• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    endonezya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-11-2005
    Mesajlar
    4,485
    Karizma Gücü
    7

    Beklemekteki Bilgelik...

    Bir ağacı diker ve beklersiniz.
    Sonra onu kurudu diye söker, köklerini çıkarır fakat daha yaş olduğunu görür ve teessüre düşersiniz...

    Sebepsiz ve vakitsiz üzüntülerle vakit geçirmemek, manasız hareketlere kalkmamak, beklemek ve zamanını anlayabilmek marifettir.

    Bazen birçok seneler hiçbir karşılık görmeden beklemek lüzumu hasıl olur.
    Bu kadar manasız bir bekleyişin üzerinde sebat edebilmek
    sağlam bir karakter ve yüksek bir cesarete bağlıdır.

    Öyle meyve veren ağaçlar vardır ki
    onların neşvü neması birçok senelere bazen de bir ömre bedeldir.
    Fakat gene bunu dikerler.

    Kendileri o ağaca verdikleri emeklerin neticesini görmeseler bile
    kendilerinden sonra gelenlere bir yardımı olur düşüncesi,
    onları böyle karşılıksız fedakarlığa sevk etmiştir.


    Beklemek- sabır-teslimiyet anahtarlarıdır hayatın kapalı kapılarının...

  2. #2
    Kapatıldı Franchise adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    6,936
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Gerçekten anlam ifade ettiği zaman evet. Ama bir hile gibi yapılamaz. "Evrene pozitif enerjileri gönderdim şimdi ben evrene verdim sıra evrenin bana vermesinde bekleyelim görelim"

    Anlamının hissedilmesi gerek.Ne demek teslimiyet,sabır,beklemek,kabullenmek...Anlam olarak bile sanki insanın ezik olduğunu bir tanrıdan medet umması gerektiğini söylüyor.Bir şey olmalı...Süpernaturel birşey, ve çıkıp gelip sizin yapamadığınızı yapmalı ve sizde sevinmelisiniz.
    Bu bir anlayış değil, bu olsa olsa insanın zekasının büyümediğine işaret olabilir.

    Çocukken bir oyuncağı ya da istediğim bişeyi kendim yapabilecek pozisyonda değildim.Herhangi bir oyuncağı alabilecek pozisyonda değildim, param yok.Herşeyi babamdan beklemek zorundaydım.Gerçekten iyi bir baba var.Ben deliler gibi tepinip oyuncağı isterken duvarları yumruklarken o yinede sukünetini bozmamış ve anlattıklarına göre duvara kafamı vurmayı yalnızca oyuncak elime geçince bırakırmışım.O günden beri garip şantaj yöntemlerim oldu. Elbette benim gibi hırçın ve evde tek başına olmaktan kafayı yemeyen daha masum,daha insancıl daha uysal çocuklarda vardı.Böyleleri bekler, edinmek için birşey bile yapmaz gider usluca annelerinden oyuncağı isterler ve anneleri de kibarca "şuanda onu alacak durumumuz yok UysalCancığım biliyorsun." der...Ve konu kapanır.

    Bu biraz buna benziyor, çok acizsiniz ve bütün o kişisel gelişim kitaplarını okuyorsunuz sonunda teslimiyet diye bir kavramı öğreniyorsunuz evrene mesaj yollamak ve diğerleri, Tanrıya dilediğinizi sunuyorsunuz o da "durumumuz şuan müsait değil" diyor böylelikle Konu kapanıyor.Hatta demiyor bile...O sizinle muhattap dahi olmuyor çünkü anneniz ya da babanız değil.Ona oyuncak aldırtamazsınız.Tanrı çok zorlu bir ebeveyn,kibarca rica da etseniz ya da benim çocukken yaptığım gibi yırtınsanız da gerçekten vermez.Tanrıyla iletişim kurmak uluslararası diplomasiden bile daha karmaşık bişey. Öyle bir iki kelime öğrenip "hadi mesaj yollayalım ve gerçekleşsin" kadar çocukça değil.

    Korkarım Zeka bu şekilde çalışmıyor.Teslimiyet denilen sabır denilen şey, insanın kendi aklının içindeki bir kavram bir olgu ve bir duydudur.Bir anlayıştır.
    Ve ne zaman hangi anlayışı kullanacağınızı iyi bilmeniz gerekir.Duruma bakın.Çocuk değilsiniz.Eğer değilseniz yalvarmaya ya da evrene mesaj gönderme saçmalıklarına son vermeniz gerekir.Ama bir çocuksanız?

    O zaman dert değil, zaten evrenden isteyeceiniz ufak şeylerdir birkaç oyuncak belki, ya da çikolata şeker falan...Eminim çevrenizde bunu karşılayacak bir ebeveyn bulunur.Bunun için bile bikaç numara bilmeye ihtiyacınız var, biraz politikaya, biraz doğru politikaya...Ama çocuk değilseniz böyle ufak şeyler istemeyin.İnsanlar bir okul istiyor araba istiyor ev istiyor biraz daha para...Hayırlı bir kısmet...
    Bunlar da ufak şeylerdir.Dikkat ederseniz çoğu kısmına yine aileniz yardım eder.Bir kısmına devlet ve bankalar falan.İstekleriniz bunlarsa biraz yalvarabilirsiniz evrene mesaj gönderin falan.

  3. #3
    arwen_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-03-2010
    Mesajlar
    778
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    beklemek bazen uzun bazen kısa yukarıdaki ağaç örneğinizdeki örnek bu bekleyiş bilindik bir bekleyiştir duruma göre içsel duruma göre değişen sıkıcılık olarak etki oluşturabilir ya da oluşturmaya bilir ama beklemekten ve bekletilmekten hiç hoşlanmayan biri olarak beklemenin bilgelik mi yoksa sinir mi oluşturur orası tartışılır. bilgelik araştırma kendini geliştirme gibi şeyler gerektiriyor çok gezmek seyyyahlık hani laf bu ya çok gezen mi çok okuyan mı bilir.görsel algı daha önemli bilgi edinme ve hatırlama düzeyinde... bu şahsımın pencere deyinimi

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •