• Reklam
10 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Searcher1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-05-2008
    Mesajlar
    1,465
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5

    Tahrim Suresi ve Nüzul Sebebi

    1. "Eşlerinin rızasını gözeterek, Allah'ın sana helal kıldığı şeyi ni*çin kendine yasak ediyorsun? Allah bağışlayandır, acıyan'dır."

    a- İbn Cerîr et-Taberî'nin İbn Abdurrahîm kanalıyla Zeyd ibn Eslem'den rivayetle tahric ettiği bir haberde o şöyle anlatıyor:
    Allah'ın Rasûlü (sa) bir gün hanımlarından birinin odasında oğlu İbrahim'in annesiyle temasta bulundu. Onu gören hanımı:
    "Ey Allah'ın elçisi, benim evimde, benim yatağımda ha?" dedi. Bunun üzerine Rasûlullah onu (İbrahim'in annesini) kendisine yasakladı. Bu sefer de hanımı:
    "Ey Allah'ın elçisi, sana helâl olan bir şeyi kendine nasıl yasaklarsın?" dediyse de Rasûl-i Ekrem (sa) onunla bir daha asla birleşmiyeceğine dair hanımına yemin etti ve bunun üzerine: "Ey O Peygamber, eşlerinin hoşnutluğunu gözeterek Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi neden kendine haram ediyorsun?" âyet-i kerimesi nazil oldu.[4]

    b- Taberî'nin Saîd ibn Yahya kanalıyla İbn Abbâs'tan rivayetle verdiği haber biraz daha detaylı. Bu rivayette İbn Abbâs şöyle anlatıyor: Ben, Hz. Ömer'e:
    "Allah Tealâ'nın haklarında "Eğer her ikiniz de Allah'a tevbe ederseniz gerçek*ten kaymış olan kalbleriniz düzelmiş olur..." buyurduğu iki kadın kimdir?" diye sordum.
    "Onlar Aişe ve Hafsa'dır." deyip şöyle devam etti:
    "Sözün başlangıcı İbrahim'in kıbtî olan annesi hakkındaydı. Hz. Peygamber (sa), Hafsa'nın sırası olduğu günde ve onun odasında İbrahim'in annesiyle temasta bulunmuştu. Hafsa onları kendi odasında o şekilde bulunca:
    "Ey Allah'ın elçisi, benim gü*nümde, benim nöbetimde ve benim yatağımda ha? Eşlerinden hiçbirine yapma*dığın bir şeyi (bir kötülüğü) bana yaptın." dedi. Rasûlullah (sa):
    "İstemez misin ki ben onu kendime haram kılayım da bir daha ona hiç yaklaşmıyayım." buyur*du. Hafsa'nın:
    "Evet isterim." demesiyle de Hz. Peygamber onu (cariyesini) ken*dine haram kıldı ve:
    "Bunu başka birisine sakın söyleme." buyurdu. Ancak Hafsa bu sırrı saklıyamayıp Hz. Aişe'ye söyledi de Allah Tealâ onun, bu sırrı açığa vurduğunu bildirdi ve
    "Ey O Peygamber, eşlerinin hoşnutluğunu gözete*rek Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi neden kendine haram ediyorsun?" âyet-i ke*rimesini indirdi.[5]

    c- Muhammed b. Mansur et-Tûsî, Ali b. Amr b. Mehdî'den, o Hüseyn b. İsmail el-Mehamilî'den, o Abdullah b. Şebib'den, o İshak b. Muhammed'den, o Abdullah b. Ömer'den, o Ebu'n-Nasr Mevla Ömer b. Abdillah'tan, o Ali b. Abbas'tan, o İbn Abbas'tan, o da Ömer'den bize şunu rivayet etti:
    "Rasulullah (s.a.v.) oğlunun annesi olan Mariye ile, Hafsa'nın evinde cinsî mü*nasebette bulundu. Hafsa, Rasulullah (s.a.v.)'ı ve Mariye'yi kendi evinde buldu. Dedi ki:
    "Onu benim evime niçin soktun? Hanımlarının arasında bunu bana neden yaptın? Benim sana olan sevgimden mi yaptın?" Rasulullah (s.a.v.) ona:
    "Sen bunu Aişe'ye söyleme. Eğer Mariye'ye bir daha yaklaşırsam, o bana haram olsun." buyurdu. Hafsa dedi ki:
    "O, senin cariyen olduğu halde sana nasıl haram olur?" Rasulullah (s.a.v.) ona yaklaşmamaya yemin etti ve Hafsa'ya buyurdu ki:
    "Bunu kimseye söyleme."
    Hafsa bu konuyu Aişe’ye söyledi. Rasulullah (s.a.v.) da kadınlarına bir ay yak*laşmamak üzere yemin etti ve onlardan yirmi dokuz gece uzak kaldı (ila yaptı). Allah Teala da bu âyeti indirdi."[6]

    d- Enes'ten sahih bir senetle Nesâî ve Hâkim anlattı. Enes:
    “Rasûlullah'ın cariyesi vardı, onunla cima ederdi. Hafsa ve Aişe Rasulullah’ın (s.a.v.) onu nefsine haram kılmasını arzu ederdi. Bunun üzerine Allahü Teâlâ, Tahrim: 66/1 âyetini indirdi.” [7]

    f- Bu hadise üzerine Hz. Peygamber (sa)'in, hanımı Hafsa'yı boşadığı, daha sonra tekrar nikâhı altına aldığı da rivayet edilmiştir.[9]

    4. "Ey Peygamber'in eşleri! Eğer ikiniz de Allah'a tevbe ederseniz, kaymış olan kalpleriniz düzelmiş olur. Eğer eşinizin aleyhinde yardımla*şarak bir şey yapmağa kalkarsanız, bilin ki Allah onun dostu, bundan başka Cebrail, iyi mü'minler ve melekler de yardımcısıdır."

    a- Ebû Mansur el-Mansuri, Ebu'l-Hasan ed-Darekutnî'den, o Hüseyn b. İsmail'den, o Abdullah b. Şebib'den, o Ahmed b. Muhammed b. Abdulaziz'den, o baba*sının kitabından, o Zührî'den, o Ubeydullah b. Abdillah'tan, o da İbn Abbas'tan bize şunu rivayet etti:
    "Hafsa, Aişe'nin gününde, Rasulullah'ı İbrahim'in annesiyle beraber buldu ve dedi ki:
    "Onu muhakkak duyuracağım. Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki:
    "Eğer ona bir daha yaklaşırsam bana haram olsun."
    Hafsa yine de bu durumu Aişe'ye haber verdi. Allah bu durumu ve Hafsa'nın söylediklerinin bir kısmını Rasulü'ne bildirdi. Bunun üzerine Hafsa Rasulullah (s.a.v.)'a dedi ki:
    "Sana bunları kim haber verdi?" O da buyurdu ki:
    "Bana, herşeyi bilen ve herşeyden haberdar olan Allah haber verdi" (Tahrim: 66/3) Rasulullah (s.a.v.) bir ay boyunca hanımlarıyla buluşmamaya yemin etti. Bunun üzerine Allah Teala da bu âyeti indirdi."[28]

    5- Gerek ki Rabbi- şayet o sizi boşarsa- yerinize ona sizlerden daha hayırlı zevceler verir, öyle ki müslimeler, mü'nıineler, kâniteler, tâibeler, âbideler, sâimeler, seyyibler ve bakireler!



    Âyetin indirilme sebebi geçti. Bu Bakara sûresinde Ömer'in sözüdür. [30]

    a- Bu âyet-i kerime de îlâ hadisesi üzerine inen âyet-i kerimelerdendir.

    Daha önce (Mü'minûn Sûresinin 14. ve Ahzâb Sûresinin 53. âyetinin nüzul sebebinde) geçtiği üzere Enes ibn Mâlik'ten gelen bir rivayette Allah Tealâ, sadece bu âyet-i kerimenin indirilmesinde değil, bununla birlikte üç konuda daha Hz. Ömer'in isteğine muvafık âyet-i kerimeler indirmiştir. Bu rivayette Hz. Ömer şöyle demiştir:
    Dört şeyde Rabbıma muvafakat ettim:
    "Ey Allah'ın elçisi, (İbrahim'in) makamı arkasında namaz kılsak." dedim. Allah Tealâ: "İbrahim'in makamından bir namazgah edinin." (Bakara, 2/125) âyetini indirdi.
    "Ey Allah'ın elçisi, hanımların için bir örtü edinsen (hanımlarını kapatsan); onların yanına iyi insanlar da giriyor, günahkâr insanlar da." dedim. Allah Tealâ: "Bir de O'nun hanımlarından lüzumlu bir şey istediğiniz vakit onlardan perde arkasından isteyin." (Ahzâb, 33/53) âyetini indirdi.
    Hz. Peygamber (sa)'in eşlerine: "Ya Allah'ın Rasûlü'nden bu isteklerinizden vazgeçersiniz, ya da Allah sizlerin yerine O'na sizden daha hayırlı eşler verir ve sizi onlarla değiştirir." demiştim. "Eğer o sizi boşarsa, Rabbının, sizin yerinize ona sizden daha hayırlılarını vermesi umulur." (Tahrîm, 66/5) âyeti nazil oldu.
    "Andolsun ki Biz, insanı çamurdan, süzülmüş bir özden yarattık..." âyet-i kerimesi nazil olduğunda ben: "Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şânı ne yücedir!" dedim de âyetin sonu bu şekilde nazil oldu.[31]

    b- Buhari'nin Enes'ten rivayet ettiğine göre Hz. Ömer şöyle dedi:
    "Müminlerin anneleri olan annelerimizden bazılarının Rasulullah'a karşı sert davrandıklarını ve onu rahatsız ettiklerini haber aldım. Onları teker teker ziyaret ettim ve nasihat ettim, Rasulullah'ı rahatsız etmemelerini söyledim ve
    "Eğer dinlemezseniz Allah ona sizden daha hayırlılarını verir." dedim. Zeyneb'e gittiğimde o bana:
    "Ey Hattab'ın oğlu! Rasulullah hanım*larına nasihat etmesini bilmiyor mu ki onlara sen nasihat ediyorsun" dedi. Ben de sustum. Bunun üzerine "Eğer o sizi boşarsa yerinize..." ayeti nazil oldu. [32]
    3- Hz. Peygamber (s.a.v.) Hafsa'nın evinde Mâriye ile ilişkide bulunmuştu. Bu durumu gören Hafsa ona ağır sözler söylemişti. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.) onu yatıştırmak için bir daha Mâriye'ye yaklaşmayacağına yemin etmiş ve Hafsa'ya da bunu kimseye söylememesin tenbih etmişti. Ancak Hafsa durumu Âişe'ye haber vermişti. Yine Hz. Peygamber (s.a.v.) bazı eşleri yanında uzun müddet kalıyordu. Onun bu uzun kalışını içtiği bal şerbetine bağlayan bazı kıskanç eşleri, onun bu eşlerinde uzun müddet kalmasını engellemek, bir araya gelerek yukandaki hadis-i şeriflerde gördüğümüz hiyleye başvurmuşlardı. İşte Hz. Pey*gamber (s.a.v.) eşlerinin aralarındaki bu kıskançlıklarına, geçimsizliklerine kızarak kadınlarından bir ay uzak kalmağa ye*min etmişti. Çok geçmeden Medine'de Hz. Peygamber (s.a.v.)in kadınlarını boşadığı haberi çalkalanmağa başladı. Bunun üzerine Hz. Ömer Hz. Peygamber (s.a.v.)'in huzuruna vararak:
    “Ey Allah'ın elçisi! Kadınların hususunda seni üzen nedir? Şayet onları boşamışsan, Allah'ın Melekleri, Cibril ve Mikâil, ben, Ebû Bekir ve bütün müminler seninle birliktedir.” dedi. O za*man Hz. Peygamber (s.a.v.):
    “Başım üzerine yemin ederim ki, kadınlarımı boşamadım.” bu*yurdu. Hz. Ömer:
    “Kadınlarını boşamadığını, müslümanlara haber verebilir miy*im?” dedi. Hz. Peygamber (s.a.v.) O'na:
    “Dilersen, ver.” buyurdu. Hz. Ömer der ki:
    “Mescid'in kapısında dikilip, avazım çıktığı kadar, "Hz. Pey*gamber (s.a.v.) kadınlarını boşamadı" diye bağırmaya başladım. Bunun üzerine bu tahrîm âyet-i nazil oldu.[33]

    Kaynak:

    [1] İbnu’l-Cevzî, Zâdu'l-Mesîr, VIII,302; Kurtubî, el-Câmiu li-Ahkâmi'1-Kur'ân, XVIII,117.

    [2] Alûsî, Rûhu’l-Maânî, XXVII,146. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/896.

    [3] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/675.

    [4] Taberi; Câmiu’l-Beyân, XXVII1,101; İbn Kesîr, Tefsîru'1-Kur'âni'l-Azîm, VIII, 185.

    [5] Taberî, age. XXVIII,102; İbn Kesir, age. VIII.186; İbnu'l-Cevzî, age. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/897; VIII,303; Sâvî Haşiyesi, 4/219; Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, Ensar Neşriyat: 6/492.

    [6] Bu hadisin senedindeki Abdullah b. Şebib zayıflıkla itham olunmuştur. İbn Hıbban; el-Mecrûhin: 2/47, İbn Cerir: 21/100 Suyuti; ed-Dürr: 6/239. İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 365. Vahidî, Esbâbu'n-Nüzûl, s. 312. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/897.

    [7] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/675-676.

    [8] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/677.

    [9] Bak. Ebu Davud, Talâk, 38, hadis no: 2283; îbn Mâce, Talâk, 1, hadis no: 2016; Neseî, Talâk, 76, hadis no: 3558; Dârimî, Talâk, 2; Ahmed ibn Hanbel, Müsned, 111,478. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/897.

    [10] Başkasının odasında bulundurduğu cariyesi

    [11] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/677.

    [12] Buhârî, Talâk, 8; Müslim, Talâk, 20. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/897 Abdulfettah El- Kâdi, Esbab-ı Nüzul, Fecr Yayınevi: 436..

    [13] Buhârî, Talâk, 8; Müslim, Talâk, 21. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/897-898.

    [14] Urfud ağacının zamkı.

    [15] Bııhari; Talak: 5266, Müslim; Talak: 21 mükerrer/1474. İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 365-366. Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 14/545.

    [16] İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 365-366.

    [17] Taberanî; el-Kebir: 11/117, Heysemi; Mecmau'z-Zevaid: 7/127. İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 366.

    [18] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/677. Abdulfettah El- Kâdi, Esbab-ı Nüzul, Fecr Yayınevi: 435. Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 14/545.

    [19] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/678. Abdulfettah El- Kâdi, Esbab-ı Nüzul, Fecr Yayınevi: 439.

    [20] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/678. Suyûtî, Lübâbu'n-Nükûl, 11,176. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/898.

    [21] Alûsî, age. XXVIII,147. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/ 898.

    [22] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/678.

    [23] Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, Ensar Neşriyat: 6/492.

    [24] İbnü'l-Arabî, Ahkâmu’l-Kur'an, IV/1833-1834.

    [25] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/677.

    [26] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/678.

    [27] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/678.

    [28] Hadisin senedindeki Abdullah b. Şebib zayıflıkla itham olunmuştur. Mecruhin: 2/47.

    İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 366-367.

    [29] Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/898.

    [30] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/679.

    [31] Vahidî, age. s. 220. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/899. Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 14/546.

    [32] Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 14/545-546.

    [33] Buhâri, sahih, K. et- Tefsir, Tahrîm Sûresi; Müslim, Sahih, k. es- Siyam, 23, K. er- Radâ, 98; K. et- Talâk, 23; Tirmîzî, Sünen, K. et- Tefsir, B. 65. Abdulfettah El- Kâdi, Esbab-ı Nüzul, Fecr Yayınevi: 436-437..

  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Searcher1 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    1. "Eşlerinin rızasını gözeterek, Allah'ın sana helal kıldığı şeyi ni*çin kendine yasak ediyorsun? Allah bağışlayandır, acıyan'dır."

    a- İbn Cerîr et-Taberî'nin İbn Abdurrahîm kanalıyla Zeyd ibn Eslem'den rivayetle tahric ettiği bir haberde o şöyle anlatıyor:
    Allah'ın Rasûlü (sa) bir gün hanımlarından birinin odasında oğlu İbrahim'in annesiyle temasta bulundu. Onu gören hanımı:
    "Ey Allah'ın elçisi, benim evimde, benim yatağımda ha?" dedi. Bunun üzerine Rasûlullah onu (İbrahim'in annesini) kendisine yasakladı. Bu sefer de hanımı:
    "Ey Allah'ın elçisi, sana helâl olan bir şeyi kendine nasıl yasaklarsın?" dediyse de Rasûl-i Ekrem (sa) onunla bir daha asla birleşmiyeceğine dair hanımına yemin etti ve bunun üzerine: "Ey O Peygamber, eşlerinin hoşnutluğunu gözeterek Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi neden kendine haram ediyorsun?" âyet-i kerimesi nazil oldu.[4]

    b- Taberî'nin Saîd ibn Yahya kanalıyla İbn Abbâs'tan rivayetle verdiği haber biraz daha detaylı. Bu rivayette İbn Abbâs şöyle anlatıyor: Ben, Hz. Ömer'e:
    "Allah Tealâ'nın haklarında "Eğer her ikiniz de Allah'a tevbe ederseniz gerçek*ten kaymış olan kalbleriniz düzelmiş olur..." buyurduğu iki kadın kimdir?" diye sordum.
    "Onlar Aişe ve Hafsa'dır." deyip şöyle devam etti:
    "Sözün başlangıcı İbrahim'in kıbtî olan annesi hakkındaydı. Hz. Peygamber (sa), Hafsa'nın sırası olduğu günde ve onun odasında İbrahim'in annesiyle temasta bulunmuştu. Hafsa onları kendi odasında o şekilde bulunca:
    "Ey Allah'ın elçisi, benim gü*nümde, benim nöbetimde ve benim yatağımda ha? Eşlerinden hiçbirine yapma*dığın bir şeyi (bir kötülüğü) bana yaptın." dedi. Rasûlullah (sa):
    "İstemez misin ki ben onu kendime haram kılayım da bir daha ona hiç yaklaşmıyayım." buyur*du. Hafsa'nın:
    "Evet isterim." demesiyle de Hz. Peygamber onu (cariyesini) ken*dine haram kıldı ve:
    "Bunu başka birisine sakın söyleme." buyurdu. Ancak Hafsa bu sırrı saklıyamayıp Hz. Aişe'ye söyledi de Allah Tealâ onun, bu sırrı açığa vurduğunu bildirdi ve
    "Ey O Peygamber, eşlerinin hoşnutluğunu gözete*rek Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi neden kendine haram ediyorsun?" âyet-i ke*rimesini indirdi.[5]

    c- Muhammed b. Mansur et-Tûsî, Ali b. Amr b. Mehdî'den, o Hüseyn b. İsmail el-Mehamilî'den, o Abdullah b. Şebib'den, o İshak b. Muhammed'den, o Abdullah b. Ömer'den, o Ebu'n-Nasr Mevla Ömer b. Abdillah'tan, o Ali b. Abbas'tan, o İbn Abbas'tan, o da Ömer'den bize şunu rivayet etti:
    "Rasulullah (s.a.v.) oğlunun annesi olan Mariye ile, Hafsa'nın evinde cinsî mü*nasebette bulundu. Hafsa, Rasulullah (s.a.v.)'ı ve Mariye'yi kendi evinde buldu. Dedi ki:
    "Onu benim evime niçin soktun? Hanımlarının arasında bunu bana neden yaptın? Benim sana olan sevgimden mi yaptın?" Rasulullah (s.a.v.) ona:
    "Sen bunu Aişe'ye söyleme. Eğer Mariye'ye bir daha yaklaşırsam, o bana haram olsun." buyurdu. Hafsa dedi ki:
    "O, senin cariyen olduğu halde sana nasıl haram olur?" Rasulullah (s.a.v.) ona yaklaşmamaya yemin etti ve Hafsa'ya buyurdu ki:
    "Bunu kimseye söyleme."
    Hafsa bu konuyu Aişe’ye söyledi. Rasulullah (s.a.v.) da kadınlarına bir ay yak*laşmamak üzere yemin etti ve onlardan yirmi dokuz gece uzak kaldı (ila yaptı). Allah Teala da bu âyeti indirdi."[6]

    d- Enes'ten sahih bir senetle Nesâî ve Hâkim anlattı. Enes:
    “Rasûlullah'ın cariyesi vardı, onunla cima ederdi. Hafsa ve Aişe Rasulullah’ın (s.a.v.) onu nefsine haram kılmasını arzu ederdi. Bunun üzerine Allahü Teâlâ, Tahrim: 66/1 âyetini indirdi.” [7]

    f- Bu hadise üzerine Hz. Peygamber (sa)'in, hanımı Hafsa'yı boşadığı, daha sonra tekrar nikâhı altına aldığı da rivayet edilmiştir.[9]

    4. "Ey Peygamber'in eşleri! Eğer ikiniz de Allah'a tevbe ederseniz, kaymış olan kalpleriniz düzelmiş olur. Eğer eşinizin aleyhinde yardımla*şarak bir şey yapmağa kalkarsanız, bilin ki Allah onun dostu, bundan başka Cebrail, iyi mü'minler ve melekler de yardımcısıdır."

    a- Ebû Mansur el-Mansuri, Ebu'l-Hasan ed-Darekutnî'den, o Hüseyn b. İsmail'den, o Abdullah b. Şebib'den, o Ahmed b. Muhammed b. Abdulaziz'den, o baba*sının kitabından, o Zührî'den, o Ubeydullah b. Abdillah'tan, o da İbn Abbas'tan bize şunu rivayet etti:
    "Hafsa, Aişe'nin gününde, Rasulullah'ı İbrahim'in annesiyle beraber buldu ve dedi ki:
    "Onu muhakkak duyuracağım. Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki:
    "Eğer ona bir daha yaklaşırsam bana haram olsun."
    Hafsa yine de bu durumu Aişe'ye haber verdi. Allah bu durumu ve Hafsa'nın söylediklerinin bir kısmını Rasulü'ne bildirdi. Bunun üzerine Hafsa Rasulullah (s.a.v.)'a dedi ki:
    "Sana bunları kim haber verdi?" O da buyurdu ki:
    "Bana, herşeyi bilen ve herşeyden haberdar olan Allah haber verdi" (Tahrim: 66/3) Rasulullah (s.a.v.) bir ay boyunca hanımlarıyla buluşmamaya yemin etti. Bunun üzerine Allah Teala da bu âyeti indirdi."[28]

    5- Gerek ki Rabbi- şayet o sizi boşarsa- yerinize ona sizlerden daha hayırlı zevceler verir, öyle ki müslimeler, mü'nıineler, kâniteler, tâibeler, âbideler, sâimeler, seyyibler ve bakireler!



    Âyetin indirilme sebebi geçti. Bu Bakara sûresinde Ömer'in sözüdür. [30]

    a- Bu âyet-i kerime de îlâ hadisesi üzerine inen âyet-i kerimelerdendir.

    Daha önce (Mü'minûn Sûresinin 14. ve Ahzâb Sûresinin 53. âyetinin nüzul sebebinde) geçtiği üzere Enes ibn Mâlik'ten gelen bir rivayette Allah Tealâ, sadece bu âyet-i kerimenin indirilmesinde değil, bununla birlikte üç konuda daha Hz. Ömer'in isteğine muvafık âyet-i kerimeler indirmiştir. Bu rivayette Hz. Ömer şöyle demiştir:
    Dört şeyde Rabbıma muvafakat ettim:
    "Ey Allah'ın elçisi, (İbrahim'in) makamı arkasında namaz kılsak." dedim. Allah Tealâ: "İbrahim'in makamından bir namazgah edinin." (Bakara, 2/125) âyetini indirdi.
    "Ey Allah'ın elçisi, hanımların için bir örtü edinsen (hanımlarını kapatsan); onların yanına iyi insanlar da giriyor, günahkâr insanlar da." dedim. Allah Tealâ: "Bir de O'nun hanımlarından lüzumlu bir şey istediğiniz vakit onlardan perde arkasından isteyin." (Ahzâb, 33/53) âyetini indirdi.
    Hz. Peygamber (sa)'in eşlerine: "Ya Allah'ın Rasûlü'nden bu isteklerinizden vazgeçersiniz, ya da Allah sizlerin yerine O'na sizden daha hayırlı eşler verir ve sizi onlarla değiştirir." demiştim. "Eğer o sizi boşarsa, Rabbının, sizin yerinize ona sizden daha hayırlılarını vermesi umulur." (Tahrîm, 66/5) âyeti nazil oldu.
    "Andolsun ki Biz, insanı çamurdan, süzülmüş bir özden yarattık..." âyet-i kerimesi nazil olduğunda ben: "Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şânı ne yücedir!" dedim de âyetin sonu bu şekilde nazil oldu.[31]

    b- Buhari'nin Enes'ten rivayet ettiğine göre Hz. Ömer şöyle dedi:
    "Müminlerin anneleri olan annelerimizden bazılarının Rasulullah'a karşı sert davrandıklarını ve onu rahatsız ettiklerini haber aldım. Onları teker teker ziyaret ettim ve nasihat ettim, Rasulullah'ı rahatsız etmemelerini söyledim ve
    "Eğer dinlemezseniz Allah ona sizden daha hayırlılarını verir." dedim. Zeyneb'e gittiğimde o bana:
    "Ey Hattab'ın oğlu! Rasulullah hanım*larına nasihat etmesini bilmiyor mu ki onlara sen nasihat ediyorsun" dedi. Ben de sustum. Bunun üzerine "Eğer o sizi boşarsa yerinize..." ayeti nazil oldu. [32]
    3- Hz. Peygamber (s.a.v.) Hafsa'nın evinde Mâriye ile ilişkide bulunmuştu. Bu durumu gören Hafsa ona ağır sözler söylemişti. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.) onu yatıştırmak için bir daha Mâriye'ye yaklaşmayacağına yemin etmiş ve Hafsa'ya da bunu kimseye söylememesin tenbih etmişti. Ancak Hafsa durumu Âişe'ye haber vermişti. Yine Hz. Peygamber (s.a.v.) bazı eşleri yanında uzun müddet kalıyordu. Onun bu uzun kalışını içtiği bal şerbetine bağlayan bazı kıskanç eşleri, onun bu eşlerinde uzun müddet kalmasını engellemek, bir araya gelerek yukandaki hadis-i şeriflerde gördüğümüz hiyleye başvurmuşlardı. İşte Hz. Pey*gamber (s.a.v.) eşlerinin aralarındaki bu kıskançlıklarına, geçimsizliklerine kızarak kadınlarından bir ay uzak kalmağa ye*min etmişti. Çok geçmeden Medine'de Hz. Peygamber (s.a.v.)in kadınlarını boşadığı haberi çalkalanmağa başladı. Bunun üzerine Hz. Ömer Hz. Peygamber (s.a.v.)'in huzuruna vararak:
    “Ey Allah'ın elçisi! Kadınların hususunda seni üzen nedir? Şayet onları boşamışsan, Allah'ın Melekleri, Cibril ve Mikâil, ben, Ebû Bekir ve bütün müminler seninle birliktedir.” dedi. O za*man Hz. Peygamber (s.a.v.):
    “Başım üzerine yemin ederim ki, kadınlarımı boşamadım.” bu*yurdu. Hz. Ömer:
    “Kadınlarını boşamadığını, müslümanlara haber verebilir miy*im?” dedi. Hz. Peygamber (s.a.v.) O'na:
    “Dilersen, ver.” buyurdu. Hz. Ömer der ki:
    “Mescid'in kapısında dikilip, avazım çıktığı kadar, "Hz. Pey*gamber (s.a.v.) kadınlarını boşamadı" diye bağırmaya başladım. Bunun üzerine bu tahrîm âyet-i nazil oldu.[33]

    Kaynak:

    [1] İbnu’l-Cevzî, Zâdu'l-Mesîr, VIII,302; Kurtubî, el-Câmiu li-Ahkâmi'1-Kur'ân, XVIII,117.

    [2] Alûsî, Rûhu’l-Maânî, XXVII,146. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/896.

    [3] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/675.

    [4] Taberi; Câmiu’l-Beyân, XXVII1,101; İbn Kesîr, Tefsîru'1-Kur'âni'l-Azîm, VIII, 185.

    [5] Taberî, age. XXVIII,102; İbn Kesir, age. VIII.186; İbnu'l-Cevzî, age. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/897; VIII,303; Sâvî Haşiyesi, 4/219; Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, Ensar Neşriyat: 6/492.

    [6] Bu hadisin senedindeki Abdullah b. Şebib zayıflıkla itham olunmuştur. İbn Hıbban; el-Mecrûhin: 2/47, İbn Cerir: 21/100 Suyuti; ed-Dürr: 6/239. İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 365. Vahidî, Esbâbu'n-Nüzûl, s. 312. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/897.

    [7] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/675-676.

    [8] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/677.

    [9] Bak. Ebu Davud, Talâk, 38, hadis no: 2283; îbn Mâce, Talâk, 1, hadis no: 2016; Neseî, Talâk, 76, hadis no: 3558; Dârimî, Talâk, 2; Ahmed ibn Hanbel, Müsned, 111,478. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/897.

    [10] Başkasının odasında bulundurduğu cariyesi

    [11] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/677.

    [12] Buhârî, Talâk, 8; Müslim, Talâk, 20. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/897 Abdulfettah El- Kâdi, Esbab-ı Nüzul, Fecr Yayınevi: 436..

    [13] Buhârî, Talâk, 8; Müslim, Talâk, 21. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/897-898.

    [14] Urfud ağacının zamkı.

    [15] Bııhari; Talak: 5266, Müslim; Talak: 21 mükerrer/1474. İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 365-366. Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 14/545.

    [16] İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 365-366.

    [17] Taberanî; el-Kebir: 11/117, Heysemi; Mecmau'z-Zevaid: 7/127. İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 366.

    [18] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/677. Abdulfettah El- Kâdi, Esbab-ı Nüzul, Fecr Yayınevi: 435. Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 14/545.

    [19] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/678. Abdulfettah El- Kâdi, Esbab-ı Nüzul, Fecr Yayınevi: 439.

    [20] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/678. Suyûtî, Lübâbu'n-Nükûl, 11,176. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/898.

    [21] Alûsî, age. XXVIII,147. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/ 898.

    [22] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/678.

    [23] Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, Ensar Neşriyat: 6/492.

    [24] İbnü'l-Arabî, Ahkâmu’l-Kur'an, IV/1833-1834.

    [25] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/677.

    [26] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/678.

    [27] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/678.

    [28] Hadisin senedindeki Abdullah b. Şebib zayıflıkla itham olunmuştur. Mecruhin: 2/47.

    İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 366-367.

    [29] Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/898.

    [30] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/679.

    [31] Vahidî, age. s. 220. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/899. Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 14/546.

    [32] Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 14/545-546.

    [33] Buhâri, sahih, K. et- Tefsir, Tahrîm Sûresi; Müslim, Sahih, k. es- Siyam, 23, K. er- Radâ, 98; K. et- Talâk, 23; Tirmîzî, Sünen, K. et- Tefsir, B. 65. Abdulfettah El- Kâdi, Esbab-ı Nüzul, Fecr Yayınevi: 436-437..





    Şuraya bakın ,koskoca Allah,yıldızları,gezegenleri,galaksileri,nebulaları,karadelikleri,milyonlarca canlıyı,atomları,elektronları,protonları,DNA'ları,monekülleri bir tarafa bırakmış ,peygamberin karılarıyla uğraşıyor.Aman yazık, bırakma onları, al sana bir ayet.
    Ve, bazılarıda salya sümük bunları okuyor, yine salya sümük içinde kalmış birilerine anlatıyor.

  3. #3
    Searcher1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-05-2008
    Mesajlar
    1,465
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Tahrim/4. (Ey peygamber’in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah’a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber’e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü’minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar.

    Koskoca peygamber iki karısına söz geçiremiyor, arkasına Allah'ı, Cebrail'i, salih müminleri vede melekleri alarak onları tehdit ediyor. Çok ilginç.

  4. #4
    meumeu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-09-2003
    Mesajlar
    1,102
    Karizma Gücü
    9
    Müminlerinin annelerini uyarmakla aslında tüm mümin kadınlar uyarılmış oluyor. "Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla." şeklinde bir anlatım söz konusu. Zaten mümin kadın eşinin rahatlığını kendisinden önce düşünür. *

    *Her türlü kitabına uydurma konusunda eleman arayanlar veya eleman arayanları bilenler, lütfen benimle iletişime geçsinler. Bu konuda halen iş bulamadım.
    ;K ESKiŞEHiRLiLER BiRLiĞi ;K TIKLA Sende Aramıza Katıl..! {Eskişehirliler Birliği**

    KAYIP ÇOCUK ÖZELLİKLE ESKİŞEHİRLİLER BAKSIN

    '♥' ES-ES '♥'


    Ziynetlerini heryerde örtmek için çaba gösterenlerin, aile geçimini sağlamakla yükümlü erkeklere kolaylık olması için miras taksiminde yarım pay almamaları düşündürücü.

  5. #5
    Searcher1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-05-2008
    Mesajlar
    1,465
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Müminlerinin annelerini uyarmakla aslında tüm mümin kadınlar uyarılmış oluyor. "Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla." şeklinde bir anlatım söz konusu. Zaten mümin kadın eşinin rahatlığını kendisinden önce düşünür.
    Yani diyorsun ki, bir adamın karısı, o adamı kendi gününde bir cariye ile cinsel ilişkiye girerken yakalarsa, bunu sineye çeksin, kimseye bundan söz etmesin, adamın diğer karılarına bile. Uyarı yüksek yerden çünkü.

  6. #6
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı EL-TURUK tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Şuraya bakın ,koskoca Allah,yıldızları,gezegenleri,galaksileri,nebulaları,karadelikleri,milyonlarca canlıyı,atomları,elektronları,protonları,DNA'ları,monekülleri bir tarafa bırakmış ,peygamberin karılarıyla uğraşıyor.Aman yazık, bırakma onları, al sana bir ayet.
    Ve, bazılarıda salya sümük bunları okuyor, yine salya sümük içinde kalmış birilerine anlatıyor.
    Bu saydığın yaratılmış olanlar niçin yaratılmışta bu şekilde yazıyorsun. Birde sana karıları demek hiç yakışmıyor. Kadınların hakları Kuranda düzenlenmeyecekte nerede düzenlenecek? Kuranın indiği devirde de bu yapılmış, hemde hangi topluma, kız çocuklarının diridiri gömüldüğü bir topluma.

    Salya sümük, laflarıda hiç hoş degil. İslama ve ALLAH'a iman eden okumuş yazmış çok sayıda imanlı insanda var. Hemde çok sayıda.

    İslam liderlerine ve önde gelenlere örnek olsun diye bu ayetlerin buraya konduğunu tahmin ediyorum. Eger türkiyede çok eşlilik serbest bırakılması ile ilğili bir kanun, hemde kadın ve erkek ayırmadan yapılsa bunu ilk ben desteklerim.

    Ha şunu sakın yanlış anlama Kuran kadınların 4 erkek ve cariyeleri olur demiyor. Ama insanlar kendi şeriatlerini kendileri yapabilirler. Buna Kuran inancım izin veriyor. İsteyen böylede yaşayabilir.

    Çünki türkiyede resmi olarak evlenememiş çok sayıda kadın var ve bunlar sizin gibilerin yüzünden kanuni olarak haklarını alamıyorlar. İnanan ve inammayan kesimden kadın olsun erkek olsun bu şekilde insan yok mu? sanıyorsun. Yoksa herkesi kendin gibimi sanıyorsun. İnsanlar çeşit çeşit bu yaratılışın (evrimin) bir gerçeği bunu kabul edip çözüm bulacaksın.

    Kuranda insanın bu şekilde yaratıldığı yazılı insan zaten kusursuz yaratılsaydı Kurana veya peyganbere ve imtihana ne hacat kalırdı. Bunu hiç düşündün mü?
    Bu mesaj en son " 07.04.10 " tarihinde saat 17:33 itibariyle RAMAZAN TOPTAŞ tarafından düzenlenmiştir...
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  7. #7
    meumeu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-09-2003
    Mesajlar
    1,102
    Karizma Gücü
    9
    Alıntı Searcher1 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Yani diyorsun ki, bir adamın karısı, o adamı kendi gününde bir cariye ile cinsel ilişkiye girerken yakalarsa, bunu sineye çeksin, kimseye bundan söz etmesin, adamın diğer karılarına bile. Uyarı yüksek yerden çünkü.
    Tabiki öyle. Kadın erkeğinin mutluluğunu istemeyecekse neyi isteyecek?

    Not: Halen tekliflere açığım.
    ;K ESKiŞEHiRLiLER BiRLiĞi ;K TIKLA Sende Aramıza Katıl..! {Eskişehirliler Birliği**

    KAYIP ÇOCUK ÖZELLİKLE ESKİŞEHİRLİLER BAKSIN

    '♥' ES-ES '♥'


    Ziynetlerini heryerde örtmek için çaba gösterenlerin, aile geçimini sağlamakla yükümlü erkeklere kolaylık olması için miras taksiminde yarım pay almamaları düşündürücü.

  8. #8
    Searcher1 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-05-2008
    Mesajlar
    1,465
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı Ramazan tarafından gönderildi.
    Bu saydığın yaratılmış olanlar niçin yaratılmışta bu şekilde yazıyorsun. Birde sana karıları demek hiç yakışmıyor. Kadınların hakları Kuranda düzenlenmeyecekte nerede düzenlenecek? Kuranın indiği devirde de bu yapılmış, hemde hangi topluma, kız çocuklarının diridiri gömüldüğü bir topluma.

    Salya sümük, laflarıda hiç hoş degil. İslama ve ALLAH'a iman eden okumuş yazmış çok sayıda imanlı insanda var. Hemde çok sayıda.

    İslam liderlerine ve önde gelenlere örnek olsun diye bu ayetlerin buraya konduğunu tahmin ediyorum. Eger türkiyede çok eşlilik serbest bırakılması ile ilğili bir kanun, hemde kadın ve erkek ayırmadan yapılsa bunu ilk ben desteklerim.

    Ha şunu sakın yanlış anlama Kuran kadınların 4 erkek ve cariyeleri olur demiyor. Ama insanlar kendi şeriatlerini kendileri yapabilirler. Buna Kuran inancım izin veriyor. İsteyen böylede yaşayabilir.

    Çünki türkiyede resmi olarak evlenememiş çok sayıda kadın var ve bunlar sizin gibilerin yüzünden kanuni olarak haklarını alamıyorlar. İnanan ve inammayan kesimden kadın olsun erkek olsun bu şekilde insan yok mu? sanıyorsun. Yoksa herkesi kendin gibimi sanıyorsun. İnsanlar çeşit çeşit bu yaratılışın (evrimin) bir gerçeği bunu kabul edip çözüm bulacaksın.

    Kuranda insanın bu şekilde yaratıldığı yazılı insan zaten kusursuz yaratılsaydı Kurana veya peyganbere ve imtihana ne hacat kalırdı. Bunu hiç düşündün mü?
    Kuran'da yazılanları destekleyeceğim diye ne söyleyeceğini de şaşırmışsın. Ne çeşit bir insan karısını veya kocasını başka birisi ile paylaşmak ister? Bir de imtihandan bahsediyorsun. Hasbelkader müslüman bir ülkede doğdun diye bir ayrıcalığın mı var sanıyorsun? Eğer hristiyan, yahudi veya budist.. bir toplumda doğsaydın, Muhammed'in karşıtlarından birisi de sen olacaktın. Bizim yaptığımız eleştirilerin daha ağırını belki sen yapacaktın.

  9. #9
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı RAMAZAN TOPTAŞ tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bu saydığın yaratılmış olanlar niçin yaratılmışta bu şekilde yazıyorsun. Birde sana karıları demek hiç yakışmıyor. Kadınların hakları Kuranda düzenlenmeyecekte nerede düzenlenecek? Kuranın indiği devirde de bu yapılmış, hemde hangi topluma, kız çocuklarının diridiri gömüldüğü bir topluma.
    Salya sümük, laflarıda hiç hoş degil. İslama ve ALLAH'a iman eden okumuş yazmış çok sayıda imanlı insanda var. Hemde çok sayıda. İslam liderlerine ve önde gelenlere örnek olsun diye bu ayetlerin buraya konduğunu tahmin ediyorum. Eger türkiyede çok eşlilik serbest bırakılması ile ilğili bir kanun, hemde kadın ve erkek ayırmadan yapılsa bunu ilk ben desteklerim.
    Ha şunu sakın yanlış anlama Kuran kadınların 4 erkek ve cariyeleri olur demiyor. Ama insanlar kendi şeriatlerini kendileri yapabilirler. Buna Kuran inancım izin veriyor. İsteyen böylede yaşayabilir.

    Çünki türkiyede resmi olarak evlenememiş çok sayıda kadın var ve bunlar sizin gibilerin yüzünden kanuni olarak haklarını alamıyorlar. İnanan ve inammayan kesimden kadın olsun erkek olsun bu şekilde insan yok mu? sanıyorsun. Yoksa herkesi kendin gibimi sanıyorsun. İnsanlar çeşit çeşit bu yaratılışın (evrimin) bir gerçeği bunu kabul edip çözüm bulacaksın.


    Kuranda insanın bu şekilde yaratıldığı yazılı insan zaten kusursuz yaratılsaydı Kurana veya peyganbere ve imtihana ne hacat kalırdı. Bunu hiç düşündün mü?



    Tektek sorularını cevaplıyayım..

    Mavi yazılar.. Kız çocuğunu diri diri gömenlerden biriside Hz Ömerdir.Bunu tanrılarına adak olarak yapmıştır.Eski inanışlarda ,mesela Hz İbrahim zamanında tanrılara erkek çocuk adanırdı.Gerçe onlardan çok daha eski hititlilerde bu adet kaldırılmış,yerine yenilebilecek hayvanların adanması getirilmişti.Bu eski tabletlerde vardır.Karı lafı hakaret anlamında değil,günümüzde doğal olarak kullanılan eş anlamındadır.Eş kelimesi,aslında uygun bir kelime değildir.Bir erkeğin hayat arkadaşına onun karısı denir.Şimdi kültürümüzü ve lisanımızımı sorulayalım.


    Bordo yazılar.....Salya sümük değilmi??.Fethullah Gülen futbol maçı anlatsa onda bile, 2-3 su bardağı dolusu göz yaşlarıyla anlatır.Deli gibi kafa sallayanlar,bir taraflarına şiş sokanlar,zincir vuranlar..

    Koyu yeşil yazılar...Devletler karnaval duygusu ile yönetilmezler.Bir devlet adamı halkını, medeniyetde dahada ileri götürme,yaşam tarzında yükseltme ile görevli,sorumludur.İnsanlar 20 kişi bir araya gelip biz evlenmek istiyoruz dediklerinde iyi tamam madem evlenmek istiyorsunuz ,o halde evlenin denmez.Çünkü olay sadece 20 kişi değildir, onların yetiştirecekleri nesiller ve çevreye verecekleri kötü örnek olma ,çevreyi yanlış etkileme durumlarıda vardır.


    Mor yazılar...Evet toplum gerçeklerini yok farzederek sorunları çözemeyiz.Bunlarla ilgilenilmesi gerekir.Bir erkeğin iki veya daha çok eşi varsa bunlara bilimsel çözümler getirilmeli.İnsanlarla konuşarak,eğitilerek sorunlar çözülmeli.


    Siyah yazılar...Artık yol gösterici olarak çağ dışı kalmış mantıklara ihtiyacımız yok .Bunlar yerine medeniyet ve bilim var.Bilim derken ,bu herşey demektir.Kimya ,fizik,tarih,edebiyat,hatta romanlar,şiirler,sinema filmleri,yani herşey.

  10. #10
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı EL-TURUK tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Tektek sorularını cevaplıyayım..

    Mavi yazılar.. Kız çocuğunu diri diri gömenlerden biriside Hz Ömerdir.Bunu tanrılarına adak olarak yapmıştır.Eski inanışlarda ,mesela Hz İbrahim zamanında tanrılara erkek çocuk adanırdı.Gerçe onlardan çok daha eski hititlilerde bu adet kaldırılmış,yerine yenilebilecek hayvanların adanması getirilmişti.Bu eski tabletlerde vardır.Karı lafı hakaret anlamında değil,günümüzde doğal olarak kullanılan eş anlamındadır.Eş kelimesi,aslında uygun bir kelime değildir.Bir erkeğin hayat arkadaşına onun karısı denir.Şimdi kültürümüzü ve lisanımızımı sorulayalım.


    Bordo yazılar.....Salya sümük değilmi??.Fethullah Gülen futbol maçı anlatsa onda bile, 2-3 su bardağı dolusu göz yaşlarıyla anlatır.Deli gibi kafa sallayanlar,bir taraflarına şiş sokanlar,zincir vuranlar..

    Koyu yeşil yazılar...Devletler karnaval duygusu ile yönetilmezler.Bir devlet adamı halkını, medeniyetde dahada ileri götürme,yaşam tarzında yükseltme ile görevli,sorumludur.İnsanlar 20 kişi bir araya gelip biz evlenmek istiyoruz dediklerinde iyi tamam madem evlenmek istiyorsunuz ,o halde evlenin denmez.Çünkü olay sadece 20 kişi değildir, onların yetiştirecekleri nesiller ve çevreye verecekleri kötü örnek olma ,çevreyi yanlış etkileme durumlarıda vardır.


    Mor yazılar...Evet toplum gerçeklerini yok farzederek sorunları çözemeyiz.Bunlarla ilgilenilmesi gerekir.Bir erkeğin iki veya daha çok eşi varsa bunlara bilimsel çözümler getirilmeli.İnsanlarla konuşarak,eğitilerek sorunlar çözülmeli.


    Siyah yazılar...Artık yol gösterici olarak çağ dışı kalmış mantıklara ihtiyacımız yok .Bunlar yerine medeniyet ve bilim var.Bilim derken ,bu herşey demektir.Kimya ,fizik,tarih,edebiyat,hatta romanlar,şiirler,sinema filmleri,yani herşey.
    Sosyoloji, biyoloji vs vs, hadi o zaman bu bilimin ışıgı altında bunları çözelim bende inandığım Kuranda bunu emrediyor. Daha öncede sana söyledim bilimin yolundan gitmek ALLAH'ın yarattığı neden sonuçları takip etmektir. Buda ALLAHIN İPİNE SARILMAKTIR.

    ALİ-İMRAN
    102 – Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten nasıl sakınmak gerekirse öylece sakının! Ona lâyık olduğu tazimi gösterin ve ancak O’na teslim olan Müslüman olarak can verin!
    103 – Hepiniz toptan, Allah’ın ipine (dinine) sımsıkı sarılın, bölünüp ayrılmayın. Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman idiniz de Allah kalplerinizi birbirine ısındırmış ve onun lütfu ile kardeş oluvermiştiniz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oraya düşmekten de sizi O kurtarmıştı. Allah size âyetlerini böylece açıklıyor, ta ki doğru yola eresiniz. [8,63]
    104 – Ey müminler! İçinizden hayra çağıran, iyiliği yayıp kötülükleri önleyen bir topluluk bulunsun. İşte selâmet ve felâhı bulanlar bunlar olacaklardır.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •