• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 10 12345678910 SonSon
94 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Nesl-i Cedit adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-02-2010
    Mesajlar
    343
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3

    Kader, Allah'ın Her Şeyi Önceden Bilmesi ise, Neden Yaratıldık?

    Her şey Allah için malumdur, ama insanlar için belli değildir. Öyle ise insan açısından başı ve sonu belli olmayan bir alemin içindeyiz. İnsan, kaderin iradeye bakan boyutunu kendi çizer. Bu çizilen boyutu Allah’ın önceden bilmesi bu boyutu değersizleştirmiyor, sürprizini bozmuyor. Öyle ise insan canibinden belli bir durum yoktur ki, varlık manasız olsun.

    Allah canibinden meseleye bakacak olursak, Allah bu mahlukatı kendi isim ve sıfatlarını görmek ve göstermek için yaratmıştır. Allah’ın isim ve sıfatları içinde sadece ilim sıfatı yok, diğer binlerce isim ve sıfatları da kendi mana ve hükmünü gerçek ve mevcut bir alemde sergilemek istiyor. Öyle ise Allah’ın her bir isim ve sıfatı kendini ilan ve izhar etmek için bu alemin yaratılmasını gerektiriyor.

    Diğer bir husus; nasıl ki, insanın mahiyetinde her bir duygunun ayrı bir lezzeti ve ayrı bir keyfi varsa, -tabirde hata olmasın- Allah’ın şuunat denilen bir çok İlahi keyfiyetleri ve sıfatları vardır ki bunların da kendi şanına ve münezzehiyetine layık ve münasip bir şekilde lezzeti kudsiyeleri vardır.

    İşte bu keyfiyet ve sıfatlar kainatın ve mahlukatın yaratılmasını iktiza ediyorlar ve kainat içinde değişimi ve hareketi lüzumlu kılıyorlar, her şeye sonsuz bir mana ve hikmet takıyorlar.

    Nasıl ki, bir ressam, kendi resimlerini sergilemek için bir sergi açar. Bu sergide önce kendi aşina bakışı ile bir lezzet alması var, sonra başkaların takdir ve tahsin etmesinde de ayrı bir lezzet var. Her iki lezzet bu serginin açılmasını gerekli kılıyor. Aynı şekilde Allah, şu kainat sergisini kendi mukaddes nazarına ve sonra da başka nazarlara takdim etmek için ihzar ediyor, yaratıyor.

    İnsan, küçük hevası ve basit duygularını şu kainatın yaratılış sebebi sayarsa ve öyle bakmaya çalışırsa elbette abes ve hikmetsizlik karmaşasına saplanır. Kainatın yaratılmasında insana bakmayan ve insanı ilgilendirmeyen milyarlarca sebepler ve hikmetler vardır. Biz bunları nazara almadan, sadece kendi basit hevamız eşliğinde mevcudatın yaratılmasına bakacak olursak, her şey çok abes ve saçma bir hale gelir.
    "Siyasî, gayrisiyasî bir kısım düşüncelere angaje olmuş insanların evrensel değerleri anlayıp onlara sahip olmaları mümkün değildir. Açık bir zihin, engin bir his ve salim bir mantıktan mahrum olan bu dimağlar, âdeta kapalı kapılar arkasında mahpus ve ışığın zerresinin dahi sızmadığı panjurlarla çepeçevredirler. "

  2. #2
    <span style='color: #DEB887'><span class='glow_855E42'>Arandur</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-12-2004
    Mesajlar
    7,846
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Zaman kavramı insan için vardır, Allah için yoktur. Bizim tüm dünya hayatımız, cennet-cehennem hayatının tamamı yaratıcı için tek bir an gibidir. Tek seferde tamamına hakimdir. Zaman-mekan yaratıcısı olarak tüm bunlardan hariçtir.

    Yani önceden herşey belli falan değildi, çünkü onun katında önce-sonra diye birşey yok.

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Allah canibinden meseleye bakacak olursak, Allah bu mahlukatı kendi isim ve sıfatlarını görmek ve göstermek için yaratmıştır.


    Saygilar efendim, hormetler !!!!

  4. #4
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Her şey Allah için malumdur, ama insanlar için belli değildir. Öyle ise insan açısından başı ve sonu belli olmayan bir alemin içindeyiz. İnsan, kaderin iradeye bakan boyutunu kendi çizer. Bu çizilen boyutu Allah’ın önceden bilmesi bu boyutu değersizleştirmiyor, sürprizini bozmuyor. Öyle ise insan canibinden belli bir durum yoktur ki, varlık manasız olsun.

    Allah canibinden meseleye bakacak olursak, Allah bu mahlukatı kendi isim ve sıfatlarını görmek ve göstermek için yaratmıştır. Allah’ın isim ve sıfatları içinde sadece ilim sıfatı yok, diğer binlerce isim ve sıfatları da kendi mana ve hükmünü gerçek ve mevcut bir alemde sergilemek istiyor. Öyle ise Allah’ın her bir isim ve sıfatı kendini ilan ve izhar etmek için bu alemin yaratılmasını gerektiriyor.

    Diğer bir husus; nasıl ki, insanın mahiyetinde her bir duygunun ayrı bir lezzeti ve ayrı bir keyfi varsa, -tabirde hata olmasın- Allah’ın şuunat denilen bir çok İlahi keyfiyetleri ve sıfatları vardır ki bunların da kendi şanına ve münezzehiyetine layık ve münasip bir şekilde lezzeti kudsiyeleri vardır.

    İşte bu keyfiyet ve sıfatlar kainatın ve mahlukatın yaratılmasını iktiza ediyorlar ve kainat içinde değişimi ve hareketi lüzumlu kılıyorlar, her şeye sonsuz bir mana ve hikmet takıyorlar.

    Nasıl ki, bir ressam, kendi resimlerini sergilemek için bir sergi açar. Bu sergide önce kendi aşina bakışı ile bir lezzet alması var, sonra başkaların takdir ve tahsin etmesinde de ayrı bir lezzet var. Her iki lezzet bu serginin açılmasını gerekli kılıyor. Aynı şekilde Allah, şu kainat sergisini kendi mukaddes nazarına ve sonra da başka nazarlara takdim etmek için ihzar ediyor, yaratıyor.

    İnsan, küçük hevası ve basit duygularını şu kainatın yaratılış sebebi sayarsa ve öyle bakmaya çalışırsa elbette abes ve hikmetsizlik karmaşasına saplanır. Kainatın yaratılmasında insana bakmayan ve insanı ilgilendirmeyen milyarlarca sebepler ve hikmetler vardır. Biz bunları nazara almadan, sadece kendi basit hevamız eşliğinde mevcudatın yaratılmasına bakacak olursak, her şey çok abes ve saçma bir hale gelir.


    Zaman kavramı insan için vardır, Allah için yoktur. Bizim tüm dünya hayatımız, cennet-cehennem hayatının tamamı yaratıcı için tek bir an gibidir. Tek seferde tamamına hakimdir. Zaman-mekan yaratıcısı olarak tüm bunlardan hariçtir.
    Yani önceden herşey belli falan değildi, çünkü onun katında önce-sonra diye birşey yok.

    İki arkadaşada çok teşekkür ederim güzel açıklama olmuş.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    06-09-2008
    Mesajlar
    1,726
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Her şey Allah için malumdur, ama insanlar için belli değildir. Öyle ise insan açısından başı ve sonu belli olmayan bir alemin içindeyiz. İnsan, kaderin iradeye bakan boyutunu kendi çizer. Bu çizilen boyutu Allah’ın önceden bilmesi bu boyutu değersizleştirmiyor, sürprizini bozmuyor. Öyle ise insan canibinden belli bir durum yoktur ki, varlık manasız olsun.
    Allah'ın herşeyi daha gerçekleşmeden bile bilmesi, herşeyi değersizleştirir. Bir örnek verelim; Allah, Nesl-i Cedit isimli kulunun 2011 senesinde çok çok kötü bir seçim yapacağını zamana ihtiyaç duymadan yani o olay gerçekleşmeden önce biliyor. Nesl-i Cedit kulu da Allah'ın kendisi hakkında bilmediği birşey yapamayacağına göre 2011 senesi geldiğinde o çok çok kötü seçimi yapmaktan başka yolu kalmıyor. Nesl-i Cedit isimli kulu, Allah'ın kendisi hakkındaki bilgisi dahilinde yaşamış oluyor. Bu durumda yani sonsuz kudretli, herşeyi bilen, zamanla sınırlandırılamayan bir varlık karşısında yaratılan canlıların seçim özgürlüğü anlamsızlaşmış oluyor. Mesele burada zaten insan değil. Mesele Allah'ın herşeyi bilmesi, sonsuz kudrette olduğu için de bizim bu bilgiyi değiştirememiz ama aynı zamanda özgür iradede olmamız.

  6. #6
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı Tartarus tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Allah'ın herşeyi daha gerçekleşmeden bile bilmesi, herşeyi değersizleştirir. Bir örnek verelim; Allah, Nesl-i Cedit isimli kulunun 2011 senesinde çok çok kötü bir seçim yapacağını zamana ihtiyaç duymadan yani o olay gerçekleşmeden önce biliyor. Nesl-i Cedit kulu da Allah'ın kendisi hakkında bilmediği birşey yapamayacağına göre 2011 senesi geldiğinde o çok çok kötü seçimi yapmaktan başka yolu kalmıyor. Nesl-i Cedit isimli kulu, Allah'ın kendisi hakkındaki bilgisi dahilinde yaşamış oluyor. Bu durumda yani sonsuz kudretli, herşeyi bilen, zamanla sınırlandırılamayan bir varlık karşısında yaratılan canlıların seçim özgürlüğü anlamsızlaşmış oluyor. Mesele burada zaten insan değil. Mesele Allah'ın herşeyi bilmesi, sonsuz kudrette olduğu için de bizim bu bilgiyi değiştirememiz ama aynı zamanda özgür iradede olmamız.
    İpin koptuğu yer işaretlediğim yer. ALLAH o tercihi yapmıyor. Tercihi kul yapıyor. ALLAH sadece bütün zamanları gördüğü ve bildigi için sanki bize daha önceden biliyormuş gibi geliyor. Zaman bizim içi geçerli, ALLAH için böyle şey söz konusu degil kardeşim bunu ayırdınmı anlayacaksın ne demek istediğimi.

    Ha dersenki cehennemlik olacak olan kulları niçin yaratı dersen, yaratan o takdirde ona ait, kullarda ona ait yok ben ona ait degilim ve inanmıyorum dersen buda senin bilecegin bir iş, herkes tercihini kendisi yapıyor. Sana şu anda yazdıklarını zorlayanmı var yoksa ALLAH'ın yazmasını istemediğin şeylerimi yazıyorsun.

    Ben size kaç defa söyledim. İlk madde veya enerjiyi kim yaratı diye buna bir cevap yok. Bu soru cevapsız kalsın dersen sen bilirsin.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  7. #7
    XLEONX adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-10-2005
    Mesajlar
    1,513
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    şüphesiz kuranda belirtildiği üzere insan kulluk etmesi için yaratıldı ancak bu durum sadece bu gizemin küçük bir parçasıda olabilir, insanoğlunun ve kainattaki diğer tüm yaratılanların yaratılmasının ardındaki daha büyük sırlar belkide öldükten sonra idrak edilecek, doğmadan önce neydik nerdeydik bilmiyoruz, Allaha tüm yarattıklarının verdiği söz var ortada, bence sadece bir ressamın sergisini tanıtmasından daha çok şey var
    bu sadece dünyada bilinmesi gereken bir parçası, gerçekler son nefesimizi verdiğimizde aydınlanacak

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    06-09-2008
    Mesajlar
    1,726
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı RAMAZAN TOPTAŞ tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    İpin koptuğu yer işaretlediğim yer. ALLAH o tercihi yapmıyor. Tercihi kul yapıyor. ALLAH sadece bütün zamanları gördüğü ve bildigi için sanki bize daha önceden biliyormuş gibi geliyor. Zaman bizim içi geçerli, ALLAH için böyle şey söz konusu degil kardeşim bunu ayırdınmı anlayacaksın ne demek istediğimi.

    Ha dersenki cehennemlik olacak olan kulları niçin yaratı dersen, yaratan o takdirde ona ait, kullarda ona ait yok ben ona ait degilim ve inanmıyorum dersen buda senin bilecegin bir iş, herkes tercihini kendisi yapıyor. Sana şu anda yazdıklarını zorlayanmı var yoksa ALLAH'ın yazmasını istemediğin şeylerimi yazıyorsun.

    Ben size kaç defa söyledim. İlk madde veya enerjiyi kim yaratı diye buna bir cevap yok. Bu soru cevapsız kalsın dersen sen bilirsin.
    İpin koptuğu yer diye işaretlediğin cümle zaten kulun yaptığı şeyi anlatıyor. Ancak Allah herşeyi bildiği için, onun bilgisi dahilinde yapmaktan başka çaresi yok. Allah'ın bilmediği birşey yapamayacağı içinde özgür irade anlamsızlaşıyor. Böylece Allah, kulunun tüm hayatını daha gerçekleşmeden yani zamana bağlı kalmadan bildiği için kulunun ömrünün sonunda cennetlik mi cehennemlik mi olduğunu biliyor. Yaşananda bu bilgiden ibaret oluyor. Özgür irade ile Allah'ın herşeyi bilmesi, hiçbirşeyin onun dilemesi olmadan gerçekleşmemesinin yarattığı çelişkinin yanına Allah'ın adaletli olması getirdiği çelişki de ekleniyor.

    Sorduğun soru cevap almak için değil, aksine cevap alınamayacağı ve bununla bir yere varılmayı amaçlandığı için sorunun cevabını bulsan da senin için birşey farketmeyecek. Zaten açıkca belli oluyor "kim yarattı?" diye soruyorsun yani bağlanacak nokta en baştan belirlenmiş soru da kamuflaj görevi görüyor.Yani "ilk madde zubizeretta kanuna göre şöyle şöyle oluştu" desem, "zubizeretta neye göre oluştu?" diyeceksin "o da platini ilkesine göre şöyle şöyle oluştu" desem "platini neye göre oluştu?" diyeceksin yada açıkca "kim yarattı?" diyeceksin. Neticede şu şu neye göre oluştu (yada kim yarattı?) bilmiyoruz diyerek bu bilgisizlikten tanrı diye bir bilgiye ulaşmaya çalışacaksın. Bu mantık hatasını da "aha ispat!" diye önümüze sunacaksın. Kısacası ben bu filmi birçok kez gördüm. Hepsi de aynı başlayıp aynı bitiyor.

  9. #9

    Kayıt Tarihi
    23-01-2010
    Mesajlar
    387
    Karizma Gücü
    3
    ben kader denen terimin bir film senaryosu niteliğinde olduğuna inanmıyorum, insan kendi kaderinde neye talip olursa ona malik olur. yani iyi olana yönelirse iyi, kötü olana yönelirse kötü durumlar ile karşılaşır.

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    02-12-2008
    Mesajlar
    21
    Karizma Gücü
    0
    http://www.dailymotion.com/kursatotcu/1 Mülk suresi 2. ayette imtihan olduğumuz anlatılıyor. Hadid 22. ayette ise önceden yazılanların başımıza geleceği bildiriliyor. Mantıken önceden yazılanı yapıyorsak böyle imtihan olmaması gerekir. Kurana inanıyorum. Herşey Allahın dilemesiyle oluyorsa zinada mı böyle oluyor? hani herşey Allahın dilemesiyle oluyordu? http://www.hanifdostlar.net/forum_po...71&PN=1&TPN=20 bu da yazdığım kitap. http://www.hanifdostlar.net/forum_po...073&PN=1&TPN=6 kader konusunda özgür irademizin olmadığını anlatan hadislerden bazıları. Allah yapacaklarımızı biz yapmadan önce bilir mi? bilir dersen. Bu olacakları bildiği gibi mi irade etti yoksa bildiğinin hilafına mı irade etti? bildiği gibi irade etti dersen. şu an bu yazıyı okumanı irade ettiğini (dilediğini) kabul ettin demektir. Sen Allah'ın irade ettiği bir olayın meydana gelmesini engelleyebilir misin? "hayır" dersen, engellemeye kadir olamadığın bir fiili yapmaktasın; nerede hür iraden?

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. İLK YARDIM(Herkesin bilmesi gereken bilgiler)Günlük hayatımızda her an lazım olabilir
    2006 Konuları bölümünde Takezo Kensei tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 02.03.06, 17:44
  2. Allah'ın İşi
    2006 Konuları bölümünde ismailbey tarafından açılmış
    Yanıt: 7
    Son Mesaj: 31.01.06, 11:40

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •