Muhammed, eşlerinden Hafsa'yı bir geceliğine babası Ömer'in evine gönderir. Hafsa gittikten sonra, cariyesi Mariya'yı alır ve Hafsa'nın odasına götürür ve orada Mariya ile yatar. Ancak, normalde babasının evinde kalması gereken Hafsa eve erken döner ve Muhammed'i, kendi yatağında Mariya ile yatarken bulur. Bu duruma çok kızan Hafsa, olayı hemen Ayşe'ye anlatır. Ayşe, Hafsa ile birlik olup Muhammed'e karşı çok sert tepki gösterirler. Muhammed bu tepkiden kurtulmak için, konunun diğer eşlere anlatılmamasını isteyerek Mariya ile bir daha ömür boyu yatmamak üzere yemin eder. Ancak, Hafsa bu olayı diğerlerine de anlatır. Bunun üzerine Muhammed verdiği yemini bozar. Tahrim Suresinin ilk 5 ayeti bu olayla ilgilidir:
1.'' Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını gözeterek Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.''
2. ''Allah, (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmanızı size meşru kılmıştır. Sizin yardımcınız Allah'tır. O, bilendir, hikmet sahibidir. ''
3. ''Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. Fakat eşi, o sözü başkalarına haber verip Allah da bunu Peygamber'e açıklayınca, Peygamber bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona haber verince eşi: Bunu sana kim bildirdi? dedi. Peygamber: Bilen, her şeyden haberdar olan Allah bana haber verdi, dedi. ''
4.'' Eğer ikiniz de Allah'a tevbe ederseniz, (yerinde olur). Çünkü kalpleriniz sapmıştı. Ve eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka verirseniz bilesiniz ki onun dostu ve yardımcısı Allah, Cebrail ve müminlerin iyileridir. Bunların ardından melekler de (ona) yardımcıdır.''
5. ''Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha iyi kendini Allah'a veren, inanan, sebatla itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bâkire eşler verebilir.''
Aslında, Muhammed'in cariyeleri ile yatamaması gibi bir kural yoktur. Zaten, Ahzab 51. "Onlardan dilediğini geriye bırakır, dilediğini de yanına alırsın...." diyerek Muhammed'e kadınları istediği gibi kullanma konusunda her türlü yetkiyi vermektedir. Burada söz konusu olan muhtemelen, Muhammed'in, Hafsa'yı babasının yanına göndererek Mariya'yı Hafsa'nın sırasına koyması ve onun yatağını kullanmış olmasıdır. Ancak her durumda, Muhammed'in insanları istediği gibi güdebilmesine örnek olarak, Allah'dan geldi diyerek gösterdiğii Tahrim / 5. ayet oldukça ilginçtir.
(Köle Marya, Mısır kıralı tarafından Muhammed'e hediye edilen iki kız kardeşten biridir.)
İbni Abbas, Hattaboğlu Halife Ömer'e Tahrim suresindeki ''Eğer ikiniz de Allah'a tevbe ederseniz..'' i k i n i z'den kimlerin kastedildiğini sorduğunda
Ömer'den şu yanıtı alır: ''Aişe ile Hafsa'' (al-Taberi: Camiu'l-Beyan Fi Tefsi
ri'l-Kuran c.28 S.102)
Hafsa peygamberi o durumda yakalayınca şöyle der:'' _ Ey peygamber! Ant içerek söylerim ki, karılarından hiçbirinin başına benzeri getirmediğin bir şeyi bana yaptın. Benim günümde (''Fi yevmi!''); cinsel birleşme sırası
bende iken (''Fi Devri'') ve benim yatağımda (''Ala^ Firaşi'')!!''
''Peki'', der Muhammed Mustafa. '' Marya'yı kendime haram etsem de ona bir daha yaklaşmasam, bundan hoşnut olur musun?'' ''Evet''.
Muhammed hemen andiçer:'' Aramızda kalsın. Bunu sakın kimseye söylem
e tamam mı?'' ''Tamam'' der hafsa. Ne varki hafsa olayı Aişe'ye anlatır.
Tahrim suresi ayetleri iner olay üzerine, ve Muhammed Marya ile yatmayı sürdürür ve ondan bir oğlu olur: İbrahim. Fakat İbrahim ok yaşamaz.
Tahrim 3. "Hani peygamber eşlerinin bazısına sır olarak bir söz söylemişti." Vâv ibtidâiyyedir. "İz" edatı da hazfedilen fiiline bağlı olarak geçmiş zamanı hatırlatmak içindir. Nedensellik mânâsını da ifade edebilir. Hitap umûmadır. Yani aile hususunun önemini, tahrim ve boşamaya sebebiyet verebilecek halleri anlamak için daima o vakti hatırda tutmalı ki Peygamber eşlerinden birine sır olarak bir söz söylemiş ve bu sözü kimseye söyleme demişti; bu sır ne idi? Evvela buyurulmakla bunun bir fiil olmayıp karı ile koca arasında kalması gereken sade bir sözden ibaret olduğu anlatılıyor. Fakat ne o hanımın isminin açıklanmasına, ne de bu sözün neden ibaret olduğunun beyan edilmesine bir sebep olmadığı için Allah Teâlâ, âyette ne onun ismini ne de bu sözün ne olduğunu bildirmeye
rek aile arasındaki bu nevi sırları bilenlerin de, onları yaymalarının caiz olmayacağını hatırlatmıştır. O halde en doğrusu bunların kim ve ne olduğunu Allah bilir deyip tecessüse (iç yüzünü araştırmaya kalkışmamak-
tır) (Elmalılı hamdi Yazır Tefsirinden).
Elmalılı Tahrim surelerini Marya-Hafsa ve Bal şerbeti olayına bağlayan Müffesirlere işaret eder; fakat kendisi bu esbab-ı nüzul yorumlarına katılm
amaktadır. Kendine özgü Şerhi inandırıcı olmaktan son derece uzaktır ama bu da ancak başka bir yazı konusu olabilcek mahiyettedir.
Marya-Hafsa olayı - Tahrim suresi - Esbab-ı Nüzul ve tefsir Kaynakları:
* Taberi: Camiu'l Beyan, 28/102
* Fahruddin Razi: 30/41 ve 43
*Muhammed Ali Sabuni: Safvetu't-Tefasir 3/406-407


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla




m.