• Reklam
9 sonuçtan 1 --- 9 arası gösteriliyor
  1. #1
    DJPascaL adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-03-2006
    Mesajlar
    3,285
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    Allah kullarına zulmetmez ve onlara kaldıramıyacağından fazla yük yüklemez.

    Cenâb-ı Hakk, Kur'an-ı Kerîm'inde: “Allah, kişiye ancak gücünün yeteceği kadar teklif eder.” (Bakara Sûresi, âyet: 286.) buyurmakla, kullarına çekemeyecekleri yükleri teklif etmediğini açıkça bildirmektedir. İnsanın bedeninin takat getiremeyeceği veya mal varlığının kâfi gelmeyeceği yükler olduğu gibi, aklının da tek başına erişemeyeceği hakikatler vardır. Bunların hepsi, kullara çekemeyecekleri yüklerin yüklenmediği hakikati içerisindedir.

    Konuyu bazı misâllerle açıklayalım:

    - Ayakta duramayacak kadar hasta olan bir kimse, namazını oturarak kılar.
    - Oturamayacak ve kımıldayamayacak durumda bulunan bir hastanın ise namazı tehire kalır.
    - Ramazan'da unutarak yemek yiyen kimsenin orucu bozulmaz.
    - Kendisine zorla haram bir şey yedirilen kimse mesul olmaz.
    - Fakir bir Müslümana hacca gitmek ve zekât vermek farz değildir.


    Misâller çoğaltılabilir. Bunlar Cenâb-ı Hakk'ın Âdil-i Mutlak olduğuna ve kulları için takat getiremeyecekleri yükler takdir etmediğine birer delildir.

    Allahü Teâlâ mutlak adaletiyle kullarının mesuliyetlerini bedenî ve malî durumlarıyla olduğu gibi, içinde bulunduklan şartlarla, imân hakikatlerini kavrama ve İslâmî hükümlere vâkıf olabilme imkânlarıyla da sınırlandırmıştır. Yâni, Cenâb-ı Hakk, kullarının akıllarına da kaldıramayacağı yükleri yüklememiştir. Şu hakikati de bilmek icab eder:

    İnsanların bu dünyadaki asıl vazifeleri, Cenâb-ı Hakk'a imân ve O'na itaat etmek olduğundan, en düşük seviyedeki akla dahi Hâlık-ı Kerîm'in varlığını idrâk etme kabiliyeti verilmiştir. Az bir akılla dünya işleri lâyıkıyla görülemediği halde, bu kâinatın bir yaratanı olduğu bilinebilir. Diğer taraftan, bir eli olmadığında dünyevî işlerini bir derece aksattığı halde, aynı insan iki elini ve iki ayağını da kaybetse Allah'ı tanımasında, bilmesinde hiçbir noksanlık duymaz. Aklıyla bu kâinatın Sultanını idrâk ettikten sonra, bedenî durumunun da müasadesi nisbetinde O'na karşı ibâdetini yapar.

    Âdil-i Mutlak olan Allahü Azimüşşân, her insana bu dünya imtihanını kazanacak kadar akıl ihsan etmiş, akıl hastaları ile sinn-i teklife ulaşmayan çocukları imtihandan muaf tutmuştur.

    Bu imtihan dünyasında insanların kaldıracağı ölçülerde ona yük verilmektedir. Ancak zaman zaman bazı insanların buna güç yetirmediği de görülmektedir. Bu o yükün ağırlığından değil, kişinin iradesi ile kendini zayıflatmasından kaynaklanmaktadır.

    Mesela, kadere teslim olan bir anne evladını kaybettiği zaman; evet bu kısa ve fani dünyada bana emanet olarak verilen çocuğun ve benim sahibim olan Rabbim benden geri aldı. Ancak cennete ebedi bir çocuk sevgisi tatmak üzere orada bana bu aldığı nimeti geri verecek, der ve teselli olur.

    Aksini düşünen insan ise sanki evladın sahibi kendisiymiş gibi kadere isyan eder. Acısını çoğaltır.

    Demek ki, kadere rıza gösteren kederlerden emin olur; rıza göstermeyen de başını örse vurur kırar.

    Alıntıdır...

    Selametle!..
    TF-BeşiktAŞK


    BadBotaN

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    09-07-2009
    Mesajlar
    1,402
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    Metanet ve metin olmak kadere boyun egmektir fakat guzel bir sey degildir. Insani isteksiz ve mutsuz yapar, agirligini tasiyamamasi iradesini zayiflattigi icin degil savasma gucu kalmadigi icindir.
    Kadercilik insanlarin basarilarina engel teskil eder. Insana kadere boyun eg, metin ol , sabirli ol telkinleri yapilacagina alternatifli yasam ve basari yollari ogretilmeli diye dusunuyorum.
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ


    Bir insanı zorla susturmak ona bahşedebileceğiniz en büyük onurdur. Onun size karşı olan mükemmelliğini kabul ettiğiniz anlamına gelir. - Joseph Sobran

    Bir kimsenin dusuncesini aciklayamamasi koleliktir. -Euripides

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Cenâb-ı Hakk, Kur'an-ı Kerîm'inde: “Allah, kişiye ancak gücünün yeteceği kadar teklif eder.” (Bakara Sûresi, âyet: 286.)


    Konuyu bazı misâllerle açıklayalım:

    - Ayakta duramayacak kadar hasta olan bir kimse, namazını oturarak kılar.
    - Oturamayacak ve kımıldayamayacak durumda bulunan bir hastanın ise namazı tehire kalır.
    - Ramazan'da unutarak yemek yiyen kimsenin orucu bozulmaz.
    - Kendisine zorla haram bir şey yedirilen kimse mesul olmaz.
    - Fakir bir Müslümana hacca gitmek ve zekât vermek farz değildir.
    Ayete bak ,misal diye verdigi orneklere bak hepsi ibadetle ilgili..Gercek hayattan tek bir misal bile veremezler,"Allah ,kisiye ancak gucunun yetecegi kadar verirmis"..ya simdi "Allah diledigine cok rizik,diledigine az rizik verir" diyen onlarca ayet yazarsam..

    Kurnada CALISMAK yoktur..Kuranda "calisin" diye tavsileyerde bulunulan butun ayetler,obur dunyayi kapsayan calismalardir,yani bu dunya icin degil "obur dunya icin calisin" der.
    Gercek yasamda ,kucuk capli hirsizliklari buyuk cezalarla onlem almaya calisir ama buyuk hirsizliklara elinden gelen ruhsati verir .


    .

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    09-07-2009
    Mesajlar
    1,402
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    Alıntı barristor tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Cenâb-ı Hakk, Kur'an-ı Kerîm'inde: “Allah, kişiye ancak gücünün yeteceği kadar teklif eder.” (Bakara Sûresi, âyet: 286.)




    Ayete bak ,misal diye verdigi orneklere bak hepsi ibadetle ilgili..Gercek hayattan tek bir misal bile veremezler,"Allah ,kisiye ancak gucunun yetecegi kadar verirmis"..ya simdi "Allah diledigine cok rizik,diledigine az rizik verir" diyen onlarca ayet yazarsam..

    Kurnada CALISMAK yoktur..Kuranda "calisin" diye tavsileyerde bulunulan butun ayetler,obur dunyayi kapsayan calismalardir,yani bu dunya icin degil "obur dunya icin calisin" der.
    Gercek yasamda ,kucuk capli hirsizliklari buyuk cezalarla onlem almaya calisir ama buyuk hirsizliklara elinden gelen ruhsati verir .


    .

    Barristor aklima ne geldi, buraya geldigim ilk yillardi, arkadasimin yaninda kaldigi aile Easter yemegine davet etti bizi yalniz kalmayalim diye. Neyse gittik nefis bir Sunday Dinner hazirlanmis biz domuz yemedigimiz icin bize beef verdiler sonra yuvarlak top gibi birsey vardi biz merak edip ondan da yedik , yedikten sonra kadincagiz bize icinde domuz eti oldugunu soyleyince arkadasla banyoya kosmustuk :-)))
    Kadin tepkimizin asiri oldugunu soyleyince bende ama cehennemde yanmak var isin icinde demistim o da sizin Tanri'niz da pek acimasiz demisti. Ben de icimden siz coktan yandiniz zaten diyememistim..

    Simdi guluyorum o hallerime..
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ


    Bir insanı zorla susturmak ona bahşedebileceğiniz en büyük onurdur. Onun size karşı olan mükemmelliğini kabul ettiğiniz anlamına gelir. - Joseph Sobran

    Bir kimsenin dusuncesini aciklayamamasi koleliktir. -Euripides

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Sacred Women tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Barristor aklima ne geldi, buraya geldigim ilk yillardi, arkadasimin yaninda kaldigi aile Easter yemegine davet etti bizi yalniz kalmayalim diye. Neyse gittik nefis bir Sunday Dinner hazirlanmis biz domuz yemedigimiz icin bize beef verdiler sonra yuvarlak top gibi birsey vardi biz merak edip ondan da yedik , yedikten sonra kadincagiz bize icinde domuz eti oldugunu soyleyince arkadasla banyoya kosmustuk :-)))
    Kadin tepkimizin asiri oldugunu soyleyince bende ama cehennemde yanmak var isin icinde demistim o da sizin Tanri'niz da pek acimasiz demisti. Ben de icimden siz coktan yandiniz zaten diyememistim..

    Simdi guluyorum o hallerime..
    4-5 senedir sagligi ile bilgi alamadigim cok sevdigim bir albayim vardi (eski yazlik komsum)..Yasi 93-94 !ama civa gibi bir adam,okumus,kulturlu,gorgulu vs vs ..nefis bir insan.
    Kendisi Kore harbine katilmis ve ingilizceyi cok iyi konusabilen bir insan.Ona Korede verdikleri gorev,kurulan cadir hastanelerde tercumanlik goreviymis.

    Yarali bir Turk askeri getirmisler,10-15 gun icinde gerekli butun mudahaleleri yapip onu sagligina kavusturmuslar ama cocuk iylestigi halde agzina bir lokma yemek sokmuyormus ve olmek uzereymis.Doktorlar solugu bizim Albayin yaninda almislar (tabi o zamanlar yuzbasi falanmis),demisler ki"Ya komutanin biz elimizden geleni yaptik ve yaralari ile ilgili hic bir problemi kalmamasina ragmen,bu cocuk olmek icin elinden geleni yapiyor,lutfen gelin ,bununla konusun ve bize yardimci olun"..
    Albayim kosarak gitmis,anlattigina gore aslan gibi cok yakisikli karayagiz bir delikanli asker.."Oglum demis ,ne sikintin var,neden hic bir sey yemiyorsun gunlerdir"
    Turkce konusuldugunu gorunce cocuk "Komutanimmmm!!" diyerek ellerini opmeye baslamis."Komutanim ben cok iyiyim ama acliktan olmek uzereyim,elimi kolumu oynatamiyorum"
    -"Oglum sebep ne ?neden yemiyorsun? sana yemek mi vermiyorlar?" dediginde.

    "Komutanim bunlarin getirdigi et domuz,ben domuzu olurumde yemem" diyince.albay doktorlara donmus ve" Ya demis bizim askerin domuz yemiyecegini bilmiyormusunuz?"
    Demisler ki "efendim sigir etide verdik ,yemiyor,makarna .pilav ,sebzede yemiyor"
    "Oglum bak sana sigir etide vermisler,sebzede,tavukta ..ama sen hic bir sey yemiyormussun"

    "Komutanim demis onlar hep domuz pisirilenen kaplarda pisiyor,ben onun icin yemiyorum.burdada sehit olup olemedim cennete gidemedim,simdi bunlari yiyip cehenneme mi gideyim"diyince,albay gulmus ve bu adami 1 ay kendi elleri ile ,cadirinda pisirdigi yemeklerle hayata dondurmus.
    Su cahillige bakarmisin,su geri kalmisliga bakarmisin?

    Hikayenin su ana kadar olani onemli degil ama asil onemli olani ne biliyormusun?

    Bu asker yillar sonra 2 donem MSP(milli selamet partisi) Corum milletvekilligi yapmis Dusun yani benim guzel ulkem hangi cahillerin elinde kalmis?
    Domuz yuzunden,din/Islam yuzunden kendini kurban eden bir milletvekilinin,Islam ugruna bizlere neler yapabilecegini dusun?
    Sakin kimse Islam ulkelerine 3 sinif muamelesi yapiyorlar diye kizmasin,bu eser Muhammedin eseridir.Cehennem korkusu ile uyusturulmus beyinlerin,sana bana insanliga faydasi ancak,onun domuza bakis acisi ile es degerdir!!


    .
    Bu mesaj en son " 14.04.10 " tarihinde saat 19:50 itibariyle barristor tarafından düzenlenmiştir...

  6. #6
    DJPascaL adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-03-2006
    Mesajlar
    3,285
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Bahsini ettiğin dünyevi değerler kime göre değerlidir sence ?

    " İnsanın hükmedebileceği kadar mülkü olması iyidir. Ama mülk kişiye hükmedecek kadar çok olursa, bu kişinin hayrına değildir "

    Bahsini ettiğin dünyevi çoklukların içinde yüzen, ancak hayatından zevk alamayan ve şikayet edenler yok mudur sanıyorsun ??? Eroin ve Kokain kullanan insanların çoğunun zengin olmasında bir ibret bulamıyor musunuz ???

    Gözünün kapaklarını kapatıp iki elinle sıkıca bastır. Dünya karanlıkta değildir. Ama sen ...

    Selametle!..
    TF-BeşiktAŞK


    BadBotaN

  7. #7
    TETKAY adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-02-2009
    Mesajlar
    483
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı:
    Allahü Teâlâ mutlak adaletiyle kullarının mesuliyetlerini bedenî ve malî durumlarıyla olduğu gibi, içinde bulunduklan şartlarla, imân hakikatlerini kavrama ve İslâmî hükümlere vâkıf olabilme imkânlarıyla da sınırlandırmıştır. Yâni, Cenâb-ı Hakk, kullarının akıllarına da kaldıramayacağı yükleri yüklememiştir. Şu hakikati de bilmek icab eder:



    Başlık Kuran' daki anlatılan Allaha pek uymamış,çünkü KURAN'DA okadar çok korkutucu işkence edici,öldürücü ,yakıcı ayetler varki,bunları bir araya getirip inceledigin zaman bu İslami felsefenin korku üzerine kurgulanmış oldugunu sıradan her insan görebilir.

    Bu ayetlerden bazıları: Gözlerin oydurulacagı,ellerin ve bacakların çaprazlama kesılecegi,kızgın güneşlerde ölüme terk edilecegi, İrinli sular içirilecek,derileri yandıkca yerine yeni deriler verip işkencenin devamı saglanacagı. Ayrıca Allah en hızlı tuzak kuruculugu, vb (Bkz. Bakara Suresi,Ayet 217; Nisa suresi AYET 88-89-91; Maide Suresi Ayet 33, Ahzap Suresi Ayet 61, İbrahim Suresi 16-17; Yunus Suresi Ayet 21; vs)


    Yüce oldugu söylenen bir Tanrı,kendi yarattıgı ve diledigi şekle ve kimlige soktugu ve kaderini çizdigi kullarına karşı kin besliyecegini ve onlardan intikam alacagını,hele agız kavgasına girişebilecegini düşünmek çok güçtür.

    Daha buna benzer onlarca ayet varken böyle bir başlıkla konu açmak sizce ne kadar mantıklı?



    BÜTÜN ÇOCUKLAR ANNELERİNDEN ATEİST DOGARLAR.
    KULLUKLA KURTULUS OLMAZ!!!

  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Sevgili Barristor,domuz neden günahtır ,neden haram edilmiştir diye kaç sefer sormuşuzdur,efendim pis hayvandır,her şeyi yer falan derler hep.Domuz pis hayvandırda sırtlan pis hayvan değilmidir??

    Halbuki sırtlan yenilebilir,haram değildir.Hadislerde yemek helaldir.

    Eşşek yenmez haramdır ama üzeri boyalı olursa, yani zebra, yenilebilir.Helaldir.

    Midye yenmez ama çekirge yenilebilir,üstelik peygamberin en sevdiği yiyeceklerdendir.

  9. #9
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı DJPascaL tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Cenâb-ı Hakk, Kur'an-ı Kerîm'inde: “Allah, kişiye ancak gücünün yeteceği kadar teklif eder.” (Bakara Sûresi, âyet: 286.) buyurmakla, kullarına çekemeyecekleri yükleri teklif etmediğini açıkça bildirmektedir. İnsanın bedeninin takat getiremeyeceği veya mal varlığının kâfi gelmeyeceği yükler olduğu gibi, aklının da tek başına erişemeyeceği hakikatler vardır. Bunların hepsi, kullara çekemeyecekleri yüklerin yüklenmediği hakikati içerisindedir.

    Konuyu bazı misâllerle açıklayalım:

    - Ayakta duramayacak kadar hasta olan bir kimse, namazını oturarak kılar.
    - Oturamayacak ve kımıldayamayacak durumda bulunan bir hastanın ise namazı tehire kalır.
    - Ramazan'da unutarak yemek yiyen kimsenin orucu bozulmaz.
    - Kendisine zorla haram bir şey yedirilen kimse mesul olmaz.
    - Fakir bir Müslümana hacca gitmek ve zekât vermek farz değildir.


    Misâller çoğaltılabilir. Bunlar Cenâb-ı Hakk'ın Âdil-i Mutlak olduğuna ve kulları için takat getiremeyecekleri yükler takdir etmediğine birer delildir.

    Allahü Teâlâ mutlak adaletiyle kullarının mesuliyetlerini bedenî ve malî durumlarıyla olduğu gibi, içinde bulunduklan şartlarla, imân hakikatlerini kavrama ve İslâmî hükümlere vâkıf olabilme imkânlarıyla da sınırlandırmıştır. Yâni, Cenâb-ı Hakk, kullarının akıllarına da kaldıramayacağı yükleri yüklememiştir. Şu hakikati de bilmek icab eder:

    İnsanların bu dünyadaki asıl vazifeleri, Cenâb-ı Hakk'a imân ve O'na itaat etmek olduğundan, en düşük seviyedeki akla dahi Hâlık-ı Kerîm'in varlığını idrâk etme kabiliyeti verilmiştir. Az bir akılla dünya işleri lâyıkıyla görülemediği halde, bu kâinatın bir yaratanı olduğu bilinebilir. Diğer taraftan, bir eli olmadığında dünyevî işlerini bir derece aksattığı halde, aynı insan iki elini ve iki ayağını da kaybetse Allah'ı tanımasında, bilmesinde hiçbir noksanlık duymaz. Aklıyla bu kâinatın Sultanını idrâk ettikten sonra, bedenî durumunun da müasadesi nisbetinde O'na karşı ibâdetini yapar.

    Âdil-i Mutlak olan Allahü Azimüşşân, her insana bu dünya imtihanını kazanacak kadar akıl ihsan etmiş, akıl hastaları ile sinn-i teklife ulaşmayan çocukları imtihandan muaf tutmuştur.

    Bu imtihan dünyasında insanların kaldıracağı ölçülerde ona yük verilmektedir. Ancak zaman zaman bazı insanların buna güç yetirmediği de görülmektedir. Bu o yükün ağırlığından değil, kişinin iradesi ile kendini zayıflatmasından kaynaklanmaktadır.

    Mesela, kadere teslim olan bir anne evladını kaybettiği zaman; evet bu kısa ve fani dünyada bana emanet olarak verilen çocuğun ve benim sahibim olan Rabbim benden geri aldı. Ancak cennete ebedi bir çocuk sevgisi tatmak üzere orada bana bu aldığı nimeti geri verecek, der ve teselli olur.

    Aksini düşünen insan ise sanki evladın sahibi kendisiymiş gibi kadere isyan eder. Acısını çoğaltır.

    Demek ki, kadere rıza gösteren kederlerden emin olur; rıza göstermeyen de başını örse vurur kırar.

    Alıntıdır...

    Selametle!..

    Çok güzel açıklamışsın teşekkür ederim.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •