hanbel... Üsâme b. Zeyd'den rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Cennetin kapısında durdum; oraya girenlerin çoğunu düşkünlerin oluşturduğunu gördüm. Cehennemin kapısında durdum; oraya girenlerin çoğunu ise kadınların oluşturduğunu gördüm." [258]
Abdürrezzak... İmrân b. Husayn'dan rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Cennete baktım; oradakilerin çoğunun fakir olduğunu gördüm. Cehenneme baktım; oradakilerin çoğunun da zengin olduğunu gördüm." [259]
İmam Ahmed b. Hanbel... Abdullah b. Amr'dan rivayet etti ki: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Cennete baktım; oradakilerin çoğunun fakir olduğunu gördüm. Cehenneme baktım; oradakilerinse çoğunun zenginler ve kadınlar olduğunu [260] gördüm."
Allah Yolunda Az Bir Amel, Dünyadan Ve İçindeki Şeylerden Daha Hayırlıdır. Cennetteki Az Bir Şey De Dünyadan Ve İçindeki Şeylerden Daha Hayırlıdır:
Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki:
"Öğlenden önce veya sonra bir kerecik Allah yolunda yola çıkmış, dünyadan ve içindeki şeylerden daha hayırlıdır. Birinizin yayının ve kırbacının miktarı kadar (cennetteki) bir yer, dünyadan ve içindeki herşeyden daha hayırlıdır. Şayet cennet kadınlarından biri uzanıp da göktekilere ve yerdekilere bakacak olursa, gök ile yerin arasını aydınlatır ve gök ile yerin arasını kendi kokusuyla doldurur. Onun başörtüsü, dünyadan ve içindeki her şeyden daha hayırlıdır."[288]
Katâde'den gelen bir rivayette ise şöyle buyurulmuş:
"Firdevs, cennetin ortasındaki en yüksek ve en faziletli yeridir."
Bu hususta yüce Allah'ta şöyle buyurmuştur:
"Yüksek bir cennette bahçedir." (Hakka, 69/22)
"İşte onlara en üstün dereceler vardır." (Tâ-Ha, 20/75)
"Rabbinizin mağfiretine, ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için hazırlanmış, eni gökler ve yer kadar olan cennete koşuşun." (Âi-imrân, 3/133)
"Ey insanlar! Rabbiniz tarafından bağışlanmaya, Allah'a ve peygamberine inananlar için hazırlanmış, genişliği yerle göğün genişliği kadar olan cennete koşuşun. Bu, Allah'ın dilediğine verdiği lütufdur. Allah, büyük lütuf sahibidir." (Hadid, 57/21)
İmam Ahmed b. Hanbel... Ebû Hüreyre'den rivayet etti ki; Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Allah'a ve Rasûlüne inanan, namaz kılan, Ramazan orucunu tutan kimse, Allah yolunda hicret etse de doğduğu yerde ikamet etse de, onu cennete koymak, Allah'ın üzerine bir haktır." Sahabiler, 'Bunu insanlara bildirelim mi ey Allah'ın Rasûlü?' diye sorduklarında Rasûlullah (s.a.v.) şöyle cevap verdi:[289]
"Cennette yüz derece vardır. Cenabı Allah orayı, kendi yolunda cihâd eden kimselere hazırlamıştır. Her derecenin arasında gökle yer arası kadar uzaklık vardır. Allah'tan istediğinizde firdevs cennetini isteyin. Çünkü orası cennetin orta yerinin en üst katıdır. Üzerinde Rahman'in arşı vardır. Cennet nehri (veya nehirleri) oradan kaynarlar." [290]
Firdevs, Cennetin En Yüksek Derecesidir. Namaz ve Oruç'ta Yüce Allah'ın Bağışlanması İcâb Ettirirler:
Ebü'l-Kasım et-Taberanî... Muaz b. Cebel'den rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Şu beş vakit namazı kılan, Ramazan orucunu tutan (zekâttan söz etti mi, etmedi mi? Bilmiyorum) bir kimse hicret etmişte olsa veya anasının kendisini doğurduğu yerde oturmuşta olsa onu bağışlamak, Allah'ın üzerine bir haktır."
