Komik mi yoksa trajikomik mi? Kararı siz verin.
Çaresi kolay. Camilerden daha yüksek sesle ezan okunsun. İran'daki gibi bir din polisi oluşturulsun. Çocuk parası desteği gibi bir destek verilerek, nüfus cüzdanlarından din hanesini dolu bırakanlara para yardımında bulunulsun. Belki sizin de aklınıza başka çözümler gelebilir. Zaten bu uygulamayı yapanlar da bir çözüm bulmuşlar. Pilot uygulama yapmayı bırakmışlar. Peki Avrupa'ya ne diyecekler?Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'nin geçtiğimiz Şubat ayında, T.C. kimlik kartlarında “din” hanesinin yer almasını insan hakları ihlali olarak değerlendirmesi üzerine başlatılan deneysel çalışma beklenmedik bir şekilde sonuçlandı. Çalışma kapsamında pilot bölge olarak seçilen Yozgat'ın Sedirli İlçesine bağlı Davranca beldesinde, nüfus cüzdanlarından "din" hanesi kaldırılan vatandaşların iki aylık sürecin sonunda hepten dinden, imandan çıktıkları bildirilirken, çalışma sonuçları kapsamlı bir rapor halinde hükümete sunuldu.
Sık sık Türkiye gündemine gelen "Nüfus cüzdanından din hanesi kaldırılmalı mı?" tartışmaları, bir vatandaşımızın başvurusu üzerine AİHM'nin Şubat ayında verdiği "kaldırılmalı" yönündeki tavsiye niteliğindeki karar ile farklı bir boyut kazandı. Kararın ardından hükümetin de desteğiyle ülkenin önde gelen sosyoloji uzmanlarınca oluşturulan çalışma grubu, pilot bölge olarak seçtikleri Yozgat'ın Sedirli İlçesine bağlı Davranca beldesinde yaptıkları deneylerde oldukça ilginç sonuçlara ulaştılar.
Camiler Boş Kaldı
Çalışma grubunun başkanlığını yürüten, Gazi Üniversitesi Sosyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ersin Özbükey tarafından basına açıklanan sonuçlara göre; kimliklerden din hanesinin kaldırılmasının ardından yöre halkının daha ilk haftadan Cuma namazına gitmeyi dahi bıraktıkları bildirilirken "Bu kadar senedir onları nüfus cüzdanındaki bir hanenin tuttuğunu çok acı bir biçimde öğrendik." ifadelerine yer verildi. Kimliklerin yenilenmesi ile bir boşluk yaşanabileceğini tahmin ettiklerini ancak bu kadar da hızlı bir değişimi kesinlikle beklemediklerini belirten Özbükey, sözlerine şöyle devam etti:
"Artık yeni kimlikler nasıl bir coşku yaratmışsa vatandaşlarımızda, ikinci haftadan itibaren kimsenin dinle diyanetle bir ilgisi kalmadı. Bir çok vatandaşımız biraz da yılların getirdiği alışkanlıkla illa bir şeylere tapınma isteği duyduklarından o boşluğu güneşle, ayla, suyla gidermeye çalışırlarken, bazılarının da Davranca'nın en önemli geçim kaynaklarından olan meşhur keçi boynuzuna tapınmaya çalıştıklarını üzülerek müşahede ettik."
Esas büyük probleminse beldenin biraz mürekkep yalamış, nispeten tahsilli nüfusunun devreye girmesiyle başladığını söyleyen Özbükey "Bunlar zaten direkt olarak kendilerini bilime, felsefeye falan verdiler. O güne kadar ders kitabı ve 'Tam Nemaz Hocası'ndan başka bir kitap satılmayan beldenin tek kırtasiye dükkanının raflarında artık nereden buldularsa Darwin'den, Marx'tan, Richard Dawkins'ten geçilmez oldu. 2 hafta evvel bir kahvede diyaletik materyalizmin Troçkist yorumu üzerine çıkan tartışma karakolda bitince deneyin artık kontrolden çıkmaya başladığından iyice emin olduk. Belde halkında sınıf bilinci oluşmadan deneyi apar topar sonlandırmaya karar verdik. Eski nüfus cüzdanlarına kavuşan vatandaşlarımızın aynı hızla tekrar dine döndüklerini görmekse bizi şaşırttı ve bir o kadar da mutlu etti." sözleriyle, Davranca'nın adeta felaketin eşiğinden döndüğü 2 aylık macerasını özetledi.
Türkiye Buna Hazır Değil
Son olarak hazırladıkları raporda deneyin tüm ayrıntılarına yer verildiğini belirten Özbükey "Bundan sonraki karar hükümetimize ait ancak bizim görüşümüz ülkemizin henüz nüfus cüzdanlarından din hanesinin kaldırılmasına hazır olmadığı yönünde. Yok illa kaldırılacaksa da onun yerine tuttuğu futbol takımının konulması gibi alternatifler mutlaka göz önünde bulundurulmalı." diyerek açıklamalarını tamamladı
http://zaytung.com/haberdetay.asp?newsid=15977
hava su kadar mühim bir olay tabii ki
http://www.turkforum.net/1108696455-...den-dondu.html


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı Yaparak Cevapla


