.
.
Kesin kıskanmayı da,
meseleye bakın,
anlatın ki bilelim ey soylu kişiler,
hangisini izleyelim şu ikisinden:
Issız dağların meyilli yamaçlarını mı,
tutkulu kalçalarını mı kadınların?
Çeviren: Elçin Özkarakaş
.
.
.
.
Kesin kıskanmayı da,
meseleye bakın,
anlatın ki bilelim ey soylu kişiler,
hangisini izleyelim şu ikisinden:
Issız dağların meyilli yamaçlarını mı,
tutkulu kalçalarını mı kadınların?
Çeviren: Elçin Özkarakaş
.
.
Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....
.
.
Yok eder aklın divaneliğini
yağdırır hakikati sözün içine,
sunar itibarın bulunmaz görkemini,
defeder günahı,
arıtır düşüncelerini ve yayar namını gökler boyunca.
Ne yapmaz ki senin için
bilge bir dostun varsa?
Çeviren: Zeynep Baykan
.
.
Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....
.
.
Dinlen,
suyu günahlardan koruyan Ganj'ın kıyısında,
ya da memeleri arasında bir bakirenin,
kolyesi akıl çelen.
Çeviren: Asena Özseyhan
.
.
Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....
.
.
Yaşını başını almış adamların
hâlâ uçkur peşinde koşması,
dolgun kalçalı kadınların istememeleri
sarkmaya başladığında
vazgeçmemeleri yaşamaktan
ya da sevmekten,
ne gariptir.
Çeviren: Esma Kartal
.
.
Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....
.
.
Bizim kafalarımız almaz sahtekârlığı;
ne rakkase, şarkıcı, ne ahlaksız soytarı,
ne de koca memelerinin kamburlaştırdığı kadınlarız,
peki ne işimiz var
bir kralın sarayında?
Çeviren: Furkan Aytuğan
.
.
Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....
.
.
İnsan akıllıca yolları seçmeli,
ölüm tehlikesi altında bile kaçınmalı hainlikten,
ne kötüye yalvarmalı,
ne de el açmalı yoksul bir dosta,
başını dik tutmalı talihsizliklere karşı,
ve yüce insanların izinden yürümeli.
Bir kılıcın çıplak yüzü kadar keskin
bu yemini kim etti azizlere?
Çeviren: Begüm Baştürk
.
.
Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....
.
.
Karanlık ormanlarda, savaşta,
düşmanların, sellerin ya da yangınların ortasında,
engin denizlerde ya da yüksek tepelerde
uyumak ya da pervasız bir coşkuyla tehlikeyi çağırmak
-önceki hayatlarda kazanılmış erdemler
korumaya yeter sahiplerini.
Çeviren: Hande Ataözden
.
.
Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....
.
.
Burada kavisli, zarif kaşlar,
orada mütevazı tavırlar,
korkulu titrek bakışlar,
aşk oyununun lütufları,
sevimli yüzler ve delici bakışlar,
bakire kızların uyanış belirtileri
ayartır beni
ve cilveleşmek için çiçeklenen nilüferler ile
bezenmiş gibidir her yan.
Çeviren: Başak Akdoğan
.
.
Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....
.
.
Günle birlikte solan ay,
seven bir kadının yitip giden gençliği,
nilüfersiz bir nehir,
yakışıklı bir adamın bön suratı,
zenginlik takıntılı bir prens,
daima perişan erdem sahibi bir adam,
bir kralın huzurunda bir hain
-kalbimde yedi hançer.
Çeviren: Ecem Kızıldağ
.
.
Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....
.
.
Hoş kokulu saçlarının ormanı arasından
yeni yeni aralanan goncaları andıran gözleriyle
uzanırken koynunda
ve aşk yorgunluğundan al alken yanakları,
dudakları baldır kadının,
şanslı erkekler içer oradan.
Çeviren: Beyza Nur Torun
.
.
Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....