Gece olur ve sahne onlarındır artık,
başınızı balık misali derin sulara batıp çıkartır.
Canınız yanıyor mu ?
diye sorar ve ekler,
derinlikten mi ?
yoksa sudan mı ?
Ne farkeder ki uyanamazsınızda,
o düşsel ağrıdan kolay kolay...
Her ayılışınızda yeniden kafanızı dibe doğru iter,
düşünüz bulanacaktır kusmanız gerek.
Eğer ki çıkartamazsanız o lanetli bulantı,
sadece düşünüzü değil tüm benliğinizi saracaktır.
Ve düşsel sancınız umutsuzluk eşliğinde olacaktır,
ayrılığın son deminde...
Kendinizi köhne bir boşlukta,
hüzün kokulu sonbahar yapraklarıyla,
aynı yerde bulucaksınız.
Beklemediğiniz bir ayrılıksa bu yaşadığınız,
rüzgâr sonbahar yapraklarıyla,
derin yarıklar açabilir ruhunuzda...
Her nasıl olursa olsun bu ayrılık,
ruhunuzdan ayrı kalmayın yalnızlığınızda...
Hatta ruhunuzuda yanınıza alıp,
uzak ve sessiz bir yalnızlığa göç edin,
hayata tutunabilmek içinde,
birkaç parça mutluluk,
bulabilirsenizde bir şişe umut...
14.03.2010
ondokuz..otuzbeş
zafer.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
acıyı unutmak da umuttur bi bakıma. geçici hafıza kaybına neden olur,geçici mutluluklar verir,birazcık mutlu olursunuz,sonra yine karanlık.

