• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
31 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    forever and ever love @sprinc€ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2006
    Mesajlar
    1,307
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6

    Yabancı Yazarlar ve Biyografileri

    WILLIAM SHAKESPEARE 1564-1616 Biyografisi




    En büyük oyun yazarlarından biri olarak değerlendirilen İngiliz şair William Shakespeare yarattığı karakterlerde insan doğasının en değişmez özelliklerini benzersiz bir şiir diliyle yansıtması dolayısıyla yaşadığı yüzyıldan bu yana her çağda ve her ülkede en sık sahnelenen oyunlar yazarıdır. Warwickshireda Stratford-upon-Avon'da doğan Shakespeare'in bunca ününe karşın yaşamına ilişkin bilgiler çok azdır.
    Babası ticaretle uğraşan bir işadamıydı. Shakespeare büyük bir olasılıkla Stratford'daki ortaokulda öğrenim gördü. 18 yaşındayken kendisinden yaklaşık sekiz yaş büyük olan Anne Hathaway ile evlendi ve bu evlilikten önce bir kızı sonra biri oğlan öbürü kız ikizler dünyaya geldi. Bu sıralarda Stratford'u terk eden Shakespeare'in bundan sonra 1592'ye kadarki yaşamına ilişkin bilgi yoktur. Bu tarihte bir oyun yazarının yazdığı bir kitapçıkta Shakespeare değinilmesi hatta onun başkalarının oyunlarını çalmakla suçlaması dolayısıyla Shakespeare'in bu sırada bir tiyatro topluluğunda yazar ve oyuncu olarak çalıştığı bilinmektedir. Yılda ortalama iki oyun yazan Shakespeare kendi oyunlarında da küçük roller alıyordu. 1594e gelindiğinde Chamberlain Topluluğu'nun önde gelen bir oyuncusuydu. Aynı yıl oyunları yayımlanmaya başladı. Yazdığı oyunların başarısı üzerine kazancı gittikçe artan Shakespeare'in Kraliçe I. Elizabeth döneminin sonlarında varlıklı bir yaşam sürdüğü kendi oyuncu topluluğu için 1599'da Londra'da yaptırılan Globe Tiyatrosunun hisselerinin bir bölümünü satın aldığı bilinmektedir. Londra'da birkaç yıl daha kalan Shakespeare daha sonra Stratford'a dönerek burada yaşamaya başladı ve büyük bir olasılıkla son oyunlarını da burada yazdı. Shakespeare'in bir bölümü soylu bir genci öven bir bölümü de bir kadına duyduğu sevgiyi dile getiren Soneler'i son derece duyarlı ve zengin bir dille kaleme alınmış şiirlerdir.
    Shakespeare her biri birbirinden değişik komedi ve trajediler kaleme aldı. Bir Yaz Gecesi Rüyası adlı komedisinde bazı kendi halinde kişilerin dükü eğlendirmek için bir oyun sahnelemeye kalktıktan sonra iki lafı bir araya getirememeleri Shakespeare'in benzersiz güldürü yeteneğini ortaya koyar. Trajedilerinde ise izleyicilerin tüylerini diken diken eden bir gerilim yaratabilmiştir. Birçok başka yazar ince esprili komediler romantik oyunlar ürkütücü cinayet ve öç alma trajedileri büyük öyküleri yazmakta ustaydı. Ama hiçbiri bunların tümünde birden Shakespeare kadar başarılı olamadı.
    Bu olağanüstü çeşitliliğin yanı sıra izleyicilerin ve okuyucuların Shakespeare'in oyunlarında en çok hayranlık duydukları şeylerden biri onun yapıtlarındaki karakterlerin "kitap karakterleri" gibi gözükmemesiydi. Tersine bu karakterler bir oyunda değil de yaşamda karşılaşıldığında görünür görmez tanınacak kadar gerçek kişilerdir. Aslında Shakespeare'in kahramanlarından bazıları o kahramanın yer aldığı oyunu görmeyen kişilerce bile bilinir. İriyarı hoşsohbet cana yakın bir adam olan eğlenceyi ve şarabı seven Sir John Falstaff bunlardan biridir. Yazarın Henry IV adlı oyununun birinci ve ikinci bölümlerinde geçen Prens Halin arkadaşlarıdır. Shakespeare Henry V'te Falstaff'ın nasıl öldüğünü anlatan bir sahneye yer vermiş ama Kraliçe I. Elizabeth'in bu karakteri başka bir oyunda gene görmek istemesi üzerine de Windsor'un Şen Kadınları adlı komedisinde Falstaff yeniden ortaya çıkmıştır. Shakespeare'in karakterleri arasında özellikle ünlü olanlardan biri de tıpkı gerçek yaşamda olduğu gibi hiçbir zaman tam olarak anlaşılamayan her çağda yoruma açık bir kişiliği olan Danimarka Prensi Hamlet'tir. Acı çekmek ya da kendini öldürerek bu acıyı dindirmek arasında bocalayan Hamlet'in ikilemini Shakespeare ünlü "Olmak ya da olmamak! İşte bütün sorun bu!" dizesiyle dile getirmiştir.
    Shakespeare'in Hamlet Macbeth ve Kral Lear gibi trajedilerinde kahramanların asıl sorunu kendi kusurları ya da zayıflıklarıdır. Bunlar çoğunlukla acımasızlık hırs kıskançlık bencillik gibi hoş olmayan özelliklerdir. Öte yandan Shakespeare gene de öyle canlı karakterler yaratır onların iç dünyasını ve acılarını öylesine sevecenlikle sergiler ki izleyiciler onlara yakınlık duyar başlarına gelenlere üzülür. Shakespeare'in böyle canlı karakterler yaratması oyunun öyküsü gerçek dışı bile olsa kişilerin inandırıcı olduğu anlamına gelir. Karakterlerin şiir diliyle konuşmaları bile onların inandırıcılığını zedelemez.

    Komediler
    Bir Yaz Gecesi Rüyası bir büyü ve yanlışlıklar komedisidir. Atina yakınlarındaki bir koruda yollarını şaşıran dört sevgili Periler Kralı Oberon ile kavgacı hizmetkârı Puck'ın büyüsüne kapılırlar. Kentten bir grup işçi de gözden uzak bir yerde oyunlarını prova etmek için koruya gelir. Onlar da perilere katılırlar ve ortaya bir sürü karışıklık ve komik durum çıkar. Sonunda her şey düzelirse de en komik sahne işçilerin Dük Theseus'un düğün şöleninde oyunlarını oynadıkları sahnedir.
    On İkinci Gece de bir yanlışlıklar komedisidir. Kadın kahraman Viola'nın gemisi yabancı bir ülkenin açıklarında batar. Erkek kılığına giren ve "Cesario" adını alan Viola ülkenin yöneticisi Dük Orsinonun hizmetine girer. Erkek kılığındayken Dük'e aşık olur. Orsino'nun aşık olduğu zengin Kontes Olivia da "Cesario"ya tutulunca durum karışır. Gene en komik sahneler neşeli Sir Tobby Belch ve arkadaşlarının Olivia'nın kendini beğenmiş ve süslü uşağı Malvolio'yu kandırmak için oyun oynadıkları sahnedir.
    Venedik Taciri de bir komedi olmakla birlikte ciddi bölümler de içerir. Oyundaki kötü adam Yahudi tefeci Shylock'tur. Borç aldığı parayı ödeyemeyen tüccar Antonio'dan kendi vücudundan kesilecek yarım kilogram et ister. Shylock'un açgözlülükle bıçağını bilediği gerilimli bir duruşmadan sonra Antonio kendisini savunan genç bir avukatın zekâsı sayesinde kurtulur.

    Trajediler
    Shakespeare'in tüm oyunları arasında en çok sahnelenen Romeo ile Juliet' tir. İtalya'nın Verona kentinde yaşayan birbirlerine düşman ailelerin çocukları olan Romeo ile Juliet'in aileleri arasındaki nefret yüzünden son bulan aşkları anlatılır.
    Hamlet'te babası öldükten sonra annesiyle evlenen amcasının aslında babasının katili olduğunu öğrenen Danimarka Prensi Hamlet derin bir acıya kapılarak öç almaya karar verirse de bunu bir türlü gerçekleştiremez. Oyun yalnızca amcası Claudius'un değil kraliçe ve Hamlet'in de öldükleri bir sahneyle biter.
    Kral Lear Shakespeare trajedilerinin en korkuncu ama belki de en önemlisidir. Gururlu ve bencil olan yaşlı Kral Lear sadık ve sevgili kızı Cordelia'nın kendisini ne kadar sevdiğini ablaları gibi abartmalı bir dille açıklamaması üzerine öfkeye kapılarak onu sürgüne gönderir ve tüm servetini öbür kızları Goneril ve Regan arasında paylaştırır. Oysa iltifat dolu sözlerine karşın bu iki kardeş zalim ve haindir. Çok geçmeden Lear onların gerçek yüzlerini görür. Fırtınalı bir gecede sokağa atılan Lear Cordelia'ya yaptığı haksızlığın acısıyla çıldırmaya başlar. Sonunda onu kurtarmak için geri dönen Cordelia da düşmanları tarafından öldürülür. Üzüntüden perişan olan kral kızının ölüsüne sarılarak son nefesini verir.

    Tarihsel Oyunlar
    Shakespeare konuların İngiliz tarihindeki olaylardan alan birkaç oyun da yazdı. Bunlardan ilki rakiplerine ve düşmanlarına acımasız davranan kötü ruhlu ve kambur Kral III. Rıchard'ı anlatan Kral Üçüncü Rıchard'ın Tragedyası'dır. Kurbanları arasında Londra Kulesi'nde öldürülen iki genç prens de vardır. Yaşamını yitirdiği Bosworth Field çarpışmasından bir gece önce prenslerin ve öteki kurbanlarının hayaletleri uykusunda Richard'a görünür.
    Tarihsel oyunlarından bazıları bir dizi oluşturur: The Tragedy of King Richard II Henry Ivün iki bölümü ile Henry V. The Tragedy of Richard I'ı da güçsüz kral tahtından vazgeçerek tacını IV. Henry adını alan Henry Bolingbroke'a bırakır. Öbür iki oyunda yeni kralın yönetimi sırasında sorunlar ve ayaklanmalar baş gösterir; bu sırada kralın öz oğlu Prens Hal avare ve savurgan bir yaşam sürer. Ama babasının ölümüyle tahta geçerek V. Henry adını alan Prens Halin döneminde düzen yeniden kurulur. V. Henry'nin orduları Fransa'da büyük zafer kazanır. Henry'nin Fransız prensesiyle evlenmesi her iki ülkeye de barış getirir.
    Shakespeare'in konularını Eski Yunan ve Roma tarihinden alan oyunlarından en ünlüsü ise Julius Caesar'dır. Bu oyunda dürüst ve erdemli bir kişiliği olan Brutus Jül Sezar'ın kendisini Roma imparatoru ilan etmesini önlemek amacıyla arkadaşlarıyla birlik olup çok sevdiği Jül Sezar'ı özgürlük adına öldürür. Ama bunun cumhuriyetin yok olmasını önleyememesi üzerine de kendi canına kıyar.

    "Mutlu Son"la Biten Oyunlar
    Shakespeare yaşamının sonlarına doğru kötülük ve acıyı içerdikleri için tam olarak birer komedi sayılmayan ama ölümle değil de bağışlama ve mutlu sonla bittikleri için trajedi de sayılmayan birkaç oyun yazdı. Bu oyunlardan biri olan Kış Masalı'nda Leontes adlı bir kral hiçbir neden yokken karısı Hermione'yi kıskanır karısıyla tüm ilişkisini keser ve bebek yaşındaki Perdita adlı kızının yabani hayvanlara yem olsun diye ıssız bir yere bırakılmasını emreder. Perditayı bir çoban kurtarır ve büyütür. Sonunda kız babasına geri döner. Kralın uzun yıllar boyunca pişmanlıkla andığı ve öldü diye yas tuttuğu Hermione de geri döner böylece sonunda geçmişin hataları bağışlanır.
    Fırtına'da ise olay düklüğü elinden alınan Prospero'nun yönetimindeki bir adada geçer. Büyü gücüne sahip Prospero hava perisi Ariel'i ve yarı insan yarı canavar Caliban'ı yönetmektedir. Yıllar önce hileyle düklüğü ele geçiren Prospero'nun kardeşi Antonio adanın yakınında bir deniz kazası geçirir. Prospero büyü gücüyle kendisine haksızlık edenleri cezalandırır. Ama daha sonra onları bağışlar ve kızı Miranda'nın Antonio'nun oğlu Prens Ferdinand ile evlenmesine izin verir. Oyun Prospero'nun büyülü değneğini kırması büyü kitabını denize atması ve tüm grubun düşmanlıkları geride bırakıp büyüyle onarılmış gemiyle İtalya'ya yelken açmasıyla sona erer
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ


    ๘۩ GΣM!П! ๘۩ฬฬฬ.tüгкŦ๏гย๓.ภєt<a href=http://i44.tinypic.com/5155kp.gif target=_blank>http://i44.tinypic.com/5155kp.gif</a>

  2. #2
    forever and ever love @sprinc€ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2006
    Mesajlar
    1,307
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    SAMUEL BECKETT 1906-1989 Biyografisi
    Çağdaş edebiyatın önemli yazarlarından biri olan İrlandalı oyun yazarı romancı şair ve eleştirmen ve Samuel Beckett Protestan bir ailenin oğlu olarak 13 Nisan 1906'da Dublin yakınlarındaki Foxrockda doğdu. 1920'de Portora Kraliyet Okuluna gittikten sonra 1923'te Dublindeki Trinity Collegee girerek Roman dilleri öğrenimi gördü. 1928de Paristeki Yüksek Öğretmen Okulunda İngiliz dili profesörü olarak görev aldı.
    Bu dönemde çağdaş roman ve öykü yazarları arasında önemli bir yeri olan İrlandalı yazar James Joyce ile tanışarak onun çevresine girmesi Beckettin yazarlık yaşamını önemli ölçüde etkiledi. 1930da Dubline dönerek Trinity Collegede Fransızca dersleri verdi. 1931den sonra ise Londrada yaşamaya başlayarak Fransa ve İtalyaya yolculuklar yaptı. 1937de Parise yerleşen Beckett II . Dünya Savaşı sırasında bir yer altı direniş grubuna katıldı. Nazilerden kaçmak amacıyla gittiği Fransanın güneyindeki Vauclusede gündüzleri tarım işçisi olarak çalışırken geceleri Watt adlı romanını yazdı. Savaştan sonra İrlandada Kızılhaç Örgütüne gönüllü olarak yazıldı ve bir askeri hastanede çevirmenlik yapmak üzere yeniden Fransaya gelerek 1945'te Paris'e yerleşti.
    Beckett yazarlık yaşamanın en verimli dönemi olan 1946-50 yıllarında yapıtlarını önce Fransızca yazıp sonra İngilizce'ye çevirmeye başladı. Bu dönemde yazdığı Molloy Malone Meurt ve L"Innommable adlı roman üçlemesinde etkisinde kaldığı düşünür Descartes'ın "Düşünüyorum öyleyse varım" felsefesinden hareket ederek insanın benlik ve varoluş arayışlarını irdeledi. Beckett'in ülkemizde de sahnelenen Godot'yu Beklerken adlı oyunu yazarın en çok tartışılan ve ona dünya çapında ün kazandıran yapıtıdır. Bu oyun ve bunu izleyen Sonu Krapps Last Tape Küller Mutlu Günler ve Play gibi sahne ve radyo için yazılmış oyunlar II. Dünya Savaşından sonra Avrupa'da ortaya çıkan ve gerek biçim gerek içerik açısından yerleşmiş tiyatro kurallarına karşı çıkan Uyumsuzluk Tiyatrosunun en çarpıcı örneklerindendir. Bu oyunlarda Beckett acıklı olanı bir çeşit mizahla dile getirerek bir kara güldürü havası yaratmış en aza indirgenmiş kişiler ve dekorla insanın amaçsız ve anlamsız bir evrendeki umutsuzluğunu başkalarıyla iletişim kuramamasından kaynaklanan yalnızlığını aktarmaya çalışmıştır.
    Sözsüz Oyun adlı dizi ve Come and Go gibi oyunları ise sözcüklerin en aza indirgendiği çok kısa yapıtlarıdır.
    1970'te Nobel Edebiyat Ödülü Beckett'e verilmiştir.
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ


    ๘۩ GΣM!П! ๘۩ฬฬฬ.tüгкŦ๏гย๓.ภєt<a href=http://i44.tinypic.com/5155kp.gif target=_blank>http://i44.tinypic.com/5155kp.gif</a>

  3. #3
    forever and ever love @sprinc€ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2006
    Mesajlar
    1,307
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    BERTOLT BRECHT- 1898-1956 Biyografisi
    Yüzyılımıza damgasını vuran oyun yazarı ve tiyatro kuramcılarından Bertolt Brecht Bavyera'nın Augsburg kentinde doğdu. Aynı zamanda yetenekli bir şair olan Brecht ilk şiirlerini 1913'te okul gazetesinde yayımladı. Bundan bir yıl sonra ise yaşadığı kentin yerel gazetesinde yazıları çıkmaya başladı. Edebiyata ve tiyatroya büyük ilgi duymasına karşın bir süre tıp eğitimi gördü. I. Dünya Savaşının son yılında askere alındı ve bir hastanede görev yaptı. Aynı yıl "Ölü Askerin Öyküsü" adlı bir şiir yazdı. Bu şiiri yıllar sonra Nazilerce suçlanarak Alman yurttaşlığından atılmasına neden oldu. 1919 şiir çalışmaları açısından verimli bir yıldı. Şiirlerini Die Hauspostille'de (Dua Kitabı) topladı.
    Bu sırada tiyatroya olan ilgisi de sürüyordu. 1924'te Berlin'e gitti. Burada Carl Zuckmayer Max Reinhardt ve Helena Weigel gibi dönemin ünlü sanatçılarıyla tanıştı ve birlikte çalışma olanağı buldu. Bir süre sonra yetenekli bir oyuncu olan Helena Weigelle evlendi ve bu evlilik ömrünün sonuna kadar sürdü. Brecht'in oyunların pek çoğunda Weigel başrolde oynadı.
    Tiyatro yönetmeni Erwin Piscator ve besteci Kurt Weill ile tanıştıktan sonra Brecht tiyatro yaşamında yeni bir adım attı. Piscatorla birlikte Jaroslav Hasekin ünlü romanı Aslan Asker Şvayk'ı sahneye uyarladıktan sonra yazdığı Adam Adamdır adlı oyunu "epik tiyatro" anlayışının ilk denemesiydi. Bu öğretici bir tiyatro türü olup olaylar geleneksel tiyatrodakinin aksine dramatik bir biçimde canlandırılacak yerde izleyiciye anlatılır. İzleyici sahnede olup biteni bir gözlemci gibi izler. Epik Tiyatro'da amaç düşündürmek izleyicinin aklını kullanarak bir karara varmasını harekete geçmesini sağlamaktır. Brecht dünyanın değişmesinden; insanların fırsat eşitliğine düşünce özgürlüğüne sahip olduğu adaletli bir düzenin kurulmasından yanaydı. Benimsemiş olduğu Marxist dünya görüşü doğrultusunda böylesine bir dönüşümün gerçekleşeceğine inanıyordu. Tiyatronun bu amaca ulaşmak için etkili araçlardan biri olduğu kanısındaydı.
    Gene bu sırada yazdığı ve Kurt Weill'in bestelediği; dünya çapında ün kazanacak olan Mahagonny ve Üç Kuruşluk Opera adlı müzikalleri sahneye koydu.
    Nazilerin yönetime gelmesiyle birlikte Brecht'in Almanya'da çalışma olanağı ortadan kalktı. 1933'te Almanya'yı terk etti. Önce İsviçre'ye oradan Danimarka'ya gitti. 1939'a kadar kaldığı Danimarka'da Tak-tik Hitler Rejiminin Korku ve Sefaleti Galileo'nun Yaşamı Cesaret Ana ve Çocukları gibi her biri başyapıt olan oyunlar yazdı. Sezuanın İyi İnsanını da burada yazmaya başladı.
    1939'da Danimarka'nın da Nazi tehdidi altına girmesi üzerine önce Finlandiya'ya oradan da 1941 de ABD'ye gitti. Brecht'in oyunlarından bazıları bu dönemde İngilizce'ye çevrildi ve ABD de sahnelendi. Ne var ki bu ülkede izleyici Brecht'in oyunlarından tedirgin oldu ve ilgi göstermedi. 1947de ABD'de esen Soğuk Savaş rüzgarı Brecht'in Amerika'ya Karşı Etkinlikleri Soruşturma Komisyonu'nca sorguya çekilmesine yol açtı. Dünya görüşüne ilişkin suçlamalara karşı çıktı. ABD'de barınmayacağını anlamıştı.
    Brecht Alman Demokratik Cumhuriyeti yöneticilerinin çağrısı üzerine Doğu Berlin'e yerleşti ve içlerinde eşi Helena Weigelin de bulunduğu bir grup oyuncuyla 1948'de Berliner Ensemble adlı tiyatro topluluğunu kurdu. Berliner Ensemble gerek kuramsal çalışmaları gerek sahnelediği çok başarılı oyunlarıyla dünya çapında ün kazanmakta gecikmedi.
    Ülkemizde de tanınan ve oyunları çok sevilen Brecht 1956 ilkbaharında hastalandı ve bundan kısa bir süre sonra Berlin'de öldü.
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ


    ๘۩ GΣM!П! ๘۩ฬฬฬ.tüгкŦ๏гย๓.ภєt<a href=http://i44.tinypic.com/5155kp.gif target=_blank>http://i44.tinypic.com/5155kp.gif</a>

  4. #4
    forever and ever love @sprinc€ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2006
    Mesajlar
    1,307
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    BERNARD SHAW 1856-1950 Biyografisi
    İrlanda'nın Dublin kentinde yoksul düşmüş bir ailenin oğlu olarak doğan George Bernard Shaw yazdığı komediler denemeler ve eleştirilerle çağdaş edebiyat ve siyasete büyük katkılarda bulunmuştur. Çocukluğunda ailesinin yakın çevresinde bulunan müzik öğretmeni ona müzik sevgisini aşılayarak daha sonra başarılı bir müzik eleştirmeni olmasını sağladı. 16 yaşında okulu yarım bırakarak bir emlak komisyoncusunun yanında çalışmaya başlayan Shaw yaşamını yazar olarak kazanmak için 1876'da annesiyle birlikte Dublin'den Londra'ya gitti. Burada yarım kalan eğitimini British Museum'un kütüphanesinden yararlanarak kendi çabasıyla tamamlamaya çalıştı. Bu dönemde yazdığı romanlar başarısız oldu.
    1880lerde siyasetle ilgilenmeye başlayan Shaw yönetim değişimin ve reformun gerekliliğine inanarak sosyalist oldu. Bu düşüncelerin geniş kitlelere ulaşmasını ve daha iyi anlaşılmasını sağlaya çalışan Fabian Derneğine katıldı. 1880lerin başında İngiltere'de kurulan Fabian Derneği günümüzde de etkinliğini sürdürmektedir. Demokratik bir sosyalizmi amaçlayan dernek bu hedefe ulaşmada eğitimin önemine inanır. Konferanslar tartışmalar ve toplantılarla görüşlerini yaymaya çalışır.
    Shaw'un ilgi alanı yalnızca siyasetle sınırlı değildi. Güzel sanatları müziği tiyatroyu seviyordu. 1885ten sonra birçok gazete ile dergiye kitap resim müzik ve tiyatro eleştirileri yazmaya başladı. Çeşitli konularda çok net ve açık düşünceler üretebilme yeteneği olan Shaw başka insanların da olayları aynı biçimde gösterebilmesini sağlamaya çalıştı. Bunu yapabilmenin en iyi yolunun oyun yazarlığı olduğu düşüncesiyle komediler yazmaya başladı. İlk oyun 1982'de sahnelendi. Toplumsal içerikli ve insanların gerçekleri açıkça görebilmesini sağlayacak oyunlar yazan Shaw bunları ağır bir dille değil eğlenceli komediler biçiminde sundu. Shaw oyunlarında bir öykü anlatmanın yanı sıra kendi görüşlerini de kanıtlamayı amaçladı. Bu görüşler insanların inançlarını altüst ediyor rahatsız ve tedirgin olmalarına yol açıyordu. Bu yüzden kısa sürede birçok eleştiriye hedef oldu ama çarpıcı bir dille ve akıllıca yazılmış bu oyunlar izleyicilere beğenilmekte gecikmedi. Bir çoğu İngiltere'nin yanı sıra Avrupa ve Amerika sahnelerinde de büyük başarılar elde etti. Türkçe'ye de çevrilen önemli yapıtları arasında Silahlar ve Kahraman Kandida Hiç Belli Olmaz Caesar'la Kleopatra; İnsan Üstün İnsan ve Bir Kadın Yarattım sayılabilir. Shaw'un daha sonra özgün adıyla da Türkçe'ye çevrilen Bir Kadın Yarattım adlı komedisi 1938'de sinemaya uyarlandı ve Shaw bu filmle senaryo dalında Oscar kazandı. Oyun 1964'te My Fain Lady adıyla müzikal olarak yeniden filme çekildi. Ülkemizde de Benim Tatlı Meleğim adıyla gösterildi.
    1. Dünya Savaşında savaş karşıtı görüşleri yüzünden eleştirilere hedef olan Shaw bu dönemde İngiltere ile yandaşlarının da Almanlar kadar suçlu olduklarını barış konusunda hızla çalışmalara başlamak gerektiğini savundu. Savaşın ardından daha iyi bir dünya kurabilmek için eski düşünce ve yöntemlerin değiştirilmesi gerektiği düşüncesi toplum içinde de ağırlık kazanmaya başladı. Böylece Shaw'un insanları düşünmeye yönelten oyunları güncellik kazandı. Başyapıtlarından biri olan Jan Dark ilk kez 1924'te sahnelendi. Zamanın en iyi oyunu olarak kabul edilen bu yapıtta Shaw kendine özgü anlatımıyla Jan Dark'ın kahramanca yaşamı ve ölümünü öyküleştirmiştir. Oyunun kazandığı başarı üzerine 1925'te Nobel Edebiyat Ödülü Shaw'a verildi ama o bu ödülü geri çevirdi.
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ


    ๘۩ GΣM!П! ๘۩ฬฬฬ.tüгкŦ๏гย๓.ภєt<a href=http://i44.tinypic.com/5155kp.gif target=_blank>http://i44.tinypic.com/5155kp.gif</a>

  5. #5
    forever and ever love @sprinc€ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2006
    Mesajlar
    1,307
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Ünlü Tiyatrocu ve Yazarlar***
    ANTON ÇEHOV 1860-1904 Biyografisi
    Öyküleri ve oyunlarıyla dünya edebiyatında çok özgün bir yeri olan Rus yazarlarından Anton Pavloviç Çehov Azak Denizi kıyısındaki Taganrog'da doğdu. Özgürlüğe kavuşmuş bir kölenin torunu ve bir taşra bakkalının oğludur. İlk ve ortaöğrenimini doğduğu kentte tamamladı. 1879'da tıp öğrenimi görmek üzere Moskova'ya gitti. Öğrenim yıllarında ailesine destek olmak amacıyla gazete ve dergilere yazılar ve kısa mizah öyküleri yazdı. Çehov tıp öğrenimini bitirdiğinde yazılarıyla yaygın bir ün kazanmıştı. O yıllarda dönemin önde gelen dergilerinden Yeni Zamanın yönetmeniyle tanıştı ve takma ad kullanmaktan vazgeçerek öykülerini kendi imzasıyla yayımlamaya başladı.
    Oyun yazarlığına tek perdelik oyunlarla başlayan Çehov'un sahnelenen ilk başarılı oyunu Ivanov'dur. Çehov 1890da bir tutuklu ve sürgün yeri olan Sahalin Adasına gitti. Oradan döndükten sonra izlenimlerini Sahalin Adası adlı kitapta yayımladı. Çehov insanların içinde bulunduğu kötü koşulların değişmesi için herkesin sorumluluk duyması ve bir şeyler yapması gerektiğine inanıyordu. Bir araştırma ¤¤¤i niteliğini taşıyan Sahalin Adası hapishane koşullarında bazı iyileştirmeler yapılmasına yol açtı. 1891'de Avrupa gezisine çıkan yazar Rusya'ya döndükten sonra en güçlü yapıtlarından 6 Numaralı Koğuşta özgürlükçü düşünceleri savundu. Bu dönemde yazdığı oyunlar arasında başyapıtlarından Martı ise ilk kez 1896'da St. Petesburg'da sahnelendi. İzleyicinin alışık olmadığı türden bir oyun olduğu için başarısızlığa uğradı. Çehov 1894 Martında bir akciğer kanaması geçirdi. Sağlığının düzelmesi için Karadeniz kıyısındaki Yalta'ya yerleşti. Burada onu görmeye gelen Tolstoy Gorki ve Bunin gibi yazarlarla sık sık görüşme ve tartışma olanağı buldu. 1898'de ünlü oyun yönetmeni Konstantin Stanislavski Martı'yı Moskova Sanat Tiyatrosunda yepyeni bir anlayışla sahneye koydu. Oyun bu kez büyük bir başarı kazandı. Bu oyunu Vanya Dayı Üç Kız Kardeş ve yazarın ölümünden az önce tamamladığı Vişne Bahçesi izledi. Bu yapıtlarının tümü de insan doğasının iç gerçekliğini dile getiren bu nedenle de tiyatro sanatında yeni bir çığır açan yapıtlardı.
    Ünü çar tarafından da kabul edilen Çehov Akademi üyeliğine seçilmiştir. Ne var ki 1900'de Tolstoy'un bu Akademiye girmesini çar onaylamayınca Akademi'den ayrıldı. Martı'nın ünlü oyuncusu Olga Knipper ile evlenen Çehov sağlığının giderek kötüleşmesine karşın Vişne Bahçesi'nin 1904'teki ilk sahneye konuşunda bulunduğu ve aynı yıl Almanya'daki sağlık merkezlerinden biri olan Badenweiler'da veremden öldü.
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ


    ๘۩ GΣM!П! ๘۩ฬฬฬ.tüгкŦ๏гย๓.ภєt<a href=http://i44.tinypic.com/5155kp.gif target=_blank>http://i44.tinypic.com/5155kp.gif</a>

  6. #6
    forever and ever love @sprinc€ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2006
    Mesajlar
    1,307
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    DİMİTRİ İVANOVİÇ MENDELEYEV(1834-1907)


    Rus kimyacı Dimitri Mendeleyevkimyasal elementler arasında atom ağırlıklarına dayalı olan temel bir bağıntı bulunduğunu keşfetmiştir. Şimdi çağdaş kimyanın bel kemiği olarak kabul edilen bu buluşun elementleri periyodik bir cetvel halinde sıralayarak açıklamıştır. Bu buluşuyla kimyacıların aynı kimyasal ve fiziksel özelliklere sahip elementlerin “aileleri” ni tanımalarına yardımcı olmuştur. Ayrıca aile yapıları içindeki boşlukların ortaya çıkarılmasıyla o güne kadar keşfedilmemiş elementlerin varlığını önceden haber verme olanağını da sağlamıştır. Mendeleyev’in çalışmasının açıkladığı atom ağırlıklarının temel önemifizikçilerinükleer yapıyı anlamalarında ve bu yapının maddenin özelliklerini de davranışlarını belirlemedeki önemi konusunda yepyeni bir görüşe yöneltmiştir.

    17 çocuklu bir ailenin en küçüğü olarak Sibirya’da Tobolsk’da yetişmişti. Öğretmen olan babası Mendeleyevdaha çok küçük yaşlardaykengözlerini kaybetti. Bu yüzden Mendeleyev’in çocukluğu oldukça sıkıntılı geçti. Babasının işini yitirmesi üzerineailenin geçimi annenin omuzlarına yüklendi. Ne yazık ki 1849 yılında Mendeleyev okulunu bitirirken ik büyük acıyla karşılaştı. Önce babasını kaybettiardından da annesinin işyeri bir yangında yok oldu. Ancak annesi kolay yenilen bir kadın değildi;yetişmiş çocuklarının da yardımıyla Mendeleyev’in eğitimi için gerekli olan her şeyi düzene soktu. Ölümünden birkaç hafta önce bu kararlılığın ödülünü aldı. Mendeleyev St.Petersburg (şimdi Leningrad) Üniversitesine kaydını yaptırdı.

    Parlak bir öğrenci olan Mendeleyevkendisine tanınan tüm olanaklardan en iyi biçimde yararlandı ve üstün bir dereceyle okulunu bitirdi. Lisanüstü eğitim için Fransa ve Almanya’ya gitti.1866 yılındasaygın bir kimyacı olarak ülkesine döndüeski üniversitesine profesör atandı.1870 yılında “Kimyanın İlkeleri” adlı bir kitap yazdı. Kitabını yazarken yaptığı araştırmalar sırasındadeğişik kimyasal elementlerin arasındaki ilişkileri inceledi. Amacıbu elementlerin özelliklerinde birleştirici bir işaret bulabilmekti.

    Mendeleyevo gün için bilinen 63 elementi atom ağırlıklarına göre bir sıraya koymuştu.

    Ancak onun tarihe geçen buluşu listedeki elementlerin belirli bazı özelliklerinin periyodik olarak tekrarlandığını görmesiyle olmuştu. Özellikle elementlerin birbirleriyle kimyasal olarak birleşme gücünün ölçüsü olan değerlerinde belirli bir yükselme ve düşme gözlemişti. Eğer aynı değerdeki elementler alt alta sıralanıpayrı kolonlar halinde düzenlenecek olursa;herhangi bir kolonun üyelerinin öteki birçok kimyasal özelliklerinde de benzerlikler bulunduğunu gösterdi. Bu özelliklerin periyodik yanitekrarlayarak ortaya çıkmaları üzerine Mendeleyev sınıflandırmasına”Elementlerin Periyodik Cetveli”adını verdi. Bu terim günümüzde de kullanılmaktadır.

    1871 yılındaMendeleyev kuşkuya yer bırakmayacak değerde bir kanıt bulmuş ve çalışması tüm dünyada kabul edilmişti. Rus Kimya Derneği Dergisi’nde yayınlanan bir yazısında periyodik cetveldeki boşlukları tanımlamış ve bunların daha keşfedilmemiş olan elementler olduğunu ileri sürmüştü. Daha da ileri giderekcetveldeki boşlukların durumlarının bulunacak yeni elementlerin cetveldeki komşularına benzer özellikler taşıyabileceklerini gösterdiğini açıklamıştı. Sonuçtayeni elementlerin oldukça açık tanımlarını da bildirmişti. Bu açıklamalardan 4 yıl sonratanımını yaptığı elementlerden ilkigalyumkeşfedilmişbunu diğerleri izlemişti.

    Mendeleyev Rus İhtilali’nden birkaç yıl önce yaşamını yitirdi.1955 yılındaolağanüstü önemli katkısının anısınayeni bir elemente onun adı verildi ve elementin adı mendelevium oldu
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ


    ๘۩ GΣM!П! ๘۩ฬฬฬ.tüгкŦ๏гย๓.ภєt<a href=http://i44.tinypic.com/5155kp.gif target=_blank>http://i44.tinypic.com/5155kp.gif</a>

  7. #7
    forever and ever love @sprinc€ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2006
    Mesajlar
    1,307
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    SİR WİLLİAM HENRY PERKİN (1838-1907)

    William Perkin 1838 yılında İngiltere de doğdu.

    William Perkin1853 yılında17 yaşında iken Kraliyet Kimya Koleji öğrencileri arasına katıldı. Hocası olan Hofmann onu labaratuvar asistanı yaptı. Bir yıl sonra PerkinHofmann’ın önerisi üzerine taşkömürü katranı yan ürünlerinden olan kinin’in sen¤¤¤le elde edilme olasılığını araştırmak üzere çalışmaya başladı. Kendi araştırmaları sırasında yaptığı bir hata sonucu değişik bir sıvı elde etti. Bu sıvı morumsu bir renge sahipti ve o sıvıya alkol koymayı düşündü. Alkol konulan sıvı parlak mor bir renk aldı. Elde ettiği maddeyi boya olarak kullanılmasını deney için gönderdi. Deney onaylanınca patent almak üzere harekete geçti. 21 yaşından önce kimseye patent hakkı verilmediği için bir takım bürokratik sorunlar yaşadıysa da sonunda hakkını aldı. 1857yılında ilk anilin boyasını yapmasının ertesi yılı kolejden ayrıldı. Babası ve kardeşi Thomas’la birlikteMiddle¤¤¤Horrow da kimyasal yapımıyla uğraşan bir fabrikada anilin üretimine geçtiler.23 yaşında büyük bir servete sahip oldu.

    Perkin icadının 50. Yılı olması nedeniyle “sir” ünvanı aldı.

    Perkin ‘in diğer icatları arasında tartarik asit ve “Perkin Etkisi”diye bilinen belli organik bileşimlerin atom yapılarını değiştirme yöntemi de bulunmaktadır. Günümüzde kullanılan 3500 sentetik boya Perkin’in girişiminin en güzel anıtıdır.
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ


    ๘۩ GΣM!П! ๘۩ฬฬฬ.tüгкŦ๏гย๓.ภєt<a href=http://i44.tinypic.com/5155kp.gif target=_blank>http://i44.tinypic.com/5155kp.gif</a>

  8. #8
    forever and ever love @sprinc€ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2006
    Mesajlar
    1,307
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    MARİE CURİE(1867-1934)

    Polonya doğumlu kimyacıbüyük yürekliliği ve azmiyle tanınan bir kadındı. Kocasıyla birlikte bilim tarihinin en ünlü karı kocası olmuştur. Curie’ler önce polonyumu daha sonra da radyumu buldular. Marie’nin “radyoaktivite”adını verdiği olayın varlığını kanıtlayan çalışmalarıylaatom gücü çağının başlamasına yol gösterdiler.

    Mariebilimsel konulara olan aşırı ilgisi yüzünden 1891 yılında Varşova’daki evinden ayrıldı. Polonya’daki üniversiteleri kazanamayınca parasını denkleştirip Paris’e gitti. Sorbonne ‘a yazıldı. Korkunç yoksulluk çekmesine sık sık açlık sınırına gelmesine rağmen yine de hep başarılı oldu.1894 yılında okulunu bitirip evlendi.

    Henry Becqerel’in uranyum içeren bileşiklerin yaydığıgörünüşte kendiliğindenyeni tip bir radyasyonla ilgili buluşu Curie’lerin yoğun ilgisini çekmekteydi. Eşiyle birlikte uranyum üzerinde çalışmaya başladı. Ve 1898 yılında yepyeni bir elementle karşılaştılar. Bu element uranyumdan yüz kat daha radyoaktifti amazift çevherinin yaydığı tüm radyasyondan sorumlu olamazdı. Bu elemente Marie’nin anavatanı anısına “polonyum” dendi. Curie’ler cevherin içinde küçük miktarda ama radyoaktifliği çok yoğun bir başka element olduğuna inanıyorlardı. Bu gizemli elemente “radyum”adı verdiler. Radyum’un varlığından o kadar eminlerdi kibunu kanıtlayabilmek için 4 yıl boyunca tonlarca cevher arıttılar. Cevherleri Çekoslovakya’da ki maden ocaklarından belli bir parayla alıyorlardı. Madencilerinde atıkları satmaları işlerine geliyordu. Sonunda1902 yılında tonlarca zift cevherinin 1 gramının onda biri ağırlığındaki bir miktar yeni elementi elde ettiler.

    1903 yılında fizik dalında Nobel Ödülünü aldılar. Fakat çok yorgun oldukları için ödülü almaya gidemediler. Yeni bir araştırma dizisine başladılar fakat 1906 yılında feci bir trafik kazası sonucu eşini kaybetti.1911 yılında kimya alanında Nobel Ödülü aldı. İlk kez iki dalda ödül alan birisi oldu.1934 yılında radyoaktif ışınların etkisi nedeniyle kan kanseri oldu ve yaşamını yitirdi.
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ


    ๘۩ GΣM!П! ๘۩ฬฬฬ.tüгкŦ๏гย๓.ภєt<a href=http://i44.tinypic.com/5155kp.gif target=_blank>http://i44.tinypic.com/5155kp.gif</a>

  9. #9
    forever and ever love @sprinc€ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2006
    Mesajlar
    1,307
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    SİR JAMES CHADWİCK(1891-1974)

    İngiliz fizikçi 1891 yılında Manchester da doğdu. Manchester üniversitesinde ve Almanya da öğrenim gördü. I. Dünya savaşı sırasında Almanya da göz altına alındı.1919 yılında Cambridge’e dönünce nükleer fizik sorunları üzerine çalışmaya başladı. Çekirdeklerin yüklenmesielementlerin alfa ışınları aracılığıyla yapay olarak parçalanması vb. Cavendish labaratuvarı araştırma bölümü müdür yardımcısı oldu 1923 yılında. Liverpool üniversitesi fizik kürsüsünde ders verdi.

    II. Dünya Savaşı’ndaLos Alomos’taİngiliz atom araştırmalarını yönetti.1923 yılına Döteryum’u gama ışınlarıyla parçalayarak nükleer fotoelektrik etkiyi buldu. Nötronun yapısını inceledi.1935 yılında Nobel fizik ödülünü aldı.

    Sir James Chadwick 1974 yılında Cambridge’de vefat etti.
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ


    ๘۩ GΣM!П! ๘۩ฬฬฬ.tüгкŦ๏гย๓.ภєt<a href=http://i44.tinypic.com/5155kp.gif target=_blank>http://i44.tinypic.com/5155kp.gif</a>

  10. #10
    forever and ever love @sprinc€ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2006
    Mesajlar
    1,307
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    NEİLS HENRİCK DAVİD BOHR

    Danimarkalı fizikçi 1885 Galatasaray’ın da UEFA kupasını kazandığı şehir olan Kopenhag ta doğdu. Cambridge ve Manchester de öğrenim gördü. Önce 1911 yılında Kopenhag üniversitesinde doktordaha sonra 1916 yılında profesör oldu.

    1912 yılında Kopenhag kurumsal fizik enstitüsü yöneticisi oldu. 1939 ile 1940 arası Princeton üniversitesinde ders verdi. 1936 ile 1962 yılları arası Danimarka Krallık Bilim akademisinin yöneticiliğini yaptı.Naziler Danimarka ya girince direnişçilere katıldı. 1943 tutuklandı ve İsveç e kaçtı.

    Çağının en ünlü kuramsal fizikçilerinden biridir. Atom yapısını tutarlı bir biçimde ortaya koyan ilk bilim adamıdır. Çalışmalarının temelini nükleer bölünmeler ve atom enerjisinin barıştan yana kullanımı oluşturdu. 1957 yılında Atom Barışı Ödülü kazandı. Danimarka Bilim Akademisinden birçok altın madalya ve suyun yüzeysel gerilimini bulduğu için birçok taktir name aldı.1955 yılında Cenevre Atom Barışı Zirve Konferansının gerçekleşmesinde Avrupa Nükleer Araştırma Merkezinin ve Kopenhag Kurumsal Atom Fiziği Enstitüsünün kurulmasında etkin rol oynadı. Atomun yapısı ve radyasyonu üzerine gerçekleştirdiği başarılı çalışmasıyla 1922 yılında Nobel fizik ödülünü kazandı.

    1962 yılında doğduğu yer olan Kopenhag ta vefat etti.
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ


    ๘۩ GΣM!П! ๘۩ฬฬฬ.tüгкŦ๏гย๓.ภєt<a href=http://i44.tinypic.com/5155kp.gif target=_blank>http://i44.tinypic.com/5155kp.gif</a>

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. İslamcı Yazarlar: AKP Bu işi Bıraksın
    2006 Konuları bölümünde Müslümanim tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 11.02.06, 23:20
  2. Sanatçı Biyografileri
    2005 Konuları bölümünde DeepBLue7 tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 25.11.05, 16:09

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •