Toy’un Üyeleri:
Toy’a katılanlara “Toygun” denilmekteydi. Kelime “Toy”a birlik topluluk veya topluluk üyesi anlamına gelen “Gun” ekinin eklenmesiyle meydana gelmistir29. Bir devlet meclisi olan Toy’a başta hakan olmak üzere hakanın karısı Hatun (Katun) Aygucı veya Üge prensler ve buyruklar ile sadapıt apa erkin tudun ilteber denilen beyler katılmaktaydı. Ancak Toy üyelerinin tam sayısı hakkında kesin bilgi bulunamamaktadır.
Toy’un üyelerinden olan Hatun (veya Katun) hanın asıl karısıdır. Bu bakımdan asil bir aileden ve Türk olmasına özen gösterilirdi. Devlet işlerinde Hatunlar da söz sahibi idiler devlet meclislerine katılırlardı. Ayrıca elçilerin kabulünde hazır bulunur harp meclislerine iştirak ederek fikirlerini söyler devletin iç ve dış politikasında düşüncelerine önem verilirdi30.
Ayguci da (Üge) Toygunlar arasındaydı. Hükümetin başkanı olan Aygucıların Toylardaki önemi çok büyüktür. Çünkü Toy’da alınan kararların yönetilmesi işi doğrudan doğruya bu kişilerin sorumluluğunda görünmektedir. Aygucılar hanedan dışından devlete yaptıkları yararlı hizmetlerle seçkinleşen halkın sevip saydığı kişiler arasından seçilirlerdi.
Göktürk Devleti’ndeki Tonyukuk Uygurlar’daki Kutluk bunlar arasında en ünlülerindendir. Aygucılar hükümdarın Toylarda bulunmadığı zamanlarda ve hükümdar seçimi yapılan Toylarda Toy’un başkanlığını da yapmaktaydılar31.
Buyruklar da hükümet üyesi beylerdir. Bunlar da bey ve yüksek memur olarak Toy’a katılırlardı. Tarhan Apa Erkin gibi unvanlara sahip Toygunlar hizmetleri sayesinde yükselmiş Toy üyesi yüksek memurlardı32.
Yürütme Yetkisi:
Toy’da devletin iç ve dış işleri görüşülüp icap ediyorsa yeni kanunlar (töre) konur savaşa barışa karar verilir ve daha sonra alınan bütün bu kararlar uygulamaya konulurdu. Yani Toy yasama ve yürütme yetkilerine sahipti. Yürütme yetkisi üyeleri olan Aygucı Buyruk Apa Tarhan gibi yüksek devlet memurları tarafından kullanılırdı. Daha önce belirtilmiş olduğu gibi Aygucı icranın yani hükümetin başkanıydı. O bu sıfatıyla alınan kararların icrasından birekşi derecede sorumluydu. Yine aynı şekilde buyruklar da hükümetin üyeleri olarak yürütme yetkisini kullanmaktaydılar.
Bizzat hanın kendisi de Toy’da alınan kararlara uyar ve uygulardı. Toy’un yargı yetkisi ise olmasa gerektir. Çünkü senenin belirli günlerinde ve en çok üç kere toplanan bu kurulun adalet dağıtma işini yapması mümkün görünmemektedir. Adalet (könilik) işlerini gören mahkemeler “Yargan” denilen kişilerce yönetiliyor ve kanunları uyguluyordu. Yani yargı yetkisi hana bağlı olarak ayrı bir kurum tarafından yürütülmekteydi33.
Yasama Yetkisi
Eski Türk devletlerinde devlet hayatını ve sosyal hayatı düzenleyen kural ve kanunlara Töre (Törü) denilmekteydi. Töre başlıca üç kaynağa dayanmaktaydı. Bunlar 1. Halk 2. Kurultay veya Toy 3. Han. Hukuk kurallarından bir kısmı halk arasında kuşaktan kuşağa geçerek gelenekselleşmiş hukuk kurallarıdır ki bunlara “yusun” denilmekteydi34.
İkekşisi Han’ın kanun yapmasıyla ortaya çıkan kurallardı. Diğeri ise kurultay “Toy” tarafından konulan kurallardır35. İşte bu üç müessese hukuk kurallarını ortaya koymakta idiler ki bu üç kaynaktan ikisi Toy ile ilgilidir. Toy’un bizzat kendisi töre koyardı yani yasama yetkisi vardı. Hakan’ın töre koyması ise tek başına değil yine Toy yoluyla olmaktaydı. Yeni töreyi meclis yani Toy kabul ederse yürürlüğe koyabilmekteydi36. Bunlar da bize Toy’un yasama yetkisinin bulunduğunu göstermektedir. Ancak Toy’a kanun teklifi hakan tarafından yapılmakta ve kabul edilirse töreleşmekteydi. Bu bakımdan Toy’un yasama yetkisini hakanla paylaştığını söyleyebiliriz37.
Hakan Seçimi ve Toy
Eski Türklerde hakan seçiminde devlet meclisinin rolü büyüktür. Tahtın boşalmasından sonra tahta geçecek yeni hükümdarın kim olacağı konusunda kesin bir hüküm bulunmamaktadır. Hükümdarın en büyük oğlunun tahta geçmesi (Primogenitür sistemi) her zaman uygulanmamıştır. Bu hak genellikle hükümdar ailesi içerisinden en dirayetli ve liyakatlisine verilmek istenmiştir. Bu nedenle varisler arası iktidar mücadelesi Türk Tarihi boyunca eksik olmamıştır38. Tahta geçiş kimi hallerde devlet meclisi tarafından yapılmaktadır. Bazen de mücadele sonucu tahta geçme hakkını elde edenin kurultay tarafından onaylanması seklinde olmaktaydı39. Hsiung-nu Devleti’nde yeni Şan-yü’nun seçimi kurultay tarafından yapılırdı. Bu tür kurultaylar olağanüstü olarak çağırılırdı40. Tahtın kanuni varisi han olduğunda ise devlet meclisi Han’ın hanlığını onaylamak ve meşrulaştırmak gibi daha çok formalite sayılabilecek bir işi yapmış oluyordu41. Öte yandan Toy’a katılan tâbi beyler ve yabancı zümrelerin temsilcilerinin bizzat katılmış olmaları devlete bağlılıklarını gösterdiği gibi yeni hükümdarı tanıdıkları anlamına gelmekteydi.
Moğol İmparatorluğu’nda hanın ölümünden sonra yenisinin seçimi uzun müzakerelerle yapılmaktaydı. Yeni Han’ın büyün han sülaleleri tarafından tanınması için tahta çıkış törenine bunların hepsinin katılması gerekiyor ve bunun için kurultay toplanması gerekiyordu. Kimi zaman Han’ın ölümüyle yeni Han’ın tahta çıkarılma töreninin yapıldığı kurultay arasında birkaç yıl geçiyordu. Arada geçen yıllarda ölenin hanımı hükümdar olarak kabul ediliyordu42.
Bütün Türk Tarihi boyunca Toylar yeni Han’ın seçiminde ve meşrulaştırılmasında önemli rol oynamış ve varlıkları Türklerde meşruti bir yönetimin dayanağı olmuştur. Oğuz Türklerinde de hakan seçiminde devletin meclisi Toy’un etkili olduğu bilinmektedir. Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu Osman Bey’in böyle bir mecliste hükümdarlığa seçildiği bilinmektedir43. Ancak Türkler İslam dünyasına girdikten sonra Toy geleneği terk edilmiştir. Toyların yerini alan diğer meclis ve divanların Toyların han seçmesi yetkisine sahip olmadıkları bilinmektedir44.
Toy’un İşleyişi
Hsiung-nu ve Göktürkler’de devlet meclisi senenin belirli zamanlarında geleneksel olarak festival dini tören gerekçesiyle toplanmaktaydı. Oğuzlarda da Toy yılda bir kez ilkbaharda geleneksel olarak toplanırdı. Bu bakımdan toyların hakanın çağırdığı zaman toplanması konusu açık değildir. Ancak daha önce de belirtmiş olduğumuz gibi hakan “okucu” denilen görevlilerle “ok” göndererek katılması istediği kişileri davet ediyordu45. Toylarda eski Türk geleneklerine göre sıkı bir devlet protokolü ve disiplini uygulanmaktaydı. Toylara devlet ileri gelenleri ve beylerinin yanı sıra halk da katılıyor ve kalabalık bir insan grubu oluşturuyordu. Bu bakımdan belli bir disiplin gerekmekteydi. Eski Türk kabile teşkilatında “Orun” ve “Ülüs” töreleri bu meclislerde protokol ve düzeni sağlayan temel kuralları düzenlemekteydi. Mevki anlamına gelen Orun belirli kabilelere mensup insanların meclislerde ve büyük toplantılarda Toylarda belirli yerlere oturması şeklinde olmaktaydı46. Ülüs (Pay) ise Toylar ve toplu yemeklerde her ailenin ve kişinin kızartılan koyunun ya da yapılan yemeğin neresinden yiyebileceği savaşlarda alınan ganimetlerdeki payının ne olduğu şeklinde düzenlemeler yapan törelerdi. Bu şekilde her grubun yer ve payları belirleniyordu. Toylarda protokol de buna göre düzenlenmekteydi47.
Öte yandan Hsiung-nu Devleti’nde Cengiz Devleti’nde devlet meclislerine hanın soyundan olan aristokrat aileler ve tâbi kabile reisleri katılmaktaydılar. Toplantılarda öncelikle ibadetler yerine getirilir yemekler yenilir içkiler içilir yarışmalar düzenlenir daha sonra meclis toplanarak görüşmeler yapılırdı.
Eski Türk devletlerinde Hsiung-nu’lardan itibaren görülen devlet meclisi ve Toylar devletin en önemli kararlarının alınıp görüşüldüğü kurullar olmuşlardır. Hakandan sonra devlet teşkilatında önemli bir yere sahip olan bu meclisler yasama ve yürütme yetkilerine sahiptirler. Yargı yetkileri ise belirgin bir şekilde görülmemektedir48. Devlet ileri gelenlerinden oluşan bu meclisler hakan seçme yetkisine de sahiptirler. Ayrıca kanun yapma isinde hakanı denetlemekte ve onun yetkilerini zaman zaman kısıtlamaktadırlar49. Bu yönüyle bu meclisler demokratik bir nitelik gösteriyorlar. Türklerin İslam dünyasına geçmelerinden sonra kurdukları devletlerde görülen “Divân” geleneğinde ve “Meşveret” yönteminde de Türklerin bu eski meclislerinin tesiri olduğu süphesizdir50. Ancak İslam dünyasına girdikten sonraki “Divân”ların eski Türk Toylarının demokratik niteliklerini kaybetmiş oldukları bilinmektedir. Eski Türk meclisi üyelerinin temsili niteliği olması yani kendi kabilelerinin iradeleri temsil etmelerini ve bu yolla Hakan’ın yetkilerini sınırlamalarının bu meclisin demokratik niteliğini oluşturduğu oysa divan ve meşverette artık bu temsili niteliğin görülmeyip sultanın egemenliğinin gölgesinde toplandıkları görülmektedir.
Gerçekten de tüm araştırmacılar Toyların demokratik niteliği üzerinde birleşmişlerdir. Bu bakımdan “Toy Meclislerinin” Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Divân-ı Hümâyûn ya da Meşveret Meclisleri geleneğinde sınırlı tesirleri olmuştur seklinde bir değerlendirme yapılabilir51.
Devlet meclisi Toylar gerek karar alma ve meclis nitelikleriyle ve gerekse dini tören festival eğlence ve yarışmalarıyla idari siyasi askeri ekonomik sosyal ve kültürel yönlerden Türk toplumuna birleştirici ve yararlı hizmetler yapmış kurullar olmuşlardır.


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla