Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 21 Haziran’da Köşk’te yaptığı güvenlik toplantısının zaten yeni bir strateji belirleme iddiası yoktu. Yapılan açıklamada da kısa ve orta vadeli önlemlerin görüşüldüğü vurgulanmıştı.
MURAT YETKİN
myetkin@radikal.com.tr

Bu önlemler dünkü gazetelere sınır boyunda profesyonel birliklerin görev yapması projesinin hızlandırılması, MİT’e daha geniş istihbarat yetkileri verilmesi, gerekirse sınır ötesi harekât yapılması şeklinde yansıdı.
Yansımayan birkaç ayrıntı da vardı. Örneğin toplantıda, PKK saldırılarının bölgedeki ordu ve polis birliktelerinde tayinler nedeniyle görev değişiminin yapıldığı günlerde yoğunlaşıyor olmasıydı. Bölgede deneyim kazanmış personel gidiyor, yenisi geliyor, oysa hep orada duran PKK tam bu sıralarda eylemleri yükseltiyordu.
‘Yerel istihbarat’ vurgusunun bir boyutu da buydu. Tabii insanın dilinin ucuna gelen başka boyutu da var. Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in ve onunla birlikte Jandarma, MİT görevlilerinin tutuklandığı soruşturma sırasında bölgede görev yapan 300 civarında yerel istihbarat elemanının isim ve kimlikleri birileri tarafından kendilerince Ergenekon örgütünü çökertiyoruz diye- ortalara dökülmüştü. Üçüncü Ordu bölgesinde yerel istihbarat ağının büyük darbe aldığı bu olay ardından PKK’nın Reşadiye saldırısının gelmesi rastlantı mıydı?
Şemdinli saldırısı ders olsun derken dün İstanbul, Halkalı’daki saldırı haberi geldi. PKK’nın fiili lideri Murat Karayılan’ın vaat ettiği gibi, dehşet saldırıları doğuyu da, batıyı da vuruyor.
Başbakan Tayyip Erdoğan bu saldırıların dehşeti yaygınlaştıracak şekilde verilmesine karşı çıkarken haklı olabilir. Ancak saldırıların duyulmasını engellemeye çalışmak, o saldırılardan daha fazla zarar verebilir; çünkü o zaman fısıltı gazetesi ve kara propaganda devreye girer. Aradaki ince çizgi, siyasi kaygılarla aşılmamalı.
21 Haziran’da Köşk’teki zirve ardından toplanan Bakanlar Kurulu’nda bazı somut önlemlerin tartışıldığı haberleri var. Ancak bunların asıl yarın İstanbul’da yapılacak Milli Güvenlik Kurulu’nda görüşüldükten sonra karara dönüşebileceği konuşuluyor.

Kılıçdaroğlu, ABD Büyükelçisi’yle görüşüyor
CHP lideri Kılıçdaroğlu belki de bundan sonraki hareket hattı açısından dikkat çekici gelişmelerle dolu bir hafta geçiriyor. Sıralayalım:

* Artan terörist saldırılarla ilgili Cumhurbaşkanı’nın davetine bir gün sonra icabet etmesine neden olan Adıyaman konuşmasında, ’Kanı kanla yıkamanın’ mümkün olmadığını söyledi. Tıpkı seçildiği kurultayında yüzde 10 barajının düşürülmesini istemesi gibi bir açılımdı bu CHP açısından.

* Dün Cumhurbaşkanı ile bir saati aşkın bir görüşme yaptı. Seçildiğinden bu yana Gül ile ilk görüşmesiydi. Sergilediği yaklaşımın sorunu keskinleştirici değil, ortak çözüm bulmaya imkân arayıcı yönde olduğu anlaşılıyor. Bu yaklaşımın Kılıçdaroğlu’na kitleler nezdinde puan getirici olduğu söylenebilir.

* Yine dün, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Kılıçdaroğlu CHP’ye bir şans vermek adına Türkiye Değişim Hareketi’ni kurmaktan vazgeçtiğini açıkladı. Bu Sarıgül adına lütuf değildi; kendi tabanından gelen baskıydı. Bu adımın CHP’ye ilk seçimde birkaç puan fazladan getireceği tahmin edilebilir. (Dün SONAR’ın araştırmasında CHP ile
AK Parti arasındaki farkın haziran ayında kapanmaya başladığı görünüyordu.)

* Kılıçdaroğlu’nun AB büyükelçileriyle 24 Haziran’da dönem başkanı İspanya’nın Ankara Büyükelçisi Joan Clos tarafından verilecek bir yemekli toplantıda görüşeceğini daha önce duyurmuştuk. Yeni CHP liderinin bugün ABD’nin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey ile de görüşmesi bekleniyor. Bu görüşmelerin tabii ki protokoler yönü var; yeni seçilen ana muhalefet lideriyle, o şapkası altında tanışma toplantıları olarak görülebilir. Ancak hem Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu güvenlik ve diplomasi sorunları, hem de CHP’de Kılıçdaroğlu ile gelen kıpırdanma açısından baktığımızda nezaket ziyaretinin ötesine geçen bir yönü de var.

* Bu görüşmeleri yaptıktan sonra Kılıçdaroğlu, selefi Deniz Baykal’ın seçim bölgesi Antalya’ya gidecek. Orada Abdal Musa şenlikleri ve hayvan koruma faaliyetine katılacak. Ancak bu görüşmenin de parti içi dengeler bakımından önem taşıdığı ortada.
kynk

Herzamanki şeyler söylenecek