• Reklam
7 sonuçtan 1 --- 7 arası gösteriliyor
  1. #1
    misafir <s><span style='color: #FF0000'>alpi1907</span></s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-11-2005
    Mesajlar
    27,766
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12

    ODTÜ'lü öğrencilerden müthiş buluş



    ODTÜ’lü öğrenciler, tamamen kendi donanımlarıyla beyindeki belirli sinyalleri algılayarak elektronik cihazların kontrol edilmesini sağlayan bir sistem geliştirdi.
    Klavye kullanılmadan bilgisayar ekranına kelimelerin yansıtılmasına olanak sağlayan, ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü doktora ve yüksek lisans öğrencilerinin geliştirdiği cihaz, gelecekte felçli hastaların çevreyle iletişimini sağlamada ve tekerlekli sandalyelerini hareket ettirmede de kullanılabilecek.

    ‘Beyin Bilgisayar Arayüzü’ adlı projenin yöneticisi, ODTÜ Elektrik ve Elektronik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nevzat Gençer, engelliler için düşük maliyetli ve verimli arayüz geliştirilmesini amaçlayan projenin, hem donanımının hem de yazılımının, bölümün Biyomedikal Araştırma Laboratuvarı’nda geliştirildiğini anlatıyor.

    Cihazın, pratik olması açısından daha az sayıda kanalla veri alınabilen bir Elektroensefalografi (EEG) sistemi olduğunu anlatan Gençer, “Sistem sayesinde, bilgisayara kablolarla bağlı, kafaya geçirilen bir başlıkla, klavye olmadan, belirli beyin sinyalleri kullanılarak kişinin aklındaki kelimenin harfleri teker teker bilgisayar ekranına yansıtılabiliyor. Ekrandan harfler akarken EEG sinyalleri üzerine algoritmalar uygulanarak, ekrana aktarılmak istenen harf seçiliyor. Seçilen harflerin yan yana getirilmesiyle kelime oluşturuluyor. Bu cihazla konuşma ve hareket yeteneğini kaybeden bir kişi, istediği şeyleri karşısındakine aktarabilir. Değişik uygulamalar da yapılabilir, ama biz tıbbi uygulamalar üzerinde duruyoruz” diye konuşuyor.

    DOKTORA ÖĞRENCİSİ GELİŞTİRDİ

    Gençer, ekranda akan harflerden kelime oluşturmanın yanı sıra farklı algoritmalarla bir isteğin EEG sinyallerinden algılanabilmesi, böylece örneğin tekerlekli sandalyenin hareket ettirilmesine yönelik proje üzerinde çalışıldığını, ayrıca sistemin performansının artırılmaya uğraşıldığını belirtiyor.

    Gençer’e göre, EEG sinyalleriyle sadece görüntülü değil, sesli uyarılarla da belirli şeyler idare edilebilir: “Örneğin bunlar işitme uyarıları da olabilir. Farklı frekanslar arasından yüksek frekanslı bir ses geldiğinde, alacağınız sinyalle bir şeyleri idare edebilirsiniz.” Proje ekibinde, bölümün 25 yaşındaki yüksek lisans öğrencileri Berna Akıncı ve Erman Acar’la 27 yaşındaki doktora öğrencisi Balkar Erdoğan da yer alıyor. ‘Heceleme uygulaması’ olarak bilinen kelimelerin ekrana yansıtılması, Erdoğan’ın geliştirdiği bilgisayar arayüzü uygulamalarından biri.

    Erdoğan, “Türkiye’de bu sistem sadece bizim bölümümüzde, tamamen kendi geliştirdiğimiz donanım ve sistemle ortaya kondu. ‘Heceleme uygulaması’ benim bilgisayar arayüzü uygulamalarımdan. Türkçe karakterlerle bir uygulama geliştirmeye, böyle bir uygulamanın gerektirdiği altyapıyı da sıfırdan kurmaya çalıştık. Normalde bunlar çok yüksek fiyatlarla satın alınıyor. Ama biz kendimiz geliştirdik” diyor.

    Erdoğan projenin işleyişini de şöyle anlatıyor: “Amaç, hareket edemeyenlerin, konuşamayanların dış dünyayla iletişimine yardımcı olmak. Ekranda akan karakterlere odaklanarak kelimeleri yazdırmaya çalışıyorsunuz. Bunun için kişi bir harfe odaklanıyor, o harfin olduğu satır-sütun yandığı zaman içinden sayarak kendi beyninde P300 potansiyellerini oluşturmaya çalışıyor. Bu, istemsiz olarak oluşan bir sinyal örüntüsü. Örneğin, bir şeyi aniden fark ettiğinizde beynin bazı bölgelerinde daha net görülebilen bir sinyal olarak ortaya çıkıyor. Bu sinyali algılayabilirsek, odaklandığımız karakteri ya da bir şekli P300 sinyalini kullanarak diğer diğer kişilere gösterebiliriz.” Düşünerek aktive ediliyor Beyindeki elektriksel faaliyetin normalde çok düşük voltajlı olduğunu ve gürültüden etkilenebildiğini ifade eden Erdoğan, “Bunu bir şekilde elektrotlarla yükselteç devrelerinize aktarıyoruz. Çok kaliteli, gürültüyü bastırıp asıl odaklandığınız sinyalleri iyileştirmeye yarayan devreler olması lazım. Biz de bunu yaptık. Bir uygulamayla o sinyalleri senkronize ediyorsunuz, sağ veya sol eli ya da tekerlekli sandalyeyi hareket ettirme gibi uygulamalara dönüş-türebiliyorsunuz” diye anlatıyor.

    Burada, beyindeki sinyallerin yorumlanmasının söz konusu olduğunu, uyaran bazlı ya da uyaran bazlı olmayan uygulamalar bulunduğunu kaydeden Erdoğan, “Eğer bir uyaran yoksa sağ ya da sol eli hareket ettirdiğinizi düşünüyorsunuz, beynin bir bölgesi aktive oluyor ve o aktiviteyi bulmaya çalışıyoruz. Ama daha iyileştirilmesi gerekiyor. Biz de buna çalışıyoruz. Bunlar çok pahalı sistemler. Biz düşük maliyetle gerçekleştirmeye çalışıyoruz” diyor.

    ÖDÜLLE MALZEME ALDILAR

    Prof. Dr. Nevzat Gençer yönetimindeki proje Türkiye Sağlık Endüstrisi İşverenleri Sendikası’nın (SEİS) ‘Daha çok üretmeliyiz’ sloganıyla düzenlediği 4. Ulusal Tıbbi Cihaz Proje Yarışması’nda da birincilik ödülü aldı. Türkiye’nin tıbbi cihaz alanında yüzde 85 oranında dışa bağımlı olduğunu, bu konuda ülkede daha fazla üretim yapılabilmesi için gerekli altyapının bulunduğunu belirten Gençer, genç bilim insanlarının desteklenmesinin bu noktada büyük önem taşıdığının altını çiziyor.

    Gençer, ödül alan gençlerin araştırmalarını büyük bir özveriyle yürüttüklerini de vurguluyor. Bunun en büyük kanıtı da, yarışmada verilen 10 bin TL’lik ödülle laboratuvara malzeme almayı tercih etmeleri. Gençer, “Bu, takdire şayan bir davranış” diyor.


    kynk

    Çok önemli bir çalışma umarım maddei olarakta devlet yardımcı olur

  2. #2
    cimbomdelisi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-02-2005
    Mesajlar
    3,424
    Karizma Gücü
    8
    mükemmel tek kelimeyle. Değerlerimizin farkında değiliz. Muhtemelen ülkemizde beklediği değeri göremeyince yurt dışında araştırmalarına devam eder.
    .::Büyük takım olmak yabancılarla muhabbet ederken galatasarayı tanıyormusun diyince futbolla ilgilenmiyorum diyen bir yabancının bile gs yi tanımasıdır..büyüklük para değil işte bu hazzı yaşamaktır... ::.
    FOREVER GALATASARAY

    ...::: {Super**68 TuRKFoRuM KaMPüS {Super**68 :::...

  3. #3
    ÇILGIN AT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-03-2009
    Mesajlar
    6,743
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı cimbomdelisi tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    mükemmel tek kelimeyle. Değerlerimizin farkında değiliz. Muhtemelen ülkemizde beklediği değeri göremeyince yurt dışında araştırmalarına devam eder.
    yüksek ihtimalle dediğiniz gibi olucak....
    Harran Ovasında Toros Yaylalarında Karadeniz Yaylalarında iki inek yetiştirmeyi beceremeyen adamlar maşallah ekranlarda yüzlerce sığır yetiştirdi.. Nihat GENÇ
    Yasama, yürütme, yargı içiçe geçmişse, özgürlükler garantide değilse, anayasa yok demektir. Kuvvet kimdeyse o hâkimdir! (Jean-Jacques Rousseau)

    http://www.facebook.com/video/video....59027504130383

  4. #4
    Srebrenica <s>hakdin</s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2005
    Mesajlar
    11,059
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Resimdeki kişinin saçları çok uzun sakalıda var Türkiyede barınmaları zor gibi
    Faşist değilim.Lakin dün Van da PKK cenazelerinde Kürdistan diye nara atanlar.Bugün "İş makinelerini buraya gönderin,doktorları buraya gönderin,polis gelsin,mehmetçik bize yardım etsin.." diyenlere : İŞ MAKİNALARINI YAKTINIZ, DOKTORLARI ÖLDÜRDÜNÜZ,POLİSİ TAŞLADINIZ,MEHMETÇİĞİ ŞEHİT ETTİNİZ, EDENLERE YARDIM ETTİNİZ... Demekten kendimi alamıyorum..!

  5. #5
    ergin_d adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-01-2010
    Mesajlar
    2,723
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    aslında üniversitelerde çk önemli projeler gerçekleştiriliyo ama ya günyüzüne çıkarılamıyo ya da destek bulunamıyo

    umarım bu proje de bunlardan birisi olmaz da geliştirilip kullanılmaya başlama şansı elde ederler

  6. #6
    cevabı rüzgarda saklı devinizm adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-07-2005
    Mesajlar
    4,427
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Odtü teknokentinde ve laboratuarlarında ciddi buluşlar gerçekleştiriliyor son dönemlerde.ABD'de MIT, Harward,Princeton gibi üniversitelerde görülen yapılanmanın bir benzeri var.20'li yaşlar bir buluş gerçekleştirmek için en uygun yaşlardır.Bu potansiyelin en etkin şekilde kullanılması gerekir.

    Bugüne dek, en nitelikli öğrencilerin diğer ülkeler tarafından devşirildiği bir yapılanma görüldü hep.Türkiye bilimsel alanda çağı yakalamak istiyorsa, bu alana daha büyük bütçeler ayırarak, kendi yetiştirdiği öğrencileri elinde tutmaya çalışmalıdır.
    "diyelim ki, sadece gerçekliğin sınırlarını deniyordum.neler olacağını merak ettim.hepsi bu."(jim morrison)

    türkforum'da sosyal bir deney başlıyor...
    mesajları rapor etme özelliğinin önemi
    şikayet merkezinin kullanımı




  7. #7
    balauz adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-11-2009
    Mesajlar
    2,602
    Karizma Gücü
    3
    Bu başarıyı kutluyorum,devamının geleceğini umuyorum.
    Üstün zekalı insanlar bir ülkenin en büyük zenginliğidir .Türkiye, devlet olarak halen bunu eğitim sistemine yansıtmış bir ülke olamamıştır.Bu insanlar çocuklukta farkedilip,kendi zeka seviyesine uygun eğitimlere yönlendirilirse,ortalama insanlar içinde yaşamak ve eğitim görmek durumunda kalan üstün yetenekler yok olup gitmeyecek ya da topluma uyma mecburiyetinden dolayı normalleşmek durumunda kalmayacaklardır.Bu anlamda bildiğim en ciddi çabalar Mensa başkanı Alphan Manas tarafından yapılmakta.
    Kaç defa çıkıp gittim buralardan yeminle…
    Ama her defasında geri döndüm seninle…
    Hangi düğüm çözülür… Nazla… Sitemle… Kinle...

    Yeryüzünde yolculuk edenin ayağı; gökte yolculuk yapanın ise kalbi su toplar. huper-kallos

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Hayatımızı değiştiren 10 buluş
    2003 - 2004 Konuları bölümünde Joruus C'baoth tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 30.12.04, 23:14

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •