• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    misafir <s><span style='color: #FF0000'>alpi1907</span></s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-11-2005
    Mesajlar
    27,766
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12

    Kürtlere özerklik-Taha Akyol

    BDP'li belediyeler, Öcalan'ın yeni terimi olan "demokratik özerkliği" ilan etmeye hazırlanıyor; bunun anlamı 'idare hukuku' alanına giren işlerde Ankara'yı tanımamak!
    TAHA AKYOL
    t.akyol@milliyet.com.tr
    Dünkü Taraf bunu sürmanşetten haber veriyordu.
    Dünkü diğer çok önemli bir haber de Vatan'ın manşetindeki "Diyarbakır'dan PKK'ya çağrı" haberiydi; haberde Diyarbakırlı işadamı ve meslek kuruluşları ile bazı STK'lar PKK'ya "ön şartsız silah bırakma" çağrısı yapıyorlar. Çünkü biliyorlar ki terör ekonomik gelişmenin de demokratik gelişmenin de en büyük engelidir.
    Bu iki haber Türkiye'de Kürt meselesindeki iki temel sosyolojik dinamiği yansıtıyor.
    Biri etnik milliyetçi militan yaklaşımıdır ve zamanla "evli evine, köylü köyüne" sonucu doğurur!
    Öbürü işadamı akılcılığının yansımasıdır ve zamanla zenginleşmiş ve demokratikleşmiş bir toplum sonucunu doğurur.
    Terör olmasa yukarıdaki iki dinamikten biri kansız kavgasız gerçekleşir.
    Ama terör bütün doğal ve demokratik süreçleri mahvediyor.

    Öcalan özerkliğe karşı!
    Öcalan duruşmalarda, 'özerklik'in Frenkçesi olan 'otonomi' kelimesini kullanıyor, bunun feodal ve aşiretsel yapılara uygun düşeceğini söyleyerek reddediyor:
    "Federasyon, otonomi gibi seçenekler... Geri toplumsal yapıya bağımlı olacağından demokratik değerlerin gelişmesine fazla fırsat vermez. Daha çok feodal aşiretsel yapıları güçlendirir..."
    Dahası, Öcalan, Türklerle Kürtlerin "yüzyıllardan beri iç içe" geçtiğini hatırlatarak özerkliğin ekonomik gelişmeye zarar vereceğini de söylüyordu:
    "Ekonomik yapı, sosyal akışkanlık günlük olarak bile o kadar fazla iç içe çalışmaktadır ki dar özerklikçi yaklaşımın maddi zemini daha da daralmaktadır." (Aslan Tekin, İmralı'daki Konuk, sf. 328-329)
    Dikkat, özerklik ekonomik gelişme için şart olan "maddi zemini daraltır!" diyor!
    Öcalan dün "feodal... Dar zemin" diye suçladığı özerkliği şimdi silahla uygulattıracak!
    Yatırım, gelişme, demokrasi, iş, ekmek onun derdi mi? Onun mariz "ego"sundan önemli ne var dünyada?!
    Hem terörün hem "demokratik özerklik" denilen totaliter "zemin daralması"nın bölge ekonomisine vereceği zararı işadamları kadar kim anlayabilir?!
    İki habere yansıyan iki tutum arasında böyle muazzam bir dünya görüşü farkı vardır.

    Uzun vadede nereye?
    Meselenin uzun vadeli geleceği, etnik milliyetçiliğin militan mantığıyla girişimci orta sınıfın rasyonel mantığından hangisinin ağır basacağına bağlıdır.
    Terörün kendisi ve örgütün "Stalinist komiserler" şebekesi maalesef doğal toplumsal süreçlerin özgürce işlemesini engelliyor. "Demokratik özerklik" adı altında, siyaseten PKK totalitarizmine, iktisaden "maddi zeminin daralması"na gidecek bir süreci zorluyor.
    Anthony Birch'in tam da "etnik tuzak" dediği bir çıkmaza sürükleniştir bu! (A. Birch, Nationalism and National Integration, sf. 55-65)
    Dünyada sınırlar kalkarken ve yatırım çekmek için hukuk sistemleri liberalleşirken, PKK siyaseten totaliter, iktisaden "zemin daraltan" bir projeyi silahla dayatıyor!
    Terör tamamen sona ermeli, doğal süreçler kansız kavgasız işleyebilmelidir.
    NOT: Yarın akşam CNN Türk'te saat 22.00'de Eğrisi Doğrusu programında, sosyolog Sencer Ayata ve uzman Ali Nihat Özcan'la Kürt meselesinde nüfus artışı, iç göç, şehirleşme, duygusal ayrışma, sosyolojik bütünleşme gibi dinamiklerin rolünü konuşacağız; bilginize sunarım.

    kynk

    Ancak rüyalarında görürüler


    Kor cehalet cirkeflestirir insanlari !
    Suskunlugum asaletimdendir...
    Her lafa verecek bir cevabim var...
    Lakin bir lafa bakarim laf mi diye,
    Bir de soyleyene bakarim adam mi diye...
    Mevlana Celaleddin-i Rumii

  2. #2
    AOG
    AOG çevrimdışı
    AOG adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-04-2009
    Mesajlar
    5,183
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    yorum yapmaya değer....
    akşama artık....
    Hümanist Demokrat Parti
    It's My Page....

    ‘insanlık onuru işkenceyi yenecek’

  3. #3
    balauz adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-11-2009
    Mesajlar
    2,602
    Karizma Gücü
    3
    Görünen o ki PKK'ya silah bıraktıracak olan Öcalan'dır.Ana-babasının doğum gününü bilmeyip te Öcalan'ın doğum gününde kendini ölüme atan Kürtler olduğuna göre, Kürtler üzerinde etkin bir güç olduğu ortada.Ancak Öcalan'ın bu gücünü Kürtlerin menfaatine kullanmayacağı da son derece açık aslında.Belki de tek istediği kendini muhatap kabul eden bir Türkiye Cumhuriyeti.sadece bir ego tatmini.Ne demişler, çingeneye yetki verilince önce kendi anne-babasını asarmış ki Öcalan'ın da böylesi bir durumda Kürtleri harcaması kaçınılmazdır.

    Biraz önce bir yazıya rastladım, Karen Barkey isimli tarih ve sosyoloji profesörünün "Eşkiyalar ve Devlet- Osmanlı Tarzı Devlet Merkezileşmesi" isimli bir kitabından bahseden bir yazı.Karen Barkey yaptığı araştırmalarla kitabında şu sonuca ulaşmış: Eşkiyalık hareketleri karşısında Osmanlı , hiçbir zaman eşkiyanın kökünü kazıma hareketlerine girişmemiş, düzenli bir biçimde eşkiya ile pazarlık yapmıştır.

    Türkler tarafından Kapdan Paşa olarak adlandırılan İngiliz Amirali Sir Adolphus Slade, bu durumu şöyle anlatmış:
    “Osmanlının çoğu kere azılı eşkıyaları idam etmek veya hapsetmek yerine affetmesi, devletin bunları ele geçirmesindeki kudretsizliğinden değildir. Babıali bu işin kar ve zarar hesabını pek ustaca yapmasını bilir. Şöyle ki: bir haydutun yakalanması için devletin sarfedeceği masraf ve askerlerinin gireceği tehlikeler malumdur. Buna karşılık, bir eşkıyanın teslim olması için “af” gibi bir açık kapının açık bırakılması sayesinde, o haydutun karşılık olarak devlete vereceği fidye tutarı da bilinir. Devlet kapısına sığınan eşkıya sayesinde hazineye aktarılacak servet gibi, bir süre haydutluk ve fenalıklarından kurtulmuş olmak kayda değer ikinci bir kazancı teşkil eder. Devlet kapısına sığınıp af talep etmek fikri bu düşünceler tahtında meydana gelmiştir.

    Eşkıya ile pazarlığa oturan Osmanlı devleti, kısaca bir babanın yaramaz evlatlarına yapacağı muameleyle, onların evden kaçmalarına izin vermeden sistemden ne istediklerini soruyordu. Dahası, “bu kadar da olmaz” denilecek bir politikayla asi lideri bir eyalete vali yapıyor. Ve asi lider, elindeki kuvvetleri, devletin ordusuna teslim ediyor ve devlet adına çalışmak zorunda kalıyordu. Bu müthiş kurnazlıkla, sistemin içine çekilen eşkıya, zamanla devlet organizasyonu bünyesinde eriyor ve sistemin en yılmaz savunucuları haline gelebiliyordu. Dahası asi bir liderle, asileri bastırmakla görevli bir paşanın cenazeleri devlet töreniyle yan yana gömülebiliyordu."
    Kaç defa çıkıp gittim buralardan yeminle…
    Ama her defasında geri döndüm seninle…
    Hangi düğüm çözülür… Nazla… Sitemle… Kinle...

    Yeryüzünde yolculuk edenin ayağı; gökte yolculuk yapanın ise kalbi su toplar. huper-kallos

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Atatürk Kürtlere özerklik istemiş!
    2005 Konuları bölümünde Yalancı Tarih tarafından açılmış
    Yanıt: 29
    Son Mesaj: 29.12.05, 19:34
  2. Şii'lerde Özerklik İstedi...
    2005 Konuları bölümünde vicdone tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 11.08.05, 20:39

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •