Şu işe bakın. Adamlar çete kurmuşlar. Tarife belirlemişler. Kim kimi dinlemek istiyorsa servis veriyorlar. Karınızdan mı şüpheleniyorsunuz. Bu çeteye gidiyorsunuz, veriyorsunuz numarayı, karınızı dinletiyorsunuz.
Ya da iş alanınızdaki rakip bir firmanın kimlerle neler konuştuğunu, kimlere ne teklifler verdiğini öğrenmek istiyorsunuz. Yine aynı yöntemle telefonları dinletip bilgi sahibi oluyorsunuz.
Peki bu çete bu cesareti nereden alıyor?
Çok basit, devlet ciddiyetinin olmamasından.
Yoksa normal bir ülkede kim çete kurup da para karşılığı telefon dinlemeleri yapabilir? Bizde bu da oldu.
Şimdilik medyaya yansıyan fiyatlara bakınca bu işin ayrıca son derece ucuza yapıldığı da anlaşılıyor. Demek ki dinleme çetesi kuranlar işi o kadar genişletmişler ki sürümden kazanıyorlar.
Anlayamadığım, birini dinletmek isteyenler bu adamlara nasıl ulaşıyor? Kim bilir belki gazetelerde, internet sitelerinde okuyunca herkesin anlayamayacağı şifreli ilanlar bile veriyorlardır.
Aslına bakarsanız eğer işin içinde Rıdvan Dilmen ve Tanju Çolak gibi ünlü isimler olmasaydı, kamuoyu bu olayı da “sıradan” bir olay gibi algılayabilirdi. Muhtemelen gazeteler de manşetlere taşımazdı olayı.
Çünkü telefon dinlemeleri ve bunların herkese ilan edilmesi o kadar kanıksandı ki, telefon dinleyenlerin bunu yasal olarak ya da yasa dışı yaptığına kimse aldırmıyor bile.
Hatta iş öyle bir hâl aldı ki, biri hakkında yapılan bir suçlamada millet “Telefon kayıtlarında ne demiş?” diye sormaya bile başladı.
Çok basit biçimde yazıyorum ama durum aslında çok vahim. İnsanların özel yaşamlarına girilmesi, en mahrem konuların adeta işportada satılır gibi elden ele gezmesi hukuk ve demokrasinin içten içe nasıl çürütüldüğünün bir kanıtı.
Nitekim, hukuk ve demokrasiden özellikle insan haklarından çok söz edenlerin, iktidara destek olmak amacıyla gururlarını bile ayaklar altına alarak yürüttükleri propagandalarda en önemli silah olarak telefon dinlemelerini kullanıyorlar.
Kendi çağdışı anlayışlarını devlet düzeni haline getirmeyi ve bunu da değişim diye sunmaya çalışanların açtığı bu ahlak dışı uygulama sonunda bu kadar ayağa düştü işte.
İnsan üzülsün mü üzülmesin mi ona bile karar veremiyor.
*****
Türkiye İstatistik Kurumu’nun araştırmasına göre Türk halkının yüzde 85’i kendisini mutlu hissediyormuş. Bari mutluluğumuzun sırrını açıklayalım da, Danimarka ya da İsviçre gibi ülkeler de mutluluğu yakalasın!
(Gani Yıldız)
*****
Cunta mı ordunun bütünü mü?
AKP ve yandaşı maskeliler, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik operasyonları savunurken “Değişim yaşıyoruz. Türkiye artık askeri vesayet altında olmamalı. Ordudaki cuntalar temizleniyor, kirliler ayıklanıyor” tezini öne sürüyor.
Bunlara göre “ordu çok önemli ve saygıdeğer, ama içinde bazı çürük dişler var.”
Millete yutturulmak istenen bu.
Oysa işin gerçeğine bakıyorsunuz öyle değil. Ortaya atılan iddialar, planlar, taslaklar ordu içindeki bir cuntayı değil, tüm orduyu hedefliyor.
Darbe planı diye sunulan belgelerin hepsi emir komuta zincirini işaret ediyor. O halde buna nasıl cunta denebilir ki?
Dün sorduğum soruya okurlardan çok farklı yanıtlar geldi. Soru basit: “AB ülkelerinde bir savcı 70 muvazzaf subayı birden tutuklatabilir mi?” Kendini demokrat sananlar tam tahmin ettiğim gibi “hak, hukuk, eşitlik” gibi ilkelerin arkasına gizlenerek “Ne var bunda, tabii ki olabilir” demişler.
Ama şunu da görmek gerek: Cumhuriyet Başsavcısı söz konusu soruşturma nedeniyle savcılara “Bana bilgi vermeden harekete geçmeyin” talimatı veriyor. Buna rağmen iki savcı, bir iki de değil, 25’i general tam 70 muvazzaf subay hakkında tutuklama istiyor.
Bu en azından bir üstün emrine ya da ricasına karşı çıkmaktır ki, herhalde bu bile bir kastın olduğunun kanıtıdır.
Bunun yanı sıra, operasyonlara baktıkça, bunun artık bir darbe soruşturmasından çıkıp bir başka hesaplaşmaya dönüştüğü izlenimine kapılıyorum.
Şu anda terörle en ciddi mücadeleyi veren 9. Kolordu Komutanı’nın “terörist olduğu şüphesiyle” tutuklanmak istenmesi “Acaba bu PKK terörüyle mücadele edenlerden hesap sorulması anlamına mı geliyor?” sorusunu ister istemez akla getiriyor.
*****
İki noktadan trafik şikâyeti
İstanbul’da trafik her gün biraz daha keşmekeş haline gelirken, yeni yollar, yeni kavşaklar da açılıyor sorunu halletmek için. Bazıları işe yarıyor bazıları ise yaramıyor. Ayrıca her trafik sıkışıklığını gidermek için kavşak açmak, yol genişletmek de pek çare değil gibi. Bana göre İstanbul’un trafik sorununun ana nedeni sürücülerin kurallara ve özellikle yol çizgilerine uymaması.
Bugün dikkatimi çeken iki noktayı yazmak ve ilgileri uyarmak istiyorum:
Birincisi Şirinevler’de Carrefoursa önünde yeni bir kavşak yapılmış. Ancak hayli geniş olan ama sinyalizasyonu henüz yapılmayan bu kavşak büyük tehlike yaratıyor. Yarın öbür gün ciddi kazalar olursa yine “Neden önlem alınmadı?” diye saçımızı başımızı yolmayalım. İlgililerin burada özel bir çalışma yapması gerek.
İkinci nokta ise Baltalimanı’ndan Armutlu üzerinden Etiler’e çıkan yeni bir yol var. Bunun tam ortasına çok büyük bir döner kavşak yapıldı. Sonra da ışıklar kondu.
Fikir iyi de bu ışıklar trafiği ciddi biçimde aksatıyor. Sanki ışıklar olmasa trafik daha rahat akacak. Bakılmasında yarar var.
*****
Başarı sponsorları da getiriyor
Fenerbahçe Acıbadem Kız Voleybol Takımı’nın Avrupa ikincisi olduğu Cannes’dan bir notum daha var. Amatör sporların başarılı olması için arkalarında bir maddi destek olması da gerek. Acıbadem Hastaneleri sahibi Mehmet Ali Aydınlar gönül verdiği voleybol sporunu maddi olarak destekleyerek Fenerbahçe’ye tarihi bir başarı armağan etti.
Elbette bu başarı Acıbadem Hastaneleri’ne de çok güçlü bir reklam desteği olarak geri döndü. İşte bu başarı Cannes’a gelen bazı iş adamlarının da ilgisini çekti. Sohbetlerde başka amatör dallara da sponsor desteği sağlayabileceklerini söyleyen iş adamlarıyla karşılaştım.
Yakın bir gelecekte, örneğin hem erkek hem de kız basketbol takımına çok ünlü bir giyim markası sponsor olabilir. Arkasının gelmesi de hayli yüksek. Çünkü destek sayesinde başarıya ulaşılması Fenerbahçe kadar sponsora da büyük katkı sağlıyor.
http://haber.gazetevatan.com/haberde...ryid=4&wid=142


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla