1. #1
    Kayıt Tarihi
    12-06-2010
    Mesajlar
    76

    Bütün İnsanlar Deli Doğar; Bazıları Öyle Kalır

    “Bütün İnsanlar Deli Doğar; Bazıları Öyle Kalır”
    Ya Siz, Onlardan mısınız?

    “Hepimiz deli olarak doğarız. Sonra ahlak ediniriz; durgunlaşıp aptallaşır ve mutsuz oluruz. Sonra da ölürüz” (Lawrence Durrell).




    Tarihin evrilme basamaklarında yaptığı yolculuğu süresince, kendisine atfedilen değersizliğe ve normalleştirme uğraşlarına karşın bir yer bulma çabasıyla, oradan oraya savrulmuştur “delilik”. Rönesans’a değin “delilik” olarak addedilen davranışların nedenleri, kötü ruhlarda, şeytanda, kötü tanrıçalarda ve büyücülerde aranmıştır. Rönesans’la yeşermeye başlayan aydınlığın etkisiyle, deliliğe ait tutumlarda büyük değişimler gözlenmiş; hatta “delilik” yazarlar, sanatçılar, hekimler arasında kabul görmeye başlamıştır. Öyle ki, o dönemde filizlenmiş Erasmus’un “Deliliğe Övgüsü” ve Cervantes’ in “Don Kişot’ u, bu duruma yakından tanıklık etmiştir. Rönesans’tan günümüze dek uzanan zaman sarmalı içerisinde, bilimsel düşüncenin giderek önem kazanmasıyla delilik, bir akıl hastalığına dönüştürülmüştür. Akıl dışı olan tüm görüngüleri, aklın sınırlarına taşıyabilmek için de, bolca tımarhaneler inşa edilmiştir.

    Öyleyse kimdir deli?

    Kavramlara dair belirlenmiş, tüm “normallik” sınırlarını altüst edip, sınırsızlığın sınırlarını yeniden tanımlayabilecek kadar akıllı, bir kural tanımaz mı? Bir olguya ilişkin bir yorumu dile getirirken, klişeliğin kokuşmuşluğundaki betimlemeler zincirine aldırmaksızın, kendi doğru ve yanlışlarını çekincesiz üslubuyla ortaya dökebilen bir cesur mu? Tutkuların peşinden sürüklenebilecek bir delilikle, özgürlüğe efendilik taslayabilen bir ruh mu yoksa?

    İnsan türü tarih süresince, köklü bir geçmişe sahip olan delilik için, ilginç düşünceler beslemiştir. Deliliğe karşı takınılan ön yargılı bu tavırların sebebi, düzeni sürdürme kaygısından mı; farkındalığı keşfedilebilmiş ve farklılığı yaratabilmiş zihinlerde, hegemonya kuramama kaygısından mı; yoksa dayatmaların tutsaklaştırdığı zihinlerin, prangaları fırlatmadaki cesaretsizliğinden mi kaynaklanır, bilinmez.




    Toplumsal düzeni sağlamak adına oluşturulmuş ve geçmişten bu yana “yönetenlerce” belirlenmiş, bir dizi normlar bütünü, gerçekte, ne kadar amaçla bütünleşebilmiştir? Nedir normallik algısı, neye ve kime göre değişebilir, değişmelidir? “Algı” denen fenomen, bireyselliği bolca içinde barındıran bir çeşniden ibaret ise, tüm algıların tek bir düzenekte toplanmasını beklemek, saçmalıktan ibaret olmalıdır. “Doğru”, “yanlış”, “garip”, “güzel”, “çirkin” gibi konseptlerin içinde, yer alan eylemler silsilesindeki genel kanıları yaratan sanrıları, kim - neye göre yaratmıştır ki; bu kanıların dışındaki tanımlamalar, sırf empoze edilmiş algılarla örtüşmediği için tuhaf bir delilikle bağdaştırılmıştır. Kurallar bütününe gösterdikleri sonsuz itaatin yanı sıra, iç dünyalarındaki karmaşanın farkındasızlığında can çekişmekte olan bireylerin, kendilerinin “normal” olarak nitelendirilme kaygısından başka hiçbir endişe duymamasından, daha korkunç bir “delilik tablosu” çizilebilir mi?

    İlginçtir ki, deliliğe karşı alaycı bir küçümsemeyle yaklaşan sözde bilgelerin hayatlarında, daha geniş bir yer tutmuştur delilik. Yeni doğan bir “delinin”, bilgeliğe doğru uzanan evrimleşme sürecini, deliliğin yardımı olmadan atlatabilmesi mümkün değildir. Deneyimlerden arta kalan acılarla, hâlâ hayata dair umutların peşinde koşmayı istemek (hayata rağmen), delilikten başka hangi olguyla izah edilebilir ki? Deliliğin cesareti olmasaydı, bu gün hangi hayalin gerçekliğinden bahsedilebilirdi? Oysaki hayalleri gerçek kılma fikri evrilmiş bir “akıllı” için ne büyük bir deliliktir. Gençlikten yaşlılığa doğru zaman kat edilmeye başlandıkça, tüm akıllı geçinenler (delirmemek için) kendilerini deliliğin kucağında bulurlar; çünkü orası eşsiz bir mutluluktur onlar için.




    Yaratıcılık, kadim dostu olmuştur deliliğin her daim. Delilikten aldıkları ilhamla sınırları zorlamamış, farklı perspektiflerin açtığı tuhaflıklarla sürüden reddedilme hazzını yaşamamış, tek düzeliğe duyduğu korkunç nefretle isyanın doruklarına çıkmamış kimselerin yaratıcılıklarından söz edilemez. İşte bu yüzden, bu kişiler, düzenin kirliliğinden arıttıkları “kendiliklerini” korumak için, sanata sığınırlar, zaman zaman. Her ne kadar sanat, deliliği zorunlu koşmasa da, deliliği barındırmayan bir sanat eserinin, ölümsüzleşme sürecindeki başarısızlığı, kaçınılmaz bir son olacaktır.



    “Hepimiz deli olarak doğarız. Sonra ahlak ediniriz; durgunlaşıp aptallaşır ve mutsuz oluruz. Sonra da ölürüz.” diyen Lawrence Durrell’ in bu muhteşem sözüne kulak vermeyen “akıllılar”, deliliğe dair kırıntıları keşfedip tekrar birleştirmek için, hâlâ, neyi beklemekteler?

    Hepimiz zaten deli doğduk; yalnızca bazıları deli kalmayı başardı, hükmedebildikleri akıllarıyla.

    Ya siz, onlardan mısınız?

    Firdevs Burçak

    İlginizi Çekebilecek Diğer Konular:


  2. #2
    Kayıt Tarihi
    27-07-2005
    Mesajlar
    4,337
    bir tanım koyulacaksa, nereden başlatılacak normalitenin sınırları. her yerde onların bayrakları yükseltilir, görürüm. ışıltılı flamalarda yükseltilir sıradan olmak...

    tepeden belirlenmiş, ideallerine bağlı, zavallı düşünce tutsakları, övünür en çok şizofren olmamakla.

  3. #3
    Kayıt Tarihi
    12-06-2010
    Mesajlar
    76
    Alıntı devinizm tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    bir tanım koyulacaksa, nereden başlatılacak normalitenin sınırları. her yerde onların bayrakları yükseltilir, görürüm. ışıltılı flamalarda yükseltilir sıradan olmak...

    tepeden belirlenmiş, ideallerine bağlı, zavallı düşünce tutsakları, övünür en çok şizofren olmamakla.
    Normalite bence toplumun genelinin normal ya da doğru olarak kabul ettiği durum.Sınırlarını toplum ya da toplum adına birileri belirler.

  4. #4
    Kayıt Tarihi
    29-03-2010
    Mesajlar
    302
    Akıllı olup dünyanın kahrını çekeceğine deli ol dünya senin kahrını çeksin demiş birileri.Delilik kavramına ve delilere sempatik yaklaşıyorum.Delilikte bir gizem var ama açığa çıkamayan elbet oda belli olur..

  5. #5
    Kayıt Tarihi
    07-08-2009
    Mesajlar
    133
    Ben deliyim.

  6. #6
    Kayıt Tarihi
    11-07-2006
    Mesajlar
    4,076
    Bazıları da ölü doğuyor. Tavrını en baştan gösteriyor olmalı

  7. #7
    Kayıt Tarihi
    27-07-2005
    Mesajlar
    4,337
    Alıntı huper-kallos tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Normalite bence toplumun genelinin normal ya da doğru olarak kabul ettiği durum.Sınırlarını toplum ya da toplum adına birileri belirler.
    normalitenin sınırları toplum tarafından belirlendiği için ki, o sınırların içinde sıradan olan her şeye bir yer bulunur. dehanın ve yüksek felsefenin ise o alana sokulmasına izin verilmez. zaten o alan tümüyle hoşgörüsüzlük üzerine kurulmuştur.

  8. #8
    Kayıt Tarihi
    12-06-2010
    Mesajlar
    76
    Alıntı devinizm tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    normalitenin sınırları toplum tarafından belirlendiği için ki, o sınırların içinde sıradan olan her şeye bir yer bulunur. dehanın ve yüksek felsefenin ise o alana sokulmasına izin verilmez. zaten o alan tümüyle hoşgörüsüzlük üzerine kurulmuştur.
    Evet,kesinlikle böyle . Harika bir tespit olmuş
    Bu yazıda bahsedilen delilik aklın iplerini koparmak aslında.Aklı özgürleştirecek, bütün kalıplardan, bütün genellemelerden sıyrılıp derinlikleri , ayrıntıları kavrama,alternatifleri görebilme , ayrıntılar ve inceliklerle duygu ve düşüncede zengin bir hayatı delilik olarak tanımlamış.

  9. #9
    Kayıt Tarihi
    18-10-2005
    Mesajlar
    4,976
    Alıntı öfke tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ben deliyim.
    şimdi şöyle birşey var; benden bir delinin söylediğine inanmamı bekliyorsan, doğrudur sen bir deli olmalısın.

  10. #10
    Kayıt Tarihi
    28-06-2006
    Mesajlar
    3,397
    mutlu ve hayalgücü iyi düzeyde olan insanları çekemeyenler genelde deli olarak anılır.
    güzel bi şeydir oysa.
    Bu mesaj en son " 01.07.10 " tarihinde saat 23:05 itibariyle bubuu tarafından düzenlenmiştir... Neden: ''deli yakıştırması''itici çağrışımlar yapar oysa..


 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Tek bir program bütün oyunlarda geçerli hile programı
    Oyun Hileleri ve Şifre Kodları bölümünde ozandeveli tarafından açılmış
    Yanıt: 2
    Son Mesaj: 31.08.10, 13:31
  2. Gökten öyle şeyler yağdı ki
    Gizli Gerçekler-Efsaneler-Komplo Teorileri bölümünde zeyna_ tarafından açılmış
    Yanıt: 13
    Son Mesaj: 08.08.10, 23:52
  3. İnsanlar Neden Aşk Acısı Çeker?
    Aşk, Sevgi, Evlilik ve Kadın-Erkek İlişkileri bölümünde *I*lin* tarafından açılmış
    Yanıt: 25
    Son Mesaj: 10.05.10, 20:33