Muaz diyor ki: "Bunu çıkıp insanlara duyurayım mı?" diye sordum. Rasûlullah (s.a.v.) bana buyurdu ki:
"Bırak insanları, amellerini yapmaya devam etsinler. Cennette yüz derece vardır. Her iki derecenin arasında, gök ile yer arası kadar mesafe vardır. Bu derecelerin en yükseği Firdevs'tir. Onun da üzerinde Arş vardır. O, [291] cennetin ortasının en üst katıdır. Cennetin nehirleri oradan kaynayıp çıkarlar. Allah'tan dilekte bulunduğunuzda Firdevs cennetini dileyin." [292]
Cennetin Nehirleri Firdevs'ten Kaynar:
İmam Ahmed b. Hanbel... Ubade b. Samit'ten rivayet etti ki; Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Cennet yüz derecedir. Her iki derecenin arası yüz senelik yoldur." İbn Affan dedi ki: "Cennetin her iki derecesinin arası, yer ile göğün birbirine olan uzaklığı kadar uzaktır. Firdevs, cennetin en yüksek derecesidir. Dört nehir oradan kaynayıp çıkar. Arşta onun üstündedir. Allah'tan dilekte bulunduğunuzda Firdevs cennetini isteyin."[293]
Ben derim ki: Cennet, kubbemsi bir yapıdır. Kubbenin en yüksek yeri de orta noktasıdır. Doğrusunu Allah bilir. [294
Cennetin Dereceleri Farklıdır. Dereceler Arasındaki Farkın Miktarını Ancak Alemlerin Rabbi Allah Bilir:
Ebubekir b. Ebi Davûd... Ebû Hüreyre'den rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Cennet yüz derecedir. Her iki derecenin arası, beşyüz senelik yoldur."
Tirmizî'nin... Yezid b. Harun'dan rivayet ettiğine göre; "her iki derece arasındaki mesafe, yüz senelik yoldur."
Hafız Ebû Ya'lâ... Ebû Saîd'den rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:[295]
"Cennet yüz derecedir. Bütün âlemler bunlardan birinde toplanacak olsa, yine de hepsine yeter." [296]
Cennetliklerin En Düşük Mertebelisine De En Yüksek Mertebelisinede Verilecek Geniş Ve Büyük Mülk:
Yüce Allah buyurdu ki:
"Oranın neresine baksan, nimet ve büyük bir saltanat görürsün." (insan, 76/20)
Önceki kısımlarda geçen, sahihliği üzerinde Buharî ile Müslim'in ittifak ettikleri ve İbn Mes'ud'un Peygamber (s.a.v.)'den rivayet ettiği bir hadiste ifade edildiğine göre Muhammed ümmetinden cennete en son girecek olan şahsa Cenab-ı Allah şöyle buyuracaktır:
"Dünya ve on katı kadar yerin sana verilmesine razı olmaz mısın?"
İmam Ahmed b. Hanbel... İbn Ömer'den rivayet etti ki; Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Cennetliklerin mertebece en düşük olanı kendi bahçesine, nimetlerine, hizmetçilerine ard arda gelen bağışlarına bakar. Cennetinin genişliği bin senelik yoldur. Cennetliklerin Allah katında en üstün olanı ise sabah akşam Rabbinin mübarek yüzüne bakar." Hz. Peygamber böyle dedikten sonra şu âyeti okudu:
"O gün bir takım yüzler Rablerine bakıp parlayacaktır." [297]
Yine İmam Ahmed b. Hanbel... İbn Ömer'den rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Cennetliklerin en küçük mertebelisi iki bin senede bir ucundan diğer ucuna gidilebilecek olan bir mülke bakar. O mülkün yakınını gördüğü gibi en uzak noktasını da görebilir. (Mülküne), eşlerini ve hizmetmetçilerini görür. Cennetliklerin en yüksek mertebelisi ise her gün Allah'ın mübarek yüzüne [298] İki kez bakar."[299]
Müslim... Muğire b. Şube'den rivayet etti ki; Musa (a.s.) şöyle demiştir: "Ya Rab! Cennetliklerin mertebece en düşük olanım bana bildirirmisin?" Yüce Allah buyurdu ki: "Evet. O, insanların cennetteki yerlerine yerleşmelerinden ve alacaklarım almalarından sonra gelecek olan bir adamdır. Kendisine, "Cennete gir" denilir. O da der ki:
— Ya Rab! Nasıl gireyim ki? Herkes yerine yerleşmiş ve alacağını almıştır.
— Dünya meliklerinden birinin mülkü kadar sana verilmesine razı olmaz mısın?
— Razı oldum ya Rab.
— Sana onun mülkü bir kat fazlasıyla verildi (Böyle derken hadisin ravisi Süfyan beş parmağını yumdu).
— Razı oldum ya Rab.
Musa (a.s.) demiş ki: "Ya Rab! Bana cennetliklerin en yüksek mertebelisini bildir(ir misin?)". Yüce Allah buyurdu ki: "Evet... Zaten kasdettiğim de onlardır. Onlar hakkında sana haber vereceğim. Şeref ve üstünlüklerini ellerimle diktim, üzerini mühürledim. Onlara vereceğim şeyleri hiç bir göz görmemiştir. O şeyleri hiç bir kulak işitmemiştir ve o şeyler hiç bir insanın kalbinden geçmemiştir." Bunu doğrulayan ölçü, Allah'ın kitabındadır: "Yaptıklarına karşılık onlar için saklanan müjdeyi kimse bilmez." [300]
Buharî ve Müslim'in sahihlerinde... Ebû Hüreyre'den rivayet olunduğuna göre Peygamber (s.a.v.), yüce Allah'ın şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
"Gözlerin görmediği, kulakların duymadığı ve beşer kalbinden geçmeyen şeyleri salih kullarım için hazırladım." Bunu doğrulayan ölçü, yüce Allah'ın kitabındadır: "Yaptıklarına karşılık onlar için saklanan müjdeyi kimse bilmez." [301]
İmam Ahmed b. Hanbel... Sehl b. Sa'd'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: Rasûlullah (s.a.v.)'in bir oturumunda hazır bulundum. O oturumunda cennetin evsafını anlattı. Sözlerinin sonuna geldiğinde şöyle dedi:
"Cennette gözlerin görmediği, kulakların duymadığı ve beşer kalbinden geçmeyen şeyler vardır." Böyle dedikten sonra da şu âyeti okudu:[302]
"Ayetlerimize ancak vücudlarını yataklardan uzak tutup korkarak ve umarak Rablerine yalvaranlar ve verdiğimiz rızıklardan sarfedenler inanır. Yaptıklarına karşılık onlar için saklanan müjdeyi kimse bilmez." [303]
Cennetin Odaları, Bu Odaların Genişlik Ve Büyüklüğü.
Bu Odaları Bol Lutfuyla Bize Bahşetmesini Allah'tan Dileriz:
Yüce Allah buyurdu ki:
"Fakat Rablerinden sakınanlara, üst üste bina edilmiş köşkler vardır. Altlarından ırmaklar akar. Bu, Allah'ın verdiği sözdür. Allah verdiği sözden caymaz." (Zümer. 39/20)
"İşte onların yaptıklarına karşılık mükâfatları kat kattır. îşte onlar, yüksek derecelerde, güven içindedirler." (Scbe\ 34/37)
Buharî ve Müslim'in sahihlerinde... Ebû Saîd el-Hudrî'den rivayet olundu ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Doğrusu cennetlikler, üzerlerindeki (yani içinde bulundukları) odalardan görünürler. Tıpkı ufukta doğudan batıya giden inci gibi parlak yıldızları gördüğünüz gibi. Aralarındaki fazilet farkı onları böyle yukarıda gösterir." [304]
Bunun üzerine asha: "Ey Allah'ın Rasûlü! Bu söylediğiniz, peygamberlerin makamı olmalı. Başkaları oraya ulaşamamalı." dedi. Ancak Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: "Canım kudret elinde bulunan zât'a yemin ederim ki, o odalarda kalanlar, Allah'a inanıp peygamberleri tasdik eden kimselerdir." [305]
Allah İçin Birbirlerini Sevenlerin Cennetteki Yerleri Ve Mertebeleri:
İmam Ahmed b. Hanbel... Ebû Saîd el-Hudrî'den rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Allah için birbirlerini sevenlerin [306] cennetteki odaları doğu veya batı ufkunda doğan yıldız gibi görünür. "Bu odalardakiler kimlerdir?" diye sorulur. "Bunlar, Allah için birbirlerini sevenlerdir." diye cevap verilir." [307]
Atiyye, Ebû Saîd'den merfu olarak şöyle bir rivayette bulunmuştur:
"(Cennetin) İlliyyin tabakasındaki kimseleri, başkaları sizin göğün ufkundaki yıldızı görmeniz gibi görürler. Şüphesiz, Ebubekir ve Ömer de onlardandır." [308
Cennetteki En Yüksek Makam, Rasûlullah (s.a.v.)'in Vesile Adlı Makamıdır:
Kaynak..EL BİDAYE VEN-NİHAYE İBNİ KESİR


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla




