• Reklam
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    ÇILGIN AT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-03-2009
    Mesajlar
    6,743
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5

    Hakara makara yapmayalım lütfen!..Mehmet Y. YILMAZ

    CAN Dündar’ın NTV’deki “Canlı Gazte” programında geçen gün konuk olarak AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik vardı.

    Normal olarak bu tür konuşmaları izlemem ama konu “siyasette nezaket” ve konuşan da Hüseyin Çelik olunca izlemeden edemedim.

    Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Başbakan’dan söz ederken “Recep Bey” demesinin siyasi nezakete hiç uymadığını anlattı. Siyasetçilerin sokak ağzı ile konuşmaması gerektiğinden, adabı muaşeret bilmekten filan söz etti.

    Bu söyleyen kişi hatırlayacaksınız, Deniz Baykal’a “Hem kel hem fodul” diyen siyasetçi!


    Programdaki konuşmasını daha sonra internetten tekrar izleyip not ettim. Bakın “siyasette sokak ağzı ile konuşmayı doğru bulmayan” Hüseyin Çelik ne diyor:

    “Kürt meselesinde eğer meseleyi sadece aş ve iş olarak değerlendirirseniz o zaman insanları sadece mideden ibaret bir varlık gibi mi görüyorsunuz? İnsanlar unutulmamalıdır ki mutfak ile tuvalet arasında bir boru filan değil!”

    Ekonomik talepleri, “İnsan mutfak ile tuvalet arasında bir boru değildir” diye karşılayan böyle veciz bir ifadenin bir edebiyat hocasından çıkması ne kadar ilginç değil mi?


    Demek ki “sokak ağzı ile konuşmamak için” böyle veciz ifadeler kullanmak gerekiyor!

    Başbakan da Arjantin’e giderken dün şöyle bir şey söyledi: “Biz hakara makara yapmıyoruz!”

    Sözlük delisi sayılırım, karıştırmadığım, bakmadığım yer kalmadı, böyle bir kavrama rastlayamadım.

    Belli ki Başbakan “sokak ağzı ile konuşmayı” uygun bulmayan arkadaşlarını mahcup etmemek için yeni deyimler icat ediyor!

    Ve böyle seçkin bir deyim de ilk kez kullanılmış olmasının şerefine bu yazının başlığına çıkıyor!

    Başbakan’ı da manşetlerle uğurlayacağız

    DÜN istisnasız bütün gazetelerin birinci sayfalarında, çoğunun da manşetinde Başbakan’ın “Manşetle gelen, manşetle gider” sözü vardı.


    Eğer bu söylediği doğru ise, yani Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin başına manşetlerle geldiyse, manşetlerle gider, neden bu kadar telaş ediyor?

    Başbakan, ülkenin ana muhalefet partisinin başına yeni bir ismin geçmesinin gazetelere manşet olmasından neden rahatsızlık duyuyor, anlayamadım. Kendisi de AKP’nin başına geçerken aynı şekilde manşet olmuştu. Hatta o tarihte yönettiğim Milliyet’te 15 gün süreyle tam sayfalık yazı dizisi bile olmuştu! Gazetelerin yeni bir genel başkanı manşetlere taşıması, tanımayanlar için hakkında yazı dizileri hazırlaması görevleri gereğidir.

    Ama belli ki bu bile AKP yöneticilerini rahatsız ediyor. İstiyorlar ki sadece kendilerinden söz edilsin, sadece kendi söyledikleri manşetlerde yer alsın.

    Devlet bankalarından yüzlerce milyon doları kredi diye verip, bir yandaş medya yaratma çabasının altında da belli ki bu özlem yatıyor .

    Bağımsız medyayı bu yüzden istemiyorlar, tahammül edemiyorlar.

    Öte yandan şunu da söylemem gerek: Evet, Başbakan’ın söylediği doğru, bugün geldiği için manşetlere oturanlar, yarın giderken yine manşetlere konu olacaklar.

    Tıpkı Başbakan’ı bekleyen akıbet gibi!

    O da manşetlerle gelmişti. Manşetleri çok sevdi, artık başkasının orada olmasına tahammül edemiyor. Ve bilsin ki giderken onu da manşetlerle uğurlayacağız!

    Bu nasıl bir ‘şüphe’ anlayamadım

    ERGENEKON soruşturması sırasında Cumhuriyet Gazetesi’nin santralı da dinleme izni ile dinlenmiş ve o santraldan geçen konuşmaların çoğu Ergenekon iddianamesinin eklerine girmişti. Hakkında dinleme kararı olmadığı halde, sırf santraldan geçen konuşmalar yaptıkları için dinlenenlerin açtığı davada mahkeme tazminat istemini reddetti.

    Dinleme sırasında Cumhuriyet muhabiri ile Kemal Kılıçdaroğlu arasında geçen bir konuşmanın iddianameye neden girdiği ise çok ilgimi çekti.

    Kılıçdaroğlu o günlerde sürekli “bombalar patlatıyordu”. Muhabir konuşurken bunu söylemiş: “Bombalar patlatıyorsunuz!” Savcılar da bunu şüpheli bulmuşlar ve iddianameye koymuşlar.

    “Acaba bomba nerede patlıyor, bombayı kim hazırladı, fünyesi nasıl, hangi tür patlayıcı kullanıldı” merakıyla olsa gerek!


    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/...rid=148&gid=61


    Sadece bu örnek bile Ergenekon iddianamesinin nasıl bir savruklukla hazırlandığını ortaya koymaya yeter.

    Dava ile hiç ilgisi olmayan bir sürü delil ile şişirilmiş on binlerce sayfalık iddianame içinden mahkemenin sağlıklı bir karar çıkarması kaç yıl sürer dersiniz?
    Harran Ovasında Toros Yaylalarında Karadeniz Yaylalarında iki inek yetiştirmeyi beceremeyen adamlar maşallah ekranlarda yüzlerce sığır yetiştirdi.. Nihat GENÇ
    Yasama, yürütme, yargı içiçe geçmişse, özgürlükler garantide değilse, anayasa yok demektir. Kuvvet kimdeyse o hâkimdir! (Jean-Jacques Rousseau)

    http://www.facebook.com/video/video....59027504130383

  2. #2
    Bertold adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-09-2008
    Mesajlar
    2,882
    Karizma Gücü
    4
    Yazıya şöyle bir göz geçirdim. Güzel bir yazı olmuş. Bomba kısmı komedi

    Başbakan uçakta verdiği demeçte ''Hakara makara yapmıyoruz iş yapıyoruz. Daha fazla nasıl mal satarız onun derdindeyim ben.''mealinde şeyler söylemişti. Satmak istediği mallar da zengin iş adamlarının mallarından başka bir şey değil. Başbakan işi gücü bırakmış iş adamlarının cebini doldurma gayretine girişmiş anlaşılan. Kimse bana o ticaretler sayesinde ülkenin zenginleştiği masalını da anlatmasın. O paralardan fakir fukaranın cebine bir kuruş bile girmiyor.

    Neyse ben sevgili başbakana zengin iş adamlarının cebini doldurma gayretinde başarılar diliyorum. Bir an önce doysalar da defolup gitseler şu memleketten ama doymazlar bunlar. Karınları doysa gözleri doymaz öyle aç gözlüler.
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ

    tam yüzyıl..
    tam yüzyıl oldu yüzünü görmeyeli
    gözlerin içimde durmayalı.
    NAZIM HİKMET RAN

  3. #3
    balauz adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-11-2009
    Mesajlar
    2,602
    Karizma Gücü
    3
    Geleneksel savaş yönetmeleri yerini farklı mücadele şekillerine bırakmakta,bunlardan biri dil.Hakara makara ifadesinin derin anlamları karşısında aciz kaldım Türk siyaseti ortaoyunu sahnesine döndü bunların sayesinde.
    Kaç defa çıkıp gittim buralardan yeminle…
    Ama her defasında geri döndüm seninle…
    Hangi düğüm çözülür… Nazla… Sitemle… Kinle...

    Yeryüzünde yolculuk edenin ayağı; gökte yolculuk yapanın ise kalbi su toplar. huper-kallos

  4. #4
    cikshack adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-10-2006
    Mesajlar
    2,000
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Hakara makara ne demek, böyle bir ifade duyan varmı?..........

  5. #5
    Uye FLoRa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2008
    Mesajlar
    11,292
    Karizma Gücü
    7
    O da manşetlerle gelmişti. Manşetleri çok sevdi, artık başkasının orada olmasına tahammül edemiyor. Ve bilsin ki giderken onu da manşetlerle uğurlayacağız!


    uğurlarkende hakkında 25 ve ya daha fazla dosyası(evrakta sahtecilikten,kalpazanlığa kadar) TSK yıpratma ve muhalefetin herkesimini sindirme ve susturmaya yönelik ortaya sürdüğü Hukukdışılığı tavan yapmış heryereKON düzmecesinin iç yüzünü,Ülkeye ,Toprağına,Milli Birlik ve beraberliğine ,Ülke rejimine kastdestmeside dahil olmak üzere verdiği bütün zaiyatlarla birlikte tüm bunların faturasını Recebin alnının ortasına yapıştırılmış olarak manşetten göreceğiz

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •