• Reklam
9 sonuçtan 1 --- 9 arası gösteriliyor
  1. #1
    MƋƔį... blond_41 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    6,508
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    Neşeli Dedikodu yap mutlu ol!

    Mutluluğun sırrı dedikoduda

    Birbirlerine dedikodu yapmak için zaman ayıran çiftlerin, evliliği perçinleniyor.


    Çukurova Üniversitesi Psikiyatri Uzmanı Sabri Yurdakul, sır saklama konusundaki ortak yaklaşımların, eşlerin birbirlerine yakınlaşmasına ve iç dünyasını açmalarına yardımcı olacağını söyledi.

    Medikososyal Bölümü ve Yaprak Psikiyatrik, Psikolojik Danışma Merkezi Uzmanı Yurdakul, eşlerin özel hayatlarıyla ilgili konuları paylaşmalarının, onları birbirlerine yakınlaştıracağını söyledi. Yurdakul, “Günün nasıl geçti, nereye gittin, kimlerleydin?” soruları yerine, eşlerin birbirlerine sırdaş olmaları ve yakın çevreleriyle ilgili dedikoduları anlatmalarının, onların paylaşımlarını artıracağını söyledi. Eşlerin her şeyden önce yakın arkadaş olmaları gerektiğine dikkati çeken Sabri Yurdakul, “Birbiriyle iyi arkadaş olan çiftlerin evlilikleri daha sıhhatli yürüyecektir. Bu nedenle günlük hayatla ilgili özel konuları paylaşmaları, ortak yaşamlarını zenginleştirecektir” diye konuştu.

    Eşlerin paylaşımlarının diğer insanlara iletilmemesi konusunda dikkatli olmaları gerektiğini de vurgulayan Yurdakul, sır saklama konusundaki ortak yaklaşımların, eşlerin birbirlerine yakınlaşmasına ve iç dünyasını açmalarına yardımcı olacağını söyledi. İnsanların sırlarını paylaştıkları kimselere daha çok güveneceğini ve onunla konuşma isteğini daha çok duyacağını ifade eden Yurdakul, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bu durumda eşler arasındaki diyaloglar artacak ve konuşma konuları artacaktır. Böylelikle birbirleriyle konuşmak için konu bulmakta zorlanmayacak ve televizyonun karşısında oturan iki yabancı olmaktan çıkarak, birbirlerine sırlarını dökmek isteyen iki samimi arkadaşa döneceklerdir ki, bu da evliliğin sağlıklı yürümesine yardımcı olacaktır. Bu yüzden eşlerin birbirleriyle dedikodu yapmak için zaman ayırmaları evliliği perçinleyecek ve paylaşımlarını artıracaktır.”

    Alıntı
    Umutlar kaynıyor ufuklarımda
    Umut bırakmadın yarınlarımda
    Yeter düşündüğüm anılarımda
    Hayalim gerçeğe dönüşüversin...


    Tıkla ve Gör

  2. #2
    ♥ Marla ♥ <span style='color: #EE82EE'><span class='glow_FF1493'>almilaaa</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-02-2008
    Mesajlar
    7,194
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    hep dedikodu yaparız biz
    "pulcet1905"

  3. #3
    ŞîRîÑe.. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-04-2010
    Mesajlar
    186
    Karizma Gücü
    3
    dedikodu bir hayatdır

  4. #4
    ÇOK GENİŞ FİKİRLİYİMDİR. DETEKTİF adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-03-2010
    Mesajlar
    6,659
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    DEDİKODU ZARARLI MI DEĞİL Mİ BAKINDA ÖĞRENİN!.CAHİLLİYE GEÇİT YOKTUR...CAHİL OKUMUŞLARIN TAVSİYELERİNDEN ALLAH'A SIĞINIRIZ..


    Gıybet Etmek


    Belli bir mümin veya zimmi kâfirin aybını, onu kötülemek için arkasından söylemek, gıybet olur. Gıybet, haramdır. Dinleyen, o kimseyi tanımıyorsa, gıybet olmaz.

    Gıybet olunan kimse, bedeninde, nesebinde, ahlakında, işinde, sözünde, dininde, dünyasında, hatta elbisesinde, evinde, hayvanında bulunan bir kusur, arkasından söylendiği zaman, bunu işitince üzülürse, gıybet olur. Duyunca üzüleceği bir sözü yüzüne karşı da söylemek günahtır.

    Kapalı söylemek, işaret ile, hareket ile bildirmek, yazı ile bildirmek de, hep söylemek gibi gıybettir.

    Bir müslümanın günahı ve kusuru söylendiğinde, hafızların, din adamlarının, (Elhamdülillah, biz böyle değiliz) demeleri, gıybetin en kötüsü olur. Birisinden bahsedilirken, (Elhamdülillah, Allah bizi hayasız yapmadı) gibi, onu kötülemek, çok çirkin gıybet olur. (Falanca kimse çok iyidir, ibadette şu kusuru olmasa, daha iyi olurdu) demek de gıybet olur.

    Kur'an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
    (Birbirinizi gıybet etmeyiniz.) [Hucurat 12]

    Gıybet, adam çekiştirmek demektir. Birisini gıybet etmenin, ölmüş insanın etini yemek gibi olduğu bildirildi. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

    (Miraca çıkarıldığımda, bakırdan tırnaklarıyla yüzlerini ve göğüslerini tırmalayan kimseler gördüm. "Bunlar kim" dedim. Cebrail aleyhisselam, "Gıybet ederek insanların etini yiyen, şahsiyetlerini zedeleyen kimselerdir" dedi.) [Ebu Davud]

    (Kıyamette bir kimse, sevap defterinde, yapmadığı ibadetleri görür. "Bunlar seni gıybet edenlerin sevaplarıdır" denir.) [Harâiti]

    (Bir cemaat içinde bulunurken, bir kimse hakkında gıybet edildiğini görürsen, o kimse için yardımcı ol. Ve cemaatı da ondan men etmeye çalış veya oradan kalk git.) [İ.Ebiddünya]

    (Din kardeşinin yüzüne söylemekten hoşlanmayacağın şey gıybettir.) [İbni Asakir]

    (Bir kimsenin yanında din kardeşi gıybet edilir de, yardıma muktedirken ona yardım etmezse, Allahü teâlâ o kimseyi dünya ve ahirette rezil eder.) [İbni Ebiddünya]

    (Bir kimsenin malı az, çoluk çocuğu çok, namazı güzel olursa ve müslümanları gıybet etmezse, kıyamette onunla yan yana oluruz.) [Hatib]

    (Falancanın boyu kısadır) diyen birisine, Peygamber efendimiz, (Bu sözün denize atılsa, denizi kokutur) buyurdu. (Tirmizi)

    Gıybet, insanın sevaplarının azalmasına, başkasının günahlarının kendine verilmesine sebep olur. Bunları her zaman düşünmek, gıybet etmeye mani olur. (İslam Ahlakı)

    Gıybetten kurtulmak için:

    1- Gıybetin zararını düşünmeli! Gıybet sebebiyle, sevaplarının gideceğini, hatta gıybet ettiği kimsenin günahlarını da yükleneceğini bilmelidir! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Kıyamette, sevap defteri açılan bir kimse, "Dünyada iken, şu ibadetleri yapmıştım, burada yazılı değil" der. "Onlar, silinip gıybet ettiklerinin defterlerine yazıldı" denir.) [İsfehani]

    2- Gıybet, dünyada da alında bir kara lekedir! Kendine dedikoducu dedirtmemelidir. Çünkü Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Gıybet edeni dinleyen de günahta ortaktır.) [Taberani]

    3- Bir kimse, başka birine kırgınsa, onu kötülemeye çalışır, gıybetini eder. Başkasına kızıp da kendini Cehenneme atmanın ahmaklık olduğunu bilen, gıybet etmez. Gıybet etmekle, ona zarar vermiş olmuyor, kendini felakete atıyor. Üstelik sevmediği kişinin günahlarını alıp, yerine kendi sevaplarını veriyor.

    4- Bazen topluluktakileri memnun etmek, onları güldürmek için gıybet edilir. İnsanları memnun etmek için, Allahü teâlânın gazabına maruz kalmayı istemek ne kadar yanlıştır.

    5- Gıybet eden, övülmeyi, herkesin kendisinden bahsetmesini ister. Bu bakımdan kendini övmek için dolaylı yolları seçer. Mesela, (Falanca çok geçimsizdir) der. Bu, (Ben geçim ehliyim) demektir. Cömert olduğunu bildirmek için, (Falanca çok cimridir) der. Eğer böyle gıybet edeni dinleyen, akıllı birisi ise, kendini bu şekilde övene hiç değer vermez, onun değersiz olduğunu anlar. Bunları dinleyen akıllı değil de, cahil, ahmak birisi ise, gıybet ettiği için ona değer verse, ne çıkar? Kazancı ne olur?

    6- Başkalarını gıybet edip kusur araştıran kimse, kendi kusurlarını göremez. Halbuki kendi kusurları ile meşgul olan başkalarının kusurlarını göremez. Başkalarının kusurları ile uğraşan birisinin, kendi kusurunu görmeyen zavallı bir ahmak olduğu anlaşılır.

    7- Kıskanç olan, mal sahiplerini kötüler. (Malı çok ama yemesini bilmez, cimrinin biridir) der. Yahut mevki sahibi için, (Müdür oldu diye kendini bir şey zannediyor) der. Böyle söylemekle, gıybet edilenin ne malı azalır, ne de makamı elden gider. Buna rağmen kıskançlık ateşi, söyleyeni yakıp kavurur. Üstelik, gıybet günahına girdiği için sevaplarını sevmediği kimseye vermeye mahkum olur.

    Gıybet zinadan kötüdür

    O hadis-i şerifin meali şöyledir:
    (Gıybetten sakının; çünkü gıybet zinadan daha şiddetlidir. Kişi zina edip tevbe eder de, [bir daha yapmazsa], Allahü teâlâ onun tevbesini kabul eder. Gıybet edilen, gıybet edeni affetmedikçe, affolmaz.) [İbni Ebid-Dünya, Deylemi, Taberani, Beyheki, Tergib ve Terhib, İ. Şarani, İ. Gazali]

    İslam âlimlerinin kitaplarında bulunan hadis-i şeriflere itiraz edilmez, dil uzatılamaz. Ancak acaba açıklaması nasıldır, âlimlerimiz ne bildirmişlerdir diye sorulabilir.

    Bir âyet-i kerime meali de şöyledir:
    (Fitne, katillikten daha kötüdür.) [Bekara 191]

    Âyet-i kerimede fitnenin adam öldürmekten daha büyük günah olduğu bildiriliyor. Fitne nasıl olur da katillikten daha kötü denmediği gibi, gıybet nasıl olur da zinadan daha kötüdür denmez. Adam öldürmek bir suç ise, fitne bir çok suçlara sebep olabilir. Fitnenin, birçok anlamı vardır. Daha çok küfür, bozgunculuk, bölücülük, bela, imtihan gibi anlamlara gelir. Fitne, bir çok müslüman kanı dökülmesine veya bir müslüman ülkenin küffârın eline geçmesine sebep olabilir.

    Bir kimse, nefsine, şeytana ve kötü arkadaşa uyup zina etmişse, sonra pişman olup bir daha yapmamışsa, Allahü teâlâ onun tevbesini kabul eder. Ama gıybet, söz taşımak, bir çok fitnelere sebep olabilir. Gıybete kolayca girildiği, zararının sınırı olmadığı için bu şiddetli bir ikazdır.

    Gıybet, Kur'an-ı kerimde, ölü kardeşinin etini yemeye benzetilmiştir. Bir âyet meali:
    (Birbirinizin kusurunu araştırmayın, arkasından çekiştirmeyin, gıybet etmeyin. Kim ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır? Bu tiksindiricidir. O halde Allah'tan korkun.) [Hucurat 12]

    Gıybet, söz taşımak ve diğer günahlardan kaçınmak, nefs ile cihad olup, cihad-ı ekber olarak bildirilmiştir. Gıybetin verdiği zararlar hakkında hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
    (Miracda göğüslerinden asılarak azap edilenleri gördüm. Bunlar, kaş göz işaretiyle alay ve gıybet edenlerdir dendi. Nitekim Kuranda, [mealen] şöyle buyuruluyor: (İnsanları arkadan çekiştirip, kaş göz ile alay edenlerin vay haline!) [Hümeze1] (Beyheki)

    (Miracda, Cehennemde kokmuş leş yiyenlerin kim olduğunu sordum. Bunlar, gıybet ederek insanların etlerini yiyenlerdir dendi.) [I. Ahmed]

    (Gıybet ve kovuculuk, kişinin imanını zayıflatarak yok eder.) [İsfehani]

    (Cehennemden en son çıkan, gıybetten tevbe edendir. Cehenneme ilk giren, gıybetten tevbe etmeden ölendir.) [R.Nasıhin]

    (Gıybet, etmek leş yemekten daha kötüdür.) [İ.Hibban]

    (Biri için söylenen kusur, onda varsa, gıybettir, yoksa iftira olur.) [Müslim]

    (Kıyamette, bir kimse amel defterine bakar, "Şu ibadetleri yapmıştım. Bunlar yazılı değil" der. "Onlar, silindi, gıybet ettiklerinin defterlerine yazıldı" denir.) [İsfehani]

    (Gıybet edenin duası kabul olmaz.) [Şira]

    (Gıybet eden Cehennemliktir.) [İsfehani]

    (Dört kişinin, çektikleri şiddetli azaptan, Cehennemdekiler rahatsız olur. Biri, ateşten bir tabut içindedir, ikincisi bağırsaklarını yerde sürür, üçüncüsü kan ve irin kusar, dördüncüsü kendi etini yer. İlki borçlu olarak öldü. İkincisi idrardan sakınmazdı. Üçüncüsü, müstehcen konuşurdu. Dördüncüsü, gıybet ve kovuculuk ederdi.) [Taberani]

    (Beş şey oruç ve abdestte hayır bırakmaz: Yalan, gıybet, söz taşıma, şehvetle harama bakmak, yalan yere yemin etmek.) [Deylemi]

    (Oruç, ateşe kalkandır. Gıybetle parçalanmadıkça korur.) [Buhari]

    (Gıybet yapmayan Allahü teâlânın güvencesindedir.) [İbni Huzeyme]

    (Leş yemek, gıybet ederek, arkadaşının etini yemekten daha hafiftir.) [Ebuşşeyh]

    Yeni defnedilen iki ölü için Resulullah efendimiz buyurdu ki: (Şimdi onların kabirleri ateşle dolduruldu, azap içindedir. Feryatlarını insan ve cinden başka her mahluk işitti. Eğer gizleyebilseydiniz, benim işittiklerimi siz de işitirdiniz. Bunlardan biri, idrardan sakınmazdı, öteki de, insan eti yerdi [gıybet ederdi].) [İ.Ahmed, İbni Cerir]

    Resulullah gıybet edene, (Tevbe et, kardeşinin etini yedin) buyurdu. (Taberani, İ. Ebi Şeybe)

    Suç işleyerek cezalandırılan birisini gıybet edenlere, Resulullah efendimiz, (Şu eşeğin leşinden yiyin. Gıybet etmek, şu eşek leşini yemekten daha kötüdür) buyurdu. (İbni Hibban]

    Netice: Resulullah efendimizin (Vârislerim) dediği, Allahü teâlânın güvendiği zatlara yani İslam âlimlerine karşı en azından edebi muhafaza etmeli, din düşmanlarına aldanıp suizan etmemeli. Allahü teâlânın, dinini, soysuzlara karşı bu mübarek zatlar vasıtasıyla muhafaza edip, yaydığını unutmamalı.

    Gıybetin kefareti

    Gıybet etmenin kefareti, üzülüp tevbe etmek ve helalleşmektir. Pişman olmadan helalleşmek, riya olur, ayrı bir günah olur. Gıybet, üç türlüdür:
    1- (Bu gıybet değil, onda olan şeyleri söyledim) demek. Böyle söylemekle, harama helal demiş olur ki, çok tehlikelidir.

    2- Gıybet olunan, bunu duymuşsa, tevbe etmekle affedilmez. Onunla helalleşmek de gerekir. Bir hadis-i şerif meali: (Gıybetini yaptığı kişi, gıybet edeni affetmedikçe, mağfiret olunmaz.) [Deylemi]

    3- Gıybet olunanın bundan haberi yoksa, tevbe ve istiğfar etmekle ve ona hayır dua etmekle affolur. (Ya Rabbi beni de, gıybetini ettiğim kişiyi de affet) diye dua etmelidir! İki hadis-i şerif meali :
    (Gıybetin kefareti, gıybet edilenin mağfireti için dua etmektir.) [İbni Lâl]

    (Gıybet eden, gıybet edilen için mağfiret dilerse gıybet günahına kefaret olur.) [Hatib]

    İhtiyaç halinde gıybeti caiz olanlar
    1- Bir haksızlığı, bir yolsuzluğu şikayet için, ilgili mercilere bildirmek.

    2- Etkili ve yetkili birisine, (Falanca, gayri meşru iş yapıyor, buna mani olun) demek.

    3- Bid'at sahibi ile gezen birine, (Onunla gezme, o mezhepsizdir) demek.

    4- Şahitlikte, (Falanca şöyle yaptı) demek.

    5- İnsanları, açıktan günah işleyenlerden korumak için, mesela (O kumarbazdır) demek.

    6- Müslümanları, bidat ehlinin zararlarından korumak için, bunların kitaplarının ve yazılarının bozukluğunu, sözle veya yazı ile bildirmek. [Bunu yapmak, aynı zamanda dinin emridir.]

    Bir kimsenin gıybet ettiğini görünce:
    Söyleyince kabul edecek biriyse mani olmalı, böyle değilse konuyu değiştirmeye çalışmalı veya orayı terk etmeli. Bunlar da mümkün olmazsa, kalben gıybete razı olmamalıdır.
    Bu mesaj en son " 08.04.10 " tarihinde saat 09:09 itibariyle DETEKTİF tarafından düzenlenmiştir...

  5. #5
    ÇOK GENİŞ FİKİRLİYİMDİR. DETEKTİF adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-03-2010
    Mesajlar
    6,659
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Zahmet olmazsa şurayı da bir okuyun lütfen!...

    KURUMSAL DEDİKODU VE YAN ETKİLERİ

  6. #6
    ÇOK GENİŞ FİKİRLİYİMDİR. DETEKTİF adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-03-2010
    Mesajlar
    6,659
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Dedikodunun topluma verdiği zararlar nelerdir?

    Toplum icindeki huzursuzlugun kaynagı dedikodu
    Şeytanın toplumda huzursuzluğu ve sevgisizliği yaymak için kullandığı yöntemlere karşı insanlar kuran’da nasıl uyarılmışlardır?

    Bir toplumda dedikodu hastalığını önlemenin kesin çözümü nedir?

    "Arkadan çekiştirip duran kaş göz hareketleriyle alay eden her kişinin vay haline;" (Hümeze Suresi 1)

    Dedikodu sevgi şefkat ve merhameti azaltan bir kötü ahlak özelliğidir. Yüce Allah Kuran'da müminleri bu davranıştan kesin olarak men etmiştir. Müminin aklından geçirdikleri ve hissettikleri de yapıp ettiklerinde olduğu gibi Allah'ın sınırlarını aşmaz. Kuran hükümlerinin rehberliğinde duygu ve düşüncelerini terbiye eden mümin şüphesiz Allah’ın izniyle mümin kardeşlerine daima en güzel ahlakla yaklaşır.

    Din ahlakının yaşanmadığı toplumlarda en yaygın olarak görülen karakter bozukluklarından biri "dedikodu"dur. Bu gibi toplumlardaki din ahlakından uzak insanlar vakitleri ya da imkanları olmasa dahi dedikodu yapabilmek için mutlaka bir fırsat bulurlar. Bazen kapı önünde komşularla bazen saatler süren telefon konuşmalarında bazen de çay ya da kahve ziyaretlerinde bu manzarayı görmek mümkündür. Ancak burada asıl önemli olan bu kişilerin dedikodudan derin bir zevk almalarıdır. Çünkü dedikoduya konu olan kişi küçük düşürülüp aşağılanırken dedikoduyu yapanlar kendilerini büyük göstermeye çalışırlar. Bu nedenle arkadaş toplantılarında konuşabilecekleri pek çok faydalı ya da güzel konu varken onlar ısrarla dönüp dolaşıp sözü birilerinin dedikodusunu yapmaya getirirler. Komşuları dostları akrabaları eşleri televizyon yıldızları ve hatta yoldan geçen yabancı biri bile bu dedikodulara malzeme olabilir. Yüce Rabbimiz birbirlerinin dedikodusunu yapan arkadan çekiştiren insanları bir ayetinde şu şekilde uyarmaktadır:

    Dedikodu Kişinin İyi Niyetten Uzak Olduğunun Bir Göstergesidir

    Kişinin duyduğunda hoşlanmayacağı hiçbir konuşmayı arkasından yapmanın doğru olmadığını her insan bilir. Hiç kimse -dedikodu yapan kişi de dahil- bunun aksini savunmaz. Çünkü gerçekten eleştirilmesi gereken bir konu varsa ve bu konu o kişiye yardımcı olmak amacıyla konuşuluyorsa yapılacak en doğru hareket bu durumu ilgili kişiye bildirmektir. Yoksa herkesle durum değerlendirmesi yapıp kınanan kişinin durumdan haberdar edilmemesinin altında iyi bir niyet ve akılcı bir amaç yattığı söylenemez. Üstelik dedikodu yapan bu insanlar aynı davranışın kendileri için de yapılma ihtimali olduğunu bilir ve bundan hiç hoşlanmazlar. Kendileri hakkında olumsuz konuşulması konusuna son derece hassasiyet gösterirken başkalarının canının yanmasını umursamadan bu çirkin tavırdan vazgeçmezler. Ancak Yüce Allah Kuran’da insanları dedikodudan men etmiş ve bunun Kuran ahlakına uygun olmadığını şu şekilde bildirmiştir:

    "Ey iman edenler zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Tecessüs etmeyin (birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın). Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın (arkasından çekiştirmesin.) Sizden biriniz ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte bundan tiksindiniz. Allah'tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah tevbeleri kabul edendir çok esirgeyendir." (Hucurat Suresi 12)

    Allah’ın Kuran'da bildirdiği bu emir gereği Allah korkusu taşıyan müminler asla birbirlerinin arkasından konuşup birbirlerini çekiştirmezler. Gerçek sevginin ve dostluğun en önemli belirtilerinden birinin karşılarındaki kişiye dünyada ve ahirette fayda verecek şekilde hareket etmek olduğunu bilirler. Bu durumda da eğer yanlış bir tavır görüyorlarsa bir an önce yanlışını anlaması ve bu yanlıştan vazgeçmesi için bunu ilgili kişiye söylerler.

    Dedikodu Yapanlar Şeytanın Yoluna Uymuş Olurlar

    Kuran ahlakından uzak yaşayan insanlar arasında normal karşılanan dedikodu görmezlikten gelinecek bir davranış değildir. Çünkü dedikodu yapmayı alışkanlık haline getiren kişinin vicdanı farkında olmadan öyle körelir ki kişi artık bunun bir suç olduğunu bile hissetmemeye başlar ve çekinmeden her fırsatta dedikodu yapar. Kuşkusuz bu şeytanın iman etmeyen insanları sürüklediği büyük bir beladır. Yüce Rabbimiz şeytanın bu oyununa karşı kullarını bir ayette şöyle uyarmıştır:

    Kullarıma sözün en güzel olanını söylemelerini söyle. Çünkü şeytan aralarını açıp bozmaktadır. Şüphesiz şeytan insanın açıkça bir düşmanıdır. (İsra Suresi 53)

    Dedikodu Toplum İçindeki Başka Kötülüklerin de Kaynağıdır

    İnsanlar kendileri hakkında dedikodu yapılmasından hoşlanmayacakları için dedikodunun sebebiyet verdiği en önemli sonuçlardan biri insanlar arasında dedikoduyla düşmanlık tohumlarının serpilmesidir. Dedikodu kini öfkeyi ve nefreti alevlendirir. Çok küçük konular dedikodu yüzünden önlenemez problemlerin tartışmaların kavgaların ortaya çıkmasına neden olur. Hatta gazetelerde çoğu kez dedikodu yüzünden yuvaların yıkıldığına ortaklıkların bozulduğuna dahası cinayetlerin işlendiğine dair haberlere tanık oluruz.

    Dedikodu yapmak tek başına çok kötü bir ahlak özelliği olduğu gibi aynı zamanda da insanların vakitlerinin boş ve amaçsız geçmesine de sebep olmaktadır. Oysa sonsuz hüküm ve hikmet sahibi olan Allah Kuran’da dedikoduyu yasakladığı gibi boş vakit geçirmeyi de yasaklamıştır. Yüce Allah’a samimi olarak inanan kişi bırakın dedikodu yapmayı veya dedikodu yapan kişiyi dinlemeyi boş veya yararsız olan tek bir söz duyduğunda dahi o ortamdan en güzel bir tarzda uzaklaşır. Rabbimiz bir Kuran ayetinde şöyle buyurur:

    "Ki onlar yalan şahidlikte bulunmayanlar boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir." (Furkan Suresi 72)

    Allah başka bir ayette ise iman edenlerin boş şeylerden tümüyle yüz çevirdiklerini bildirir:

    "Onlar 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir." (Müminun Suresi 3)


    Sonuç olarak dedikodu yapmak Allah’ın haram kıldığı bir eylem olduğu gibi bu kötülüğü yapanlar Allah’ın haram kıldığı; insanların arasını açmak kin ve öfkeye neden olmak ve boş vakit geçirmek gibi başka günahları da işlemiş olurlar.

    Bu nedenlerden dolayı dedikodudan şiddetle kaçınmak dedikodu yapılan ortamlardan uzak durmak dedikoduya şahit olunduğunda da bu yanlışı uygun bir şekilde hatırlatmak en onurluasil ve Kuran ahlakına en uygun davranış olacaktır.

    Unutulmamalıdır ki bir toplumda dedikodu hastalığının önlenmesinin tek geçerli yolu din ahlakının insanlar arasında yaygınlaşmasını sağlamaktır. Din ahlakının varlığı öncelikle Allah sevgisini beraberinde getireceği için bu tüm insanlarda çok olumlu ve güzel bir etki yapar. Herkes Allah'ın rızasını kazanmak için güzel ahlak gösterir birbirini Allah rızası için sever sayar. Toplumun geneline şefkat merhamet hoşgörü hakim olur. İnsanlar Allah'ın emri doğrultusunda hayırlarda yarışır imkanlarını ve vakitlerini dedikodu yapmak gibi boş işler yerine hayırlı bir faaliyette bulunmaya yöneltirler.

  7. #7
    ÇOK GENİŞ FİKİRLİYİMDİR. DETEKTİF adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-03-2010
    Mesajlar
    6,659
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Bu kadar bilgilerden sonra dedikodu yapmaya devam edecek misiniz?.Bundan zevk mi alıyorsunuz?.

    Unutmayınız ki diline sahip olan selamette kalır.Hiçbir dedikoducu insan; Allah ve kul katında sevilmez.Dedikoducuyu ancak kendisi gibi dedikoducu olan sever..
    .

  8. #8
    ÇOK GENİŞ FİKİRLİYİMDİR. DETEKTİF adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-03-2010
    Mesajlar
    6,659
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı atrus2 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    benim tanıdığım bir erkek var hayatımda bu kadar dedikoducu laf taşıyan ağzında bakla ıslanmayan birini görmedim..dedikoduyuda geçtik artık iftira boyutunda yazık ezik biri..birlikte dedikodu yaptığı kadıncağızda aynı..adam zaten kalıbının adamı değil.. dediğim gibi ezik boş kalpazan tüm gününü sanalda geçiren toplumda yer edinemeyen ahlaki ve insani değerleri sıfır eğlencelik ortam soytarısı çirkin fizikli insan müsvetteleri bunlar..dedikodudan zevk alır hale gelmişler ..ikisinide evinde hizmetçi yapmaz sokakta görsen dilenci diye sadaka verirsin..adam zaten artıkçı yazık kadın malın teki
    bunların laf taşıyıp dedikodu yapmaları öfke vermez aha işte böyle güldürür adamı
    Kardeşim; sakın ola ki o erkeğim diye geçinen soytarıya bulaşmayasınız.Onu yalnız bırakın ve derdi varsa da dinlemeyin terkedin gitsin onu.Yalnızlığa itildikçe o kahrından ölecektir.Lakin o yine boş durmaz, kendi yandaşlarını yanına alıp bildiğini okur.Böyle insanlardan Allah'a sığınırız...
    Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan milletler çökmek zorundadır. HZ. MUHAMMED (S.A.V.).

  9. #9
    ๖ۣۜ♥(_ㅁㅔㄹㅞ"ㅁ_)๖ۣۜ♥ <span style='color: #808080'><span class='glow_9400D3'>(_KaLPSiZ_)</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-05-2007
    Mesajlar
    8,276
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    ihavelosthost için şöyle böyle diyolarmış


    valla ben diğer üyelerin yalancısıyım.
    Hayatımda BİR' i yok....
    BİR'in de hayatım var...

    "İstanbul "Sen" Kokuyor..."
    Önüm,arkam,sağım,solum " O " be !

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Dedikodu Cildi Parlatır mı?
    KOMEDİ VE GEYİK MUHABBET bölümünde pembecilek tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 28.10.11, 16:22

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •