HABER Türk televizyonunda Didem Yılmaz’ın programında, ‘paket’in Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmesi ihtimalini konuşuyoruz. Bunu ilk ortaya atan, Sabih Kanadoğlu... Böyle düşünmeyi bir hukukçuya yakıştıramadığımı söylüyorum:
- Referandumda kabul edilmiş bir metnin Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilebileceğini söylemek kesinlikle yanlıştır.
Ertesi sabah Sayın Kanadoğlu telefonla arıyor:
- Konuşmanızda bana tarizde bulundunuz. Ben referandumdan sonra Mahkeme’ye gitmekten bahsetmiyorum. Öyle bir şey halk iradesi ile Mahkeme iradesini karşı karşıya getirmek demektir ki çok yanlış olur elbette...
Sonra Kanadoğlu kendi tezini anlattı:
- Anayasa’nın 148. maddesinde on günlük bir süre vardır. Değişiklik Cumhurbaşkanı’nca onaylanıp Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra on gün içinde şekil yönünden iptal davası açılabilir. Ondan sonra, hele referandumdan sonra dava açılamaz.
Sayın Kanadoğlu doğru söylüyor; katılıyorum. Amacımın ‘tariz’ olmadığını da belirtmek isterim.
Sezer ne diyor?
Aynı konuda 10. Cumhurbaşkanı Sayın Sezer, sanıyorum bu maddeye dikkat etmediği için, tam tersini savunuyor, dava açmanın referandumdan sonra mümkün olacağını söylüyor:
“Halkoyuna sunulmadan ve kabul edilmeden bu değişiklik yasalaşmaz, dolayısıyla Anayasa Mahkemesi’ne dava açılamaz!” (Cumhuriyet, 1 Nisan)
Bu görüş, Kanadoğlu’nun belirttiği 148. maddeye aykırı olduğu gibi, “halk iradesinin üstünlüğü” ilkesine de aykırıdır.
Ya Cumhuriyet muhabiri yanlış anlamış veya Sayın Sezer hatasını fark etmiş olmalı ki, dünkü Milliyet‘te Serpil Çevikcan’ın haberinde Sezer’in şu sözlerini okuduk:
“Anayasa değişikliği ancak Meclis’te oylanıp Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından Anayasa Mahkemesi’ne götürülebilir.”
Sayın Sezer’in bu düzeltmesi sevindirici...
‘Çantada keklik’ değil
Önümüzdeki anayasa değişikliği sürecinin hiçbir aşaması hiç kimse için ‘çantada keklik’ değildir.
- AKP, önergeyi Meclis’ten geçirmekte zorlanabilir! Çünkü oylama gizli yapılacak ve gizli oylamalar her türlü sürprize açıktır. Örnek, 1997’de dokunulmazlıkları sınırlandırmak için 281 milletvekilinin imzaladığı önergeye gizli oylamada verilen ‘evet’ oylarının sayısı 218’de kalmıştı!
- Anayasa değişikliklerinde ‘şekil’den iptal davası açmak için 110 milletvekilinin imzası lazımdır. 98 milletvekili olan CHP’nin 12 imza daha bulması gerekecektir.
- Sezer, Kanadoğlu ve YARSAV, Mahkeme’nin iptal kararı vermesinden çok ümitliler... Ama Sezer’in 2007’deki anayasa değişikliklerini “yok“ saydırmak ya da iptal ettirmek için açtığı davayı Anayasa Mahkemesi reddetmişti. (Karar: 2007/68).
- Mahkeme “laiklik”te olduğu gibi bu defa da “kuvvetler ayrılığına” aykırılıktan iptal kararı veremez mi? Mahkeme laiklik konusunda kendisinin eski dar içtihatlarına dayanmıştı, o bile yetki gaspıydı. Kuvvetler ayrılığı konusunda Mahkeme’nin böyle dar içtihatları yok; iptal etmek için neye dayanacak?! Avrupa’da kuvvetler ayrılığına uygun olan modelleri bizde ‘aykırı’ saymak için Mahkeme kolay kolay hukuki gerekçe bulamaz!
- Böyle davalarda Mahkeme ancak beşte üç çoğunlukla, yani en az 7 oyla iptal kararı verebilir. Bu sayı bulunur mu, bulunmaz mı?
Görüldüğü gibi, sürecin hiçbir aşaması hiç kimse için çantada keklik değil.
kaynak
Hükümet risk alıyor bakalım ne olacak. Yine biz yapacaktık yaptırmadılar diye bilir anayasa mahç giderse


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla