dün doğan grubuna ait bir gazetede ayşe arman ile amerikada yaşayan bir bayanın anlamsız sözleri..
New York'lu kadın, niçin Fethullah Gülen'e düşman olmuş!
Ayşe Arman bugün Hürriyet'te ilginç bir röportaja imza atmış. Röportaj başlığı "Kocamı Fethullahçılara kaptırdım oğlumu asla vermeyeceğim!" Sanıyorsunuz ki ezilen, dövülen ve ihanet edilen bir kadın söz konusu.
Metinde "Fethullahçı" kocanın kusurları şöyle sıralanıyor: ". ... kâbus başladı... barların altını üstüne getirdiğiniz adam, Ramazanda içki içen, dünyanın en bohem adamı, Kuran'ı elinden düşürmüyor, 5 vakit namaz kılıyor..." Ayşe Arman kendisine baskı yapıp yapmadığını soruyor:"Sizden dini kurallarına uygun olarak yaşamanızı istedi mi?
-Yok hayır. Ama ruhen iki ayrı uca yuvarlandığımızı hissettim. Bana, "Sana asla kapan demem. Dinde zorlama yoktur. Benim görevim bunları sana anlatmak, ister yaparsın, ister yapmazsın!" diyordu." Arman da kocanın kötülüğü(!) hakkında ikna olmuyor. Ve "Ne alaka..." ve "Tüm bu hikâyede sizi en çok rahatsız eden şey ne?" sorularıyla şaşkınlığını ifade ediyor. Kadının önyargılarıyla fark etmeden bahsettiği kötü kocanın tek suçu evine çoluk çocuğuna bağlı, bar, gece kulübü gezmeyen, CentralPark'ta Türk günü düzenleme gibi sosyal aktivitelere katılan bir koca tipi. Ama kadının tutkuları, çok farklı bir atmosferi işaret ediyor. Kötülemelerle aslında kocasını methettiğinin farkında değil. Fethullah Hoca düşmanlığı sınır tanımıyor. Şunları söylüyor: "Bu kadar iyi olmalarının sebebi nedir? Neden dünyanın her yerinde okullar açıyorlar, neden küçücük çocukları topluyorlar, dini eğitim veriyorlar... CentralPark'ta Türk günü yaptılar mesela. Türk günü yapmak onlara mı kaldı? ..."
Kadın o kadar öfkeli ki "büyüklerinin elini öpen saygılı bir çocuk" olmasından korkuyor ve şunları diyor: "Ya çocuğumun uyuşturucu kullanan arkadaşları olursa, çocuğuma musallat olurlarsa, diye korkar ya, benimki de o hesap. Resmen uyuşturucudan beterler..." diyor. Ayşe Arman'ın bu önyargılı kadının yanında eşiyle de görüşmüş olmasını kadını çıldırtan kötülüklerini(!) sorgulamasını temenni ederdik.
Ama yine de Fethullah Gülen'e düşman olanların "okulları gezmeden, kimseyi tanımadan, faaliyetleri görmeden düşman olabilme psikolojisini" açığa çıkardığı için Arman'a teşekkür etmek gerek.
İşte röportajın tam metni:
Kocamı Fethullahçılara kaptırdım oğlumu asla vermeyeceğim!
Leyla T., New York'ta yaşayan 36 yaşında bir reklamcı. İstanbul'da halkla ilişkiler yaparken bir ressama aşık oluyor ve onun peşinden New York'a gidiyor. Evleniyorlar, bir de oğulları oluyor. Ama günün birinde peri masalı bir kabusa dönüşüyor. Bakın Leyla T., olanları nasıl anlatıyor...
Sizi tanıyabilir miyiz?
- Ben Leyla T. 12 yıldır Amerika'da yaşıyorum.
Ne münasebetle...
- 24 yaşındayken, New York'ta yaşayan bir Türk ressama âşık oldum. Annemlere "Amerika'ya tatile gidiyorum" dedim, İstanbul'daki hayatımı geride bıraktım ve buraya yerleştim.
Çok mu yakışıklıydı, çok mu karizmatikti, çok mu şefkatliydi, çok mu varlıklıydı? Sizi kimse onun kadar sevmedi mi? Nedir?
-Kafa olarak mükemmeldi. Türkiye'de ya erkek arkadaşınız olur ya sevgiliniz. Bir türlü, ikisi aynı insanda birleşmez. Ben şanslıydım, hem en yakın arkadaşım hem sevgilimdi, gözüm kapalı geldim.
Hemen mi evlendiniz?
-Evet. İyi bir sosyal hayat, sanatçı bir çevre, sergiler, davetler enstelasyonlar... Rüya gibiydi her şey. Evliliğimizin 3. yılında bir de oğlumuz oldu. Ne kadar mutluyuz diyor, sürekli şükrediyordum ki kâbus başladı. Eşim 5 vakit namaz kılan bir adam oldu.
Ne alaka?
-İşte sorun da bu. Ramazanda içki içerdi, dinden uzak dururdu ama Fethullahçılarla tanışınca, inanılmaz bir değişim yaşadı. New York'ta yaşayan pek çok Türk, Fethullahçılardan rahatsız. Eşim dahil hepimiz, "Bunlar ne yapmaya çalışıyorlar? Neden kapı kapı dolaşıyorlar? Karşı bir dernek mi kursak? Öyle mi yapsak, böyle mi yapsak?"derken; biri eşime, "Sen savaş açtın ama bu insanları tanımıyorsun, gel bir gör!" demiş. Gidiş o gidiş. 1-3-5 derken, "Çok iyi niyetli insanlar, ben yanılmışım" demeye başladı, toplantılarına düzenli gider oldu. Ruhunu dinlendiriyormuş, yoga yapıyor gibi hissediyormuş, bir tür meditasyonmuş, insanın kendi dinini öğrenmesinin nesi kötüymüş. Evin içinde Fethullah Gülen'in dergilerini, kitaplarını okuyor, DVD'lerini izliyor...
Siz ne yaptınız?
- Kendinizi benim yerime koyun, birlikte Soho'daki bütün barların altını üstüne getirdiğiniz adam, dünyanın en bohem adamı, Kuran'ı elinden düşürmüyor, 5 vakit namaz kılıyor ve "Allah için yapıyorum" diyor. Kafayı yiyecektim! Tamam ben de Allah'a inanıyorum ama ondaki bu 180 derecelik değişim beni korkuttu, öfkelendirdi, üzdü. Bir de kendimi aldatılmış hissettim, hayatını dinin esaslarına göre yönlendiren bir adam isteseydim, gider bir imamla evlenirdim.
http://www.zaman.com.tr/haber.do?hab...e-dusman-olmus


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
ama yazık yani f.gülencilere amerikada bitmeyen bi amerikan rüyası içindeler rüyanda görsende inanmıcak





hiçbirşey umrumuzda değil ...


