ŞIRNAK’ta 1993-95 yıllarında işlenen 20 cinayetten sorumlu tutulan ve aralarında Albay Cemal Temizöz ve Cizre eski Belediye Başkanı Kamil Atak’ın yargılandığı davada ifade veren kilit tanık Mehmet Nuri Binzet, “Savcı E.T., bana Kuştepe Köyü’nde kazılan yerlerden birşey çıkmaması üzerine ’Beni dipsiz kuyularda merdivensiz bırakma’diye seslendi” dedi.

Kilit tanıktan ifadeye devam

Kayseri eski İl Jandarma Komutanı Albay Cemal Temizöz, Cizre eski Belediye Başkanı Kamil Atakve 5 zanlının yargılanmalarına Diyarbakır 6’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. 3 kamerayla kayıt altına alındı 14’üncü duruşmasında, bir önceki celsede verdiği tüm ifadeleri geri çeken ve savcılar tarafından ifadelerinin çarpıtıldığını savunan, davanın kilit tanığı Mehmet Nuri Binzet’in dinlenilmesine devam edildi.

Savcıya soruşturma nasıl başlar?

Geçen yıl Mart’ta Diyarbakır’da savcıya verdiği ve iddianamede yer bulan ifadeleri sorulan Binzet, ifadelerini reddetmeyi sürdürdü. Binzet, dosyaya bir türlü ulaşamadığını belirterek, Midyat’ta ifade verdiği savcı B.Ö. hakkında soruşturma başlatılması için ne yapabileceğini mahkeme heyetinden sordu.

’Savcı koruculuk resimlerimi istedi’

Binzet’e 2001’de gözaltına alındıktan sonra kendilerinden haber alınamayan HADEP’li Ebubekir Deniz ile Serdar Tanış’a iddiaları soruldu. İfadesinde, Deniz ve Tanış’a ait ses kayıtlarının olduğu çantanın kaybolduğu iddiaları hatırlatılan Binzet, “Savcılara saygılıyım, hakaret etmem, ama benim hangi tarihte nerede olduğumu gösterir bir dosya vardı kendisinde. Ben piyadeydim. Bitlis Hizan’da özel bir birlikte 4-5 ay özel bir göreve gittim. Kaybolan çantada şahsi eşyalarım vardı. Savcı banden çocuk yaşta koruculuk yaptığım dönemlere ait fotoğraflarımı istedi. Ben de basının eline geçmesin diye fotoların kaybolan çantanın içinde olduğunu söyledim” dedi.

’Cezaevinde koğuşumu yaktılar...’

Binzet, sanıklardan ağabeyi Kamil Atak hakkında insafsızca ifade verdiği anların olduğunu ve ağabeyi ile aralarındaki sorunlardan kaynaklandığını iddia ettiği cezaevinde yaşadığı sıkıntıları şöyle anlattı:

“2008’de Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi’nde bir davadan beraat ettim. Kamil Atak bunu duyunca ’Keşke idam etseydiniz’ dedi. Bundan dolayı kendimi hücreye kapattım. Üç ay kimseyle görüşmedim. İntikam kitapları okudum. Israrlar üzerine psikologlarla görüştüm. Böylece intikam yolu seçtim. Cezaevinde bana saygı ve düşmanlık besleyenler de oldu. Mersin’de kaldığım koğuş ateşe verildi. Halk, PKK baskısıyla devlet yanlısı olanları karalıyor. Bize, ’siz neden devlet yanlısınız’ deniliyordu. Bölgede 60 bin köy korucusu var, bunlar örgüte nefes aldırmıyor. Bu tür yaklaşımlarla koruculuğu kaldırmak istiyorlar.”

’Savcı anlatmadıklarımı yazmış...’

Savcının psikolojik durumundan yararlandığını ve kendisine özel ilgi gösterdiğini belirten Binzet, sözlerine şöyle devam etti: “Savcı odasında bana yemek ve sigara verdi. Zaman zaman bazı şeyleri söylememi istedi. Kendimi borçlu hissettiğim için, söylediği bazı şeyleri tekrar ettiğimi hatırlıyorum.”

’Kundakçı Paşa hakkında bilgi istedi’

Savcının kendisinden Hasan Kundakçı Paşa hakkında bilgilerle emekli ve muvazzaf askerlerin listesini istediğini ileri süren Binzet, savcıda 50 kişilik liste olduğunu ve ısrarla Recep Gençoğlu (Eskişehir İl Jandarma eski Komutanı, Erzincan Ergenekon davasında tutuklu) hakkında bilgi edinmek istediğini iddia etti. Binzet, savcının kendisinden Temizöz, Gençoğlu ve Sarızeybek paşalar hakkında bilgi istediğini söyledi.

’Keşifte istenilen kuyuları gösterdim’

Mahkeme, duruşmanın öğleden sonraki bölümünde de dinlenen Binzet, cezaevinde yönlendirildiğini ve bazı avukatların kendisine gönderdiği Cizre’de kazı yapılacak yerlere ait işaretli fotoğrafları mahkemeye sundu. Binzet, “Ben Kamil ağabeyimi sevmiyorum, burada doğruları söylüyorum. Keşif sırasında orayı göstermem benden istenildi. Ben de burayı gösterdim, ancak yapılan araştırmalarda herhangi bir insan iskeletine rastlanılmadı. Bu nedenle bu beyanları kabul etmiyorum. Ayrıca sayın cumhuriyet savcısı E.T., bana Kuştepe Köyü’nde kazılan yerlerden birşey çıkmaması üzerine ’Beni dipsiz kuyularda merdivensiz bırakma’diye seslendi” dedi.

Hizbullahçılar Temizöz’den korkardı

İfadelerinde sanıklar hakkında terör örgütü Hizbullah ve bölücü terör örgütü PKK bağlantılarıyla ilgili bölümleri sorulan Binzet şöyle konuştu: “Hizbullah dediğimiz vatandaşlar Allah’tan korktukları kadar bunun yarısı kadar da Cemal Temizöz’den korkuyorlardı. PKK saldırdığında Hizbullah tabir edilen kişiler de bunlara karşılık veriyorlardı, şehit olacaklarını düşünüyorlardı. Çatışma bittikten sonra Hizbullahçılar da köyden kaçıyorlardı. Sabahleyin keşif geleceğini düşündükleri için kaçtıklarını düşünüyorum.”

’Karınca yuvasına oturtma yalan...’

Binzet, işkence yapıldıktan sonra, karınca yuvasına oturtulup öldürülen Mustafa Aydın cinayetine ilişkin ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını ve savcının ısrarla bu kişinin Cemal Temizöz tarafından öldürüldüğünü söylemesi için kendisine telkinde bulunduğunu savundu. Binzet, “Ben ‘Temizöz, Mustafa isimli kişiyi karınca yuvasının üstüne oturttu’ şeklinde bir beyanda bulunmadım, böyle bir şeyi sadece duydum. Savcı B.Ö., konuyu bana bu şekilde anlattı ve emin olduğunu söyledi. Temizöz’ün Mustafa’yı vurduğunu gördüğümü söylememi istedi. ‘Bunu kabul edemem’ dedim. Savcı, Temizöz’ün bu kişiyi öldürdüğünden emin olduğunu söyledi. Bana en azından ona doğru ateş ettiğini gördüğümü söylememi istedi” dedi.

Mahkeme, sanıklar Albay Cemal Temizöz, Kamil Atak, Abdulhakim Güven, Adem Yakin, Hıdır Altuğ, Kukel Atak ve Temer Atak’ın tutukluluk halinin devamına karar verip duruşmayı erteledi.

http://haber.gazetevatan.com/savcida...09317/1/Gundem

bu rezaletler elbet son bulacak ve içerdeki suçsuz insanların yerlerini gerçek suçlular alacak!!