TÜRKİYEDE KALKINMA POLİTİKALARI
Kalkınma kavramı, toplumların gelişim sürecine uygun olarak, farklı dönemlerde değişik içerikler kazandığı gibi aynı dönemde farklı içeriklerle de kullanılmıştır. Kavram, bazen de kendine yakın anlamlar taşıyan sanayileşme, modernleşme, ilerleme, büyüme ve yapısal değişme gibi kavramlarla içi içe geçmiş, onların yerine kullanılmıştır, ancak bu durum kalkınma olgusunun anlamında kargaşaya sebep olmuştur.
Bölge Kavramı Ve Kalkınmadaki Rolü
“Bölge” kavramını, kesin çizgilerle belirleyen, mutlak anlamda sabitlenmiş, ortak bir tanım olmamakla birlikte, bu kavramı açıklamaya yönelik tanımlamalar çerçevesinde, bölgenin iç türdeş, yani “homojen” karaktere sahip; fiziki, kültürel veya fonksiyonel birliği olan ve taşıdığı özelliklere bağlı olarak çevresindeki alanlardan ayrılabilen farklı bir ünite olduğu ifade edilebilir. Dolayısıyla bölge kavramının temel belirleyicisi, belirlenen kriterler açısından “homojen” karakter göstermektedir. Klasik bakış açısıyla ilk dönemlerde coğrafyanın özünü oluşturan bölgelerin belirlenmesinde doğal koşulların homojenliği dikkate alınırken, determinist bakış açısı zamanla geçerliliğini kısmen yitirmiştir. Çünkü, homojenlik esası fiziki unsurları aşmıştır. Bu bağlamda, günümüzde, bölge ölçeğinin ilişkili olduğu konuya, amaçlara, zamana göre değiştiği ve bu ölçeğin coğrafi ekonomik, sosyal, yönetimsel ölçütler veya bazen bunların birden fazlası dikkate alınarak belirlendiği görülmektedir.
Bölgesel büyüme ve kalkınma modellerindeki denge düşüncesinin aksine, bölgesel gelişme teorilerinin asıl ilgi alanı, gelişme sürecinde ortaya çıkan farklılaşmalar, kutuplaşmalar ve dengesizlikler olmaktadır. II. Dünya Savaşı sonrasında geliştirilen bir diğer teori olan “Kutuplaşmış Gelişme Teorisi” ilk defa Fransız iktisatçı Perroux tarafından başlatılmıştır. Perroux’a göre kalkınma her yerde aynı anda görülmemektedir. Kalkınma belirli noktalarda farklı yoğunluklarda görülmekte ve çeşitli kanallardan yayılarak tüm ekonomi üzerinde etkisini göstermektedir. Bu açıdan büyüme kutbu teorisi, işsizlik sorununu ulusal düzeyden bölgesel düzeye indirgemektedir.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla