Yiğit Bulut
28 Şubat’ta da, Ergenekon sürecinde de sınıfta kalanlar!
06 Nisan 2010 Salı, 16:37:41
BİR üst düzey askeri yetkili istiyor diye; iki çok tanınmış gazeteci “çalıştıkları” gazeteden atıldılar!
Bazı gazeteciler, geceler boyu toplanıp İstanbul Emniyeti’nde sorgulandılar. Aynı adamlar defalarca “alındı”, defalarca “sorgulandı”! Kim bunun yapılmasını istedi, kimler uyguladı?..
Hatta daha vahim olaylar da oldu, yine sırf bir üst düzey askeri yetkili istedi diye “sadece fikirlerini” söyleyen insanlar aleyhine “bazı haber bültenlerine” kasetler servis edildi, insanlarımız yurtdışına çıkmak zorunda kaldılar...
Daha yazayım mı? Yazayım; “demokrasi âşığı olduğunu” iddia eden bazı basın mensupları, “andıçlanan” gazeteci arkadaşlarının aleyhine “ana sayfadan” haberler yaptılar! Evet, bütün bunlar sadece “üst düzey bir askeri yetkili” istedi ve “telefonla arayıp birilerine bazı şeyler” söyledi diye oldu. O gün “birileri istedi, birilerini götürdüler”, bugün “birileri istiyor, birilerini götürüyorlar”! O gün gazeteci olanlar ve “fikir satanlar” andıçlandı, bugün de “diğerlerinden bazıları” aynı akıbete uğruyorlar!
Lafı hiç uzatmayacağım; o gün başlarına “kötü” şeyler gelenler “fikirlerinin tamamına karşı olduğum” gazetecilerdi. Çoğumuzun “karşı fikirde” olduklarıydı! Tepki vermedik! Bizim gibi düşünmüyorlar, askeri üst düzey yetkili “Ne güzel yaptı” dedik! Şimdi de “aynı tepkisizliği” yaşıyoruz. Ve o gün vermediğimiz tepki için “demokrasi kültürümüz” adına geriye gururla dönüp bakamıyoruz.
Sevgili dostlar, keşke “onlara da” sahip çıksaydık ve bugün “evet, karşı durduk diyerek, bugün de bir şeyler söyleyebilseydik”. Şimdi bugün neden bu kadar “tepkisiziz” diyenlere sesleniyorum: Bu ülkede “hangi taraftan olursa olsun” haksızlığa uğrayana ne zaman tam anlamıyla sahip çıktık ki, şimdi çıkalım!
En masum olanımız ilk taşı atsın. Haydi buyurun!
Gül’ün Pakistan temaslarının detaylarına baktınız mı?
GEÇTİĞİMİZ hafta Başbakan’ın Amerika’ya gitme kararını açıklamasından bir gün önce bir yazı kaleme almış ve “Gül’ün Pakistan ziyareti gereği Başbakan da Amerika’ya gidecek” tespitinde bulunmuştum. Üstünden 24 saat geçmeden Erdoğan açıkladı: Amerika’ya gidiyorum...
Bu, son derece normal-beklenen ve olması gerekenin yapılacağını anlatan bir karardı. Olayların dizilişi ve Yeni Dünya Düzeni, “Pakistan’daki temasları gerektirirken”, Başbakan’ın da Amerika’ya sırtını dönmeyeceğini gösteriyordu.
Sevgili dostlar, bugün yaşananları ve yaşanacakları “Yeni Dünya Düzeni” senaryoları içinde siyasetten ekonomik detaylarına kadar, 2007’den beri yazarak-konuşarak anlatmaya çalışıyorum. Verdiğim mesaj net: Türkiye algılaması, modelin kendisiyle birlikte değişiyor. Yeni Türkiye, etki alanı açısından, Avrupa-Çin arasında ortaya çıkacak ve yeni düzenin merkezi olacak. Bugün yaşanan ne varsa bu “plan gereği”.
Yaşananları takip edin, olanları ve olacakları sorgulamaya devam edeceğiz...
Yargıda Balyoz kaosu!
DÜN öğle saatlerinden itibaren inanılmaz olaylar yaşandı. Balyoz soruşturmasını yürüten iki savcı, gözaltı sayısı 90’a giderken, aniden görevden alındılar ve yerlerine iki yeni savcı atandı. Evet, gelişmeler aynen böyleydi ve maalesef çok ama çok düşündürücüydü. İki savcı, bağlı oldukları amirlerine haber vermeden 70’i muvazzaf asker 90 kişi için gözaltı ve arama kararı almış, bunu bulundukları illere tebliğ etmişlerdi. Şimdi “soru” ortada. Kim “başlattı”, kim “durdurdu”? Çok büyük bir “yeni kavganın” ipuçları var, izlemeye devam edeceğiz!
ybulut@htgazete.com.tr
http://www.haberturk.com/yazarlar/50...nifta-kalanlar
yani yeni bir hukuk reformu sart oldu avrupa standardinda ....


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla


