Genelkurmay Başkanlığı, "Başta Irak olmak üzere sınır güvenliğini profesyonel asker koruyacak" açıklamasını yaptı. Gediktepe'deki mevzi ziyaretiyle ilgili olarak da, "Başbakan ve komutanların çömelme görüntüleri askeri gereklilikti. Ayakta durmaları tehlikeliydi" denildi.
Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreteri Tümgeneral Ferit Güler, Genelkurmay Başkanlığı karargahında yapılan basın bilgilendirme toplantısında, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Tümgeneral Güler, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve komutanların Gediktepe ziyareti esnasında mevzilerde çömelmeleriyle ilgili, "Mevzilerde iken Türkiye Cumhuriyeti Başbakanını ve komutanlarını tehdide açık bir şekilde ayakta tutmak doğru bir hareket tarzı olmazdı. Kısacası bu askeri bir gerekliliktir" dedi.
"Gediktepe'yi ziyaret esnasında Başbakan ve komutanların, mevzilerde çömelme fotoğrafı" konusundaki soru üzerine, Tümgeneral Güler, "Görüntülerden de açık bir şekilde görüldüğü üzere, orası düzenli bir cephe, mevzi değil, Türkiye-Irak sınır hattının tam üzerindedir. Sıfır hattıdır. Güneyi Irak'ın kuzeyidir, güneydeki arazi daha hakim bir arazidir. Her zaman bir kaç teröristin veya keskin nişancıların civarda bulunması mümkündür. Erler ayakta değil. Mevzilerde iken, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanını ve komutanlarını tehdide açık bir şekilde ayakta tutmak doğru bir hareket tarzı olmazdı. Kısacası bu askeri bir gerekliliktir" yanıtını verdi.
Bu tip mevzilerde uzak mesafeli ateşler sonucu şehit verilen olaylar olduğunu anlatan Tümgeneral Güler, "Burada önemli olan belirli bir risk alınarak Gediktepe'ye gidilip oradaki personel ile birlikte olmaktır" diye konuştu.
Tümgeneral Güler, Türkiye-Irak sınırında değişiklik yapılması tartışmaları ile ilgili olarak da, "Türkiye-Irak sınırının coğrafi açıdan zor bir sınır olduğu gerçektir. Bizim bu konuda şu aşamada bir şey söylememiz uygun değildir" dedi.
"ABD ile istihbarat paylaşımı sorunsuz"
Genelkurmay Başkanlığı İç Güvenlik Harekat Daire Başkanı Tümgeneral Fahri Kır da, Türkiye ile ABD arasında 2007 yılının Kasım ayında başlayan istihbarat paylaşımının sağlıklı bir şekilde sürdürüldüğünü, insansız hava araçları "PREDATÖR"lerin TSK personeli kontrolünde kullanıldığını ve günde 15-16 saat uçuş yaptıklarını bildirdi.
"Predatör"lerin, gözetleme yaparken 130 metre genişliğinde 130 metre uzunluğunda bir alanın görüldüğünü, bir seviye yaklaştırma yapıldığında ise bu uzunlukların 60 metre olduğunu anlatan Tümgeneral Kır, "Predatör'den alınan görüntüler, tarafımızdan gerçek zamanlı olarak izlenmekte, analiz edilmekte, değerlendirilmekte ve gerekli operasyonel faaliyetler icra edilmektedir" diye konuştu.
Tümgeneral Kır, özellikle hava koşulları nedeniyle "Predatör"lerin bazen kısıtlamalara uğradığına da dikkati çekti.
"Sınırdaki birlikler profesyonelleşecek"
Tümgeneral Fahri Kır, Irak sınırından başlamak üzere, sınır birliklerinin operasyonel faaliyetlerinde görev yapacak personelin belirli bir süre içerisinde profesyonelleştirilmesinin hedeflendiğini bildirdi.
"Komando tugaylarının bizzat operasyonlara katılan unsurlarının profesyonelleşmesi" projesine fiilen 22 Ocak 2008 tarihinde başlandığını anımsatan Tümgeneral Kır, "Bugün itibariyle profesyonelleşme oranı yüzde 84 olmuştur. Halen eğitimlerinin son döneminde olan bin 32 uzman erbaşın katılmasıyla bu oran, Ağustos 2010'da yüzde 100 seviyesine ulaşacaktır. Bu konuyla paralel olarak, Gediktepe olayı sonrasında gündeme gelen, hudut birliklerinin de profesyonel askerlerden oluşturulması kapsamında başlatılan ön çalışmada; Irak hududundan başlamak üzere, hudut birliklerinin operasyonel faaliyetlerinde görev yapacak personelin, belirli bir süre içerisinde, profesyonelleştirilmesi hedeflenmiştir" dedi.
İnsansız hava aracı görevde
Tümgeneral Kır, terörle mücadelede başarının temel unsurunun doğru ve zamanında elde edilen istihbarat olduğunu vurguladı. Mevcut yasalar ve düzenlemeler dikkate alındığında, Türkiye'deki istihbarat faaliyetleri ve istihbarat toplama görevi verilen kurumlara ilişkin yasal düzenlemelere değinen Tümgeneral Kır, TSK'nın terör örgütüyle mücadelede kullanılan teknik istihbarat vasıtaları hakkında bilgi verdi.
Tümgeneral Kır, HERON olarak bilinen GÖZCÜ-1 insansız hava aracı projesi kapsamında 3 sistem ile 10 operatif insansız hava aracı tedarikinin hedeflendiğini, şu ana kadar 2 sistem ve 6 aracın tesliminin yapıldığını anlattı.
Tümgeneral Kır, birinci paketin 23 Mart-1 Haziran 2010 tarihlerinde Batman'da test ve eğitim uçuşlarının icra edildiğini, 1 Haziran 2010 tarihinden itibaren de Irak'ın kuzeyinde görev yapmaya başladığını bildirdi.
Kalan 4 insansız hava aracını içeren ikinci paketin ilk test ve kabul faaliyetlerine 22 Haziran 2010 tarihinde başlandığını belirten Tümgeneral Kır, ilk test uçuşunun 23 Haziran 2010 tarihinde yapıldığını kaydetti.
İnsansız hava aracı platformu geliştirmeyi kapsayan GÖZCÜ-2 projesine ilişkin sözleşmenin Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile ana yüklenici TUSAŞ arasında 24 Aralık 2004 tarihinde imzalandığını anımsatan Tümgeneral Kır, proje bedelinin 80,9 milyon dolar olduğunu söyledi.
Tümgeneral Kır, proje kapsamında TUSAŞ tarafından üç operatif insansız hava aracı platformu geliştirileceğini, 24 saat süreyle görev yapacak milli araçların ilk test uçuşunun Eylül ayında gerçekleştirilmesinin, teslimatının ise 2011 yılının Temmuz ayında yapılmasının planlandığını açıkladı.
"Yaylalarda halkla terörist ayrımı zor"
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde geçimini hayvancılıkla sağlayan vatandaşların havaların ısınmasıyla birlikte yaylalara çıkmaya başladığına dikkati çeken Tümgeneral Kır, "Elbette ki vatandaşlarımızın yaylaları serbestçe kullanarak, geçimleri için çok önemli olan hayvancılığı yapmaları bizim de isteğimizdir. Vatandaşlarımızın refah seviyesinin yükselmesinden mutluluk duyarız" dedi.
Bu durumun terör örgütü tarafından istismar edildiğinin altını çizen Tümgeneral Kır, "Yaylaların terörist faaliyetler için kullanılması, bazı sorunlar yaratmakta, güvenlik güçlerimizin halkla teröristi birbirinden ayırmada zorluk yaşamasına neden olmaktadır" dedi.
Zaman zaman yaşanan tereddütlerde güvenlik güçlerinin zayiat verebildiğini dile getiren Tümgeneral Kır, "Bu durum, hem vatandaşlarımız hem de güvenlik güçlerimiz açısından riskler oluşturmaktadır. Nitekim, bu ikilem, Gediktepe'de de yaşanmıştır" diye konuştu.
http://www.cnnturk.com/2010/turkiye/...9.0/index.html
Profesyonel askerlik işini hızlı bir şekilde yaygınlaştırırlarsa daha iyi olur.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla