• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    17-12-2009
    Mesajlar
    3
    Karizma Gücü
    0

    Siyaset felsefesi konusunda en az 5 soru

    siyaset felsefesi konusunda en az 5 tane tartışma sorusu cevaplarıyla birlikte hazırlayınız.
    hazırladığınız sorular ülkenin gündeminde yer alan partilerle kesinlikle ilgili olmayacak..
    ödevim için yardım gerekiyor yardımcı olabilecekler varmı acil ama

  2. #2
    Kırmızı | Beyaz <span style='color: #8B0000'><span class='glow_FF0000'>S.e.n.c.e.r</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-10-2009
    Mesajlar
    2,882
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    İktidar kaynağını nereden alır?

    Meşruiyetin ölçütü nedir?

    Egemenliğin kullanış biçimleri nelerdir?

    Bireyin temel hakları nelerdir?

    Bürokrasiden vazgeçilebilir mi?

    Sivil toplumun anlamı nedir?


    İktidar kaynağını nereden alır?

    Kimi toplumlarda iktidar, krallıklarda olduğu gibi dini kaynaklıdır. Kral, Tanrı adına toplumu yönetir ve Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcisi olarak kabul edilir.

    Kimi toplumlarda iktidar, demokratik toplumlarda özgür seçimlerle işbaşına gelirler. İktidarın kaynağı halkın özgür iradesidir.

    Kimi toplumlarda ise iktidar, toplumda bozulan düzeni tekrar sağlamak için yapılan bir ihtilâlde kaynağını bulur. Faşist yönetimlerde olduğu gibi.

    Meşruiyetin ölçütü nedir?

    Siyaset felsefesinde bu soru, iktidarı kullananların haklılık, yasaya uygunluk durumunu nereden aldıklarını araştırıp sorgular. Her iktidar kendini meşru, yani haklı bulur. O zaman meşruiyetin objektif bir ölçütü olabilir mi? Meşruiyet iktidar olmanın, yönetme biçiminin özelliklerine göre değişebilmektedir.

    İktidarın meşru olabilmesi için mevcut yasalara uyması ve onları aynen uygulamasıdır. Bir iktidar, meşru yoldan iktidara gelebilir ancak, bundan sonra da yasalara uyması gerekir. Bunu yapmadığı zaman meşruiyetini kaybedebilir. Bu nedenle bir devletin meşruluğu, halkoyuna dayanıp dayanmamasına bağlıdır. Meşruiyetin kaynağı, halkın özgür iradesi ve oyudur. Buna ulusal egemenlik denir. Halk, bu iradesini parlamenter sistemde gerçekleştirir.

    Egemenliğin kullanış biçimleri nelerdir?

    Bu soru ile, çağlar boyu egemenliğin nasıl değişik biçimlerde kullanıldığı ele alınır. Her yönetim biçimi, ortaya çıktıkları çağın koşullarından etkilenmiştir. Her çağın belli idealleri olmuştur. Devlet anlayışı da buna göre şekillenmiştir. Teokratik ve demokratik anlayışlar bunun örnekleri olmuştur.

    Teokratik yönetimlerde egemenlik dayanağını Tanrı’dan almıştır. Teokrasi, siyasal iktidarın, Tanrı’nın temsilcileri sayılan kişilerde bulunduğu düzendir. Uzunca dönemler toplumlar bu anlayışlarla yönetilmişlerdir.

    Totaliter toplumlarda iktidar, liderin elindedir. Lider, o toplum için kurtarıcıdır. Daima toplum için doğruyu gören ve uygulayan olarak düşünülür. Burada egemenliğin kaynağı, halkın lidere karşı duyduğu inançta bulunur.

    Demokratik toplumlarda ise, egemenlik yazılı yasalarla belirlenir ve iktidar sahibi, yasalarla belirlenmiş bir hukuk sistemi içinde egemenlik gücünü kullanır. Demokrasilerde hem yönetenin hem de yönetilenlerin hak ve görevleri yasalarla düzenlenmiştir. Demokratik toplumlarda üç temel kuvvet vardır: Yasaları yapan parlamento, yasaları uygulayan hükümet ve bağımsız yargı (mahkemeler).

    Böyle bir demokratik hukuk devleti içinde toplum, çağdaş bir toplum olur ve yurttaşların hakları güvence altına alınır. Maks Weber, egemenliğin kullanılış biçimiyle ilgili olarak üç kaynak belirtmiştir:

    Geleneksel anlayışa göre, iktidarın bir güç, itaat edenlerin de halk olduğu düzen. Buna feodal ve monarşik yönetimler örnektir.

    Hukuka ve yasalara uygun iktidar oluşumu. Burada iktidar gücünü yasalardan alır. Halkın iktidara uyması ise, iktidarın hukuka uygun davranması ve yönetimin bir makam olarak görülmesi nedeniyledir. Demokratik yönetimler bunun örneğidir.

    Karizmatik yönetim anlayışı, bir kişinin ya da liderin olağanüstü sayılan niteliklerinden doğmuştur. Karizmatik liderler, genellikle toplumların bunalımlı dönemlerinde ortaya çıkarlar.

    Bireyin temel hakları nelerdir?

    Bu soru ile bireyin doğal ve toplumsal ne gibi haklara sahip olması gerektiği irdelenir. Demokratik toplumlarda bireylerin yurttaşlık hakları vardır ve bunlar yasal güvenceler altındadır; yaşama, mülk edinme, özgürce düşünme, düşündüklerini yayınlama, istediği felsefi anlayışa bağlanma, istediği siyasal partiye girme, istediği tarzda sanat eseri yaratma gibi.

    Batı düşüncesi, siyaset felsefesinde bu birey-devlet ilişkisini "devlet bireylerin yaşama, özgürlük ve mülkiyet haklarını korumak için vardır (J. Locke)" sözleriyle tanımlamıştır. Doğu Felsefesinde de Yusuf Has Hâcip "Kutadgu Bilik" (Mutluluk veren bilgi) adlı eserinde "Hükümdarın görevi, halka hizmet etmek ve adalet dağıtmaktır." diyerek birey-devlet ilişkisini belirtmiştir.

    Bürokrasiden vazgeçilebilir mi?

    Bu soru ile, devletin yapılaşması ve işleyişinde bir sistem olarak ortaya çıkan bürokrasinin olumlu ve olumsuz yönleri irdelenir. Bürokrasi, devletin yurttaşlarla iletişimini sağlayan memurlar ve bu sınıfın çalışma biçimidir. Bir devletin varlığı için siyasi kadrolar ne kadar önemli ve zorunlu ise, devlet işlerinin yürütülmesi için de bürokrasi aynı derecede önemli ve zorunludur.

    Taşıdığı özelliklerle bürokrasi çok eleştirilmiştir. Kimileri çok gerekli görürken, kimi düşünürler de bürokrasinin özgürlükleri ve demokrasiyi zorladığını düşünmüşlerdir. Ancak, bürokrasinin yerini alacak bir sistem oluşturmadan, onu ortadan kaldırmak mümkün görünmektedir.

    Sivil toplumun anlamı nedir?

    Sivil toplum, toplumu oluşturan bireylerin iktidarı elinde tutanlara karşı konumunu belirler. Demokratik toplumlarda bireyler, özgürlüklerini söz ve karar haklarını özgürce kullanabilmek için örgütlenirler. Bu örgütlenmeler, devlet etkinliği ve denetimi dışında gönüllü bireyler tarafından oluşturulur. Bunlar, mesleki örgütler olduğu gibi, belli düşünceler etrafında meydana gelen gruplar da olabilir.

    Bireylerin siyasi otoriteye karşı kendi haklarını ve özgürlüklerini savunabilmek için örgütlenmiş demokratik yapıya, sivil toplum denir. Bu nedenle sivil toplum, demokrasilerin vazgeçilmez bir parçasıdır.
    İşini Görmesi Dileğiyle...
    ''Öfke Kında Durmaz!..Çektim Öfkemi Sabrın Kınından.Vurdum Yollara ; Acı Tuttum, Şafak Söktüm, KAN Bağırdım ve Bağırdıkça Ben ; Binalara , Caddelere Yıkıldılar.Büyüdü Karanlığın İğrenç Gözleri! Yumruklar, Sıkıldılar!..Korkmadım!Vazgeçmedim! Kaçmadım! Güldüm Sadece ve Onlar Gülen Gözlerimin Gökyüzünde,Birer Yıldız Kadar Ufaktılar...''

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    17-12-2009
    Mesajlar
    3
    Karizma Gücü
    0
    çok saol ya ama benim işim bitmişti neyse gene de bişiler öğrendik bari sağol

  4. #4
    Kırmızı | Beyaz <span style='color: #8B0000'><span class='glow_FF0000'>S.e.n.c.e.r</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-10-2009
    Mesajlar
    2,882
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    Üzgünüm O Saatte Doktora Gitmem Gerekiyordu İnternete Bakamadım...

    Rica Ederim İyi Günler
    ''Öfke Kında Durmaz!..Çektim Öfkemi Sabrın Kınından.Vurdum Yollara ; Acı Tuttum, Şafak Söktüm, KAN Bağırdım ve Bağırdıkça Ben ; Binalara , Caddelere Yıkıldılar.Büyüdü Karanlığın İğrenç Gözleri! Yumruklar, Sıkıldılar!..Korkmadım!Vazgeçmedim! Kaçmadım! Güldüm Sadece ve Onlar Gülen Gözlerimin Gökyüzünde,Birer Yıldız Kadar Ufaktılar...''

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Siyaset Felsefesi Nedir?
    SİYASET ve POLİTİKA ARENASI bölümünde mayahanım tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 07.10.11, 17:45

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •