Anayasa tartışmaları arasında “Balyoz Darbe Planı” iddiasıyla gözaltına alınanların tahliyeleri ikinci plana düştü. İki günde İstanbul 9. ve 12. ağır ceza mahkemelerinin kararıyla emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın da aralarında bulunduğu 28 kişi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldılar.
2003 yılında İstanbul Birinci Ordu Komutanlığı’nca düzenlenen “harp oyunu”nun hükümete karşı bir darbe planlamasına dönüştürüldüğü gerekçesiyle, Selimiye’deki toplantıya katılan subaylar, emekli/muvazzaf ayrımı yapılmaksızın gözaltına alınmışlar ve peş peşe tutuklanmışlardı. Askeri savcılığın görevlendirdiği Kurmay Binbaşı Ahmet Erdoğan, “Belgeler gerçekse, bu hükümeti devirip devlet idaresine el koymayı öngören bir plandır” demişti. 40 gün geçtikten sonra sanıkları serbest bırakan 12. Ağır Ceza Mahkemesi üye hâkimi Oktay Kuban’ın kararında tam tersi bir değerlendirmeye gidiliyor. Çetin Doğan ve 18 sanık hakkında, “kuvvetli suç şüphesi olgusunun bulunmaması” nedeniyle tahliye kararı veriliyor.
Balyoz’un gerçekte bir “darbe” girişimi olup olmadığı davanın sonunda netleşecek. Ancak 40 günde gelinen nokta düşündürücüdür.
İstanbul 9. Ağır Ceza’nın önceki gün verdiği kararda da Balyoz’da “camiyi bombalama timi”nde görevlendirildiği öne sürülen Konya İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Hüseyin Özçoban ile “Kafes Eylem Planı”nda adı geçen emekli Kuzey Deniz Saha Komutanı Feyyaz Öğütçü serbest bırakılmışlardı.
Tahliye kararlarındaki “suç şüphesi” kuvvetli olmaktan çıkıp düşük bir ihtimal halini aldığına göre tutuklamalar ile serbest bırakılma süresinde geçen 40 günde, sanıklar lehine “kuvvetli” deliller ortaya konduğu düşünülebilir. Ya da, “Balyoz Darbe Planı” olarak anılan 5 bin sayfa belgenin içindeki delillerin “geçersizliği” yönünde ciddi kanıtlar ortaya konması olasıdır. Gerçi bu kararların, hâkim üye Doğan Kuban’ın Diyarbakır’da İstanbul 12. Ağır Ceza’ya “üye” atanmasından sonra hızlandığı yönünde iddialar da vardır. Ve anayasa paketi nedeniyle “yargı”nın bu denli tartışıldığı bir ortamda ordu mensuplarıyla ilgili kararlarda 40 güne sığan radikal değişiklikler dikkat çekicidir. Öte yandan, Mehmet Haberal’ın tutukluluk süresi bir yılı geçtiği için Başkent Üniversitesi’nde rektör değişikliğine gidilmiş. Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan’ın “Ergenekon” sanıklıkları da cezaevinde geçen bir yılın ardından, Çetin Doğan ve paşalar için geçerli, “tutuksuz yargılanmanın, yargının amacına ulaşmasına engel oluşturmayacağı” kararı çerçevesine nedense girmiyor?!
Çetin Doğan’ın tahliyesi öncesinde ABD’de yaşayan ünlü iktisatçı Dani Rodrik ve eşi Pınar Doğan’dan bir e-mail aldık.
Balyoz Harekât Planı’nın “Durum” bölümünde yazılı ekonomik kimi verilerin Kasım 2005’teki Milli Ekonomi Kongresi’nin kapanış tebliğinde yer aldığını savunuyorlardı. Bu tür kuşkuların da açığa kavuşturulması gerekiyor.



KYNK


Mahkemelermizin yeni bir yapılanması lazım. Hiç suçu olmadan birkaç sene içerde yatıyorsun