İş dünyasının hızlı akan trafiği içinde hemen herkes aranan olmak, "1" numara olmak, hatta vazgeçilmez olmak ister. Hemen her birimizin imrendiği, yaptıklarına gıpta ile baktığı birileri vardır. Onlar gibi olmak, başarıya ulaşmak, hep orada kalmak süsler hayallerimizi. Oysa, tam da burada kaybederiz bu şansı.

Çünkü başarı, belirlenen bir hedefe ulaşıp orada kalmaya uyumlu bir tanım değildir hiçbir zaman. Her şey böylesine hızlıyken, bugün yeni olan bilgi, yarın ikincil bir öneme düşerken, durağan hedeflerle, standart tanımlarla başarıya ulaşmak, ancak sınırlı bir biçimde olasıdır. Sürekli başarı; durağanlığı, korumacılığı, tatmin duygusunu taşıyamayacak kadar esnek, değişken, yerinde durmaz bir kavramdır, yaşam örneklere bakıldığında. Hemen herkesin dikkate aldığını söylediği değişim, yalnızca sektörel araştırmalar, teknolojik güncellemelerle sağlanabilir bir sonuç değildir çünkü. Değişim, bir sonuç bile değildir hatta. Kendine bir sonuç saptayan, ona ulaştığında "Tamam" diyenlerin yapabileceği bir iş değil, süregiden bir başarı hikayesinin baş kahramanı olmak. Bunun yolu, baştan planlanmış, sabitlenmiş hedeflere ulaşmaya çalışmak yerine, hayal gücüne sarılmak, kimsenin yapamadığını, yapılmayanı, denenmeyeni yapmak olarak tanımlanabilir belki.

"Değişime Yön Verenler" başlıklı haberin devamını okumak için lütfen tıklayın...

Datassist - Ayşe Nazmiye Uça