Evet efendim hoşgeldiniz,şerefler verdiniz.
Tekrar loş bir ortamda dertsiz dertlerimi dinlemek için hoşgelmişsiniz çok doğru bir zaman seçmişsiniz.
Bugün bir başka efkarlıyım. Hayatta çözümü olmayan tek şey yüzünden.
Sokağın köşesinde bir ölüm gördüm
Seslendi bana '' Hey sen ! '' diye
Gözüme seni kestirdim,bekle beni
En kısa zamanda misafirin olacağım diye
Bir yumak oluştu birden boğazımda
Korkumuydu yoksa bu hissettiğim
Yalnız ölmek korkusumuydu yoksa,zamanı gelmeden daha yalnızlığıma çare bulamamışken erkenden terk edecek olmammıydı bu dünyayı...
Ne sevdalar benim bildiğim gibiymiş,ne de aşklar benim hissettiğim birşeymiş
Ölümmüş benim bugüne kadar ki en büyük korkum
Çocukluğumdan beri kendime anlatmak isteyipte adını her duyduğumda susturduğummuş
Oysa ki bir gün hiç olmadık an da kapımı çalacak kahbece bir kadermiş
Evet efendim kimse kalmadı mekanda ! Çok mu ağır konuştum yine yoksa ölümden korkan sadece bir ben değilmiyim neyim.Ama kimseninde alnında yazmıyor ki '' Dikkat ölümden bende çok korkuyorum. '' diye. Zaten şu saatten sonra korkamayanın aklında da şüphe ederim. Polyanna olucaktır o da büyük ihtimal...
Hayata hep anlamlı ve olumlu taraflarından bakmaya çalıştım ama bu beni bir süre sonra çıktı.
İnsan hep pozitif olabilirmi ki yahu ? İmkansızzzzz...
Aşksız bir erken ölüm. Herhalde senaryasu yazılsa yani filme felan çevirilse kesin bütün dallarda oscar'ları siler süpürür yahu.
Evet efendim sokağın köşesinde ölüm fısıldadı kulaklarıma.Geldim diye,senin için geldim diye.Kendimi öylede güzel şartlamıştım ki çocukluğumdan beri,eğer bir gün gelirse onun karşısında dimdik duracağım ve dur diyeceğim daha deği diyeceğim diye... Meğer kendimi ne de güzel kandırmışım böyle.
Üzüldünüz değil mi ? Üzülmeyin efendim üzülmeyin.Kader denen şey varsa ben ancak bu şiiri bu anda okumaya cesaret ederim işte avazım çıktığınca taa en uzakta kiler de duysun diye ...
Tut yüreğimden ustam,ustam aklım firarda.
Göz bebeklerimde müebbet hüzün,dilimde ay kesiği bir yara.
Düşüm kırık dökük,umudumun boynu bükük.
Bir öksüzün omuzlarında sükut,yüreğim sana emanet sıkı tut,
Tut ki kancık pusulara düşmesin bir hain kurşunu gelip deşmesin.
Ustam ne zaman o senin bildiğim zaman,
Ne sevda gördüğün masallarda ki eskiden,eskiden halı tezgahında dokunurdu nakış nakış aşklar körpe kız ellerinde...
Mendillere yazılırdı isimler
Yüreklere kazınırdı gizlice sevdalılar asil ve de yürekli
Sevdalar,kavgalar iki kişilik
Oysa şimdi çorak gönüllere ekiliyor sevdalar seher vakitlerinde
Meşru sevdalardan gayri meşru acılar doğuyor sokaklara günahkar gecelerden...
Herkes beni sevdaya asi sanır,oysa aşk beni nerde görse tanır
Hasret tanır,zulüm tanır,ölüm tanır,yüzüm yüzümden utanır
Yorgunum ustam,
Ne katıksız somun isterim senden,ne bir tas su,ne taş yastıkta bir gece uykusu
Var gücünle asıl sükunetine çığlın kopsun uzat ellerini güneşe dokun
Uyandır uykusundan,tut yüreğimden ustam,
Sür beni güne,sür beni güne ...
Ne de güzel gidiyor benim bu ruh halimde aşksız yol alan biri için bu şiir.Hele birde müthiş bir sesle dinliyorsanız gelde drama kaptırma kendini.
Aşkı bilmeyen,yaşayamayan ama buldumuda kollarının arasında sımsıkı tutabilen birine ne de güzel yakışıyor...
Şair yazmış...
Amatörmüş,kumralmış,mavi gözlüymüş,beyaz tenliymiş. Umurunda mı olur bunlar dinleyenin ama bu da bir gerçek ki şairde yazarken zaten içinde olduğu ruh halinde olanlara hitap etmiş.Umurunda değil ki benim siyah saçım,siyah gözlerim...
Merak ediyorum acaba şair kurtuldumu bu ruh halinden ölüm onunda mı kapısını çaldığı için son aşkını bir şiire verip onu bu kadar yüceltti. Neyse sapmayalım konumuzdan efendim.
Yazdık yine birşeyler şişirdik kafanızı.Birazda şaire ben eşlik edeyim...
Sevda çölünde ki tek berdoş benmiyim sanıyorum
Ellerimi her yere düşüşüme açıp yalvarıyorum
Bitsin artık bu ızdırap diye yaratana haykırıyorum
Ademin,Havvasını nasıl verdiysen bana aşkımı ver diyorum
Umutsuzluğa kapılmıyorum
Zaten bu saatten sonra kapılsamda boşa olucağını biliyorum
Aldırmıyorum güneşin yakıcılığına derimde dans etmesine bayılıyorum
İstiyorum evet istiyorum ölmeden aşkı bulmak istiyorum
Geçmiş zamanda da bir sözde de denildiği gibi
Aşk meşaketli bir yoldur,bitirebilene yolun sonu mutluluktur
Demişler demişler demesinede onlar bu yolu tüketmişler mi
Yoksa sadece duyduklarında bizim gibilere nasihat mı vermişler
Ne sevdalar artık bu kadar ne de sevdalılar
Birine aşık olman artık mendillerdeki gibi de değil iki kişilikte
Ne hasret bizi tanıyor ne de utanç
Ölüm bizi tanıyan tek duygudur...
Aşksız yaşamın tek gerçeği kendine aşık olmaktır
Bunu böyle bilip ölüme göz kırpmaktır
Korkup sonra onun bir parçası olmaktır
Aşksız ölmek,ölüme aşık olmak kadar acıtır...
Sevgilerimle ve saygılarımla.
1923


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla
TIKLA VE GÖR !




)bide bu konuya girdim tam oldu


