Searcher1 tarafından gönderildi.
1. "Eşlerinin rızasını gözeterek, Allah'ın sana helal kıldığı şeyi ni*çin kendine yasak ediyorsun? Allah bağışlayandır, acıyan'dır."
a- İbn Cerîr et-Taberî'nin İbn Abdurrahîm kanalıyla Zeyd ibn Eslem'den rivayetle tahric ettiği bir haberde o şöyle anlatıyor:
Allah'ın Rasûlü (sa) bir gün hanımlarından birinin odasında oğlu İbrahim'in annesiyle temasta bulundu. Onu gören hanımı:
"Ey Allah'ın elçisi, benim evimde, benim yatağımda ha?" dedi. Bunun üzerine Rasûlullah onu (İbrahim'in annesini) kendisine yasakladı. Bu sefer de hanımı:
"Ey Allah'ın elçisi, sana helâl olan bir şeyi kendine nasıl yasaklarsın?" dediyse de Rasûl-i Ekrem (sa) onunla bir daha asla birleşmiyeceğine dair hanımına yemin etti ve bunun üzerine: "Ey O Peygamber, eşlerinin hoşnutluğunu gözeterek Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi neden kendine haram ediyorsun?" âyet-i kerimesi nazil oldu.[4]
b- Taberî'nin Saîd ibn Yahya kanalıyla İbn Abbâs'tan rivayetle verdiği haber biraz daha detaylı. Bu rivayette İbn Abbâs şöyle anlatıyor: Ben, Hz. Ömer'e:
"Allah Tealâ'nın haklarında "Eğer her ikiniz de Allah'a tevbe ederseniz gerçek*ten kaymış olan kalbleriniz düzelmiş olur..." buyurduğu iki kadın kimdir?" diye sordum.
"Onlar Aişe ve Hafsa'dır." deyip şöyle devam etti:
"Sözün başlangıcı İbrahim'in kıbtî olan annesi hakkındaydı. Hz. Peygamber (sa), Hafsa'nın sırası olduğu günde ve onun odasında İbrahim'in annesiyle temasta bulunmuştu. Hafsa onları kendi odasında o şekilde bulunca:
"Ey Allah'ın elçisi, benim gü*nümde, benim nöbetimde ve benim yatağımda ha? Eşlerinden hiçbirine yapma*dığın bir şeyi (bir kötülüğü) bana yaptın." dedi. Rasûlullah (sa):
"İstemez misin ki ben onu kendime haram kılayım da bir daha ona hiç yaklaşmıyayım." buyur*du. Hafsa'nın:
"Evet isterim." demesiyle de Hz. Peygamber onu (cariyesini) ken*dine haram kıldı ve:
"Bunu başka birisine sakın söyleme." buyurdu. Ancak Hafsa bu sırrı saklıyamayıp Hz. Aişe'ye söyledi de Allah Tealâ onun, bu sırrı açığa vurduğunu bildirdi ve
"Ey O Peygamber, eşlerinin hoşnutluğunu gözete*rek Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi neden kendine haram ediyorsun?" âyet-i ke*rimesini indirdi.[5]
c- Muhammed b. Mansur et-Tûsî, Ali b. Amr b. Mehdî'den, o Hüseyn b. İsmail el-Mehamilî'den, o Abdullah b. Şebib'den, o İshak b. Muhammed'den, o Abdullah b. Ömer'den, o Ebu'n-Nasr Mevla Ömer b. Abdillah'tan, o Ali b. Abbas'tan, o İbn Abbas'tan, o da Ömer'den bize şunu rivayet etti:
"Rasulullah (s.a.v.) oğlunun annesi olan Mariye ile, Hafsa'nın evinde cinsî mü*nasebette bulundu. Hafsa, Rasulullah (s.a.v.)'ı ve Mariye'yi kendi evinde buldu. Dedi ki:
"Onu benim evime niçin soktun? Hanımlarının arasında bunu bana neden yaptın? Benim sana olan sevgimden mi yaptın?" Rasulullah (s.a.v.) ona:
"Sen bunu Aişe'ye söyleme. Eğer Mariye'ye bir daha yaklaşırsam, o bana haram olsun." buyurdu. Hafsa dedi ki:
"O, senin cariyen olduğu halde sana nasıl haram olur?" Rasulullah (s.a.v.) ona yaklaşmamaya yemin etti ve Hafsa'ya buyurdu ki:
"Bunu kimseye söyleme."
Hafsa bu konuyu Aişe’ye söyledi. Rasulullah (s.a.v.) da kadınlarına bir ay yak*laşmamak üzere yemin etti ve onlardan yirmi dokuz gece uzak kaldı (ila yaptı). Allah Teala da bu âyeti indirdi."[6]
d- Enes'ten sahih bir senetle Nesâî ve Hâkim anlattı. Enes:
“Rasûlullah'ın cariyesi vardı, onunla cima ederdi. Hafsa ve Aişe Rasulullah’ın (s.a.v.) onu nefsine haram kılmasını arzu ederdi. Bunun üzerine Allahü Teâlâ, Tahrim: 66/1 âyetini indirdi.” [7]
f- Bu hadise üzerine Hz. Peygamber (sa)'in, hanımı Hafsa'yı boşadığı, daha sonra tekrar nikâhı altına aldığı da rivayet edilmiştir.[9]
4. "Ey Peygamber'in eşleri! Eğer ikiniz de Allah'a tevbe ederseniz, kaymış olan kalpleriniz düzelmiş olur. Eğer eşinizin aleyhinde yardımla*şarak bir şey yapmağa kalkarsanız, bilin ki Allah onun dostu, bundan başka Cebrail, iyi mü'minler ve melekler de yardımcısıdır."
a- Ebû Mansur el-Mansuri, Ebu'l-Hasan ed-Darekutnî'den, o Hüseyn b. İsmail'den, o Abdullah b. Şebib'den, o Ahmed b. Muhammed b. Abdulaziz'den, o baba*sının kitabından, o Zührî'den, o Ubeydullah b. Abdillah'tan, o da İbn Abbas'tan bize şunu rivayet etti:
"Hafsa, Aişe'nin gününde, Rasulullah'ı İbrahim'in annesiyle beraber buldu ve dedi ki:
"Onu muhakkak duyuracağım. Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki:
"Eğer ona bir daha yaklaşırsam bana haram olsun."
Hafsa yine de bu durumu Aişe'ye haber verdi. Allah bu durumu ve Hafsa'nın söylediklerinin bir kısmını Rasulü'ne bildirdi. Bunun üzerine Hafsa Rasulullah (s.a.v.)'a dedi ki:
"Sana bunları kim haber verdi?" O da buyurdu ki:
"Bana, herşeyi bilen ve herşeyden haberdar olan Allah haber verdi" (Tahrim: 66/3) Rasulullah (s.a.v.) bir ay boyunca hanımlarıyla buluşmamaya yemin etti. Bunun üzerine Allah Teala da bu âyeti indirdi."[28]
5- Gerek ki Rabbi- şayet o sizi boşarsa- yerinize ona sizlerden daha hayırlı zevceler verir, öyle ki müslimeler, mü'nıineler, kâniteler, tâibeler, âbideler, sâimeler, seyyibler ve bakireler!
Âyetin indirilme sebebi geçti. Bu Bakara sûresinde Ömer'in sözüdür. [30]
a- Bu âyet-i kerime de îlâ hadisesi üzerine inen âyet-i kerimelerdendir.
Daha önce (Mü'minûn Sûresinin 14. ve Ahzâb Sûresinin 53. âyetinin nüzul sebebinde) geçtiği üzere Enes ibn Mâlik'ten gelen bir rivayette Allah Tealâ, sadece bu âyet-i kerimenin indirilmesinde değil, bununla birlikte üç konuda daha Hz. Ömer'in isteğine muvafık âyet-i kerimeler indirmiştir. Bu rivayette Hz. Ömer şöyle demiştir:
Dört şeyde Rabbıma muvafakat ettim:
"Ey Allah'ın elçisi, (İbrahim'in) makamı arkasında namaz kılsak." dedim. Allah Tealâ: "İbrahim'in makamından bir namazgah edinin." (Bakara, 2/125) âyetini indirdi.
"Ey Allah'ın elçisi, hanımların için bir örtü edinsen (hanımlarını kapatsan); onların yanına iyi insanlar da giriyor, günahkâr insanlar da." dedim. Allah Tealâ: "Bir de O'nun hanımlarından lüzumlu bir şey istediğiniz vakit onlardan perde arkasından isteyin." (Ahzâb, 33/53) âyetini indirdi.
Hz. Peygamber (sa)'in eşlerine: "Ya Allah'ın Rasûlü'nden bu isteklerinizden vazgeçersiniz, ya da Allah sizlerin yerine O'na sizden daha hayırlı eşler verir ve sizi onlarla değiştirir." demiştim. "Eğer o sizi boşarsa, Rabbının, sizin yerinize ona sizden daha hayırlılarını vermesi umulur." (Tahrîm, 66/5) âyeti nazil oldu.
"Andolsun ki Biz, insanı çamurdan, süzülmüş bir özden yarattık..." âyet-i kerimesi nazil olduğunda ben: "Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şânı ne yücedir!" dedim de âyetin sonu bu şekilde nazil oldu.[31]
b- Buhari'nin Enes'ten rivayet ettiğine göre Hz. Ömer şöyle dedi:
"Müminlerin anneleri olan annelerimizden bazılarının Rasulullah'a karşı sert davrandıklarını ve onu rahatsız ettiklerini haber aldım. Onları teker teker ziyaret ettim ve nasihat ettim, Rasulullah'ı rahatsız etmemelerini söyledim ve
"Eğer dinlemezseniz Allah ona sizden daha hayırlılarını verir." dedim. Zeyneb'e gittiğimde o bana:
"Ey Hattab'ın oğlu! Rasulullah hanım*larına nasihat etmesini bilmiyor mu ki onlara sen nasihat ediyorsun" dedi. Ben de sustum. Bunun üzerine "Eğer o sizi boşarsa yerinize..." ayeti nazil oldu. [32]
3- Hz. Peygamber (s.a.v.) Hafsa'nın evinde Mâriye ile ilişkide bulunmuştu. Bu durumu gören Hafsa ona ağır sözler söylemişti. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.) onu yatıştırmak için bir daha Mâriye'ye yaklaşmayacağına yemin etmiş ve Hafsa'ya da bunu kimseye söylememesin tenbih etmişti. Ancak Hafsa durumu Âişe'ye haber vermişti. Yine Hz. Peygamber (s.a.v.) bazı eşleri yanında uzun müddet kalıyordu. Onun bu uzun kalışını içtiği bal şerbetine bağlayan bazı kıskanç eşleri, onun bu eşlerinde uzun müddet kalmasını engellemek, bir araya gelerek yukandaki hadis-i şeriflerde gördüğümüz hiyleye başvurmuşlardı. İşte Hz. Pey*gamber (s.a.v.) eşlerinin aralarındaki bu kıskançlıklarına, geçimsizliklerine kızarak kadınlarından bir ay uzak kalmağa ye*min etmişti. Çok geçmeden Medine'de Hz. Peygamber (s.a.v.)in kadınlarını boşadığı haberi çalkalanmağa başladı. Bunun üzerine Hz. Ömer Hz. Peygamber (s.a.v.)'in huzuruna vararak:
“Ey Allah'ın elçisi! Kadınların hususunda seni üzen nedir? Şayet onları boşamışsan, Allah'ın Melekleri, Cibril ve Mikâil, ben, Ebû Bekir ve bütün müminler seninle birliktedir.” dedi. O za*man Hz. Peygamber (s.a.v.):
“Başım üzerine yemin ederim ki, kadınlarımı boşamadım.” bu*yurdu. Hz. Ömer:
“Kadınlarını boşamadığını, müslümanlara haber verebilir miy*im?” dedi. Hz. Peygamber (s.a.v.) O'na:
“Dilersen, ver.” buyurdu. Hz. Ömer der ki:
“Mescid'in kapısında dikilip, avazım çıktığı kadar, "Hz. Pey*gamber (s.a.v.) kadınlarını boşamadı" diye bağırmaya başladım. Bunun üzerine bu tahrîm âyet-i nazil oldu.[33]
Kaynak:
[1] İbnu’l-Cevzî, Zâdu'l-Mesîr, VIII,302; Kurtubî, el-Câmiu li-Ahkâmi'1-Kur'ân, XVIII,117.
[2] Alûsî, Rûhu’l-Maânî, XXVII,146. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/896.
[3] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/675.
[4] Taberi; Câmiu’l-Beyân, XXVII1,101; İbn Kesîr, Tefsîru'1-Kur'âni'l-Azîm, VIII, 185.
[5] Taberî, age. XXVIII,102; İbn Kesir, age. VIII.186; İbnu'l-Cevzî, age. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/897; VIII,303; Sâvî Haşiyesi, 4/219; Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, Ensar Neşriyat: 6/492.
[6] Bu hadisin senedindeki Abdullah b. Şebib zayıflıkla itham olunmuştur. İbn Hıbban; el-Mecrûhin: 2/47, İbn Cerir: 21/100 Suyuti; ed-Dürr: 6/239. İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 365. Vahidî, Esbâbu'n-Nüzûl, s. 312. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/897.
[7] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/675-676.
[8] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/677.
[9] Bak. Ebu Davud, Talâk, 38, hadis no: 2283; îbn Mâce, Talâk, 1, hadis no: 2016; Neseî, Talâk, 76, hadis no: 3558; Dârimî, Talâk, 2; Ahmed ibn Hanbel, Müsned, 111,478. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/897.
[10] Başkasının odasında bulundurduğu cariyesi
[11] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/677.
[12] Buhârî, Talâk, 8; Müslim, Talâk, 20. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/897 Abdulfettah El- Kâdi, Esbab-ı Nüzul, Fecr Yayınevi: 436..
[13] Buhârî, Talâk, 8; Müslim, Talâk, 21. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/897-898.
[14] Urfud ağacının zamkı.
[15] Bııhari; Talak: 5266, Müslim; Talak: 21 mükerrer/1474. İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 365-366. Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 14/545.
[16] İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 365-366.
[17] Taberanî; el-Kebir: 11/117, Heysemi; Mecmau'z-Zevaid: 7/127. İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 366.
[18] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/677. Abdulfettah El- Kâdi, Esbab-ı Nüzul, Fecr Yayınevi: 435. Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 14/545.
[19] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/678. Abdulfettah El- Kâdi, Esbab-ı Nüzul, Fecr Yayınevi: 439.
[20] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/678. Suyûtî, Lübâbu'n-Nükûl, 11,176. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/898.
[21] Alûsî, age. XXVIII,147. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/ 898.
[22] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/678.
[23] Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, Ensar Neşriyat: 6/492.
[24] İbnü'l-Arabî, Ahkâmu’l-Kur'an, IV/1833-1834.
[25] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/677.
[26] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/678.
[27] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/678.
[28] Hadisin senedindeki Abdullah b. Şebib zayıflıkla itham olunmuştur. Mecruhin: 2/47.
İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 366-367.
[29] Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/898.
[30] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/679.
[31] Vahidî, age. s. 220. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/899. Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 14/546.
[32] Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 14/545-546.
[33] Buhâri, sahih, K. et- Tefsir, Tahrîm Sûresi; Müslim, Sahih, k. es- Siyam, 23, K. er- Radâ, 98; K. et- Talâk, 23; Tirmîzî, Sünen, K. et- Tefsir, B. 65. Abdulfettah El- Kâdi, Esbab-ı Nüzul, Fecr Yayınevi: 436-437..